TEKNOLOJİ - 18 Eylül 2025 Perşembe 10:09

BTK’dan gençlere sertifikalı 10 yeni yapay zeka eğitimi

A
A
A
BTK’dan gençlere sertifikalı 10 yeni yapay zeka eğitimi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, BTK Akademi’nin eğitim içeriklerini genişletmeye devam ettiğini belirterek, "Türkiye’nin yerli ve milli en büyük çevrim içi eğitim platformu olan BTK Akademi, vatandaşlarımıza tamamen ücretsiz ve sertifikalı 10 yeni eğitim daha sundu" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hizmete sunulan eğitim portalı BTK Akademi’nin yeni eğitimleri vatandaşların hizmetine sunduğunu açıkladı. Bakan Uraloğlu, BTK Akadem’nin herkes için eşit ve ücretsiz eğitim vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, "Türkiye’nin yerli ve milli en büyük çevrim içi eğitim platformu olan BTK Akademi, vatandaşlarımıza tamamen ücretsiz ve sertifikalı 10 yeni eğitim daha sundu" dedi.


Yazılımdan siber güvenliğe, dijital içerik üretiminden yapay zekaya kadar pek çok güncel başlığı kapsayan yeni eğitimlerin alanında uzman eğitmenler tarafından hazırlandığını kaydeden Bakan Uraloğlu, "Vatandaşlarımız artık Yapay Zeka Hukuku, Yapay Zeka ile Görsel Sentez, Araştırmada Üretken Yapay Zeka Kullanımı, RNN Yinelemeli Sinir Ağları, Çocuklar için PictoBlox ile Yapay Zeka Uygulamaları, Unity Oyun Geliştirme Motoru, Python ile Topluluk Öğrenmesi Pratikleri, Zararlı Yazılım Analizi, Articulate Storyline 360 ile Etkileşimli İçerik Oluşturma ve Adli Bilişime Giriş eğitimlerinden ücretsiz yararlanabilecek. Bu programlarla yapay zekadan oyun geliştirmeye, siber güvenlikten adli bilişime kadar farklı alanlarda bilgi ve becerilerini artırabilecekler. Eğitimleri başarıyla tamamlayanlar, sertifika sahibi olarak bu kazanımlarını belgeleme imkanına kavuşacak" ifadelerini kullandı.


Bakan Uraloğlu, yeni eğitimlerin detaylarına ilişkin de bilgi verdi. Yapay Zeka Hukuku eğitimi ile yapay zeka teknolojilerinin hukuki boyutunun ele alındığını belirten Uraloğlu, Eğitim, veri güvenliği, fikri mülkiyet ve sorumluluk hukuku gibi konularda kapsamlı bir bakış açısı sunuyor. Katılımcılar, yapay zeka tabanlı projelerde karşılaşılabilecek hukuki riskleri öngörme ve yönetme becerisi kazanacak" açıklamasında bulundu.


Uraloğlu, Yapay Zeka ile Görsel Sentez eğitiminde ise metinden görsel üretim tekniklerini, parametre yönetimini ve özgün proje geliştirme yöntemlerinin uygulamalı olarak öğretildiğini belirtti. Bakan Uraloğlu, "Bir diğer yapay zeka kapsamında başlattığımız eğitim ise Araştırmada Üretken Yapay Zeka Kullanımı. Bu eğitimimizle de başta öğrenciler ve araştırmacılar olmak üzere üretken yapay zeka araçlarının araştırma süreçlerine nasıl entegre edildiğini anlatıyoruz" dedi.


RNN Yinelemeli Sinir Ağları eğitiminin ise katılımcılara doğal dil işleme ve zaman serisi verileri üzerinde model geliştirme yetkinliğini kazandırmayı amaçladığını dile getiren Bakan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Çocuklar için PictoBlox ile Yapay Zeka Uygulamaları eğitimimiz ile çocuklara yapay zeka kavramlarını eğlenceli ve etkileşimli bir şekilde tanıtıyoruz. Eğitim, söz konusu platform ile yüz tanıma, ses tanıma ve temel yapay zeka projeleri geliştirme fırsatı sunuyor. Unity Oyun Geliştirme Motoru eğitimimiz de oyun geliştirme dünyasına adım atmak isteyenler için tasarlandı. Eğitimimiz, Unity’nin temel özelliklerini, oyun mekaniği tasarımını ve etkileşimli öğeler geliştirmeyi uygulamalı olarak öğretiyor."


