POLİTİKA - 11 Aralık 2023 Pazartesi 22:13

CHP Genel Başkanı Özel: "Hedef ilk 10 ekonomi içine girmekken ülkenin ilk 20 ekonomi içinde tutunmaya çalıştığı bir süreci yaşıyoruz"

A
A
A
CHP Genel Başkanı Özel: "Hedef ilk 10 ekonomi içine girmekken ülkenin ilk 20 ekonomi içinde tutunmaya çalıştığı bir süreci yaşıyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Hedef ilk 10 ekonomi içine girmekken ülkenin ilk 20 ekonomi içinde tutunmaya çalıştığı bir süreci yaşıyoruz" dedi.


CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’nde konuştu. Özel, 2024 yılı bütçesini görüşeceklerini ve 2022 yılının kesin hesabını tartışacaklarını ifade etti. Parlamentoda 335 vekilin ilk kez bütçe yapmanın heyecanını yaşadığını belirten Özel, "Daha önce 265 arkadaşımızla 5 kez birlikte bütçeleri tartışmıştık. Parlamento ile bütçe, bütçe hakkı ve egemenliği kullanılmasıyla bütçe hakkının kullanımı arasında varoluşsal bir ilişki var. Birbirinden ayrılmaz iki haktan bahsediyoruz. Bütçe hakkı yani gelirleri, kamu harcamalarını ve giderleri belirleme açısından son derece önemli ve kıymetli bir hak. Giderleri belirleyecek, onaylayacak ve denetleyecek, gelirlere karar vereceğiz. Bütçe hakkı dediğimiz, devletin vergileri toplayan sağ eli ile hizmeti yapan sol elinin dengesinin kurulması. Hep beraber iki hafta boyunca bu dengeyi konuşacak ve tartışacağız. 1689 Haklar Beyannamesi’nde artık bütçelerin bir yıllığına yapılması, toplanacak paraların ve yapılacak hizmetlerin yazılı olarak verilmesi ve bu konuda vergi vereceklerin ve hizmeti alacakların rızasının açıkça alınması yani bugün yaptığımız bütçeye benzer bütçelerin yapılması söz konusu oldu. Bunun en önemli kazanımlardan biri olduğu konusunda anayasacıların hiçbir şüphesi yok" diye konuştu.



"Cumhuriyet’in ilk çeyreğinde Cumhuriyet’in ilk bütçelerini CHP yaptı"


Bugün bu tartışmanın Türk demokrasi tarihi açısından 200 yıllık, dünya demokrasi tarihi açısında 800 yıllık kazanımlardan dramatik bir geri gidişe itiraz olduğunu tespit ettiğini ifade eden Özel, "Tutanaklar önünde bu itirazı kayda geçirmek isterim ve hatırlatmak isterim ki Cumhuriyet’in ilk çeyreğinde Cumhuriyet’in ilk bütçelerini CHP yaptı. CHP’nin Cumhuriyet’in kurucu kadroları devleti gerçek anlamda güçlendirmenin en temel yolunun güçlü ve milli bir ekonomi yaratmak, toplumun refahını yükseltmek olduğunu gayet iyi biliyorlardı. 1923’te İzmir İktisat Kongresi’ni toplayarak başladılar. Toplumun tüm paydaşlarını kongreye dahil ettiler. Alınan kararlar ışığında ülkede sermayenin çok kıt olmasına rağmen önce ulaşım altyapısını oluşturdular. Temel ihtiyaçların üretimi için fabrikalar, bankalar, ekonomik teşekküller kurdular. İşte bu öngörülü ve kararlı akım dünya ekonomik krizine anında ve doğru tepki verecek erken cumhuriyetin kazanımlarını korumayı başarıyordu. Hepimizin gururla söylediği demir ağlarla örülen memleket, üretime dayalı bir ekonomi ile ülkemizi hızla kalkındırdı. Türkiye ekonomisi 15 yılda tam yüzde 196 büyüdü" dedi.



