ASAYİŞ - 13 Ocak 2026 Salı 15:01

CHP kurultay davasının görülmesine devam edildi

A
A
A
CHP kurultay davasının görülmesine devam edildi

İstanbul’un görevden alınan Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da içerisinde bulunduğu tutuksuz 12 sanığın ‘seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılanmasına devam edildi.


Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanıklar İmamoğlu, göreden alınan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner SEGBİS ile katılırken, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve avukatlar hazır bulundu. Mahkeme hakimi bu celse sanıkların dinleneceğini bildirdi.


"Ben kamuya mal olmuş bir siyasetçiyim"


Söz verilmesi üzerine konuşan tutuksuz sanık CHP Parti Meclisi Üyesi Aydöner, "Ben geçtiğimiz yıl Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağrıldım. Kurultayın bir şaibeye bulaştırıldığı gerekçesiyle dava açıldı. Ben İstanbul Kartal’da sandık görevlisiydim. Son genel seçimde de ben çalışmalara katılmıştım. Son kurultay ve parti seçimlerinde o günden bugüne kadar seçimlere hile karıştırılmadı. Hiçbir suç isnatıyla karşılaşmadım. Hicap duyduğumu belirtmek isterim. Genel seçimlere hile karıştırılmamış nasıl olurda kurultaya hile karıştırmış olabiliriz. Partide doğmuş büyümüş birisi olarak hile karıştıracak bir hayat tarzım yoktur. Türkiye’de 81 il başkanı var hepsi de çok kıymetlidir. Türkiye’de siyaseti kazandık, kaybettik kelimelerini kullanmayan birisiyim. Ben kamuya mal olmuş bir siyasetçiyim. Parti içerisinde biz kazandık da kim kaybetti. Son olarak da şunu söylemek istiyorum" dedi.


"Adaletin terazisine dedikoduyu, iftirayı ve sipariş ifadeleri koymak demokrasiye ve milletin iradesine büyük bir saldırıdır"


İmamoğlu, "Çok üzüntü verici davalar silsilesiyle bazı parti yöneticilerimiz ve üyelerimiz karşı karşıyadır. Tarihte görülmemiş şekilde mahkemelerimizin bu şekilde meşgul edilmesi utanç vericidir, üzücüdür. Her seferinde aynı birkaç ismin tanıklık vasfı bulunmamasına rağmen tanık olarak karşımıza çıktığını görüyoruz, aynı senaryo, aynı ezber farklı dosyalarla dolaşıma sokulmaktadır. Bu akıl dışı beyanları kimlerin ezberlettiği, hangi odakların bu kişilere yol tarif ettiği neden sorgulanmamaktadır? Bu günü geldiğinde sorgulanacaktır. Türk yargısının bu kişileri muteber tanık olarak ilan etmesi hangi anlayışla açıklanabilir? Adaletin terazisine dedikoduyu, iftirayı ve sipariş ifadeleri koymak demokrasiye ve milletin iradesine büyük bir saldırıdır. İddia makamının bu iddiaları kaideye alması gerçekten utanç vericidir. Bu bir hukuki çürüme değil aynı zamanda milletin adalet duygusuna da açıkça ihanettir. Siyaseti sopa haline getiren ve buna sessiz kalan herkes, bu işin içerisinde rol alan herkesi uyarıyorum; buna ortak olmayın, yazıktır günahtır. Günü geldiğinde adil ve özgür bir ortamda kim bu işin içindeyse hesap verecektir" diye konuştu.


"Delegenin özgür iradesiyle hayata geçirilen bir gündür"


Parti kurultayının şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü ve delegeleri etkileme gibi bir durumun söz konusu olmadığını ifade eden İmamoğlu, "Benim divan başkanı olmamı teklif eden de tarafıma zaten dönemin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Kurultay sürecinde en ufak bir çatışma ve nahoş bir ortam yaşanmamıştır. Ciddi bir saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde geçirilmesi de kurultayın başarısıdır. Kemal Kılıçdaroğlu ile de yapılan görüşmeler kamuoyuna yansımıştır, çekilme gibi bir durum değil sakince geçmesi üzerine yapılan görüşmelerdir. Şu mahkemeyi asla ve asla meşgul etmeyecek olan seviyesiz ithamlardır bunlar. Delegenin özgür iradesiyle hayata geçirilen bir gündür. Sonradan kurgulu olan anlatıların ne hukuki ne de siyasi bir karşılığı vardır. Hukuki temelden yoksun, iftiraları şiddetle reddediyorum. Gerçeğin olmadığı bir senaryonun ayakta kalması mümkün değildir. Bu yargılamanın bir an önce sanık olarak bulunan arkadaşlarımın beraati ile sonuçlanmasını diliyorum. Bundan sonraki duruşmalara da katılmak istemiyorum" ifadelerinde bulundu.


