POLİTİKA - 12 Mart 2025 Çarşamba 14:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Nüfus artış hızı asimetrik bir şekilde maalesef düşüyor''

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Nüfus artış hızı asimetrik bir şekilde maalesef düşüyor''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz kadının güçlendirilmesini ailenin zayıflaması ve zayıflatılması olarak asla görmüyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Bireyi nitelikli ama küçültülmüş, özgür ama yalnızlaştırılmış insan haline getirme çabalarının küresel bir kuşatma halini aldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz asırda Batı popülizminin önceliği ailenin dağıtılması ve toplumdaki bireyselleşmiş kişi sayısının arttırılmasıydı. Şimdi bunun bedelini en ağır şekilde yine kendileri ödüyorlar. Hatalı politikalar sebebiyle sürüklendikleri darboğazdan çıkamıyorlar. Büyük kongre için hazırladığımız metnimizde de önemle vurgulamıştık. Yuva kavramının evdeki oda sayısıyla ilişkili hale getirilmesi doğru değildir. Yuva demek şu kadar metrekare ev demek değildir. Yuva demek içinde birlikte güzel vakit geçirilen, hatıralar biriktirilen, çatısı altında huzur bulunan, hayata ve insanlığa dair temel eğitim ve öğretimlerin görüldüğü mekan demektir. Çocuklar okula ailede kazandıkları bu güçlü temeli harflerle, rakamlarla, becerilerle süslemek üzere giderler. Dolayısıyla okul ailenin yerine geçen değil, bilakis ailede verilen eğitimin, ahlakın, değerlerin tamamlayıcısı olan bir kurumdur. Öyle olmalıdır" ifadelerini kullandı.

"Ülkemizde doğurganlık oranı ve nüfus artış hızı asimetrik bir şekilde maalesef düşüyor"

Aile kurumunun bugün çok boyutlu bir muhasara altında olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nüfus ve demografide yaşanan değişimler, cinsiyetsizleştirme gibi sapkın ideolojilerin dayatılması, geniş ailelerin azalması, çekirdek ailelerdeki çocuk sayısının düşmesi, evlilik yaşı her yıl yükselirken boşanma oranlarının artması, buna bağlı olarak tek ebeveynli ailelerin sayısının çoğalması gibi sorunlar aile kurumunu güneşin karı erittiği gibi örseliyor, zayıflatıyor, yıpratıyor. Türkiye olarak güçlü kültürümüze ve aile değerlerimize rağmen üzülerek ifade etmeliyim ki biz de bu tehditlerin hedefindeyiz. Hatta en çok zararı görenler arasındayız. Aile Yılı programımızda paylaştığım bazı rakamları önemine binaen tekrar hatırlatmak isterim. Ülkemizde doğurganlık oranı ve nüfus artış hızı asimetrik bir şekilde maalesef düşüyor. Mesela 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızımız bugün 1,51’e geriledi. Yıllık nüfus artış hızımız ise benzer şekilde 1001,1’e düştü. Çocuk ve genç nüfusumuz azalırken, yaşlı nüfusumuz tarihimizde ilk defa yüzde 10’un üzerine çıktı. Ortalama yaşımız 34 sınırına dayandı. Henüz Avrupa ve diğer gelişmiş ülkeler kadar olmasa da maalesef nüfus bakımından giderek yaşlanıyoruz. Bir diğer endişe verici tablo evlenme yaşındadır. Ülkemizde ilk evlenme yaşı kadınlarda 26’ya, erkeklerde 28’e çıktı. İlk anne olma yaşı geçmişte görülmemiş biçimde 29’u ne yazık ki aştı. Kardeşlerim bu rakamlar şu anlama geliyor; şayet millet olarak gereken tedbirleri süratle almazsak yarınlarımız ciddi tehlike içindedir" şeklinde konuştu.

