POLİTİKA - 15 Mayıs 2025 Perşembe 20:05

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kimsenin kaygısı, endişesi, korkusu olmasın, biz Sayın Bahçeli ile birlikte ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletime açık yüreklilikle sesleniyorum. Kimsenin kaygısı, endişesi, korkusu olmasın. Biz Sayın Bahçeli ile birlikte ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Devletimizin tüm kurumları, kadroları ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar. Büyük bir sabırla, kararlılıkla ve samimiyetle yürüttüğümüz terörsüz Türkiye girişimimizle ülkemizin huzurunun, refahının, kalkınmasının, ilerlemesinin önündeki bir engeli daha inşallah çekip alıyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından düzenlenen 2025 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, program vesilesiyle iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti. TOBB’un önemli bir geleneği haline gelen bu anlamlı töreninin her yıl mayıs ayında gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, "Bugün bir kez daha bu güzel atmosferde gönüllerimizi buluşturan Sayın Başkana ve birlik yönetimine teşekkür ediyorum" dedi.

Bu yılki törende 73’ü genel kurul delegesi, 25’i oda ve borsa genel sekreteri olmak üzere toplam 98 kişiye plaket verileceğini belirten Erdoğan, "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği delegesi olarak birliğimizin çatısı altında 10 yılını, 20 yılını ve 30 yılını tamamlayan, bundan dolayı da hizmet şeref belgelerini almaya hak kazanan üyelerimizi yürekten tebrik ediyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, plaket alacak 98 kişinin yalnızca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne değil, ülkeye de hizmet ettiğini vurguladı. Erdoğan, "Bu kardeşlerimiz bu ülkeye de gönül verdiler, vizyon kattılar, bu milletin refahı, esenliği, huzuru için ter döktüler. Türk ekonomisinin güçlü potansiyeline inanmaktan hiç vazgeçmediler" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Plaket ve belgelerin sadakatin, gayretin, inancın yanı sıra fedakârlığın birer sembolü olduğunu dile getiren Erdoğan, "Birliğimizin üyelerinin her birine ülkemizin gelişmesine, kalkınmasına, büyümesine yaptıkları katkı için ayrı ayrı şükranlarımı iletiyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB camiasının son çeyrek asra bizzat şahitlik ettiğini vurgulayarak, Türk ekonomisinin nereden nereye geldiğini en iyi bilenlerin iş dünyası temsilcileri olduğunu söyledi. "2002 sonrasında perçinlenen siyasi istikrar, özel sektörümüzün becerisi ve dinamizmiyle birleşince her alanda ileriye giden bir Türkiye ortaya çıktı" diyen Erdoğan, 23 yılı bulan bu kalkınma sürecinde TOBB ile daima dayanışma içinde olduklarının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İhracat başta olmak üzere Türkiye’nin ekonominin her alanında yazdığı başarı hikâyesine birlikte imza attık. Yılda sadece 36 milyar dolar ihracat yapabilen bir ülkeyi, 265 milyar dolar ihracat yapan ülke konumuna biz taşıdık" ifadelerini kullandı.

"23 yılda ne yaptıysak birlikte yaptık, birlikte başardık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmde 13 milyon ziyaretçiden 61 milyon ziyaretçiye ulaşılmasında iş dünyasıyla birlikte yol alındığını vurgulayarak, "İş dünyamızı, girişimcilerimizi, yatırımcılarımızı dünya pazarlarına sizlerle birlikte açtık. Yine bu dönemde ülkemizi, demokrasimizi ve ekonomimizi hedef alan nice saldırının sıkıntının badirenin üstesinden beraberce geldik. Yani 23 yılda ne yaptıysak birlikte yaptık, birlikte başardık" açıklamasını yaptı.

TOBB’un bugün 2 milyona yaklaşan üye sayısıyla Türkiye’nin ekonomik gücünün belkemiğini oluşturduğunu belirten Erdoğan, "Bu üyelerimiz ülkemiz ihracatının yüzde 99’unu gerçekleştiriyor. Kayıtlı istihdamın yüzde 71’i sizlerin çatısı altında. Bu ülkede üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı sizler temsil ediyorsunuz" dedi.