"Bu bütçe son 20 yıldaki yoksullaştıran, işsizleştiren, gelir adaletsizliğini büyüten, enflasyonla mücadele yeterliliği göstermeyen bütçelerin tekrarı"


Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Cumhuriyet’in ilk yüzyılının 25 yılında neredeyse bütün bütçeleri yaptığını söyleyen Özel, "Parti bu bütçeleri yaparken özellikle şu hedefi ortaya koyuyordu: ‘Biz Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyanın en güçlü 10 ekonomisi içine sokacağız.’ Üzülerek söylüyorum ki bu bütçe milli ekonomiyi güçlendiren bütçeleri örnek almak yerine son 20 yıldaki yoksullaştıran, işsizleştiren, emeği ucuz iş gücü haline getiren, gelir adaletsizliğini büyüten, enflasyonla mücadele yeterliliği göstermeyen bütçelerin bir tekrarı. Elbette burada kürsüye 14 gün boyunca çıkacak ve bu bütçeyi destekleyecek hatipler olacak. O hatiplerin önemli argümanlarından bir tanesi de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarında 21 senede 540 milyar dolar kamu yatırımı yapılmış olması olacak. Matematiksel büyüklüğe baktığınızda gerçekten önerilecek bir durum. Türkiye’de 7 bölgeye dağılmış 10 binlerce fabrikanın, büyük atölyelerin, istihdam ve katma değer yaratan, çağ yaratan yatırımların olduğu, ulaşım altyapısının çözüldüğü, hiçbir vatandaşın açlık sırında yaşamadığı, her türlü afete dirençli ketler haline geldiği bir ülke beklenir" ifadelerini kullandı.



"Hedef ilk 10 ekonomi içine girmekken ülkenin ilk 20 ekonomi içinde tutunmaya çalıştığı bir süreci yaşıyoruz"


Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Dünyanın 20 yıl gerisinde teknoloji hamlelerle övünmek yerine yüksek katma değerli, inovasyona dayanan örneğin yerli ve milli çipimizi üretip ihraç edebildiğimiz, tüm ihtiyacımızı kazandığımız bir sürece katkı sağlasaydık keşke. Ama bunların hiçbirisinin ortada olmadığını ve bu bütçenin de böyle bir vizyon taşımadığını hep birlikte görüyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde hızla ortaya koyduğu 10 ekonomi içine girmek... Ne zaman? 2023’te. Bütçe konuşuyoruz, 2023’deyiz. Hedef ilk 10 ekonomi içine girmekken bu ülkenin ilk 20 ekonomi içinde tutunmaya çalıştığı bir süreci yaşıyoruz. Türkiye’nin 74. sırada olan kişi başına milli gelirini ilk 50’ye taşımayı hedeflerken bugün 78. sıraya gerilediğimizi, burada acımasızca eleştirdikleri ve Türkiye’nin en kötü ekonomi diye ifade ettikleri üçlü koalisyon kişi başı milli gelirde seviyeyi 74’te bırakmışken bu arkadaşlar 78. sıraya gerilettikleri ülkede bugün bütçe sunumu yaptılar. Burada görülen bir gerçek var. 10 yıl önce konan 2023 hedefleri bugün 2053’e hatta belki 2071 yılına referans gösterilecek kadar kendinden de ümidi kesmiş bir iktidarla karşı karşıyayız."



"Enerji ve gıda güvenliğine yönelik stratejik yatırımlar yapılmadı"


Pandemi konusuna değinen Özel, "Bütün dünya pandemi ile büyük bir sağlık tehdidi ile yüzleşti. Bundan sonra da böyle tehditlerin olacağı hatta bu yüzyılın pandemiler yüzyılı olacağını dünyadaki çok sayıda bilim insanının ortaklaştığı bir kabul. Hükümet buna karşı biyoteknoloji ve medikal teknolojiye selektif yatırımlar yapması gerekirdi, yapmadı. Rusya-Ukrayna savaşı dünyayı büyük bir enerji ve gıda kriziyle karşı karşıya bıraktı. Enerji ve gıda güvenliğine yönelik stratejik yatırımların yapılması beklenirdi, yapılmadı" dedi.