"Muhalefet yönettikleri belediyeler ve yandaş sendikalar aracılığıyla LGBT sapkınlığının sponsorluğunu yapıyor"

Bahse konu meselenin sadece AK Parti veya Cumhur İttifakı ile sınırlı olmadığını, gelecek iktidarların da bu sorunla karşılaşacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu mesele sadece hükümetin, bizim iktidarlarımızın meselesi de değildir. Muhalefetiyle, basınıyla, iş dünyasıyla, sivil toplumuyla bu mesele tüm milletimizin meselesidir. Aileyi korumak, ailevi değerleri yaşatmak hepimiz için milli bir görevdir. Aile ve nüfus Türkiye için varoluşsal bir soruna dönmüşken, muhalefetin özellikle de CHP’nin politikalarındaki çarpıklık sorun itibarıyla daha da büyüyor. Öyle bir gaflet ve dalalet haliyle karşı karşıyayız ki Avrupa ve Amerika’da artık kreşlere, anaokullarına kadar bulaşmış LGBT musibetine karşı önlemler alınıyor. Bizdeki muhalefet ise yönettikleri belediyeler ve yandaş sendikalar aracılığıyla LGBT sapkınlığının sponsorluğunu yapıyor. Dikkat edin. Sapkın akımları önce partilerine, daha sonra yönettikleri belediyelere soktular. İnsan fıtratına aykırı cinsiyetsizleştirme akımlarına destek vererek aile kurumuna ihanet ettiler. Öyle ki LGBT belasının sebep olduğu toplumsal felaketle boğuşan ülkelerden yükselen feryatları bile görmüyorlar, duymuyorlar. Sahte bir özgürlük kavramının arkasında siper alarak milli bünyemize zaman ayarlı bir bomba yerleştiriyorlar. Düşünebiliyor musunuz? Amerika’da son gelişmelere baktığımız zaman ‘sadece erkek ve kadından oluşuyor.’ Kim diyor bunu? Trump. Parti teşkilatlarında ve belediyelerinde hırsızlığı, yolsuzluğu, arsızlığı olduğu kadar cinsel tacizi de adeta kurumsallaştıran bir yapıdan başka ne beklenebilir? Onun da takdirini milletimize bırakıyoruz" açıklamasında bulundu.

"Biz kadının güçlendirilmesini ailenin zayıflaması ve zayıflatılması olarak asla görmüyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz sapkın akımların milli bünyemizi işgal, ifal ve istila etmesine karşı aile kurumunu güçlendirmeye yönelik kararlı adımlar atacağız. Her vesileyle bu konudaki hassas tavrımızı açıkça ortaya koyuyoruz. Bu doğrultuda Aile Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösterecek iki önemli kurumu Aile Enstitüsü ve Nüfus Politikaları Kurulunu ihdas ettik. Yeni evlenecek gençlerimize Aile ve Gençlik Fonu dahilinde verdiğimiz faizsiz kredi desteğini 81 ilimizin tamamında uygulamaya geçirdik. Doğum yardımı tutarlarında ciddi oranlarda artışa gittik. Bunların haricinde aile müessesesini güçlendirecek, gençlerimizin yuva kurmasını kolaylaştıracak, aileye yönelik tehdit ve tehlikeleri bertaraf edecek yeni projeleri, düzenlemeleri ve uygulamaları hayata geçireceğiz. Son olarak burada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Biz kadının güçlendirilmesini ailenin zayıflaması ve zayıflatılması olarak asla görmüyoruz. Meseleye kadın ile erkek arasındaki çatıştırıcı, ayrımcı söylemlerin aksine kadının azim ve kararlılığının aileyi desteklediği perspektifinden bakıyoruz. Böyle olduğu için de hiçbir zaman kadın üzerinden siyasete tevessül etmedik. Kadınlarla birlikte kadınlar için hep birlikte ülkemiz ve milletimiz için siyaset yapmayı tercih ettik. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde yola devam edeceğiz. Kadın ve aile düşmanı olduğunu her fırsatta gösteren CHP’ye, CHP’nin kadına had bildiren küstah zihniyetine, kadınları sadece vitrin süsü olarak gören çarpık bakış açısına rağmen Allah’ın izniyle bunu hep birlikte biz başaracağız."

