POLİTİKA - 12 Mart 2026 Perşembe 19:18

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda "BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Takdim Töreni"nde katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten kıymetli dostum Sayın Antonio Guterres’i ülkemizde ağırlamanın memnuniyeti içindeyim. Sayın Guterres’in ülkemizi her ziyareti bizler için ayrı bir önem ve mana taşımıştır. Kendileri 2017’de Genel Sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini yine Türkiye’ye gerçekleştirmiştir. Müteakip her ziyaretinde mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna’daki savaş bağlamında mekik diplomasisine yaptığı çok değerli katkılara hep birlikte şahit olduk. Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma bu 6’ıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullandı.


"Bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz"


Guterres’in hayatı boyunca birçok vazife üstlendiğini tüm vazifelerinde de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran birisi olduğunu söyleyen Erdoğan, "Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan ’yurtta sulh cihanda sulh’ ilkesini atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz. İnsanlığın ortak vicdanını, küresel dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsil eden Birleşmiş Milletlerin kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz. Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Nerede bir acı varsa, dram, trajedi, gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz. Burada değerli dostum Guterres’in hakkını özellikle teslim etmek isterim. Sayın Guterres, 9 yıldır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi. Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yapmış, yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazanmıştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf etmişti. Sayın Guterres’in bu süreçteki vicdanlı ve kararlı liderliğinin kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine taşıyan merhaleyi teşkil ettiğine inanıyorum" diye konuştu.


"Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur"


BM Genel Sekreteri Guterres’in görevi sırasında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her alanda güçlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen 10 yılda Sayın Genel Sekreterle gerek bölgemizde gerek dünyada barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içerisinde olduk. Bu istişare ve çabalarımızın bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini de memnuniyetle gördük. Sayın Guterres’le birlikte yoğun çaba sarf ettiğimiz Karadeniz Tahıl Girişimi bu sayede küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardık. Ukrayna’da barışın yeniden inşasına ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletlerle yakın iş birliğimizi devam ettiriyoruz. Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı.


"Genel Sekreterin, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır"


Türkiye olarak coğrafyanın topyekun bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum; Sayın Genel Sekreterin, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır. İnsanlık değerlerimizin sınandığı bu vahşet, özellikle bunun karşısında Sayın Genel Sekreter kendisinden beklenen ilkesel tavrı güçlü şekilde ortaya koymuş, Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde iki devletli çözüm yönünde çalışma kararlılığında asla taviz vermemiştir. Sayın Guterres’in gönlünde müstesna bir yere sahip olan mültecilerin korunması ise yakın iş birliği içinde çalıştığımız bir başka alan olmuştur. Bunun da hiçbir zaman unutulmayacağını burada vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle asrın felaketinin ardından yaşadığımız zor günlerde bize dost elini uzatarak yaraların sarılmasına destek olan tüm Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na, Sayın Genel Sekreter’in şahsında tekrar teşekkür ediyorum" dedi.


"Birleşmiş Milletler Evi projemizi hayata geçirmeye hazır haldeyiz"


Genel Sekreter Guterres’in gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefi için büyük bir özveriyle çalıştığına şahit olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu vesileyle kendilerinin bilhassa iklim değişikliğiyle mücadele alanında başlattığı girişimlerin önemini vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak bu çalışmalara katkıda bulunma hedefiyle Kasım 2026’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz. Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi’nin küresel bir girişime dönüşmesini sağlayan, Birleşmiş Milletler sürecinde desteğini esirgemeyen ve Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nın ilk imzacılarından olan Sayın Guterres’e bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. İstanbul’u bir Birleşmiş Milletler merkezi haline getirme vizyonumuz doğrultusunda teşkilatın ofislerini aynı çatı altında toplayacak Birleşmiş Milletler Evi projemizi hayata geçirmeye hazır haldeyiz. Bu projenin Sayın Genel Sekreter’in Birleşmiş Milletler 80 girişimine de ulusal düzeyde önemli katkı sunacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.