Erdoğan, TOBB’un tüm genel kurullarına katılmaya özel önem verdiklerini belirterek, iş dünyasıyla doğrudan temasın karar alma süreçlerinde sağlıklı ilerlemeye katkı sağladığını da sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB ile yürütülen yakın iş birliğine dikkat çekerek, her yıl TOBB Türkiye Ekonomi Şuralarında bakanlarla birlikte iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldiklerini hatırlattı. Erdoğan, "TOBB ve oda borsalar aracılığı ile iş dünyamızın bizden talep ettiği pek çok konuyu hayata geçirdik. Nasıl biz sizlerin yanında olduysak, TOBB ailesi olarak siz de ülkemize ve milletimize hizmet mücadelemizde bizi asla yalnız bırakmadınız" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılındaki TOBB Genel Kurulu’nda yaptığı çağrıyı hatırlatarak, "Türkiye otomobil yapamaz’ diyenlere, ’Arabayı burada üretmiyorlar, yurt dışından getiriyorlar’ diyenlere, ’Hani bunun fabrikası’ diyen kifayetsizlere en güzel cevabı yollarımızı süsleyen on binlerce TOGG ile birlikte verdik" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 60 yıl önce Devrim otomobili projesinin çeşitli bahanelerle sabote edildiğini hatırlatarak, "Ama biz devrin otomobilini hayata geçirmeyi başardık" dedi.

TOGG’un bugün yüzde 30 pazar payıyla yurt içinde lider konumda olduğunu belirten Erdoğan, SUV modelin ardından Sedan versiyonunun da üretildiğini söyledi. Erdoğan, "İnşallah seneye yurt dışına ihracı da başlayacak. Artık dünyanın farklı ülkelerindeki yollarda köklü otomobil markalarıyla yan yana milli markamız TOGG’u da göreceğiz" değerlendirmesini yaptı.

"İnsansız hava araçlarında ilk 3’teyiz, Hürjet için de aynı başarıyı hedefliyoruz"

Savunma sanayisindeki gelişmelere de değinen Erdoğan, Türkiye’nin insansız hava araçlarında küresel ölçekte ilk 3 ülke arasında yer aldığını belirtti. Erdoğan, "Bir dönem olmadık bahaneler öne sürülerek ülkemize verilmeyen İHA-SİHA teknolojisinde şimdi dünyada parmakla gösterilen konuma geldik. Ürün almak için başkalarının kapısını çalan bir ülkeyken, hamdolsun, artık kapısı çalınan bir ülke olduk" dedi.

Eğitim uçağı Hürjet’le de benzer bir başarı hikâyesi yazmak istediklerini ifade eden Erdoğan, "Dün İspanya’da Hürjet projemiz için önemli bir mutabakat imzalandı. Dikkat edin İspanya diyorum ha, çatladı kapı değil" diye konuştu. Erdoğan, mutabakat kapsamında Airbus ve TUSAŞ’ın Hürjet’in İspanya Hava Kuvvetleri envanterine girmesi için ortak çalışma yürüteceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"TOGG’da da savunma sanayii gibi ihracat başarısı yakalayabiliriz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisinde elde edilen ihracat başarısının Türkiye’nin yerli otomobili TOGG’da da yakalanabileceğini belirterek, "Yeter ki biz kendimize güvenelim, özgüven sahibi olalım. Allah’ın izniyle gerisi zamanla birlikte gelecektir" dedi.

"TOBB’un afet dönemindeki dayanışması milletimizin hafızasında yer etti"

TOBB’un dünyanın en iyi ve en çok hizmet üreten ilk üç oda sistemi arasında yer almasından gurur duyduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremleri sonrasında birliğin gösterdiği dayanışma ve yardım faaliyetlerinin milletin gönlünde yer ettiğini söyledi. Erdoğan, "Depremzedelerimizi tekrar yuvalarına kavuşturmak için başlattığımız konut kampanyasına özel sektörün en büyük desteği TOBB tarafından geldi" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa ve ihya çalışmalarına verdikleri destek için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne teşekkür ederek, "Ülkemiz ekonomisine 104 milyar doların üzerinde maliyeti olan bu büyük felaketin altından yüz akıyla kalkıyoruz. Afetin ikinci yıl dönümünde 201 bin konutun anahtarlarını teslim ettik" diye konuştu.

