GÜNDEM - 26 Şubat 2026 Perşembe 10:41

Çankaya Belediyesi mahallenin içine cezaevi yapıyor

A
A
A
Çankaya Belediyesi mahallenin içine cezaevi yapıyor

Çankaya Belediyesi’nin mahkumları topluma kazandırmak adına Seyranbağları Mahallesi’nde yer alan özel kız yurdunun yerine cezaevi yapmayı planladığı açıklandı.


Ankara’nın Çankaya ilçesi Seyranbağları Mahallesi’nde Seyranbağları İlkokulu ile sınırı olan eski bir özel kız yurdunu Çankaya Belediyesi’nin mahkumların istihdamı için 100 kişilik Açık Ceza İnfaz Kurumu’na dönüştürmeyi planladığı ve ihalenin tamamlandığı belirtildi. Projeden tesadüfen haberdar olan bölge halkı, çocukların güvenliğini düşündüklerini ve hukuki usulsüzlükler yapıldığını belirterek, kararın iptalini istedi. Konuyla ilgili bölge halkı ve Çankaya Belediyesi yetkilileri tarafından toplantı yapıldığı öğrenildi. Mahalle sakinleri, belediyenin personel ihtiyacı olduğu ve binanın kirasının ucuz olduğu için söz konusu binayı tercih ettiğini, mahkum istihdamını desteklediklerini fakat belediyenin yer seçiminin uygun olmadığını dile getirdiler.



"Bu işten haberimiz olmadı"


Mahkum evinin kötü bir yerde olduğunu ve tedirgin olduklarını belirten bir vatandaş, "Adalet Bakanlığı ve Çankaya Belediyesi hükümlülerin ıslahı ile ilgili ortak proje kapsamında bir protokol yapmışlar. Öncelikle bizim bu işten haberimiz olmadı. Protokol imzalandıktan sonra mahalle sakinlerinin haberi oldu. Ama yeriyle ilgili ciddi problem var. Etraftaki komşulara bu iş ifşa oldu, artık bu biliniyor. Mahallemiz çok tedirgin oldu. İlkokula ve liseye 50 metre mesafede olan bir mahalle seçilmiş" diye konuştu.



"Çocuklarımızı nasıl koruyacağımızı bilmiyoruz"


Mahalle sakinleri olarak mahkum evine dönüştürülecek olan bina ile çok yakın mesafede olduklarını ifade eden mahalle sakinlerinden Mine Yıldırım ise, "Yan binamız önceden erkek yurduydu, sonra kız yurduna döndü. Dün de öğrendiğimize göre Adalet Bakanlığı ile Çankaya Belediyesi bir protokolle mahkumları topluma kazandırmak için burayı konaklama yeri olarak düşünmüş ve apartman sakinleri olarak dip dibe olduğumuz için çok rahatsızız. Kimlerin geldiğini, hangi mahkumların ne amaçla geldiklerini bilmiyoruz. Biz çocuklarımızı, kendimizi burada nasıl koruyacağımızı bilmiyoruz" şeklinde konuştu.



"İlk düşündüğüm şey çocuklar oldu"


Bu olayı duyduktan sonra gerekli tepkiyi göstermek için mahalleli ile ortak hareket ettiklerini belirten 50. Yıl Şehit Uhud Kadir Işık Anadolu Lisesi Müdürü İlknur Dinçay, "Birdenbire yurt boşaltılmaya başlandı. Aynı zamanda yurdun etrafı çevrelendi. Bir izolasyon çalışması gördük ama ne olduğunu öğrenemedik. Sonra öğrendik ki belediye, mahkumlar için kiralamış. Endişelendim. İlk düşündüğüm şey çocuklar oldu. Benim öğrencilerimin hepsi genç ve delikanlı. Okula yürüyerek gelip gidiyorlar. Bu yolu da kullanıyorlar. Endişem, herhangi bir mahkumla diyalog kurma ortamları olur diye. Hepsi benim evladım" ifadelerini kullandı.



