POLİTİKA - 12 Şubat 2024 Pazartesi 12:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE ve Mısır’a gidecek

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE ve Mısır’a gidecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12-13 Şubat 2024 tarihlerinde Birleşik Arap Emirlikleri’ne, 14 Şubat 2024 tarihinde ise Mısır’a resmi ziyaretlerde bulunacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Geleceğin Hükümetlerini Şekillendirmek” teması altında, Dubai’de düzenlenecek olan Dünya Hükümetler Zirvesi’ne 13 Şubat’ta onur konuğu olarak iştirak edecek. Çeşitli ülkelerden devlet ve hükümet yetkilileri ile uluslararası kuruluş, özel sektör, akademi, sivil toplum, düşünce kuruluşu ve medya temsilcileri ile iş insanlarını bir araya getiren Zirve’de ana konuşmacı olarak hitapta bulunacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Zirve vesilesiyle, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan başta olmak üzere katılımcı ülkelerden mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesi de öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kahire’yi ziyaretlerinde yapılacak görüşmelerde ise, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve üst düzey ikili iş birliği mekanizmalarının canlandırılması bağlamında atılacak adımlar üzerinde durulacak. Görüşmelerde, ikili münasebetlerin yanı sıra, Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan İsrail saldırıları başta olmak üzere, güncel küresel ve bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulması da gündemde.

Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Dündar: “Algı belediyeciliği değil, hizmet belediyeciliği yapıyoruz” Cumhur İttifakı’nın Osmangazi Belediye Başkan Adayı Mustafa Dündar’ı, Küçükbalıklı Mahallesi sakinleri bağrına bastı. Seçim çalışmalarıçerçevesinde ziyaret ettiği Küçükbalıklı Mahallesi’nde davul-zurna eşliğinde karşılanan Başkan Dündar, “Bu sevgi yaptığımız hizmetlerin karşılığında oluşan sevgi. Biz başkaları gibi algı belediyeciliği değil, hizmet belediyeciliği yaparız” dedi. Osmangazi Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Osmangazi Belediye Başkan Adayı Mustafa Dündar, seçim çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Adaylığının açıklandığı andan itibaren gidilmedik sokak, çalınmadık kapı bırakmadan seçim çalışması yürüten Dündar’ın son adresi Küçükbalıklı Mahallesi oldu. Dündar’a ziyarette AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş da eşlik etti. Öğle namazını Küçükbalıklı Merkez Cami’nde eda ettikten sonra mahalle sakinleri ile bir araya gelen Dündar’ı yüzlerce vatandaş sevgi seliyle karşılaştı. Davul ve zurnalar eşliğinde Dündar’ı karşılayan mahalle sakinleri, asıl coşkuyu 31 Mart tarihinde Dündar’ı bir kez daha başkan seçerek yaşatacaklarını ifade ettiler. Küçükbalıklı Mahallesi’ne ziyaretinde ilk olarak Merkez Cami’nin avlusunda vatandaşlarla bir araya gelip sohbet eden Dündar, daha sonra mahalle esnafını ziyaret ederek hayırlı işler diledi. Gittiği her esnaf, selam verdiği her vatandaş tarafından yoğun sevgi gösterisiyle karşılanan Dündar, özellikle çocukların büyük ilgisiyle karşılaştı. Mahalleli çocuklar başkanın kendilerine hediye ettiği yeşil beyaz formaları imzalatmak için adeta birbiriyle yarıştı. Çocukların ilgisine aynı şekilde karşılık veren Dündar, etrafını saran çocukların formalarını tek tek imzaladı. Dündar, Küçükbalıklı Mahallesi’nde yer alan hemşehri dernekleri ve spor kulüplerini de ziyaret etmeyi ihmal etmedi. “Hizmetlerle ayakta duruyoruz” Küçükbalıklı Mahallesi’nde bir araya geldiği vatandaşlara geride kalan 3 dönemde yaptıkları ve yeni dönemde yapmayı planladıkları çalışmaları anlatan Başkan Dündar, “Osmangazi Belediyesi olarak geride kalan 15 yılda birçok hizmete imza attık. AK Parti belediyeleri olarak bizler hizmetlerle ayakta duruyoruz. Hizmet yaptığımız için vatandaşlarımız tarafından seviliyor ve destek görüyoruz. Gücümüzün yettiği kadarıyla, bütçemizin el verdiği şekliyle vatandaşlarımızın sıkıntılarını gidermek, mahallelerimize