"Birleşmiş Milletleri daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaşadığımız her hadise ve kriz ilk kez bundan 13 yıl önce dile getirdiğimiz dünya 5’ten büyüktür tespitimizin haklılığını teyit ediyor. Adalet olmadan dünyada kalkınma, barış, istikrar olmayacağına inanan bir lider olarak Birleşmiş Milletleri daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz. Sayın Genel Sekreter, şahsınıza ve liderlik ettiğiniz teşkilata yönelik karalama kampanyalarına rağmen Gazze başta olmak üzere insani krizlerin aşılması ve uluslararası barışın tesisi için ortaya koyduğunuz ilkeyi ve özverili çabalarınızın bu müstesna ödülümüzün ruhu, manası ve hedefleriyle fevkalade uyumlu olduğuna inanıyorum. Sizin nezdinizde dünyanın dört bir tarafında çetin şartlarda barış için fedakarca görev yapan Birleşmiş Milletler personelini selamlıyor, hayatını kaybeden Birleşmiş Milletler çalışanlarını saygıyla yad ediyorum. Şahsınıza tevcih ettiğimiz Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nün Birleşmiş Milletler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.


"Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum"


BM Genel Sekreteri Guterres, bu ödülün bölgede çok büyük ızdırapların yaşandığı bir döneme denk geldiğinin farkında olduğunu dile getirerek, "Çok kötü çatışmalar, giderek derinleşen jeopolitik bölünmeler var. Küresel iş birliğine güven azalıyor. Atatürk Uluslararası Barış Ödülü, barışın soylu bir vizyonun ötesinde bir şey olduğunu bize gösteriyor. Barış bir toplanma çağrısıdır. Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum. Atatürk’ün toplumsal ilerlemeye, eşitliğe ve refaha kendini adamış olması, bu konudaki çalışmaları Birleşmiş Milletler misyonu içinde kendisini buluyor. Bu miras bugün Türk halkı aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Burada, mübarek ramazanda hepinizle birlikte olmak istedim. Birleşmiş Milletler ailesinde geçirdiğim 20 yıl boyunca hep bir ramazan geleneğim oldu. Şahsi olarak bir Müslüman topluma gittim ve iftar yaptım. Bu ziyaretler hem bana hem de dünyaya İslam’a gerçek ruhunu hatırlatan ziyaretler oldu; Merhamet, cemaat ve empati. Türk halkının olağanüstü ve yüce gönüllü ruhuna da dikkat çekmek için geldim. Gerçekten eşi benzeri görülmemiş bir yerinden etme durumunda Türkiye kapılarını açtı ve milyonlarca insan şiddetten Türkiye’ye kaçtı. Başka hiçbir ülkede insanlar bu kadar rahat ve güvenli bir şekilde sınırı geçmediler. Türkiye bu anlamda birinci sırada geliyor. Bölge bir kırılma noktasına gelmek üzere ve bunun sonuçları da tüm dünyada etkili oluyor. Güvensizlik, istikrarsızlık artıyor. En kırılgan olanlar da en çok acıyı çekiyor. Şiddetin azaltılması ve diyalog en iyi çıkış yolu olacaktır" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres’e ’Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Törenin ardından iftar yemeğine geçildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Trendyol 1. Lig: Esenler Erokspor: 1 - Bandırmaspor: 1 Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında evinde karşılaştığı Bandırmaspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçtan dakikalar 6. dakikada sol taraftan savunma arkasına sarkan Kayode, kalesinden çıkan Akın’ın ceza sahası dışındaki müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Ayberk Demirbaş faul kararı verdi Akın’a sarı kart gösterdi. Sonrasında VAR’dan gelen tavsiye üzerine Ayberk Demirbaş pozisyonu izlemeye monitöre gitti. 9. dakikada incelemesini tamamlayan Ayberk Demirbaş, kaleci Akın Alkan’ın sarı kartını iptal edip doğrudan kırmızı kartla oyundan ihraç etti. 14. dakikada Recep Niyaz’ın pasında kale önünde kaleciyle karşı karşıya kalan Kayode, meşin yuvarlağı kontrol edip yaptığı vuruşla filelere gönderdi. 