"Devlet sözünü yerde bırakarak hepimizi mahcup ettiler"


6 Şubat 2023’de Kahramanmaraş merkezli depremi hatırlatan Özel, "Bundan ders almak; hızlı, kararlı, bilimsel adımlar atmak gerekirdi. Seçime endeksli bir yüzyıl vardı. Hatay raporunun ortaya koyduğu rakamda depremden etkilenen 10 ilde her 10 kişiden 9’unun barınma sorunuyla karşı karşıya olacağı vardı. Bir yıl içinde evlerine ulaşmak isteyenler bize oy versin diyenlerin oy aldıkları kişilerden 10 kişiden 9’una devlet sözünü yerde bırakarak hepimizi mahcup ettiklerinin de altını çizmek isterim. Dirençli kentler için doğru adımlar atılmadı. Sosyal devleti savunan, yaşam hakkını her alanında sahiplenen bir siyasi parti olarak gıda, sağlık, barınma, enerji krizine çözüm üreten bir bütçeyi görmek, incelemek istedik ama böyle bir bütçe Meclis’e sunulmadı" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova AK Parti Yalova meclis adayları tanıtıldı AK Parti Yalova İl Başkanlığı tarafından Yalova Belediyesi ve İl Genel Meclisi adaylarının tanıtım programı gerçekleştirildi. AK Parti Aday Tanıtım Toplantısı Raif Dinçkök Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Umut Güçlü, “Bu teşkilatın, bu davanın önünde her zaman belediye başkan adayı, belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi olarak illa birileri olacaktır. Bunların da bu görevde kalma süreleri bitecek. Yerine yeni kardeşlerimiz, yeni abilerimiz, yeni arkadaşlarımız gelecektir. Şunu asla ve asla unutmayalım. Bu dava biz varken var da, biz buradan indikten sonra yok değil. Biz bugün varız, yarın yokuz. Bu dava, bu siyasi hareket hayatın sonuna kadar devam edecek” dedi. MHP İl Başkanı İhsan Güldoğan ise Türkiye’nin gelecek yüzyılına Cumhur İttifakı’nın damgasını vuracağını belirterek, “Cumhur İttifakı menfaatsiz ve karşılıksız bir şekilde çok gönülce, muhabbetçe liderlerimiz tarafından gelecek yüzyılın mührü vurularak kurulmuştur. Üreten belediyecilik ve gerçek belediyecilik anlayışıyla yola çıkarak, biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak elimizden gelen her şeyi fazlasıyla yapacağız” diye konuştu. AK Parti Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş ise tek amaçlarının millete hizmet etmek olduğunu dile getirerek, “Bizim için seçim süreçleri propaganda yaptığımız, kendi kuru sözlerimizi vatandaşlarımıza aktardığımız bir dönem değil. Milletimizden aldığımız ilhamla siyaset yapıyoruz. Cumhur İttifakı olarak pusulamızın adresi aziz milletimiz. Belde, ilçe ve il merkezinde her gittiğimiz kapıda 5 yıl boyunca hangi adımları atacağımızı, 5 yıl boyunca hangi hizmet ve eserlerle aziz kardeşlerimizi buluşturacağımız çalışma toplantıları olarak değerlendiriyoruz. Seçimlerin ardından bizler Ankara’da, şehrimizin hizmetleri için seferber edeceğiz. Belediye başkanı seçilecek arkadaşlarımız gece gündüz demeden tüm noktalarda, Cumhur İttifakı’nın değerleri ile yeni hizmetlerle buluşturacağız. 5 yıl boyunca yaptığımız tüm çalışmalar, önümüzdeki 5 yılın kararlılığını, duruşunu çok açık bir şekilde ortaya koyacak” ifadesini kullandı. Konuşmaların ardından Yalova Belediyesi ve İl Genel Meclisi adayları sahneye çağrılarak tanıtıldı.