hizmet götürmek için çabalıyoruz. Bütçemize sahip çıkıyoruz. İsrafımız yok. Planlı ve emin adımlarla giderek hizmetlerimizi sürdürüyoruz” dedi. “Halkımız hizmetin kimden geleceğini biliyor” Bursa ve Osmangazi’yi güzelleştirmek adına çalıştıklarını anlatan Dündar, “Farklı bölgelerden, şehirlerden hatta ülkelerden gelmiş olsak da Bursa’da yaşıyoruz. Karnımız burada doyuyor ve bu şehri seviyoruz. Bursa’nın ve Osmangazi’nin daha güzel olması için çalışıyoruz. Osmangazi’de 136 mahallemiz, 900 bin nüfusumuz var. Mahallelerimizin tamamına, vatandaşlarımızın her birine hizmet götürmek için çalışıyoruz. Bir mahalleyi ziyaret ettiğimizde o mahalleye hangi hizmetleri yaptığımız konusunda notlar çıkartıyoruz. Bu notlar birkaç satır değil, sayfa sayfa oluyor. Çok hizmetlerimiz var. Vatandaşımızdan topladığımız vergilerin her bir kuruşunu yine hizmet olarak vatandaşlarımıza sunuyoruz. Biz hizmet yaptığımız için vatandaşımız da hizmeti bizden bekliyor. Halkımız hizmetin kimden, hangi partiden geleceğini çok iyi biliyor. Bizler algı belediyeciliği değil, hizmet belediyeciliği yapıyoruz. Sizlerin desteğiyle 31 Mart tarihinden sonra da hizmetlerimizi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Aydın AYTO, inşaat sektöründe yaşanan sorunları dile getirdi Aydın Ticaret Odası (AYTO), inşaat sektöründe yaşanan sorun ve sıkıntıları ele aldı. Konuyla ilgili açıklama yapan AYTO Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Yolçi, inşaat sektöründe yapı denetim durumlarından kaynaklanan gecikme ve aksaklıklar başta olmak üzere karşılaşılan sorun ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini değerlendirerek, "Ülke ekonomisinin lokomotifi inşaat sektörü, çözüm bekliyor" dedi. AYTO Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Yolçi, sektörde karşılaşılan sorunları değerlendirirken, çözüm önerileri de sunarak sektördeki aktörleri bilgilendirdi. İnşaat sektörünün, sanayi ve hizmet sektörü başta olmak üzere gerek küçük gerekse büyük 250 alt sektörü harekete geçirmesi itibariyle oluşturmuş olduğu istihdam ve katma değer ile Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumunda olduğunu belirten Yolçi, "Bu nedenle, bu denli önem arz eden sektörde öncelikle belediyeler ile yapılan işlerde oluşan aracılar ile ilgili sorunların çözülerek bu aracı kişilerin devrenden çıkarılması gerekiyor. Ruhsat birimlerinde yaşanan mesleki sorunlara çözüm aranmaması da sorun teşkil ediyor. Bununla birlikte müteahhit firmalar, meslek odaları ve diğer paydaşlar arasında iş birliği sağlanamamasından dolayı ilişkilerde yaşanan problemler çözülememektedir. İmar ve yapı kontrol birimleri eş zamanlı ilerlememekle birlikte yönetmelik ile uygulama arasındaki uyuşmazlıklar, müteahhit firmalarda ve proje yapan meslek gruplarında sorunlara neden oluyor. Çağımızın getirdiği dijitalleşmeye ayak uydurulmamasından kaynaklı evrak işleri zorlaşıyor ve kentin gelişimi ile ilgili farkındalık oluşturmak için basın ve yayın organları ile ve diğer paydaşlarla iş birliği yapılmaması ve çözüm odaklı olunmaması sektör mensupları ve halktaki bilinç düzeyini olumsuz etkiliyor" dedi. "1000 m altı projelerde yapı denetim ücretlerinin peşin ödenmesine rağmen, yapı denetim firmalarının işleri keyfe keder fes edebiliyor veya iş süreçlerini keyfi keder yürütüyorlar" diyerek sözlerine devam eden Yolçi açıklamasının devamında "Yapı denetime bağlı laboratuarlara dair sorunlar da yaşanırken, iş takvimlerine uyulmaması, mesai saatlerinden sonra yapılan işlemlerde yaşanan sorunlar ve ileri tarihe gün verilmesi, ek ücret karşılığında sat 17.00’den sonra veya ertesi güne beton dökümlerine izin verilmesi gibi yapı denetim durumlarından kaynaklı yaşanan tüm gecikmeler ve aksaklıkların şahıslar ve firmalar tarafından fırsata çevrilmesi sorununun ve yine bunlara bağlı olarak yaşanan ekonomik ve zamansal aksaklıkların giderilmesi gerekmektedir. Sektördeki sorunların aşılması için yol yakınken önlemler alınmalı, sesimize kulak verilmelidir." ifadelerine yer verdi.