1-0 45+6. dakikada Amaral’ın sağ taraftan kullandığı serbest vuruşta ceza sahası içinde topa yükselen Kerim, Mikail’in müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Ayberk Demirbaş penaltı noktasını gösterdi. 45+9. dakikada penaltıda topun başına geçen Tanque’nin yerden şutunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-1 Stat: Esenler Hakemler: Ayberk Demirbaş, Harun Güngör, Ferhat Çalar Esenler Erokspor: Ertuğrul Çetin, Hayrullah Bilazer, Cavare, Onur Ulaş, Enes Alıç, Mikail Okyar (Jack dk. 63), Amilton (Catakovic dk. 75), Recep Niyaz (Berat Luş dk. 76), Ömer Faruk Beyaz (Kanga dk. 63), Faye, Kayode Yedekler: Birkan Tetik, Enes Ali Oral, Nzaba, Eray Korkmaz, Yunus Emre Gedik, Alper Karaman Teknik Direktör: Osman Özköylü Bandırmaspor: Akın Alkan, Kerim Alıcı, Hikmet Çiftçi, Atınç Nukan, Enes Aydın (Oğuz Ceylan dk. 78), Mulumba, Muhammed Gümüşkaya (Mücahit Albayrak dk. 78), Fall (Arda Özçimen dk. 12), Amaral (Abdulkadir Parmak dk. 70), Kehinde (Badji dk. 46), Tanque Yedekler: Yasin Midiliç, Yusuf Can Esendemir, Enes Çinemre, Ndongala, Emirhan Acar Goller: Kayode (dk. 14) (Esenler Erokspor), Tanque (dk. 45+9 pen.) (Bandırmaspor) Kırmızı kart: Akın Alkan (dk. 9) (Bandırmaspor) Sarı kartlar: Mikail Okyar, Recep Niyaz (Esenler Erokspor), Amaral (Bandırmaspor)
Kastamonu Kastamonu’da Trafik Kanunu’ndaki düzenlemelerle ilgili detaylar anlatıldı Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü’nde, Trafik Kanunu’ndaki düzenlemelerle ilgili bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan Kastamonu İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, geçen yıla göre asayiş olaylarında yüzde 16 oranında azalma görüldüğünü söyledi. Kastamonu Emniyet Müdürlüğü tarafından Şehit Ahmet Şahan Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda Trafik Kanunu’nunda yapılan düzenlemeler hakkında basın mensuplarına bilgilendirilme yapıldı. Toplantıda konuşan Kastamonu İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, "2025 ve 2026 yıllarının karşılaştırmasına baktığımızda, il genelimizde ve il merkezimizde asayiş olaylarının yüzde 16 oranında azaldığını görmekteyiz. Bu durum bizim açımızdan önemli bir başarıdır. Bu sonuçla birlikte ilimizin yüzde 16 oranında daha huzurlu bir şehir olma yolunda ilerlediğini söyleyebiliriz. Kişilere karşı işlenen suçlarda da 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 4,81 oranında azalma meydana gelmiştir. Mala karşı işlenen suçlarda ise 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 29,9 oranında bir azalma yaşanmıştır. Suçların aydınlatma oranı da bizim için oldukça sevindirici ve başarılı bir tablo ortaya koymaktadır. 2025 yılının tamamında il genelinde meydana gelen olayların yüzde 99’u aydınlatılmıştır. 2026 yılının ilk iki ayında ise aydınlatma oranı, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 1,5 artış göstermiş ve neredeyse yüzde 100 seviyesine ulaşmıştır. Bu durum bizim için son derece kıymetlidir. Çünkü failin tespit edilemediği ve aydınlatılamayan olaylar, toplumdaki adalet ve güven duygusunu zedeleyen unsurlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle bu konuya büyük önem veriyoruz. Kurumsal politikamız da bu doğrultudadır. Olayların aydınlatılması için hızlı ve etkin bir şekilde gerekli adımları atıyoruz" dedi. "İl genelinde toplam 893 kamera ile güvenlik hizmeti sunulmaktadır" Kaçakçılık suçlarına yönelik 2025 yılında 46 operasyonda 35 şüphelinin yakalandığını söyleyen Taş, "Organize suçlara yönelik 20 operasyonda ise 33 şüpheli yakalanmıştır. Diğer suç türlerinde gerçekleştirilen 20 operasyonda da 50 şüpheli yakalanmıştır. 