Deprem bölgesinin adeta dünyanın en büyük şantiyesine dönüştüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yıl sonuna kadar kalan 252 bin konutu da tamamlayarak sene başında 453 bin konutun anahtarlarını hak sahiplerine teslim etmiş olacağız" dedi. "Depremzede kardeşlerimiz güvenli, huzurlu ve modern evlerine girmeden hiçbirimiz rahata eremeyiz" diyen Erdoğan, deprem bölgesinin ihyasının hükümetin en öncelikli gündemi olmaya devam edeceğini söyledi.

"2023 hedeflerine birlikte ulaştık, şimdi rotamız 2053"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB üyeleriyle 23 yıldır omuz omuza çalıştıklarını belirterek, "Şimdi gözümüzü 2053’e diktik. Bunun için heyecanımızı her gün tazeliyor, yeniliyor, her zaman ileriye bakıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış bu ülkeye eser kazandırmanın sevincini ve haklı kıvancını kalbimizin derinliklerinde hissediyoruz" diyen Erdoğan, millete hizmet etmenin büyük bir onur olduğunu dile getirdi.

"Yüksekova gibi ilçeler il olmak için sırada"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, il olmayı bekleyen yerleşim yerlerine ilişkin de, "Türkiye’de şu anda Yüksekova’ların sayısı çok fazla. Hepsi il olmak için sıraya girdi. Yüksekova şu anda havalimanına sahip. Hepsi ‘biz de il olmalıyız’ diyor" şeklinde konuştu. Erdoğan, "Bugün bu salonda Türkiye’ye hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşayan her bir kardeşimin de bizimle aynı hissiyatı paylaştığına yürekten inanıyorum. Kim ne derse desin Türkiye ekonomisinin omurgasını temsil eden TOBB’u ülkemizin en saygın kurumlarından biri olarak görüyoruz. Ekonominin sağlıklı ve güvenli bir ortama kavuşmasında, giderek artan belirsizliklerin ortadan kaldırılmasında, iş dünyamızın tüm kesimlerinin önünü görebilmesinde, daha önemlisi Türk ekonomisinin hedeflerine ulaşmasında sizlerin yapıcı, yol gösterici politikalar üretmesi bizim için büyük önem taşıyor" dedi.

"Bilhassa terörsüz Türkiye çabalarımızın menziline kazasız, belasız ulaşmasında sizlerin desteği, dayanışması, katkısı, kritik öneme sahip" diyen Erdoğan, "Türkiye 1984 yılından bugüne 41 yıl boyunca bölücü terörün kanlı eylemlerine sahne oldu. Bu süre zarfında terörle mücadelede 10 binden fazla güvenlik görevlimizi maalesef şehit verdik. Yine 41 yıl boyunca 50 binden fazla insan hayatını kaybetti" diye konuştu.

Terörün Türkiye’ye doğrudan ve dolaylı maliyetinin 2 trilyon doları bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada şu hususu özellikle vurgulamak istiyorum. Terör sadece terör olarak kalmadı. Terör üzerinden maalesef değişik sektörler ortaya çıktı. Hani terör baronları diyoruz ya, işte terörün varlığından, terör eylemlerinden örgüt kadar başkaları da şahsi rant elde ettiler. Silah tüccarları, zehir tacirleri, insan kaçakçıları, gençlerin mahvından beslenen illegal yapılar, terörün bölgesinde ve gölgesinde işlerini büyüttüler. Terör meselesi üzerinden siyasi istismar yapanlar oldu. Terör bataklığında kendi kirli fikirlerini kirli emellerini yaymak isteyenler oldu. Türkiye dışarıdan şiddet eylemlerine maruz kalırken içeride bunu fırsata çevirmeye çalışan işte o terör baronlarının da istismarına maruz kaldı" diye konuştu.

