POLİTİKA - 18 Mart 2026 Çarşamba 15:10

BBP Genel Başkanı Destici: "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir"

A
A
A
BBP Genel Başkanı Destici: "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs; Türkiye’nin kalbidir, üzerinde bir tek Kıbrıslı Türk yaşamasa bile Türkiye için hayati bir kara parçasıdır" dedi.


BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin bütünlüğüne ve bağımsızlığına kast eden her türlü tehdide karşı kararlılıkla duruşlarını sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu aziz vatanın korunması, bayrağımızın ilelebet dalgalanması için o büyük mücadeleyi milletçe doğru idrak etmek ve bu şuuru gelecek nesillerimize aktarmak, bizlere düşen en büyük sorumluluktur. Bizlere bu vatanı emanet eden ecdadımıza da olan bir borcumuzdur. Unutulmamalıdır ki bu zaferin şeref payı ne bir kişiye ne de bir zümreye aittir. Bu zafer tümüyle Müslüman Türk milletinin zaferidir. Çanakkale’de hesap yoktur, pazarlık yoktur. Orada bir milletin var olma iradesi vardır. Orada gerektiğinde ölümü göze alarak bağımsızlığı seçen bir ruh vardır, o da necip Türk milletinin iman ruhudur. Dün Çanakkale’de yedi düvele karşı nasıl dimdik durduysa bugün de ülkemizin birliğine, bütünlüğüne ve bağımsızlığına kast eden her türlü tehdide karşı aynı kararlılıkla durmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.



"Türkiye bölgesel istikrarın korunmasında kritik bir rol üstlenmektedir"


İran merkezi gerilimin yalnızca İran’ı hedef almadığını aktaran Destici, "Türkiye açısından ve Türk milleti açısından baktığımızda doğumuzda, güneyimizde ve kuzeyimizde yoğunlaşan jeopolitik risklerin arttığını çok açık bir şekilde görmekteyiz. Bu nedenle Kıbrıs, Ege ve Trakya hattının stratejik önemi her zamankinden daha kritik bir hale gelmiştir. Türkiye böylesine geniş bir risk haritası üzerinde hem oyunu kurmak hem de askeri riskleri yönetmek gibi zorlu bir sorumluluğu üstlenmek zorundadır. İran merkezli gerilim, yalnızca İran’ı hedef almamaktadır. Afganistan-Pakistan hattından başlayarak Körfez üzerinden Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yeni kırılma hatları ve problem alanları oluşturma potansiyelini de taşımaktadır. Türkiye bu karmaşık tabloda adeta bir denge usulü olarak hareket etmekte, bölgesel istikrarın korunmasında kritik bir rol üstlenmektedir" diye konuştu.



"Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir"


Kıbrıs meselesinin yalnızca dış politikayla sınırlı bir konu olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin geniş jeopolitik güvenlik yapısının temel unsurlarından biri olduğunu belirten Destici, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


"Tüm dünyanın dikkati İran üzerindeyken Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarını daraltmaya yönelik hamlelerin hız kazanması ihtimali dikkatli bir şekilde gözlemlenmeli ve değerlendirilmelidir. Olası bir kriz ortamında Kıbrıs çevresinde 12 mil dayatmaları ve buna eşlik edecek enerji hamleleriyle yeni fiili durumlar oluşturulması riski asla göz ardı edilmemelidir. Bu süreçte Kıbrıs ve Trakya’nın fırsatçılıkla şekillenen gelişimlere konu edilmesi ihtimali ciddiyetle ele alınmalıdır. Kıbrıs meselesi artık yalnızca bir dış politika başlığı değildir. Aynı zamanda Türkiye’nin geniş jeopolitik güvenlik mimarisinin temel taşlarından birisidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı Anadolu’dan Balkanlara ve Kafkasya’ya uzanan geniş bir güvenlik halkasının çok önemli bir parçasıdır. Bu nedenle mevcut statünün daha ileri bir stratejik çerçeve ile güçlendirilmesi bir tercih değil, bize göre bir gereklilik, hatta bir zorunluluktur. İran savaşı bahane edilerek Doğu Akdeniz’e dönen sinsi işler ve yapılan askeri yığınaklar, aslında bir çeşit Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alma girişimidir. Unutulmamalıdır ki Kıbrıs; Türkiye’nin kalbidir, üzerinde bir tek Kıbrıslı Türk yaşamasa bile Türkiye için hayati bir kara parçasıdır."