2025 ve 2026 yıllarının karşılaştırılmasında tutuklu sayısında yüzde 120 oranında artış sağlanmıştır. Suç işleyen kişilerin tutuklama tedbiri ile adli mercilere teslim edilmesi, ilimizde asayişin sağlanmasına önemli katkı sağlamaktadır. Kaçakçılıkla mücadele kapsamında son üç yıl içerisinde 2 bin 192 litre etil kaçak alkol, 71 adet kaçak cep telefonu ve 107 adet ruhsatsız tabanca ele geçirilmiştir. Ayrıca tütün mamulleri ve kaçak sigara ile ilgili de çok sayıda operasyon gerçekleştirilmiştir. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında da çok sayıda yakalama yapılmış ve önemli miktarda uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Bu operasyonlarla çocuklarımızın ve vatandaşlarımızın zehirlenmesinin önüne geçilmiştir. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 10 okulda bin 512 öğrenci, öğretmen ve yöneticilere SİBERAY projesi kapsamında güvenli internet kullanımı, dolandırıcılık, teknoloji bağımlılığı, akran zorbalığı ve kişisel güvenlik konularında farkındalık eğitimleri verilmiştir. Bilgi teknolojileri ve haberleşme alanında da kent güvenlik yönetim sistemi kapsamında il merkezinde 107 noktada 387 kamera ile hizmet verilmektedir. İlçelerde ise 137 noktada toplam 506 kamera bulunmaktadır. Böylece il genelinde toplam 893 kamera ile güvenlik hizmeti sunulmaktadır" diye konuştu. "Şoförler Odası tarafından basılan plakalar standartlara uygun şekilde üretilmektedir" Yeni Karayolları Trafik Kanunu hakkında sunum yapan Trafik ve Tescil Şube Müdürü Hüseyin Karakaya ise, "Kanunun 23’üncü maddesinde belge ve plakaların araçlar üzerinde bulundurulması zorunluluğunu düzenlemektedir. 23/3-A ve B maddelerine göre nitelik ve ölçülere aykırı ya da eksik plaka kullanılması durumunda uygulanacak ceza 4 bin TL olarak belirlenmiştir. Ayrıca plaka düzeltilinceye kadar araç trafikten men edilecektir. Aynı maddenin C bendinde ise plakanın bilerek okunamaz şekile sokulması konusu düzenlenmiştir. Bu durumda uygulanacak ceza 140 bin TL’dir. Bununla birlikte araç 30 gün süreyle trafikten men edilecektir. Bir yıl içinde tekrar edilmesi halinde ise her seferinde 280 bin TL ceza uygulanacak ve araç 60 gün süreyle trafikten men edilecektir. Plakaların standart ölçüleri yönetmelikte açık şekilde belirtilmiştir. Şu anda Şoförler Odası tarafından basılan plakalar bu standartlara uygun şekilde üretilmektedir. Uzun plakaların ölçüsü 52 santimetre uzunluğunda, 11 santimetre yüksekliğindedir. Dış çerçevenin siyah kalınlığı 6 milimetre olmalıdır. Dış çerçeve ile harf ve rakamlar arasındaki boşluk ise yaklaşık 10,5 milimetre, yani 1 santimetre olarak belirlenmiştir. Harf ve rakamların yüksekliği 7,7 santimetredir. TR ibaresinin bulunduğu alan ise 5 santimetre genişliğindedir. Harf ve rakamların eni 36 milimetre, yani 3,6 santimetre olarak belirlenmiştir. İl plaka kodu ile harf grubu arasındaki boşluk ve harf grubu ile rakam grubu arasındaki boşluk 7,7 santimetre olmalıdır. Plaka kodunda bulunan rakamlar arasında, harf grubundaki harfler arasında ve rakam grubundaki rakamlar arasında bırakılması gereken boşluk ise 1 santimetre olarak belirlenmiştir. Bazı plakalar harf büyüklüğü, genişlik ve punto kalınlığı açısından standartlara uygun değildir. Bu nedenle bu plakalar APP plaka olarak adlandırılmakta ve mevzuata aykırı kabul edilmektedir. Bu plakaların kabul edilmemesinin sebebi, belirlenen ölçü ve boşluklara uymamasıdır. Standart ölçülere uymayan bu plakalar kamera ve plaka tanıma sistemleri tarafından doğru şekilde okunamamaktadır. Bu nedenle bu tür plakaların kullanılması yasaktır. Kabul edilen plakaların bazı güvenlik özellikleri bulunmaktadır. Bu özellikler arasında TR filigranı, Türk bayrağı filigranı, kare kod ve seri numarası yer almaktadır. 