Çankaya Belediyesi mahallenin içine cezaevi yapıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETSO Başkanı Saim Özakalın, "Emek sofrası" iftar programına katıldı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından organize edilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde verilen "Emek Sofrası" iftar programına iştirak etti. Çalışma hayatının paydaşları bir arada Programda, TOBB Başkanı ve Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu liderliğindeki TOBB heyetinde yer alan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın’a oda ve borsa başkanları da eşlik etti. İş dünyası, sendika yöneticileri, siyasiler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin bir araya geldiği buluşmada, çalışma hayatına yönelik konular ele alındı. Başkan Özakalın’dan teşekkür Programın ardından değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, "Çalışma hayatının tüm paydaşlarının bir araya geldiği bu kıymetli sofrada, iş dünyamızın taleplerini ve beklentilerini istişare etme imkanı bulduk. Üretim ve istihdamı artırmaya yönelik atılan adımları önemsiyoruz. Bu vesileyle, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Vedat Işıkhan’a çalışma hayatına sağladıkları destek ile verdikleri önemden dolayı iş dünyamız adına teşekkürlerimizi sunuyoruz." ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa TSO’dan sürdürülebilir üretim çağrısı Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) Başkanı Mehmet Yılmaz, iklim değişikliğinin tarım ve üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerek verimli, dijital ve ölçek ekonomisine dayalı yeni bir üretim modeline geçilmesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, sürdürülebilir büyüme için üretici ve yatırımcının desteklenmesinin şart olduğunu ifade etti. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ümit Türek başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, iklim değişikliğinden küresel ticarete, finansmana erişimden yatırım ortamına kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. Toplantının açılışında Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirten Başkan Mehmet Yılmaz, Ramazan’ın ülkeye ve tüm İslam Alemine huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu. İklim değişikliği ve tarım vurgusu Konuşmasında iklim değişikliğinin etkilerine geniş yer ayıran Yılmaz, bu yıl yağışların yoğun yaşandığını ancak ani ve aşırı yağışların sel ve su baskınlarına neden olarak çiftçi ve esnafı olumsuz etkilediğini ifade etti. Tarım kenti olan Manisa için su ve toprak yönetiminin hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, değişen iklim şartlarına uygun tarım politikalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Verimsiz üretim modellerinin, küçük ve parçalı tarım arazilerinin ve rasyonel olmayan su kullanımının sürdürülebilir olmadığını belirten Yılmaz, ölçek ekonomisine dayalı, dijital çözümleri içeren ve dünya örneklerini dikkate alan yeni bir üretim anlayışına ihtiyaç olduğunu kaydetti. Küresel gelişmeler ve ticaret Başkan Yılmaz, küresel siyasi risklerin piyasalar üzerindeki etkilerine de değindi. Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve ABD merkezli ekonomik kararların küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açtığını belirten Yılmaz, uluslararası kuruluşların 2026 ve 2027 yılları için dünya ekonomisinde yaklaşık yüzde 3 büyüme beklediğini, Türkiye için ise bu oranın yüzde 4 civarında öngörüldüğünü aktardı. Avrupa Birliği ile Hindistan arasında gündeme gelen ticaret anlaşmasının Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, özellikle kimyasallar, plastik, kauçuk ve tekstil sektörlerinde rekabet şartlarının değişebileceğine işaret etti. Faiz ve finansmana erişim mesajı Konuşmasının sonunda ekonomik istikrarın güçlendirilmesi, enflasyonla mücadelenin sürdürülmesi ve üretim ile yatırım ortamının desteklenmesinin önemine değinen Yılmaz, üretim yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Yüksek finansman maliyetlerinin yatırım ortamını zorladığını ifade eden Yılmaz, iş yapan ve üreten kesimin desteklenmesinin ekonomik istikrar açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Toplantı, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.