GENEL - 26 Nisan 2020 Pazar 10:35

Covid -19’a karşı "kuzu eti" önerisi

A
A
A
Covid -19’a karşı "kuzu eti" önerisi

Türkiye Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, korona virüs (Covid-19) salgınına karşı vatandaşları kuzu eti tüketmeye davet etti.

Türkiye Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, korona virüs (Covid-19) salgınına karşı vatandaşları kuzu eti tüketmeye davet etti.


TÜDKİYEB Başkanı Nihat Çelik, Türkiye’de ve dünyada yaşanan korona virüs (Covid-19) salgınına karşı vatandaşlara çağrıda bulunarak, kuzu etinin insanın bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalı olduğunu ve bunun bilimsel olarak kanıtlandığını açıkladı. Kuzu ile oğlağın yayla ve meralarda tamamen doğal ortamda beslenerek şifalı ete dönüştüğünü aktaran Çelik, kuzu ve oğlakların Anadolu coğrafyasındaki meralarda besin değeri yüksek şifalı otlar ile beslendiğini kaydetti. Kuzu etinin her insanın günlük alması gereken çinko içeriğine sahip olmasından dolayı vücuttaki bağışıklık sisteminin gelişmesi için gerekli olan savunma mekanizmasını güçlendirdiğini ifade eden Çelik, "Yaşı ilerlemiş vatandaşlarımızda oluşan B12 vitamin eksikliğini de kuzu-oğlak eti tamamlamaktadır. Özellikle 60-65 yaş aralığındaki insanların çoğunluğunda görülen B12 vitamini eksikliğini de yaşadığımız şu olumsuz günlerde kuzu eti tüketerek aşabileceğimize inanıyoruz. Buna ek olarak B kompleksi vitaminleri yüksek düzeyde içerdiği için sinir sistemine bağlı gelişecek olan ileri dönem hastalıklarının ortaya çıkmasını da engellemektedir. Kuzu ve oğlak eti, kas gelişimini ve özellikle gelişmekte olan çocukların sinir sistemi ile iskelet yapısını güçlendiren protein, vitamin ve mineral madde içeriği bakımından zengindir" dedi.


Korona virüs salgınından korunma amaçlı olarak uzmanlar tarafından yapılan temizlik ve dezenfekte uygulamalarının oluşturduğu cilt ve deri hastalıklarının engellenmesinin en önemli faktörlerinden birisinin kuzu ve oğlak etinin sürekli tüketilmesi olduğunu vurgulayan Çelik, "Çünkü kuzu ve oğlak eti içerisindeki yüksek vitamin değerleri sayesinde cilt ve deri hastalıklarının önlenmesinde ciddi bir paya sahiptirler. Kuzu ve oğlak eti, insan sağlığı açısından özellikle de kalp ve damar sağlığı açısından çok rahatlıkla tüketebilecek bir kırmızı et çeşidi olarak öne çıkmaktadır. Oğlak eti, diğer kırmızı etlerle kıyaslandığı zaman istenilen yağ asitlerinin yüksek olması nedeniyle kan kolesterol düzeyine ve koroner problemlere etki bakımından daha avantajlı durumdadır. Tarım ve Orman Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli’nin vurguladığı gibi vatandaşımıza sağlıklı ve güvenilir gıda üretimi noktasında da bizler de gayret göstermekteyiz. Ülkemizin yaşadığı sıkıntılı süreçte Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli’nin açıkladığı üzere hayvansal gıda başta olmak üzere tüm gıda ürünlerinde kendi kendimize yetecek üretim kapasitesine sahibiz" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.