Mehmet Kalay - Doğukan Gürel - Kemal Diri - Kaan Taşkın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Milaslı şehidin çocukları, Galatasaray’ın onur konuğu oldu Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan Milaslı Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Emrah Kuran’ın çocukları, Galatasaray-Samsunspor maçında Galatasaray’ın onur konuğu oldu. Geçtiğimiz Kasım ayında Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmek için havalanan askeri kargo uçağının Gürcistan sınırında düşmesi sonucu şehit olan Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Emrah Kuran’ın oğulları Aras (10) ve Bartu (5), bugün oynanan Samsunspor karşılaşmasında Galatasaray’ın özel konuğu oldu. Şehit çocukları, maç öncesi düzenlenen seremoniye futbolcularla birlikte çıkarak unutulmaz anlar yaşadı. Ailenin maça gitme isteğinin Galatasaray Kulübü’ne iletilmesinin ardından yapılan davet üzerine şehidin eşi ile 7 aylık, 5 ve 10 yaşındaki çocukları öğle saatlerinde Sabiha Gökçen Havalimanı’na ulaştı. Aile, maç programı kapsamında İstanbul’da ağırlanırken, Galatasaray Kulübü tarafından maç günü boyunca çocukların keyifli zaman geçirmesi için özel program hazırlandı. Karşılaşma saatinde ise iki minik kardeş, Galatasaray ve Samsunspor futbolcularıyla birlikte seremoni alanına çıkarak unutulmaz bir gün yaşadı. Şehit ailesinin İstanbul’a ulaşım giderleri, Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke tarafından karşılanarak ailenin güvenli bir şekilde İstanbul’a ulaşması sağlandı. Kaymakam Böke, bu organizasyonun çocuklara moral olması amacıyla desteklendiğini belirtti. Şehit Emrah Kuran’ın eşi kendilerini davet eden ve emeği geçen herkese çok teşekkür etti.
İstanbul Beşiktaş Belediyesi Başkan Vekili Rasim Şişman’dan açıklama: "Hizmetlerimiz kesintisiz şekilde devam ediyor" Beşiktaş Belediye Başkan Vekili Rasim Şişman, Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik haciz iddiaları üzerine açıklama yaptı. Başkan Vekili Şişman, "Her şey kontrolümüz altında çok iyi yolda ilerliyoruz. Dimdik ayaktayız, hizmetlerimiz kesintisiz biçimde devam ediyor" dedi. Beşiktaş Belediye Başkan Vekili Rasim Şişman, Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik haciz iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Beşiktaş Belediyesi’ne ait Palanga Caddesi’nde bulunan Fen İşleri Müdürlüğü Bakım Onarım Atölyesi’nde kışa hazırlık çalışmalarını inceleyen Başkan Vekili Rasim Şişman, belediyenin hizmetlerine devam ettiğine vurgu yaptı. Başkan Vekili Rasim Şişman açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Şu anda Palanga’da Fen İşleri garajımızdayız. Kış hazırlıklarımızı gözden geçiriyoruz. Dünden bu yana basında sıkça yer alan belediyemizde uygulanan bir haciz işlemine dair sizleri bilgilendirmek istedim. Belediyemizin çeşitli borçları var. Bunların bir kısmını ödüyoruz bir kısmını yapılandırdık, bir kısmını öteledik. Ama finansal olarak çok doğru bir yolda ilerliyoruz. Zaman zaman firmalara olan borçlarımızdan kaynaklı olarak da bu tarz hiç istemediğimiz gelişmeler yaşanabilir. Ben bunun çalışma arkadaşlarımızın da komşularımızın da motivasyonunu bozmasını hiç arzu etmem. Dolayısıyla moralimizi yüksek tutalım. Her şey kontrolümüz altında. Çok iyi yolda ilerliyoruz. Önümüzdeki günlerde sizlerle yeni hizmetlerimizi buluşturacak olmanın hazırlığı, sabırsızlığı içerisindeyiz. Dolayısıyla ben hiçbir çalışma arkadaşımızın ya da komşularımızın bu haberlerden etkilenmesini, ümitsizliğe kapılmasını istemem. Dimdik ayaktayız, hizmetlerimiz kesintisiz biçimde devam ediyor. Enerjimiz, motivasyonumuz çok yüksek. Buradan her birinizi ayrı ayrı sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."