Uraloğlu ayrıca Python ile Topluluk Öğrenmesi Pratikleri ile makine öğrenmesinde topluluk yöntemlerinin uygulamalı olarak öğretildiğini, katılımcıların farklı veri setleri üzerinde modellerin performansını ölçüp iyileştirmeyi deneyimleyebileceğini söyledi. Siber güvenliğe ilgi duyanlar için de Zararlı Yazılım Analizi eğitiminin hayata geçirildiğini kaydeden Uraloğlu, eğitimde zararlı yazılımları tespit etme, analiz etme ve etkisiz hale getirme süreçlerinin hem teorik hem de uygulamalı olarak işlendiğini bildirdi. Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti:


"Eğitim materyallerini daha ilgi çekici hale getirmek isteyenlere yönelik tasarladığımız Articulate Storyline 360 ile Etkileşimli İçerik Oluşturma eğitimi, söz konusu programın temel özelliklerini öğretiyor. Katılımcılar, interaktif sunumlar ve eğitim modülleri hazırlayarak kendi projelerini hayata geçirebilecek. Adli Bilişim eğitimi ise dijital verilerin hukuki inceleme süreçlerini, delil toplama yöntemlerini ve temel kavramları tanıtıyor."



BTK Akademi eğitim portalının kayıtlı kullanıcı sayısı 2 milyon 750 bine ulaştı


BTK Akademi eğitim portalının bugün itibarıyla kayıtlı kullanıcı sayısının 2 milyon 750 bine ulaştığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, portalın haftalık görüntülenme sayısının ise 465 bin 219 olduğunu kaydetti. Kullanıcı istatistiklerinin artarak devam ettiğini kaydeden Uraloğlu, BTK Akademi’ye her hafta yaklaşık 6 bin 500 yeni kullanıcı katıldığının altını çizerek, "BTK Akademi çevrim içi eğitim portalında Kişisel Gelişim, Sistem, Yazılım, Kariyer Yolu, Regülasyon, Güvenli İnternet, Tasarım, K12, Yapay Zeka ve İşletme Dünyası olmak üzere 10 ana kategori altında 283 konu başlığında toplam 146 bin dakika çevrimiçi eğitim bulunuyordu. Yeni eklenen eğitimlerle birlikte BTK Akademi 12 ana kategoride 324 konu başlığıyla toplam 165 bin 187 dakika eğitim sunuyor" dedi.



"BTK Akademi’nin mobil uygulaması 100 bin kullanıcı tarafından indirildi"


BTK Akademi eğitim portalına her noktadan erişim sağlanması ve eğitimlere kesintisiz devam edilebilmesi amacıyla BTK Akademi mobil uygulamasını kullanıma açtıklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, "Kullanıcılar tek dokunuş ile mekan kısıtlaması olmaksızın BTK Akademi tarafından sunulan bütün eğitimlere ulaşabiliyor. Mobil uygulamamızı bugüne kadar 100 bin kullanıcı indirdi" ifadelerini kullandı.