"Türkiye Cumhuriyeti bir pazarlık masası değildir ve asla olmayacaktır"


Terör örgütlerinin Türkiye üzerinden kazanç sağlamak istediklerini vurgulayan Destici, "Terör örgütü ve arkasındaki odaklar, Türkiye’yi sıkıştırarak masadan mümkün olan en büyük tavizi koparma hesabı yapmaktadırlar. Özellikle anayasa gibi hayati meselelerde ne koparırsak kardır anlayışıyla hareket ettikleri ortadadır. Ancak herkes bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti bir pazarlık masası değildir ve asla olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığı, ülkesinin ve milletinin birliği hiçbir şart altında asla müzakere konusu yapılamaz" diye konuştu.



"Emeklilerimizin yüzünü bir nebze de olsa güldürelim"


Destici, emekli aylıkları ve bayram ikramiyelerinde artış yapılmasının gerekli olduğunu söyleyerek, "2023 yılı Ocak ayında en düşük emekli maaşı 7 bin 500, en yüksek memur maaşı da 11 bin liraydı, yani oran üçe ikiymiş. Temmuz 2023’e gelindiğinde bu oran üçe bire düştü. En düşük emekli maaşı 7 bin 500’de kaldı ama en düşük çalışan maaşı 22 bine liraya çıktı. Bugün hala geldiğimiz noktada üç yıldır emekliler bu hak kaybını yaşıyor. Bu yıl içerisinde kademeli olarak emekli maaşlarında artışlar yapılarak, 2027 yılı Ocak ayına geldiğimizde tekrar o üçte ikilik dengenin sağlanması lazım. Buradan hükümetimize ve tüm bu konunun paydaşlarına çağrı yapıyoruz. Yarın arefe günü, emeklilerimizin yüzünü bir nebze de olsa güldürelim ve emeklilerimizin ikramiyelerine hak ettiği artışı açıklayalım ve verelim" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Turgut Özal Gençlik Merkezi’nin temeli atıldı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Turgut Özal Gençlik Merkezi’nin temel atma törenine katıldı. Başkan Er, "Malatya’yı sporun merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz" dedi. Malatya Büyükşehir Belediyesi gençlik ve spor yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in ’Malatya’yı spor ve kütüphaneler şehri yapacağız’ vizyonuyla kent genelinde 4 milyar lira değerinde gençlik ve spor yatırımı gerçekleştiriliyor. Gençlik yatırımları kapsamında, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından Turgut Özal Gençlik Merkezi’nin temeli atıldı. Temel atma törenine Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in yanı sıra AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök, BBP Malatya İl Başkanı Yüksel Duman, İl Müftüsü Ramazan Dolu, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebu Bekir Kayhan, siyasi parti temsilcileri ve meclis üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Turgut Özal Gençlik Merkezi’nin temel atma töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Biz göreve geldiğimiz günden bu yana ’Malatya sporun şehri olacak. Malatya kütüphaneler şehri olacak’ dedik. Bu bizim en temel hedefimiz. Elhamdülillah bugün geldiğimiz noktada Malatya, depremin yaralarını büyük ölçüde sarmış, dünden daha güçlü bir hale gelmiştir. İnşallah önümüzdeki süreçte çok daha iyi bir Malatya’yı hep birlikte göreceğiz" ifadelerini kullandı. Kentte inşa edilen binaların; kütüphane ve tesislerin çok kıymetli olduğunu dile getiren Başkan Er, şunları kaydetti; "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bakanlarımızın güçlü destekleriyle ve yerelde tüm kurumlarımızla sağladığımız uyum sayesinde önemli bir mesafe kat ettik. Ancak asıl önemli olan, ayağa kalkan bu şehrin ruhunu korumak ve