Geçmişte bu meselenin çözümü için bilhassa merhum Turgut Özal döneminde çok cesur adımlar atıldığını, ama dışarıdan olduğu kadar içeriden yapılan sabotajlarla bu çözümün engellendiğini dile getiren Erdoğan, "Türkiye gerçekten çok büyük bedeller ödedi. Binlerce annenin yüreğine kor bir ateş düştü. Türk-Kürt kardeşliği çok ağır yaralar aldı. Biz de göreve geldiğimiz andan itibaren hem ülkemizin demokrasi açığını özellikle kapatmak hem de terör belasından ülkemizi ve Kürt kardeşlerimizi kurtarmak için hakikaten çok büyük emek verdik" açıklamasını yaptı.

Hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesinden vesayetle mücadeleye adına sessiz devrim dedikleri tarihi nitelikte adımlar attıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Terör örgütünün beslenme alanlarını hamdolsun önemli ölçüde kuruttuk. Buradaki birçok kardeşim şu an ekranları başında bizi izleyen milyonlarca vatandaşımız bu uğurda gösterdiğimiz samimi gayretin en yakın şahididir."

Sürecin bazı kesimler tarafından sabote edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz bu süreçte şunu da gördük. Terör örgütü kanlı eylemler yaparken dönem dönem içeride muhalefet iktidarı yıpratmak için bu saldırıları acımasızca kullandı. Topluma korku salmak, milletin arasına nifak duvarları örmek, siyaseti terör sopasıyla hizaya sokmak için yıllarca bu eylemler istismar edildi. Terör belasından kurtulma umudu arttığında ise bunlar çözmesin de gerekirse terör devam etsin diyecek kadar vicdanını kaybedenler çıktı. Tıpkı yakın tarihte Edirne’yi düşmana karşı savunmak için yola çıkan merhum Enver Paşa’ya Edirne’ye Enver gireceğine Bulgar girsin dedikleri gibi açık söylüyorum. Bize de terörü bu iktidar bitireceğine hiç bitmesin daha iyi diyenler çıktı. Bakın bu tavra 15 Temmuz gecesi 253 vatan evladını alçakça şehit eden FETÖ ile mücadelemizde de şahit olduk. Biz FETÖ’nün üzerine kararlılıkla gittikçe bu ülkenin ana muhalefet partisi vekilleri, yetkilileri ,yöneticileri FETÖ’cülere kol kanat geriyordu. Aziz şehitlerimizin mübarek naaşları dahi soğumadan 15 Temmuz’a kontrollü darbe iftirası atanları hiçbir vakit unutmayacağız. Maalesef bugün de aynı şebekenin hezeyanlarıyla karşılaşıyoruz. Bölücü örgüt çıkıyor kendini feshettiğini ve silah bırakacağını açıklıyor. Neredeyse yarım asırdır kanla yazılan bir ihanet sayfasının tamamen kapanması noktasında önemli bir fırsat penceresi aralanıyor. Doğu ve Güneydoğu bölgemizde vatandaşlarımız terör tehdidi altında yaşamaktan inşallah artık kurtuluyoruz diyerek sokaklarda meydanlarda sevinç halayları çekiyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, süreç boyunca kararlı adımlar atıldığına vurgu yaparak, "Ama bakıyorsunuz birileri adeta karalar bağlamış durumda. Ellerindeki o kanlı sektörü, o istismar tezgahını kaybetmekten korkanlar neredeyse terör örgütüne yalvaracaklar. Ne olur bizi bırakıp gitme diye ağlayacaklar. İşte böyle derin bir hayal kırıklığı yaşıyorlar. Cumhur İttifakı bitireceğine terör hiç bitmesin, devam etsin diye yas tutanlar, ağıt yakanlar, ağlaşanlar var. Şimdi değerli arkadaşlar, bir defa şunu açık ve net tekrar söylemek isterim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir devlettir, kudretli bir devlettir. Devletimiz hiçbir gücün karşısında diz çökmez ve çökmemiştir. Bakın 40 yıl boyunca ağır bedeller ödenmiştir. Fakat Türkiye geldiğimiz noktada bu meseleyi artık bir hal yoluna koymuştur. Devletimizin toprak bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliği, üniter yapımız, bayrağımız, resmi dilimiz asla tartışma konusu değildir. Ne yapılıyorsa tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyerek sembolleştirdiğimiz ilkelerimiz çerçevesinde yapılmaktadır. Cumhuriyetimizin temel niteliklerine dokunulmasına bu işin yaygarasını koparanlardan önce biz karşı çıkarız, biz itiraz ederiz" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Yapıcı eleştirilere, tenkitlere, tekliflere sonuna kadar açık olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın bundan da büyük memnuniyet duyarız. Ama terörsüz Türkiye çabalarının zorlaştırılmasına iyi niyetli bakmayız. Buradan milletime açık yüreklilikle sesleniyorum. Kimsenin kaygısı, endişesi, korkusu olmasın. Biz Sayın Bahçeli ile birlikte ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Devletimizin tüm kurumları, kadroları ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar. Büyük bir sabırla, kararlılıkla ve samimiyetle yürüttüğümüz terörsüz Türkiye girişimimizle ülkemizin huzurunun, refahının, kalkınmasının, ilerlemesinin önündeki bir engeli daha inşallah çekip alıyoruz. Şundan emin olunuz. Terörsüz Türkiye en çok da Türkiye ekonomisini şaha kaldıracaktır. Menzile vardığımızda bundan en fazla TOBB camiası istifade edecektir. Türkiye artık yeni bir ligde top koşturmaya başlayacak. Onun için de terörsüz Türkiye yürüyüşümüzde en çok da sizlere görev düşüyor. Bu salonda Anadolu var. Bu salonda Anadolu’nun emeği, alın teri birikimi var. Sizler de omuz omuza verdiğinizde inşallah Türkiye bu meseleden çok daha hızlı çıkacaktır. Her birinize emekleriniz, gayretleriniz, fedakarlıklarınız, Türk ekonomisine kazandırdıklarınız için kalpten teşekkür ediyorum. Şeref belgesi ve plaket alacak tüm dostlarımı tebrik ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Glokom belirti vermeden görme kaybına yol açabilir" Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokomun sessiz ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet İçağasıoğlu, "Glokom belirti vermeden görme kaybına yol açabilir. Düzenli göz muayenesi, ilaçlara uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, görmenin korunması için en etkili önlemlerdir. Özellikle 40 yaş sonrası ve risk gruplarındaki kişiler kontrollerini ihmal etmemelidir" dedi. VM Medical Park Pendik Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet İçağasıoğlu, 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Glokomun göz içi basıncının artışıyla göz sinirine zarar veren ve tedavi edilmezse görme kaybına yol açabilen kronik bir hastalık olduğunu belirten Op. Dr. Ahmet İçağasıoğlu, "Glokom halk arasında göz tansiyonu olarak bilinir. Hastalık çoğu zaman sinsi şekilde ilerler ve erken dönemde hastalar herhangi bir belirti fark etmeyebilir. Bu nedenle glokom ‘sağlıklı gözün sessiz hırsızı’ olarak adlandırılır" dedi. ’’Görme kaybı geri döndürülemez’’ Glokomun retina ve optik siniri etkilediğini anlatan Op. Dr. İçağasıoğlu, hastalığın mekanizmasını şu sözlerle açıkladı: "Hastalık genellikle önce çevresel görmeyi etkiler. Başlangıçta hastalar görmelerinin iyi olduğunu düşünebilir, bu yüzden çoğu fark etmez. Ancak ilerledikçe görme alanı daralır ve ileri evrede tünel görme gelişebilir. Glokomda kaybolan retinal ganglion hücreleri ve optik sinir lifleri geri gelmez. Tedavinin amacı kaybedilen görmeyi geri kazandırmak değil, hastalığın ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmaktır." Göz içi basıncının dalgalanmalarının da hastalıkta önemli rol oynadığını dile getiren Op. Dr. İçağasıoğlu, "Sadece ortalama basınç değil, gün içi dalgalanmalar ve özellikle gece yükselmeleri de sinir hasarını hızlandırır. Bu yüzden düzenli damla kullanımı ve takip hayati önemdedir" dedi. ’’Düzenli takip kritik önemde’’ Glokom tedavisinde düzenli kontrollerin ve ilaç uyumunun büyük önem taşıdığını belirten Op. Dr. İçağasıoğlu, hastaların çoğu zaman kendilerini iyi hissettikleri için tedaviyi aksatabildiğini ifade etti. Op. Dr. İçağasıoğlu, "Glokom kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. Göz içi basıncı kontrol altında tutulmazsa, sinir hasarı sessiz şekilde devam eder. Düzenli takip, OCT ve görme alanı testleri ile hastalığın ilerlemesini izlemek gerekir. Tedavi planı buna göre ayarlanır" şeklinde konuştu. ’’40 yaş sonrası göz muayenesi ihmal edilmemeli’’ Glokomda erken tanının görmenin korunmasında en önemli faktör olduğunu kaydeden Op. Dr. İçağasıoğlu, "Glokomda erken tanı görmenin korunmasında en önemli faktördür. Özellikle 40 yaşından sonra düzenli göz muayenesi ihmal edilmemelidir. Ailede glokom öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Bu yüzden bu kişilerin daha erken yaşlardan itibaren düzenli göz muayenesi yaptırmaları gerekir" dedi. ’’Sağlıklı yaşam alışkanlıkları göz sağlığını destekliyor’’ Günlük yaşam alışkanlıklarının göz sağlığı üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Op. Dr. İçağasıoğlu, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı önerilerini şöyle paylaştı: "Tempolu yürüyüş, hafif koşu ve yüzme gibi aerobik egzersizler göz içi basıncını birkaç birim düşürebilir ve gözün kan dolaşımını artırabilir. Ancak çok ağır kaldırma gibi basıncı artırabilecek egzersizlerden kaçınılması gerekir. Ayrıca uyku pozisyonu da önemlidir; yüzüstü uyumak veya sürekli aynı göz üzerine yatmak basıncı artırabilir. Bazı yoga hareketlerinde yapılan baş aşağı duruşlar da dikkatli uygulanmalıdır. Çok fazla kahve veya su, göz içi basıncını geçici olarak yükseltebilir. Sıvı tüketimini gün içine yaymak daha sağlıklıdır. Antioksidan açısından zengin beslenme ve sigaradan uzak durmak göz sinirini korumaya yardımcı olur." ’’Bebeklerde de görülebiliyor’’ Glokomun nadir de olsa bebeklerde görülebileceğini belirten Op. Dr. İçağasıoğlu, konjenital glokom hakkında şunları söyledi: "Konjenital glokomda göz içi sıvısının dışarıya akmasını sağlayan yapıların gelişiminde bozukluk olur. Bu durum göz içi basıncının yükselmesine ve göz dokularında hasara yol açabilir. Bebeklerde aşırı göz sulanması, ışıktan kaçma, gözleri sıkma ve kornea bulanıklığı en sık görülen belirtilerdir. Ayrıca göz büyüklüğünde artış ve korneada ödem görülebilir. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır." Tedavinin genellikle cerrahi yöntemlerle yapıldığını söyleyen Op. Dr. İçağasıoğlu, "Erken dönemde yapılan müdahale ile görme büyük oranda korunabilir. Geç kalınırsa optik sinir hasarı kalıcı olur" dedi. Dünya Glokom Haftası mesajı Op. Dr. İçağasıoğlu, toplumda farkındalık oluşturmanın önemine değinerek şunları paylaştı: "Glokom sessiz ilerleyen bir hastalıktır. Belirti vermeden görme kaybına yol açabilir. Düzenli göz muayenesi, ilaçlara uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, görmenin korunması için en etkili önlemlerdir. Özellikle 40 yaş sonrası ve risk gruplarındaki kişiler kontrollerini ihmal etmemelidir."