"60 ilde 307 eğitim başlığında 11 bin 371 öğrenciye sınıf eğitimi verdik"


BTK Akademi ile düzenlenen yüz yüze eğitimlerdeki amaçlarının online platformda yakalanan ivmeyi pekiştirmek olduğunun altını çizen Uraloğlu, "Böylece yazılım alanında kendini geliştirmek isteyen ortaokul, lise ve üniversite çağındaki gençlerimizi bilişim ekosistemine aktif öğrenenler olarak dahil edip, yazılım yeteneklerini keşfetmeyi ve bu alandaki yeterliklerini profesyoneller rehberliğinde geliştirmeyi de hedefliyoruz. Şu ana kadar 60 ilde 307 eğitim başlığında 11 bin 371 öğrenciye sınıf eğitimi verdik. 25 ilde ise 89 eğitim başlığında üniversite öğrencilerine ve yeni mezunlara istihdama ve uygulamaya yönelik atölye eğitimleri düzenledik. Eğitimlerin yanında düzenlemiş olduğumuz etkinliklerle sektörün ileri gelenleri ile öğrencileri buluşturuyoruz" dedi.



BTK’dan gençlere sertifikalı 10 yeni yapay zeka eğitimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Kanserle savaşmıyor ’misafir’ gibi karşılıyor Trabzon’da bir çocuk annesi Güzin Emral Yazıcı, kanser olduğunu öğrendiği andan bugüne geçen hastalık sürecini bir ’savaş’ değil bir ’misafir’ olarak kabul ederek tedavi sürecini herkese örnek olacak bir olgunlukla yaşıyor. Erzurum’da uzun yıllar yaşayan sağlık çalışanı Güzin Emral Yazıcı, memleketi Trabzon’a tayin olduktan sadece iki hafta sonra mide ağrısı şikayetiyle doktoruna başvurdu. İlk etapta mide kanseri teşhisi konulan Yazıcı’nın detaylı tetkikler sonucu iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın nadir görülen bir şekilde mide ile kemiklere metastaz yaptığı belirlendi. "Kanserle savaşmıyorum" diyerek hastalığı geçici bir misafir olarak gördüğünü belirten Yazıcı, sosyal medyada açtığı hesap üzerinden benzer durumdaki kadınlarla iletişim kurarak dayanışma ve moral desteğinin önemini vurguluyor. Ameliyata hazırlanırken... Trabzonlu 41 yaşındaki Güzin Emral Yazıcı, üniversite eğitimini Erzurum’da tamamladıktan sonra çalışma hayatına da aynı şehirde başladı. Uzun yıllar Erzurum’da görev yapan sağlık çalışanı Yazıcı, bir süre önce memleketine tayin talebinde bulundu. Atamasının gerçekleşmesiyle birlikte Trabzon’da görevine başlayan Yazıcı’nın hayatı ise göreve başladıktan iki hafta sonra yaşadığı sağlık sorunu ile bambaşka bir yön aldı. Mide ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran Yazıcı’ya ilk etapta mide kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için Ankara’ya giden Yazıcı, Hacettepe Üniversitesi’nde ameliyata hazırlanırken yapılan ileri tetkiklerde kan değerlerindeki anormallik dikkat çekti. Mide kanserinin bu tabloyu açıklamaması üzerine ameliyat iptal edildi ve tanı süreci yeniden başlatıldı. Yaklaşık 20 gün süren detaylı incelemelerin ardından Yazıcı’nın aslında iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın nadir görülen bir şekilde mide ile kemiklere metastaz yaptığı belirlendi. Kan değerlerinin düşüklüğü nedeniyle kemoterapi uygulanamıyor Kan değerlerinin düşüklüğü nedeniyle kemoterapi uygulanamayan Yazıcı için akıllı ilaç tedavisi planlandı. Ankara’da bir onkolog eşliğinde başlatılan tedavinin ilk üç aylık kontrolünde gerileme tespit edildi. Altıncı ayını doldurmak üzere olan Yazıcı’nın tedavi sürecinin planlandığı şekilde devam ettiği, Nisan ayında yeniden kontrole gideceği öğrenildi. 