Samsun ’Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı SAMSUN (İHA) – Samsun’da, Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soylular Derneği tarafından ’Hocalı Katliamı’nın 32. yıl dönümü nedeniyle anma etkinliği düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen anma programında 1992 yılında ’Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı. Program ilk olarak hayatını kaybedenler ve şehitler için saygı duruşundan bulunulması ile başladı. Akabinde İstiklal Marşı ve Azerbaycan Marşı okundu. Programda konuşan Orta Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soylular Derneği Genel Başkanı Dr. Mesude Veliyeva Altun, "Hocalı Soykırımı diye anılacak ve tarihe kara bir leke olarak geçecek olan hâdise o gün yaşandı. Ermeni kuvvetlerin 32 yıl önce Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaptığı katliamın acısı seneler geçse de ancak hâlen unutulmadı. Bu vahim hâdisenin yıl dönümünde katledilen masumlar anılıyor. Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azerbaycan sivillerinin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır. Azerbaycan halkının tamamına yönelik yapılmış Hocalı Soykırımı, akıl almaz zulmü ve insanlık dışı cezalandırma yöntemleriyle insanlık tarihinde bir vahşet eylemidir. Bu soykırım aynı zamanda tüm insanlığa karşı tarihi bir suçtur. O soğuk, acımasız karlı kış gecesi kuşbaşı kar yağardı. O gece vahşet yaşadı Hocalı. Yer yüzü bugüne dek böyle bir vahşet, böyle bir acımasızlık görmemişti. Ermeni silahlı kuvvetleri, Rus 366. Motorlu Taşıt Alayının yardımı ile Hocalı’yı üç taraftan kuşatıyor. Karlı ormanlık arazide, zayıf düşmüş ve haklarından mahrum edilmiş insanların çoğu Ermeni askerleri tarafından vahşice yok edildi. Düşman; merhamet isteyen yaşlı, hasta, kadın, çocuk kimseyi umursamadı. Çocuklar ebeveynlerinin gözleri karşısında vahşice öldürülüyordu. Hocalı’nın yiğit oğullarının başları Ermeni mezarlarının üzerinde kurbanlık olarak kesildi. Yüzlerce kız ve gelinlerimiz esir düştü. Aralıksız kurşun yağmurundan kurtulup ayağı açık halde ormanlara, dağlara gidenlerin çoğu yolda dondu. O gece nereye gideceğini, kimden yardım isteyeceğini bilemeyen çocuklar yakınlarının cesetleri arasında şaşkın şaşkın hareket ediyordu. Hocalı, Ermeni milliyetçilerinin yüzyıllar boyunca Türk ve Azerbaycan halklarına karşı yaptığı soykırım ve etnik temizleme siyasetinin en kanlı sayfasıdır. Kendi acımasızlığına ve şiddetine göre ise insanlığa karşı işlenen büyük bir suçtur. Hocalı; bir kentin yeryüzünden silinmesi, içinde yaşayan kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden topyekun saldırıya uğraması, kaçabilenlerin de soğuk ve karlı dağlarda ya donarak hayatını kaybetmesi ya da sakat kalması, kaçamayanların ağır silahlarla taranmasıdır. Yani anlatılması ve anlaşılmasının son derece zor olduğu bir vahşettir. Dağlık Karabağ Bölgesi’nde bulunan Hocalı’da yapılan bu katliam, insanlık dışı bir olaydır. O günü asla unutmam. Katliamda katledilen vatandaşlarımızı unutmadık asla unutturmayacağız. Katliamı kınıyor ve katliam faillerinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tarihin siyah gecesinde yaşamını kaybetmiş yüzlerce vatandaşımızı, yaşanan vahşetin 32. yıldönümünde rahmetle anıyor ve Allah rahmet etsin diyoruz" dedi. Konuşmanın ardından çocuklar tarafından şiirler okunması ile program sona erdi.