Rize ÇAYKUR’un mevsimlik işçilerinden ‘kadro eylemi’ Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) bünyesinde yılda 6 ay çalışan mevsimlik işçiler, Rize Meydanı’nda toplanarak kadro taleplerini dile getirdi. ÇAYKUR bünyesinde yılda 6 ay çalışan mevsimlik işçiler, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak kadro taleplerini dile getirdi. İşçiler "İşçiler burada kadro nerede" sloganları atarak ÇAYKUR’a yüklendi. Protestocular adına konuşan mevsimlik ÇAYKUR işçisi Emre Yazar, sürekli kadro sorununun çözülmesi yönünde cümleler kullanıldığına ancak bir sonuç alınamadığına dikkat çekerek “ÇAYKUR’da yıllardan bu yana geçici işçi çalıştırma sorunu var. 6 aylık bir süre çalışan işçiler 6 aydan sonra bir yana dağılıyor. Yarısı gurbete gidiyor, yarısı ormana gidiyor, yarısı başka bir yere gidiyor. Bunların çoluğu, çocuğu, eşi tümüyle mağdur oluyor. Bu sorun dile getirildiği zaman bir çözüm geleceğini, kadro verileceğini, çalışma süresinin yükseltileceğini, kışın sigorta, işsizlik maaşı gibi cümleler sürekli dilden dile dolaşıyor ama bir türlü çözüm bulunamıyor. Bugün inşallah buradan bir sonuç çıkartacağız” dedi. “Babamızın evinde yeni gelin olduk” Mevsimlik işçilerin mağduriyetinin giderilmesi için gerekli olan tüm yıl çalışma koşullarının sağlanması için gerekli adımların atılmasını beklediklerini sözlerine ekleyen Yazar, “ÇAYKUR işçileri olarak uzun yıllardır sorunlarımızı kamuoyu ve yetkililerle paylaştık. Verilen sözlere rağmen çalışma şartlarımızda hiçbir değişiklik yapılmamıştır. Babamızın evinde yeni gelin olduk. ÇAYKUR 2022 faaliyet raporunda binlerce boş kadro gözükmektedir. Kanunda ki düzenlemeye rağmen kurumumuz bu kadrolara atama yapmamıştır. Fabrikaların çay işleme dönemi dışında kısmen işlevsiz kalması hepimizin farkında olduğu bir gerçektir ancak 6 aylık çalışma süresi bizler için de bir çok mağduriyete yol açmaktadır. Basit bir örnekle anlatmak gerekirse aynı yıl işe başlayan bir kadrolu işçi 25 yılda emekli olabiliyorsa bu süre 6 ay çalışanlar için 50 yıl olacaktır. 50 yıldan sonra emekli olsan ne olur, olmasan ne olur? Emekli maaşını alınca gelip lokantada bir yemek yiyemiyorsun, maaş hastanelerde bitiyor. Bu durumun ortadan kaldırılması için yetkili kişilerce proje yapılıp ortaya konulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Gümüşhane Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Gümüşhane’de üniversite öğrencileri ile bir araya geldi Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Gümüşhane Üniversitesi’nde düzenlenen "İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince" programında öğrencilerle buluştu. İl buluşmaları kapsamında Gümüşhane’ye gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Gümüşhane Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen "İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince" isimli programa katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program Ahmet Hamdi Akseki Cami İmam-Hatibi Mansur Sağır’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti. Programda kendisini dinlemeye gelen gençlere bilimsel gelişme yolunda çok çalışmaları tavsiyesinde bulunan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve son olarak ilk uçuşunu gerçekleştiren milli savaş uçağı KAAN ile ilgili de açıklamalarda bulundu. “Kudüs’teki zulmün bitmesi için 88 yıl beklemeyeceğiz” Kudüs’ün Hz. Ömer döneminde farklı inançtan, mezhepten ve ırklardan insanların huzur içerisinde yaşadığı bir yer olduğunu fakat haçlıların gelmesiyle birlikte bu huzurun bozulduğunu belirten Prof. Dr. Erbaş, “637 yılında Hazreti Ömer Kudüs’ü İslam diyarı yaptığında esasında en büyük sevinci Yahudiler yaşadılar. Orayı Hazreti Ömer ’Darü’s-Selâm’ yaptı sevgili gençler. Darü’s-Selâm ne demek? Barışın yurdu. 