İstanbul Okan Buruk: "Benim görüşüm kolun doğal konumunda olduğu" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Samsunspor’un son dakikalarda beklediği penaltı pozisyonunda Kazımcan Karataş’ın kolunun doğal konumda olduğunu belirterek, "Hakem orada penaltı verseydi, belki kimse bir şey diyemezdi. Benim görüşüm oyuncumuzun doğal konumunda kolunu hareket ettirdiği" dedi. Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Galatasaray evinde karşılaştığı Samsunspor’u 3-2’lik skorla mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, "Bu dönem bizim için genel olarak zor geçiyor. Sert maçlar oluyor. Geçen maçtaki 11 ile başlamamızın avantaj olduğu düşünüyorduk. Maça İyi başladık. İlk yarı çok iyi oynadık. Çok rahat bir 45 dakika oynadık. Lemina’nın sakatlığından dolayı ikinci yarı devam edemeyeceğini söyledi. Pas için de önemli bir oyuncu. Devamında da yorgunluklar oldu. Üstü üste aynı oyuncularla çok uzun sürelerle oynuyoruz. Tam olarak hazır olmayan oyuncularımız da vardı. Yunus’u 25 dakika düşünüyorduk, ona o dakikayı verdik. 10 dakika da Berkan oynadı. Arda’yı kullandık. Oyununun devamında Arda ile Davinson’u yer değiştirdik. 2-1 sonrası rakibimizin atakları vardı. Bizim de girmeye çalıştığımız pozisyonlar vardı. 3. golü bulsaydık daha rahat olabilirdik. O bölümde penaltı pozisyonu var, Kazımcan’ın ayağına basılması. Bir tane de Davinson’un pozisyon içerisinde üstüne basılması var. İki VAR incelemesi oldu. İkisinden de olumsuz sonuç çıktı. İçimden bu kadar şanssız bir gece mi olur dediğim bir gol yedik. Bizim oyuncumuza çarpıp gol olması, şanssız bir gece oldu. Son değişikliği yaptık, Mauro Icardi’yi aldık. Arda’yı oyundan çıkarmam taktiksel bir karardı. Çok üzüldü. Arda bizim için değerli, bizden çok fazla süre buluyor. Taktiksel olarak Barış’ı sağ beke attık, iki forvete döndük. Gol de Barış’ın ortasıyla oldu. Biz nasıl iki penaltı, bir kırmızı kart nasıl beklediysek rakibimizin de beklentisi oldu. Benim görüşüm kolun doğal konumunda olduğu. Buna yakın pozisyonları Avrupa’da, Şampiyonlar Ligi’nde gördük. Hakem orada penaltı verseydi, belki kimse bir şey diyemezdi. Benim görüşüm oyuncumuzun doğal konumunda kolunu hareket ettirdiği. Burada verilecek her karar saygı duymak lazım. Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid maçı buna benzerdi. Kazım’ın sadece elinin aşağıda olması, elinin çok hafif açık olması onun topa elle oynama düşüncesinde olduğunu söyleyemeyiz. Başka bir şey olsaydı buna saygı duyacaktık. Nasıl Kazımcan’ın ayağına basılması çok küçük basma dendiği gibi, Davinson’un ayağına basılması şanssızlık denilebilir. Kırmızı da verilebilirdi. Sallai’nin gördüğü kırmızı kartı hepimiz hatırlayalım. Birçok karar değişebiliyor. Verilen her karar saygı duymamız gerekiyor. Benim görüşüm, ikinci gol öncesi Davinson’a faul yapıldı, lehimize faul de verilebilirdi. Berkan, benzer pozisyonlarda sarı kart gördü. Hakemin takdirine saygı duymak gerekiyor. Bu akşam için benzer şeyler için farklı kararlar verdi" ifadelerini kullandı. "Neredeyse hiçbir bölgede oyuncum kalmadı" İlkay Gündoğan’ın oynadığı oyundan memnun olduğunu ifade eden Buruk, "İlk yarıda oyunu yönetirken topun bizde kalmasında önemli rol oynadı. Gençlerbirliği maçında İlkay’ın 30 dakika oynatmayı düşündüğümüzü söylemiştim. 