geleceğini doğru inşa etmektir.Biz istiyoruz ki gençlerimiz dijital bağımlılığın esiri olmasın, kötü alışkanlıklara yönelmesin. Bunun yolu da onları iyiye, doğruya ve faydalı alanlara yönlendirmekten geçiyor. İşte bu yüzden gençlik merkezlerine, spor tesislerine ve kütüphanelere büyük önem veriyoruz" dedi. Bu kapsamda inşa edilecek olan Turgut Özal Gençlik Merkezi’nin önemli bir görev üstleneceğine dikkati çeken Başkan Sami Er, "Temelini attığımız bu merkez, yaklaşık 6 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu, 5 bin 240 metrekare kapalı alana sahip modern bir yaşam merkezi olacak. İçerisinde spor salonları, çalışma alanları, kütüphaneler, çocuk oyun alanları, kafeteryalar ve çok amaçlı salonlar yer alacak. Burası sadece spor yapılan bir alan değil; aynı zamanda düşünen, üreten, kendini geliştiren ve geleceğe hazırlanan gençlerin buluşma noktası olacak" bilgisini paylaştı. Güçlü şehirlerin güçlü gençlerle inşa edilebileceğini belirten Başkan Er, "Bu anlayışla Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizin sağlıklı, bilinçli, üretken ve kendine güvenen bireyler olarak yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Gençlik merkezlerimiz ve spor yatırımlarımız kapsamında şu ana kadar yaklaşık 2,5 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Planlanan yatırımlarla birlikte bu rakamı 4 milyar liraya çıkararak Malatya’yı sporun merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Üniversitemizin karşısında inşa ettiğimiz spor köyü projesiyle de bu vizyonumuzu daha ileriye taşıyoruz. Aynı zamanda Malatya’nın spor ve kültür ajandasını oluşturarak ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapacağız" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e hizmetlerinden dolayı teşekkür eden AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ise "Malatya, iki üniversitesi ve yaklaşık 50 bin öğrencisiyle önemli bir eğitim şehri. Bizim arzumuz ve umudumuz, bu gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak. Onları hem kendileri hem de Malatya’nın geleceği için yararlı bireyler olarak yetiştirmektir. Bu konuda gerek hükümetimizin gerekse yerel belediyelerimizin yaptığı çalışmalar takdire şayandır; biz de bunları büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. Gençlik merkezlerimiz, bu noktada çok önemli bir görevi yerine getiren toplumsal merkezlerimizdir. Malatya’da şu anda 22 gençlik merkezimiz bulunuyor ve bu sayı inşallah artmaya devam edecek. Türkiye genelinde gençlik merkezleri bakımından Malatya, ilk üç şehir arasında yer alıyor. Bu merkez, gençlerin hem eğitimine hem sosyal gelişimine katkı sağlayacak" diye konuştu. MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök ise, "6 Şubat depremlerinin yaşandığı günden bugüne geldiğimiz süreçte, "Yapamazlar, edemezler, bitiremezler" diyenlere inat merkezi hükümetimiz ve yerelde Malatya’mız büyük bir mücadele ortaya koymuştur. Malatya adeta üç kez yıkılmış, üç kez yeniden ayağa kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise, "6 Şubat depremlerini yaşadık. Aday gösterildiğimiz dönemde sahada; "Malatya’yı 10 yılda, 20 yılda ayağa kaldıramazlar" diyorlardı. Bugün geldiğimiz noktada, bu temel atma töreni aslında her şeyi çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Artık çok şükür ticarethane, ofis gibi alanlarda önemli bir mesafe kat ettik. Gençlerimizin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerini gerçekleştirebileceği alanların temelini atıyoruz. Büyükşehir Belediyemizin yaklaşık 40’a yakın projesi var. Bunların büyük bir kısmının temeli atıldı, bir kısmı da bitme aşamasına geldi" ifadelerini kullandı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebu Bekir Kayhan da, "Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er’e Malatya’mızın en güzel merkezlerinden biri olması adına gençlere ve gençliğe verdiği destekten dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum. Gençlik merkezleri gençlerimizin hem bilişsel, hem sportif, hem sanatsal hem de mesleki anlamda kendilerini geliştirebilecekleri önemli alanlardır. Bu kapsamda Beydağı Gençlik Merkezimiz, Melekbaba Gençlik Merkezimiz ve bunların devamı niteliğinde, spor temalı olarak planlanan ve en büyüğü olacak Turgut Özal Gençlik Merkezimizin de gençlerimiz ve geleceğimiz adına hayırlara vesile olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Turgut Özal Mahalle Muhtarı Cebrail Yılmaz ise, "Mahallemizde temeli atılacak olan gençlik merkezi, gerçekten büyük bir ihtiyaçtı. Ben 12 yıldır mahalle muhtarı olarak görev yapıyorum ve bu süre boyunca bu talebi defalarca dile getirdik. Çok şükür ki Sami Başkanımız bu önemli ihtiyacımızı karşılıksız bırakmadı ve hayata geçirdi. Kendisine mahallem adına teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. İl Müftüsü Ramazan Dolu’nun dua etmesinin ardından Turgut Özal Gençlik Merkezi’nin temel atma töreni gerçekleştirildi.
Bursa BURTOM’dan mimari mirasa saygı Cumhuriyet dönemi modern mimarisinin Bursa’daki en önemli simgelerinden biri olan Villa Biçen’in girişine yapının mimarı usta isim Aydın Boysan’ın anısını yaşatmak amacıyla hazırlanan bir anı plakası yerleştirildi. Burtom Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erol Kılıç, ünlü mimar Aydın Boysan tarafından 1954 yılında tasarlanan ve Bursa’nın sivil mimari belleğinde özel bir yere sahip olan yapının giriş kapısına, usta mimarın isminin ve yapının tarihî değerini açıklayan metnin yer aldığı bir anı plakası yerleştirildiğini kaydetti. Anı plakasıyla hem Bursa’nın modern tarihine sahip çıkmayı hem de Türk mimarisinin duayen ismi Aydın Boysan’ın hatırasını ölümsüzleştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Dr. Erol Kılıç, "Dönemin Bursa Valisi Cahit Ortaç’ın ricası üzerine Atatürk’ün silah arkadaşı Rıza Biçen ve eşi Rabia Biçen için inşa edilen; İtalya’dan getirilen mermerleri ve dönemin ötesindeki estetiğiyle mimari bir eser olarak tasarlanan Villa Biçen’in mimari kimliğini bu plakayla tescillemek istedik" dedi. Dr. Erol Kılıç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Villa Biçen, sadece bir yönetim binası değil; Aydın Boysan’ın Bursa’ya bıraktığı en kıymetli modern mimari miraslardan biridir. Bizler, bu değerli mirası aslına uygun şekilde korurken, bugün bina girişine yerleştirdiğimiz anı plakasıyla hem usta mimarımıza bir saygı duruşunda bulunuyor, hem de bu yapının tarihi kimliğini kayıt altına alıyoruz. Burtom Sağlık Grubu olarak, sağlık hizmetinde, ülke geneline yaygın çalışmalarımızda yönetim merkezi olarak kullandığımız Villa Biçen’i, aslına uygun şekilde titizlikle muhafaza ediyor ve bakımını severek üstleniyoruz. Bu plaka, Bursa’nın kültürel mirasını koruma konusundaki kararlılığımızın ve bu simge yapıya duyduğumuz saygının kalıcı bir nişanesidir. Villa Biçen’in özgün mimari kimliği ile hem binanın mimarı Sayın Aydın Boysan‘ın anısını yaşatıyor, hem de Bursa’nın modern tarihine ışık tutmaya çalışıyoruz." Mimari bellek geleceğe aktarılıyor 1954 yılında dönemin kısıtlı şartlarında inşa edilen Villa Biçen; ihtişamlı salonu ve özgün donatılarıyla 150 kişilik davetlere ev sahipliği yapmak üzere inşa edildi. Bir süre akademik kurumlara hizmet verdikten sonra Burtom Sağlık Grubu bünyesine katılan yapı, girişine konulan yeni anı plakasıyla birlikte Bursa’nın modern tarihine tanıklık etmeye ve mimari bir rehber olmaya devam edecek.