Söz alan Akpolat, 1 yıldır tutuklu olduğunu ifade ederek şunları söyledi:


"Savcılık dosyalardan beraat edeceğime o kadar emin ki bu yüzden sürekli hakkımda yeni dosyalar açıyor. İleride İttihat ve Terakki üyeliğinden yargılanabilirsem şaşırmayın. İzahı olmayan şeyin maalesef mizahı oluyor. Bizim içinde olduğumuz durum da budur. Bize karşı yürütülen bu savaşın ne akılla, ne mantıkla ne de hukukla yakından ilgisi yoktur. Suçlandığımız konular hakkında savunma yapmak bizim için zuldür. Eski Beykoz Belediyesi Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş, kurultaya katılmamış zaten. Ancak söylediği şeyler dosyaya konmuş, itibar edilmiş ve biz de savunma yapmak zorunda kalıyoruz. Çocukluğumdan itibaren CHP’nin kurultay ve kongrelerinde bulunmaya çalıştım. Demokratik bir ortam vardır ama delegenin iradesini sakatlamak gibi bir durum söz konusu olamaz. Bugün burada olmamamızın nedeni nettir. Kurultay’da Özgür Özel yerine başka bir tercih yapsaydık, seçimlerde CHP birinci parti olmasaydı burada ne ben ne de arkadaşlarım yargılanacaktı. Ancak ben başka tercih yapsaydım umutları sömürülen partili arkadaşlarım yargılayacaktı. O yüzden bu yargılanmayı parti üyelerimizin yargılamasına tercih ederim."


Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’da üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi. CHP’nin halkın umudu haline gelmiş bir parti olduğunu söyleyen CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, beraatini talep etti.


Türkiye’nin 1. partisi olduklarını ifade eden CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, "Sonrasında operasyonlar, davalar, adliyeler, cezaevleri aşamaları geldi. Cumhurbaşkanı olarak belirlediğimiz Ekrem İmamoğlu şu an cezaevinde. Ben 44 yaşıma kadar hiç mahkeme yüzü görmedim, hakim karşısına geçmedim. Üç ayrı davadan 22,5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyorum. O yüzden diyorum Cumhuriyet Halk Partili olmak suç diye. CHP’nin 1. parti olması sonrasında hedef haline gelmeye başladık. Gazeteciler, öğrenciler tutuklandı. Tamamen susturmayla karşı karşıyayız. Yargı eliyle siyasetin dizayn edilmesi, vatandaşla CHP’nin gönül bağını engellemek amaçlanıyor. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının diploması iptal edildi. Dosya içeriği boş. İtirafçı, iftiracı kişilerin ifadeleri var. İmamoğlu’nun seçim kazanması suç sayılıyor iddianamelerde. Bu dava muhalefetsiz bir Türkiye yapılmak istenmesinin davasıdır. iPhone telefon dağıtıldı dediler asılsız çıktı, para verildi dediler asılsız çıktı. Herkes için adalet istiyoruz. Biz başarı yakaladığımız için yargılanıyoruz" ifadelerinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de sağanak ve dolu hayatı felç etti: İş yerleri sular altında kaldı Edirne’de etkili olan sağanak yağış ve dolu, hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar göle dönerken, birçok iş yeri, apartman girişi ve bodrum katını su bastı. Kentte altyapı ve belediye hizmetlerinin yetersiz olduğunu belirten vatandaşlar tepki gösterdi. 1. Murat Mahallesi Güngören Mazlum Caddesi ile Zübeyde Hanım Caddesi’nde çok sayıda dükkan ve iş yeri sular altında kaldı. Yağışın ardından cadde üzerinde büyük su birikintileri oluşurken, esnaf iş yerlerine dolan suyu kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı. Bazı noktalarda araçlar ilerlemekte güçlük çekerken, vatandaşlar yoğun yağış nedeniyle zor anlar yaşadı. Tıkanan rögar suyu bodrum katlara doldu Abdurrahman Mahallesi Bahariye Çıkmaz Sokak’ta ise tıkanan rögar nedeniyle geri tepen pis su, bir inşaatın temeline ve çevrede bulunan binaların bodrum katlarına dolmaya başladı. Mahalle sakinleri kötü koku ve taşkın nedeniyle tepki gösterirken, altyapının özellikle yoğun yağışlarda yetersiz kaldığını ifade etti. İstinat duvarı devrildi 100. Yıl Mahallesi’nde bulunan 100. Yıl Parkı yanında yer alan istinat duvarı da yağış sonrası toprağın suya doymasıyla birlikte büyük bir gürültüyle devrildi. Yağmurun şiddetiyle oluşan su baskısı ve biriken sular, olayın boyutunu gözler önüne sererken, çevrede kısa süreli panik yaşandı. Şans eseri olay sırasında bölgede kimsenin bulunmaması muhtemel bir faciayı önledi. Dolu araçların camlarını kırdı Kentte etkili olan dolu yağışı da maddi hasara yol açtı. Abdurrahman Mahallesi Şehit İstiklal Vardar Caddesi’nde park halinde bulunan bir aracın camları, dolunun etkisiyle patladı. Vatandaşlar, kısa sürede etkisini artıran dolu nedeniyle araçlarını korumaya çalışırken, bazı bölgelerde dolu tanelerinin yoğun şekilde yağdığı görüldü. "Altyapı yetersiz" tepkisi Yaşanan su baskınları ve hasarların ardından vatandaşlar, belediye hizmetleri ile altyapının yetersiz kaldığını savundu. Özellikle her yoğun yağış sonrası benzer görüntülerin ortaya çıktığını belirten mahalle sakinleri, rögar taşmaları, yetersiz drenaj sistemi ve su tahliye eksikliklerine tepki gösterdi. Kent genelinde ekiplerin su tahliye ve temizlik çalışmaları sürerken, vatandaşlar kalıcı çözüm için altyapı çalışmalarının hızlandırılmasını istedi.