2024 yılından itibaren basılan plakalar üzerinde kare kod ve seri numarası bulunmaktadır. Bu seri numarası, plakanın hangi yıl basıldığını ve hangi araca ait olduğunu göstermektedir. Bu bilgiler emniyet kayıtlarında da yer almakta ve kontroller bu şekilde yapılmaktadır. 2024 yılından önce basılmış plakalar üzerinde kare kod veya seri numarası bulunmayabilir. Ancak bu plakalar da geçerli plakalar arasında kabul edilmektedir. Plakanın okunmasını engelleyecek şekilde bez, kablo, oyuncak ya da bant gibi malzemelerle kapatılması da yasaktır. Bu tür durumlarda uygulanacak ceza 140 bin TL’dir ve araç 30 gün süreyle trafikten men edilir. Başka bir araca ait plaka kullanılması durumunda ise 46 bin TL ceza uygulanmaktadır. Ayrıca sürücü belgesi 30 gün süreyle geri alınmakta ve araç da 30 gün süreyle trafikten men edilmektedir. Bir yıl içinde tekrar edilmesi halinde ceza 140 bin TL’ye yükselmekte, sürücü belgesi 60 gün süreyle geri alınmakta, araç 60 gün süreyle trafikten men edilmektedir. Sahte plaka kullanımı, başka bir araca ait plaka takılması, hurdaya ayrılmış bir araca ait plakanın kullanılması veya kayıtlı olmayan bir plakanın araca takılması durumlarında da 140 bin TL ceza uygulanmaktadır. Bu durumda sürücü belgesi 30 gün süreyle geri alınmakta ve araç 30 gün süreyle trafikten men edilmektedir. Bir yıl içinde tekrar edilmesi halinde ise 280 bin TL ceza uygulanmakta, sürücü belgesi 60 gün süreyle geri alınmakta ve araç 60 gün süreyle trafikten men edilmektedir" şeklinde konuştu. "Saldırı amaçlı araçlarından inenlere 180 bin lira ve 60 gün sürücü belgesine geri alınacak" Trafikte saldırı amaçlı araçlarından inenlerin de cezaların arttırıldığı belirten Karakaya, "Israrlı takip veya bu araçta araçtan inmek yaptırımı 180 bin TL. 60 gün sürücü belgesi geri alınıyor ve 60 gün araç men ediliyor. Yine şartlar oluşması halinde 5237 sayılı kanunun 220’inci maddesinde hükümlerde ayrıca adli işlemler başlatılacaktır. Burada yolculara da sorumluluk yüklemiştir, yolcular da araçtan inip kesinlikle kavgaya ya da o önünü kestiği aracın yolcusunu korkutmayacak, darp etmeyecek. Onlara da ayrıca bir cezai işlem uygulanacak" ifadelerini kullandı. ‘Dur’ ikazına uymayanlarla ilgili de düzenleme yapıldığını söyleyen Karakaya, "Sürücüyü durdurmaya çalıştığımız zaman durmayıp kaçtıysa biz de bunu tespit ettiğimiz zaman 200 bin TL cezai işlem uygulanıp 60 gün sürücü belgesi geri alınır. 60 günde aracı men edilecek" dedi. Driftle ilgili de düzenlemede cezaların arttırıldığını belirten Karakaya, "Zorunlu olmaksızın el frenini çekmek, başka yöntemlerle aracın ani yönü değiştirmek kendi etrafında döndürmek, bunun da cezası 58 bin TL. Daha önce 140 bin liraya çıkartıldı. Sürücü belgesi 60 gün, araçta 60 gün men edecek. Sürücü belgesi geri alınan sürücünün belgesini alabilmek için şartlar var. Ancak araç sahibi değilse aracı men etmeyeceğiz" diye konuştu. Ses sistemleriyle ilgili düzenlemeye de değinen Karakaya, "Normal aracın kendi ses sistemi var. Bunu fazla aşmış. Bundan dolayı aracı men etmiyoruz. Sadece 3 bin TL idari para cezası uygulanacak ve yoluna devam edecek. Sonradan eklenmiş ses sistemi, görüntü ve haberleşme cihazlarını bulundurma, kullanmada sürücünün aracını 30 gün men ediyoruz. Ayrıca sürücü seyir halinde cep veya araç telefonu ya da benzer şekilde cihazları ele alarak kullanması durumunda birinci ihlalde 5 bin, ikinci ihlalde 10 bin, üçüncü ihlalde 20 bin lira, sürücü belgesine 30 gün geri alınıyor" şeklinde konuştu.