Ankara Mahalle halkından dinamit patlatan taş ocağına “İkinci bir İliç faciası yaşamak istemiyoruz” tepkisi Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki köylüler, bölgede faaliyet gösteren bir firmanın taş ocağında yaptığı dinamit patlatmalarına, “İkinci bir İliç faciası yaşamak istemiyoruz” diye tepki gösterdi. Ankara’ya 20 kilometre mesafede bulunan Kahramankazan ilçesine bağlı Orhaniye Mahallesi’nde DEM-KAR Maden İnşaat A.Ş.’nin taş ocağı işletmesinde dinamit patlatılması çevrede yaşayan vatandaşların tepkisine yol açtı. İşletilen taş ocağının üzerinde devasa göçük ve bölünmeler oluşurken, tarlalar adeta ikiye bölünerek kullanılmaz hale geldi. Vatandaşlar, patlatılan dinamitler sonucu adeta deprem etkisiyle evlerindeki camların sarsıldığını, tarladaki ürünlerin büyük zarar gördüğünü, ayrıca yer altı suların çekilerek çeşmelerin kuruyup hayvanların susuz kaldığını söyledi. “Biz, ikinci bir İliç faciası yaşamak istemiyoruz” Kahramankazan’ın Orhaniye Mahallesi Muhtarı Alaattin Aydoğan, konuyla ilgili yıllardır mücadele verip yetkililere şikâyet dilekçeleri verdiklerini, ancak bürokraside takıldığını belirterek bir sonuç alamadıklarından yakındı. Aydoğan, “Adamlar güçlü, kuvvetli. Gariban köylüyü her yerde eziyorlar. Biz, ikinci bir İliç faciası yaşamak istemiyoruz. Kendi arazilerimize korkudan giremiyoruz, zor durumda yaşıyoruz. Bizim için her şeyden önce insan sağlığı çok daha önemli. Bunları hiç dikkate almıyorlar. Köylünün yanında olan yok, herkes zenginin yanında duruyor” dedi. “Dinamit patlatılması sonucu yer altı suları çekildi, ekinler zarar gördü” Muhtar Aydoğan, son olarak ilgili mecralara dilekçelerini vererek zararların tazminini isteyeceklerini ifade ederek, şöyle konuştu: “Dinamit patlatılması sonucu yolu, kanalları değişen sular çekildi, susuz kaldık. Köyümüze, akşamları hayvanlarımıza tankerlerle içme suyu getiriyoruz. Taş ocağından çıkan dumanlar ekin ektiğimiz tarladaki ürünlere, otlara, doğaya, arılarımıza, dut meyvesine kadar zarar veriyor. Bal üretimi yapan çok kıymetli arılarımızın bunların gözünde hiçbir değeri yok. Arıcılık yapanlar da çok mağdur durumda” şeklinde konuştu.
Malatya AK Parti adayı Geçit: “İnsan ve toplum odaklı hizmet vereceğiz” AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, bugüne kadar meslek hayatında hiç kimseyi ayrıştırmadan hizmet verdiklerini belirterek “Yeşilyurt Belediye Başkanı olarak göreve geldiğimizde de insan ve toplum odaklı hizmet üreteceğiz” dedi. AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, seçim çalışmalarını kırsaldaki mahalle ziyaretleriyle sürdürdü. Geçit, Kuşdoğan Duruldu, Fatih, Çayır ve Karahan Mahallerini ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti ve seçimlerde destek istedi. Prof. Dr. Geçit, buralarda yaptığı konuşmalarda 31 Mart Yerel Seçimlerinin önemine değinerek “Mutlaka Yeşilyurt’un adaylarını şöyle bir teraziye koyup tartalım. Bunlar kimdir, bunlar daha önceki hayatlarında ne gibi başarılar gösterdi? Bunların meslek hayatlarındaki uygulamalar nasıldı? Halkın lehine miydi değil miydi? Bunlar eğer mühendis ise hangi projelerde görev almış ve nereye imza atmış. Ne gibi şehirlerin önünü açmışlar? Bunları iyi araştırıp sonrasında karar vermeleri gerekiyor. Ehil ise, kim liyakat sahibi ise ona evet diyelim. Biz Yeşilyurt’ta göreve geldiğimizde insan ve toplum odaklı hizmet üreteceğiz. Bugüne kadar hiç kimsenin kimlik aidiyeti üzerinden bir siyaset geliştirmedik. Kimseyi ayırmadık. Herkesi eşit tuttuk. Bugünden sonrada inşallah belediyecilik hizmetinde de bunu daha da geliştireceğiz” ifadelerine yer verdi. “Kuşdoğan’daki 60 konutun 30’u vatandaşa teslim edildi” Kuşdoğan Mahallesi’ni de ziyaret eden Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, 6 Şubat depreminde evleri yıkılan vatandaşlar için yaptırılan köy konutlarında incelemelerde bulundu. 30’u tamamlanan ve vatandaşlara teslim edilen konutlar için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına teşekkür eden Prof. Dr. İlhan Geçit, “6 Şubat asrın felaketi depreminin ardından şehrimiz ve ilçemiz büyük hasar aldı. Kuşdoğan’da da 60 civarında konutumuz vardı. Cumhurbaşkanımızın Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verdiği talimatla başlatılan köy konutları yapılmaya başlandı. Bu 60 konuttan 30’u vatandaşa teslim edildi. Geri kalan konutlar kısa sürede bitirilecek. Bu anlamda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.