400 sene devam etti Hz. Ömer’in Darü’s-Selâm yaptığı Kudüs’teki farklı inançlardan, ırklardan, hatta mezheplerden insanların barış içerisindeki yaşama süreci. Ne zaman ki bugünkü batılıların yine ataları olan haçlılar, 1099 yılında Kudüs’ü işgal etti. Yine büyük bir katliam. Kaçabilenler kaçtı, hayatını kurtaranlar kurtardı. Kudüs, Darü’s-Selâm’dan Darü’l-Harb yani kaosun, savaşın, kavganın yaşandığı bir yer haline geldi. Kimler yüzünden? Bugünkü batılıların ataları, haçlılar yüzünden. Şimdi 1099’dan 1187’ye kadar. 88 sene bu zulüm sürdü. Bu işgal 88 yıl sürdü. Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü tekrar Haçlıların işgalinden kurtardığı zamana kadar. Selahaddin Eyyubi ve askerleri, İslam ordusu 1187’de tekrar Kudüs’ü barışın yurdu haline getirdi. Ne zamana kadar? 1900’lü yıllara kadar 800 yıl. Farklı inançlardan, farklı dinlerden, farklı kültürlerden, farklı mezheplerden insanların barış içerisinde yaşadığı yer haline geldi. 1917’de Batılılar, Haçlıların torunları orayı tekrar kaosun yaşandığı yer haline getirdiler. 1948 yılında bugün terör devleti dediğimiz İsrail’i kurdurdular. Osmanlı’yı parçaladıktan sonra, İslam Devleti’ni parçaladıktan sonra ve 75 yıl oldu. Daha önce bu zulüm 88 yıl sonra bitmiş idi. Şimdi bekleyecek miyiz 88 yılı. Ben 88 yıl beklemeyeceğiz diye düşünüyorum” dedi. “KAAN gibi daha nice uçaklar uçacak” Gençlere alanlarında çok iyi çalışmaları gerektiğini vurgulayan Erbaş, “Dün ben sosyal medyada bir ayet paylaştım. Ayeti okuduğumda sanki bu ayet yeni inmiş gibi fark ettim. KAAN uçağımızı yaptık ya, KAAN uçağımızı uçurduk ya Elhamdülillah. Daha nice böyle uçaklar uçacak inşallah yakın zamanda. İşte o KAAN’ı uçurduğumuz zaman Enfal Suresi’nin 60. ayetinin altına KAAN’ın fotoğrafını koyarak paylaştım. Düşmanlarınıza karşı hazırlıklı olun, besili atlar yetiştirin diyor Allah-u Teala. Bugün o günün besili atları işte bugünün kağanları, bugünün kızıl elmaları, o günün besili atları bugünün savunma sanayiinde ürettiğimiz o silahlar ya da benzeri şeyler. İlmi kim geliştiriyor olursa olsun ondan istifade edeceğiz. Bizim de yeni yeni buluşlara imza atmamız lazım. Alanlarımızda çok iyi çalışmamız lazım. Müslüman her zaman en iyi olur. Bu ilkeyi de zihnimizden, hafızamızdan hiçbir zaman çıkarmamamız lazım. Yeryüzünde iyilik hâkim oluncaya kadar diyoruz biz, Türkiye Diyanet Vakfı’nın logosunun altında. Yeryüzünde iyilik hâkim oluncaya kadar. Bizim yaptığımız her işteki hedefimiz, yeryüzünde iyiliğin hâkim olmasıdır. Kötülüklerin ortadan kalkması, iyiliklerin yaygınlaşması. Müslüman’ın, müminin en önemli vazifelerinden birisidir. O yüzden hem eğitim süreçlerinizde hem de eğitim süreçleriniz bittikten sonra hayata atıldığınızda hep iyilik peşinde olun. Çünkü dünyayı iyilik değiştirecek diyorum” diye konuştu.