Bursa Bayramda doğru beslenme ile dengeyi korumak mümkün Bayramda artan tatlı ve hamur işi tüketiminin şişkinlik, ağırlık hissi ve kan şekeri dengesizliğine yol açabileceğini ifade eden Dyt. Çağla Koç, dengeli ve ölçülü beslenme önerilerinde bulundu. Bu durumun kan şekeri dengesizliklerine bağlı olarak ağırlık hissi ve şişkinlik gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Nev Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Çağla Koç, bayram sürecinde dengeli ve kontrollü beslenmenin önemine dikkat çekti. Dyt. Çağla Koç, bayram sabahında güne hafif bir kahvaltıyla başlamanın önemli olduğunu vurguladı. Kahvaltıda kızartma ve kavurma yöntemiyle pişirilmiş besinlerin tercih edilmemesi gerektiğini belirten Koç, bayram ziyaretlerinde geleneksel olarak tatlı ikramı olacağı için sabah öğününde şeker, bal ve benzeri tatlı gıdalara yer verilmemesinin yararlı olacağını ifade etti. Kahvaltıda domates, salatalık, maydanoz ve taze biber gibi çiğ sebzelerin bolca tüketilmesini öneren Koç, az yağlı peynir ve haşlanmış yumurtanın uygun tercihler arasında yer aldığını söyledi. Sucuk, salam, sosis gibi yağlı besinlerle birlikte börek benzeri hamur işi gıdalardan kaçınılması gerektiğini dile getiren Koç, tam buğday ekmeğinin ise kan şekerini dengelemeye yardımcı olarak daha uzun süre tokluk hissi sağladığını kaydetti. "Tatlı tercihinde ölçü ve doğru seçim önemli" Bayramda tatlı tüketiminin oldukça yaygın olduğuna işaret eden Dyt. Çağla Koç, tatlı tüketilmek istendiğinde hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların küçük porsiyonlar halinde tercih edilmesinin daha doğru olacağını söyledi. İkramlarda da daha hafif seçeneklere yönelinmesi gerektiğini belirten Koç, hamur işi tatlılar yerine sütlü tatlılar, taze veya kuru meyveler sunulabileceğini ifade etti. İçecek tercihlerinde ise şerbet yerine taze sıkılmış meyve suyu, az şekerli limonata ve ayran gibi alternatiflerin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. "Su tüketimi artırılmalı" Ramazan ayı boyunca su ve sıvı tüketiminin azalmasına bağlı olarak vücutta sıvı kaybı oluşabileceğini hatırlatan Dyt. Çağla Koç, bu kaybın yerine konabilmesi için bayram süresince günde en az 2 ila 2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirtti. "Ani ve aşırı yüklenmeden kaçınılmalı" Bayramda bir anda fazla miktarda yemek tüketmenin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Koç, yiyecek miktarının aniden artırılmaması gerektiğini söyledi. Sürekli atıştırma şeklinde bir beslenme düzeninden kaçınılmasının önemine değinen Koç, öğün aralarının en az 2, en fazla 4-5 saat olacak şekilde planlanmasının daha sağlıklı olacağını belirtti. "Fiziksel hareket ihmal edilmemeli" Bayram ziyaretlerinde hareketliliğin artırılmasının da önemli olduğuna dikkat çeken Dyt. Çağla Koç, ziyaretlere mümkün olduğunca yürüyerek gidilmesini, asansör yerine merdiven kullanımının tercih edilmesini önerdi.