15 yaşında bir kız çocuğu annesi olan Yazıcı, teşhis sürecinin psikolojik olarak yıpratıcı geçtiğini ancak hastalığa teslim olmadığını dile getirdi. "Kanserle savaşmıyorum" diyen Yazıcı, hastalığı bedeninde oluşan ancak geçici olduğuna inandığı bir misafir olarak gördüğünü ifade etti. Süreç boyunca sosyal medyada açtığı hesap üzerinden benzer hastalıkla mücadele eden kadınlarla iletişim kurduğunu belirten Yazıcı, dayanışmanın ve moral desteğinin tedavi sürecine olumlu katkı sağladığını vurguladı. Pozitif kalmanın önemine dikkat çeken Yazıcı, tamamen iyileşeceği güne odaklandığını kaydetti. "Çok şükür gerileme var; tamamen iyileşeceğim günü umutla bekliyorum" Trabzon’da mide kanseri teşhisi konulduğunu tedavi için gittiği Ankara’da ise meme kanseri teşhisi konulduğunu belirten Güzin Emral Yazıcı, "Erzurum’da yaşarken bir anda memleketime tayin isteme kararı aldım. Tayinim çıktı ve Trabzon’a geldim. Ancak görev yerimde yalnızca iki hafta çalışabildim. İkinci haftanın sonunda mide kanseri teşhisi aldım. Bu haberi almak büyük bir şoktu. Kanser kelimesini duyduğunuz an, sanki doktor size doğrudan öleceksin demiş gibi hissediyorsunuz. Tedavi için Ankara’ya gitmeye karar verdim. Apar topar Ankara’ya, Hacettepe Üniversitesi’ne gittik. Mide kanseri olmam imkansızdı. Midemde rahatsızlık hissetmiyordum. Sadece midem ağrıyordu. Orada yapılan tetkiklerde mide kanseri olduğu söylendi ve hemen ameliyatla midemin alınması planlandı. Kendimi psikolojik olarak ameliyata hazırladım. Ameliyat olacak ve iyileşecektim. Ancak ameliyat öncesi alınan kan örneklerinde ilikle ilgili bir bozukluk tespit edildi. Doktorlar, mide kanserinin bu şekilde kan değerlerini bozmayacağını belirterek ameliyatı iptal etti. Yeniden araştırmalar başladı. Yaklaşık 20 gün süren detaylı incelemelerin ardından aslında mide kanseri değil, meme kanseri olduğum ortaya çıktı. Meme kanseri midede metastaz yapmazmış, dünyada çok az görülen örnekleri varmış. Aslında akciğer, karaciğer ve kemiğe yayılım görüldüğünü ifade ettiler. Bende ise hem midede hem de kemikte metastazlarım oluşmuş. Çok zor teşhis aldım. İki taraflı meme kanseri teşhisi konuldu. Ankara’da bir onkologla tedavi sürecine başladık. Kan değerlerim çok bozuk olduğu için kemoterapi alamadım. Bunun yerine akıllı ilaç tedavisine başlandı. Tedaviye vücudum güzel yanıt veriyor. İlk üç aylık kontrolüm Ankara’da yapıldı. Şu anda altıncı ayın içindeyim ve Nisan ayında yeniden kontrole gideceğim. Çok şükür gerileme var. Tamamen iyileşeceğim günü umutla bekliyorum" dedi. "Kendimi bırakmıyorum, hastalığa teslim olmuyorum" "İlk duyduğumda dünyam başıma yıkıldı" Yazıcı, "Çok gencim hiçbir şey yaşamadım diye düşündüm. Teşhisi ilk öğrendiğimde aklıma hemen 15 yaşındaki kızım geldi. Bir kız çocuğu annesiyim. O an, sanki dünyadaki son günümü yaşıyormuşum gibi hissettim. Ama zamanla bunun böyle olmadığını anlıyorsunuz. Tedaviye yanıt aldıkça, vücudunuz karşılık verdikçe kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Şimdi sürece alıştım. Kendimi bırakmıyorum, hastalığa teslim olmuyorum. İyi olacağıma inanıyorum. Bu süreçte sosyal medyada bir sayfa açtım. Benim gibi olan kadınlarla iletişim kurmak, birbirimize destek olmak istedim. Çok güzel ve pozitif mesajlar alıyorum. İnsanlar kendi hikayelerini paylaşıyor. Bu süreç psikolojik olarak yıpratıcı. İnsanlarla dertleşmek, birbirimize moral vermek bana