Samsun OMÜ’de "Cumhuriyet ve Kadınların Siyasal Temsili" söyleşisi Samsun Ondokuz Mayıs üniversitesi (OMÜ) Merkez Kütüphanesi’nde "Cumhuriyet ve Kadınların Siyasal Temsili" adlı söyleşi düzenlendi. Düzenlenen söyleşide; İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nuray Ertürk Keskin ve Eğitim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Aydın konuşmacı olarak yer aldı. Türkiye’de kadınların ulusal ve yerel siyasetteki konumunu sayısal verilerle değerlendiren Prof. Dr. Nuray Ertürk Keskin, kadınların siyasi olarak güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Uçurumu Endeksinin 2025 verilerini paylaşan Keskin, kadınların siyasal temsilinin önündeki engelleri sıralayarak bu engellerin aşılmasına yönelik önerilerini dile getirdi. Keskin, kadınların siyasette yer almaları kadar kamu politikalarına ilişkin talep ve program sahibi olmalarının da önemli olduğunu belirtti. Söyleşinin diğer konuşmacısı olan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Aydın ise Türk tarihinde ve toplumunda kadının yeri ile ilgili genel bir değerlendirme yaptıktan sonra Samsun’un ilk kadın milletvekili Ayşe Meliha Ulaş’tan bahsetti. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün ardından düzenlenen söyleşide tarihe adını ilklerle yazdıran, siyasal temsilci ve milli mücadele döneminde etkin bir faal gösteren kadınlar konuşuldu. Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi destekleriyle düzenlenen söyleşi, teşekkür belgesi takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Manisa Köprübaşı Çileği altın sezonunu yaşıyor Mart ayında kilosu 200 liraya alıcı bulan coğrafi işaretli Köprübaşı Çileği, dört mevsim süren hasadı ve yoğun talebiyle hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de ilçe ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Manisa’nın en küçük ilçesi olan Köprübaşı’nda coğrafi işaretli çileğin üretimi dört mevsim aralıksız devam ediyor. Tadı, aroması ve kalitesiyle dikkat çeken tescilli Köprübaşı çileğinin mart ayında kilosu 200 liradan alıcı bulması ise üreticinin yüzünü güldürdü. Tarlaya gelen bazı alıcıların çilekleri kendilerinin toplaması ise dikkat çekti. İlçede yaklaşık 4 bin dekar alanda yetiştirilen Köprübaşı çileği, yaz ve kış aylarının ardından bahar ayında da hasat edilmeye devam ediyor. Büyük emekle toplanan çilekler, Manisa’nın yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki pazarlarda tüketiciyle buluşuyor. Mart ayında da üretimini sürdüren çilek üreticisi Selçuk Kayacan, örtü altında 6 dekar, açık alanda ise 4 dekar olmak üzere toplam 10 dekarda üretim yaptığını belirtti. Kayacan, Köprübaşı çileğinin hem açık arazide hem de sera altında yetiştirilebildiğini ifade ederek, fiyatların üreticiyi memnun ettiğini söyledi. Çileğin kilosunun 200 liradan başladığını dile getiren Kayacan, "Toptancıların ilgisi güzel. Hatta bazı alıcılar tarlaya gelip çileği kendileri topluyor. Yüzümüz gülüyor, cebimiz para görüyor. İlçemizde dört mevsim çilek hasadı yapılabiliyor. Köprübaşı çileği artık markalaşmış bir ürün" dedi. Kayacan ayrıca Köprübaşı çileğinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret belgesiyle tescillendiğini hatırlatarak, ürünün yıl boyunca aranır hale geldiğini vurguladı. Köprübaşı’nda yaklaşık 500 üreticinin 4 bin dekarlık alanda çilek yetiştirdiği öğrenilirken, kış sezonunda üretimi artırmak için tünel sera çalışmalarının sürekli artarak devam ettiği bildirildi.