POLİTİKA - 18 Şubat 2026 Çarşamba 15:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz, tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebed müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz, tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebed müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Valiler Buluşması’na katıldı. Burada bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesindeki İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya’ya hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek yeni İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi’ye başarılar diledi.


"Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum"


Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif’i derme çatma çadırlarda karşılayan buna rağmen vakar ve dirayetinden taviz vermeyen Gazzeli kardeşlerime şahsım ve ülkem adına dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum. Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça birbirimizin yaralarını sardıkça yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin inşallah çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabı Allah’ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratamayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır" diye konuştu.


"Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır"


Devlet anlayışından ve devletin ne anlam ifade ettiğinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış ‘Ebed Müddet’ şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder. Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır. Bu bakımdan hükümet hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliyye’de sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati ‘hükümet hikmet ile müşterektir’ sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız" ifadelerini kullandı.


"Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız"


Valilerin, devletin sahadaki yansıması olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Valilik sadra şifa olma, derde deva bulma yeri milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem ve hemdert olma makamıdır. Valilerimizden en büyük beklentimiz sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanımızın gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleridir. Liderlikte esasen bunları gerektirir. Başarılı bir vali iyi bir lider demektir. İyi liderlikte yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareyi maslahatçılıktan yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesi mümkün değildir. Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri hakkın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz. Bakın her fırsatta vurguluyorum. Bugün altını tekrar çiziyorum. Unvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi.


"Beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz"


Sosyal medya kullanımı konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde şikayetlere konu olan bir hususu burada ifade etmekte fayda görüyorum. Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir. Bu konuda gerek sizlerin gerekse mahiyetinizde çalışan kamu görevlilerinin en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine inanıyorum" dedi.


Tahir Bin Hüseyin’in Rakka ve Mısır Valisi olarak atanan oğluna verdiği nasihatleri hatırlatarak sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilesin ki mülk Allah’ındır. Dilediğine verir, dilediğinin elinden ise çeker, alır. En hızlı el değiştiren nimet bu nimettir. İdareci ve mahiyeti nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslarlar ise Allah’ın fazlından lütfettiği bu nimet hızla el değiştirerek başkasının olur. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası ve mazlumlara yardım etmek olsun.’ Bu hikmet dolu sözlerin vazifenizi yaparken her biriniz için birer pusula işlevi görmesini temenni ediyorum" diye konuştu.


"Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlere eyvallah demeyeceğiz"


Ramazan ayında hem Türkiye’de hem de sınırların ötesinde iftar ve sahur sofralarına konuk olacaklarını dile getiren Erdoğan, "Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz. Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin milletimizin arasına nifak sokmasına birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz" diye konuştu.


Ramazan ayında valilerden çok büyük gayret beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türk milletinin mağrur olduğunu, kalbini herkese açmadığını, derdini ve sıkıntısını herkese anlatmadığını ve maruzatını ya da ihtiyacını herkesle paylaşmadığını dile getirerek, onlar kendilerine gelmeden valilerin ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmaları gerektiğini söyledi.


"Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz"


Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla ve yardım çalışmalarıyla devletin şefkatli elini vatandaşa devlet elini valilerin uzatacağına dikkati çeken Erdoğan, "Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi bir kez de tekrar ifade ediyor. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum" ifadelerini kullandı.


"Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek bölgede gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attıklarını kaydederek, "Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız, sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.


"Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak, uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur"


TBMM’de kurulan Milli dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu bugün tamamlandığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Komisyon, tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai raporunu kabul etti. Bu vesileyle 5 Ağustos’tan beri komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle komisyona katkı sunan tüm davetlilere ayrıca ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı ve uzlaştırıcı tavrı için tebrik ediyorum. Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye’yi inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız. Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere mülki idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması; terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin yerel yönetimlerimizin sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız."


Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Şehit Kaymakam Ersin Ateş Üstün Hizmet Ödülü’nü İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer’e, Merhum Vali Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü’nü Kocaeli Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli’ye, Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü’nü Sinop Boyabat Kaymakamı Enver Yılmaz’a, Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü’nü Batman Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş’a ve Vali Dr. Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü’nü ise Gaziantep İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu’ya takdim etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da fırtına: Evlerin çatıları uçtu Ordu’nun iç ve yüksek kesimlerinde etkili olan fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Mesudiye ilçesinde çok sayıda noktada çatı uçması yaşandı. İlin iç ve yüksek kesimlerinde etkili olan fırtına Mesudiye, Gürgentepe, Korgan gibi yüksek kesimli ilçelerde hayatı olumsuz etkiledi. Saatteki hızı 90 kilometreyi bulan fırtına nedeniyle Mesudiye ilçesinde farklı noktalarda evlerin çatıları uçtu. Mesudiye ilçesindeki ihbarlar üzerine bölgeye AFAD, jandarma ve Mesudiye Belediyesi ekipleri sevk edildi. Bölgede çok sayıda çatı uçmasının yaşandığı öğrenilirken, fırtına nedeniyle duvarı yıkılan bir evde bulunan 4 kişinin, komşularının yardımıyla evden çıkartıldığı öğrenildi. Mesudiye Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit, ilçenin Akpınar Mahallesi’nde yaşanan çatı uçması ve duvar göçmesi sonucu evde mahsur kalan 4 kişinin, komşuların yardımıyla tahliye edildiğini, can kaybı ve yaralanma olayının olmadığını, ekiplerin çalışmalara devam ettiğini belirtti. Meteoroloji’den Ordu için ’sarı kodlu’ uyarı Öte yandan, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden Ordu için yapılan sarı kodlu uyarıda, ilin iç ve yüksek kesimlerinde güney yönlerden saatteki hızı yer yer 50-90 kilometreyi bulan fırtına nedeniyle ulaşımda aksamalar, çatı uçması, ağaç devrilmesi, soba ve doğalgaz kaynaklı zehirlenmeler gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğine dikkat çekilmişti.
Düzce Düzce merkezli 4 ilde "yapay zeka" destekli dolandırıcılık operasyonunda 2 tutuklama Düzce merkezli 4 ilde yapay zeka ile ünlü kişilerin görüntüleri kullanılarak hazırlanan sahte yatırım reklamlarıyla "nitelikli dolandırıcılık" yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 4 şüpheliden 2’si tutuklandı. Bir aylık dökümler incelendiğinde 4 şüphelinin banka hesap hareketlerinde yaklaşık 20 milyon liralık para giriş çıkışı olduğu tespit edildi. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 21 Ocak’ta yapılan bir dolandırıcılık şikayeti üzerine çalışma başlattı. Soruşturma, müşteki İ.Ş’nin (72) sosyal medyada kamuoyunca tanınan kişilerin yapay zekayla oluşturulmuş sahte yatırım tavsiyesi reklamlarına inanarak, yönlendirildiği sahte platformlar üzerinden şüphelilere ait hesaplara 882 bin lira gönderdiğini ve dolandırıldığını beyan etmesi üzerine derinleştirildi. 1 ayda 20 milyon liralık para trafiği tespit edildi Jandarma siber ekiplerince kripto para platformları ve bankalarla yapılan yazışmalar neticesinde elde edilen 1 aylık dökümler incelendiğinde kimlikleri belirlenen 4 şüphelinin banka hesap hareketlerinde yaklaşık 20 milyon liralık para giriş çıkışı olduğu tespit edildi. Elde edilen deliller doğrultusunda 17 Şubat’ta İstanbul, Ankara, Adana ve Antalya’da belirlenen 4 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda şüpheliler C.V. (36), M.Y. (56), M.C.A. (28) ve S.T. (71) yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda suçta kullanıldığı değerlendirilen 4 cep telefonuna el konuldu. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.C.A. ve M.Y., çıkarıldıkları Düzce Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheliler C.V. ve S.T. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Muğla Kuyum atölyesini su basan iş yeri sahibi Gözaç: "Belediye geçmiş olsun bile demedi’ Muğla’nın Marmaris ilçesinde, Marmaris Belediyesi tarafından Tepe Mahallesi 55.sokakta kapalı çarşı olarak bilinen mevkide yürütülen üst açma ve altyapı çalışmaları sırasında bir iş yerini su bastı. Kuyum atölyesi işletmecisi Mehmet Gözaç, çalışma esnasında su gideri borusunun kırıldığını ve gerekli onarım yapılmadan üzerinin kapatıldığını iddia ederek ‘ bizim günahımız ne, belediye bir geçmiş olsun bile demedi’ diye açıklamada bulundu. Bir kuyum tamir atölyesi işletmecisi Mehmet Gözaç, dün akşam saatlerinde iş yerine gelince su bastığını gördüğünü ve sebebinin ise dükkanının önündeki su gideri borusunun altyapı çalışması sırasında kırıldığını belirterek "Dükkanın önünde su giderinin borusunu kırıyorlar sonra tamir etmeden üzerini kapatıyorlar. Belediye çalışanının bize anlattığı bu. Oradan su gitmeyince benim su giderimin olduğu yerde geri veriyor ve su aka aka dükkanımın içine geliyor" iddiasında bulundu. Bir gün önce akşam saatleri sıralarında dükkana unuttuğu bir malzemeyi almak için geldiğini anlatan Gözaç, "İçeri girer girmez ayağımdan su gelmeye başladı. Önce başka yerden girdi sandım ama lavabomdan sular gelmeye başladı. Gitmeyen su logar ve yağmur suyuyla birleşip lavabodan taşmış. Hepsini güvenlik kameralarına aldım, gerekli şikayetleri yapacağım" ifadelerini kullandı. 55. sokakta bulunan işyerinde mobilyaların ve makinelerin zarar gördüğünü ifade eden Gözaç, özellikle elektronik makinelerin pedallarının ıslandığını söyledi. Atölyede biriken altın tozlarının da suyla birlikte kaybolduğunu belirten Gözaç, "Ben kuyum atölyesiyim, normalde yerlerim hep altın tozuydu. Hepsi gitti. Yaklaşık 100- 150 bin liralık altın tozum gitti" dedi. "Biraz su çekip gittiler" Sabah saatlerinde vidanjörle suyun çekilmeye çalışıldığını ancak sorunun tamamen çözülmediğini iddia eden Gözaç, "Kamera kayıtlarımız da var. Suyu bitiremiyorlar, ‘Buraya 10 vidanjör gelmesi lazım’ diyorlar. Benim suçum ne? O zaman 10 vidanjör getirin. Benim dükkanımdaki zarar ne olacak? Biraz su çekip gittiler, yine aynı yeri kapatıp hiçbir şey yapmadılar" diye konuştu. "Kimse gelmedi" Ekiplerin sorunu kalıcı olarak çözmeden ayrıldığını savunarak, "Şimdi yağmur yağarsa yine burada bekleyeceğim" diyen Gözaç, iş kaybı yaşadığını ve makinelerinin çalışıp çalışmayacağının belirsiz olduğunu dile getirdi. ‘Biz çarşı açılmasın demedik ‘ Kapalı çarşıdaki çalışmaların aynı anda birden fazla noktada yürütüldüğünü belirten Gözaç, "Yukarısı açılsın demedik ama bir sokağı komple açtınız. Buraların yetişmeyeceği belliydi. Keşke sırayla gitseydiniz. Zaten iş olmuyor, esnaf gelemiyor. İş kaybım var" dedi. İş yerinin ikinci kez su baskınına maruz kaldığını belirten Gözaç, "Partizanlık yapmıyoruz. Sadece bizi ezmesinler, bizi görsünler istiyorum. Su bastığında belediye nerede? Gelip bir ‘Geçmiş olsun’ demek çok mu zor?" sözleriyle tepkisini dile getirdi. ‘Savaş alanı gibi ‘ O sokakta yaşayan vatandaşlarda, ‘Evlerimize gidip gelirken adeta çamura batıyoruz, özellikle akşam saatlerinde malzemeleri açıkta bırakmasınlar, borular ciddi tehlike oluşturuyor’ ifadeleri ile yetkililere duyurmak istediklerini belirttiler.
İstanbul Hamile eşinin gözleri önünde darp edilmişti, 5 şüpheli yakalandı İstanbul’un Bayrampaşa ilçesinde bir adamı, 7 aylık hamile eşi ve 5 yaşındaki çocuğunun gözleri darp eden 5 şüpheli yakalandı. Bayrampaşa’da 3 Kasım 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında meydana gelen olayda iddiaya göre, Cumali A. (43), telefonla çağrıldığı noktaya eşi S.A. (42) ve 5 yaşındaki çocuğuyla birlikte gitmiş, burada bir grup, adamı zorla araca bindirmeye çalışmıştı. Direnmesi üzerine Cumali A. ailesinin gözleri önünde darp edilmiş, 7 aylık hamile kadın eşinin gözleri önünde darp edildiğini görünce büyük korku yaşamıştı. Cumali A. olaydan kaçarak polis ekiplerine sığınırken, hastanede adamın kafasına 14 dikiş atılmıştı. Olayın ardından tehdit ve baskıların sürdüğünü ileri süren aile, bir süre İstanbul’da farklı adreslerde kaldıktan sonra can güvenlikleri kalmadığı gerekçesiyle şehri terk etmişti. Olaydan yaklaşık 2 hafta sonra S.A.’ın erken doğum yaptığı, bebeğin bir süre yoğun bakımda kaldığı, ailenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi şekilde etkilendiği öne sürülmüştü. Cumali A.’nın ilk evliliğinden olan bir uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla bir süre cezaevinde yatan ve daha sonra serbest bırakılan 18 yaşındaki E.A.’nın arkadaşlarıyla ailenin İstanbul’daki evine izinsiz girdiği ve eşyaları sattığı iddia edilmişti. Cumali A.’nın ilk evliliğinden 4, ikinci evliliğinden 2 çocuğu olduğu öğrenilirken, aile yaşanan süreçte çocukların da büyük travma yaşadığını belirtmişti. Cumali A. ve eşi S.A, şikayetçi olduklarını belirterek, şüphelilerin bir an önce yakalanmasını istemişti. 5 şüpheli yakalandı Olayın ardından Cumali A.’yı darp ettiği belirlenen 5 şüpheli şahıs yakalandı. Gözaltına alınanlardan 4’ü işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlarca serbest bırakılırken, 1 kişi ise ise sevk edildiği adli makamlarca adli kontrol hükümleri kapsamında serbest bırakıldı.