güç veriyor. Kimseyle kendimi kıyaslamıyorum. Kanser kıyaslanacak bir hastalık değil. Herkesin süreci ve tedavisi kendine özgü. Ancak birlik olmanın, birbirimize moral vermenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Kanser kelimesi korkutucu ama değil. Korkmuyorum" şeklinde konuştu. "Kanserle savaşmıyorum" Kanserle savaşmadığını onu kabul ettiğini kaydeden Yazıcı, "Hastalığı ilk öğrendiğimde herkesi kendim aradım. Merhaba, nasılsın cümleleri ile başladım sonrasında ‘biliyor musun, ben kanser oldum’ dedim. Sanki grip oldum der gibi söyledim. Bir kuzenim var, kişisel gelişim uzmanı. Onu aradığımda önce inanmakta zorlandı. Ne yapacağım diye sordum. Bana, ‘Kendini bununla yorma, bununla savaşma’ dedi. Bu cümle bana çok iyi geldi. Çünkü bu hastalık benim bedenimde oluştu. Onunla savaşmıyorum, onu kabul ettim. Ama zamanı geldiğinde geldiği gibi geri püskürteceğim. O benim bir parçam değil, sadece geçici bir misafir. Genç ya da yaşlı, birçok insan bu hastalıkla mücadele ediyor. Zor bir hastalık. Hem psikolojik hem maddi olarak zor bir süreç. Ancak eve kapanıp sürekli ah, vah demenin kimseye faydası yok. Pozitif kalmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Ben, bu hastalığın psikolojik etkenlerle de bağlantılı olabileceğini düşünüyorum. Bu zamana kadar gamlı yaşadıysak bugünden sonra kendimizi daha iyi yaşamaya adapte edelim. Dolaşalım, nefes alalım, bugüne şükredelim. İnanıyorum ki yeneceğiz. Herkes yenme umuduyla yaşasın. Ben böyle yaşıyorum ve kendimi iyi hissediyorum. Onu yeneceğime yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan Güzin Emral Yazıcı’nın bu süreçte en büyük destekçisi eşi Fatih Yazıcı olurken, eşinin tedavi süreciyle yakından ilgileniyor.
Manisa Köse: "Kadınların güçlü olduğu toplumlar daha aydınlık yarınlara yürür" Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada "Kadınların güçlü olduğu toplumlar daha aydınlık yarınlara yürür" diyerek kadınların toplumdaki önemine dikkat çekti. Kadınların hayatın her alanında emekleri, fedakarlıkları ve başarılarıyla topluma yön verdiğini belirten Köse, güçlü ve sağlıklı bir toplumun ancak kadınların hak ettiği değeri görmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Kadınların aileden eğitime, ekonomiden sosyal yaşama kadar her alanda önemli sorumluluklar üstlendiğini vurgulayan Köse, "Kadınlarımız toplumun temel taşı, aile yapısının en güçlü dayanağıdır. Onların emeği, sabrı ve fedakarlığı sayesinde toplumlarımız ayakta durmakta ve geleceğe umutla bakabilmektedir." dedi. Kadınların sadece bir gün değil yılın her günü hatırlanması ve desteklenmesi gerektiğini belirten Köse, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal hayattaki yerini hatırlamak, onların emeklerine saygı göstermek ve karşılaştıkları sorunlara dikkat çekmek açısından önemli bir gündür. Kadınların eğitimde, çalışma hayatında, sosyal ve kültürel alanlarda daha fazla yer alması, toplumların gelişmişlik seviyesini de doğrudan etkilemektedir." Kadınlara yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu da dile getiren Köse, kadınların huzur, güven ve eşit fırsatlar içinde yaşayabildiği bir toplumun herkes için daha güçlü bir gelecek anlamına geldiğini ifade etti. Köse, mesajının sonunda tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, sağlık, huzur ve başarı dolu bir yaşam temennisinde bulundu.