4 günde bir devamlı çok zor maçlara çıktı. 4 gün sonra daha bir maç daha çıkacak. Fenerbahçe maçında İlkay’ı çıkarma nedenim sakatlık riskiydi. Aslında daha diri daha az maçla, rotasyonu yapabileceğimiz durumda elimizde hiç oyuncu kalmadığı için oyuncularımıza yükleniyoruz. Sakatlık riski de alıyoruz. Mecbur kaldım. Oyuncu değiştiremiyorum. Çok zorlanıyorum. Neredeyse hiçbir bölgede oyuncum kalmadı. Bir tek santrforda Mauro Icardi var. Berkan, Yunus sakatlıktan döndü. Geçen sene şubat ayında Avrupa kupalarında buna benzer şey yaşamıştık. Bu sene de buna benzer bir şey yaşadık. Oyuncularımız yavaş yavaş dönecek. Önemli olan buraları başarılı geçmekti. Fenerbahçe’yi deplasmanda yeniyorduk, son yediğimiz golle kazanmadık. Bugün 3 puan aldık. Devamında Avrupa’da önemli maça çıkacağız" şeklinde konuştu. "Jakobs ve Singo’nun, şu an oradaki turnuvayı oynayabilecek durumda değiller" Fildişi Sahilli futbolcu Wilfried Singo’nun sakatlığıyla ilgili sorulan bir soruya sarı-kırmızılıların teknik direktör, "Bek oynaması onun sakatlık nedeni değil. Çok genç bir oyuncu, çok profesyonel bir oyuncu. Sezon başını bizle geçirmedi. İlkay’da da bunu daha önce söylemiştim. Geldiklerinde laktak testlerinde takımın gerisindelerdi. Singo’nun sakatlığının tekrarlanmasının nedenlerinden biri de beklenenden erken oynaması. Stoper bölgesi de sprintin olduğu bir yer. Ajax maçı ona ihtiyacımızın olduğu maçlardan biriydi. Onu en kısa zamanda iyileştirip, inşallah Afrika Kupası’na çağırmazlar. Çünkü sakatlığı var. Biz bu oyuncuları hazırlayıp Afrika Kupası’na gönderirsek bizim için mutlu olduğumuz bir durum olmayacak. Çünkü sakatlar. Ismail Jakobs ve Singo’nun bizle kalıp, iyileşmelerini tamamlamaları lazım. Çünkü şu an oradaki turnuvayı oynayabilecek durumda değiller" diye cevap verdi. 52 yaşındaki teknik direktör, sakatlığına rağmen Fenerbahçe ve Samsunspor maçlarında oynayan Gabonlu futbolcu Mario Lemina’ya teşekkür etti. "Şampiyonluk bu sene her zamankinden daha önemli, hedef 26" Maç öncesi stresli olmadığını aktaran Okan Buruk, "Antrenmanda, tesislerde stresim yoktu. Kadroya bakıyorum bazı mevkilerde oyuncu bile değiştiremeyeceğimi biliyorum. Bu bir teknik direktör için kolay bir şey değil. Bu dönemi az hasarla atlatmaya çalışıyoruz. Geçen haftaki maçta ikinci yarı 14-15 tane aleyhimize verilen karar var. Böyle durumda saha kenarında sakin kalmanız çok zor. Ben oyuncularımızın Fenerbahçe derbisinde gerçekten bu kadar yapılan şeye göre çok sakin kaldığını düşünüyorum. 40-45 dakika faul verilmedi. 14 tane yanlışı gösterdikten sonra maçın sonucuna etki edecek hata yapmadı denmesi futbol adına inanılmaz bir şey. Her takımın başına gelebilir. Saha kenarında ufak tefek tepkiler oluyor. Stresli değilim, çok rahatım. Takıma, camiamıza güveniyorum. Çok güçlüyüz, daha da güçlü olacağız. Özellikle geçen haftaki maç bizim için milattı. Taraftar için de, bizim için de, oyuncularım için de milattı. Çok daha güçlü olacağız. Belki sezon başından beri birçok insan şuna sadece odaklandı, ‘Bu sene Avrupa’da başarılı olsun, Türkiye Ligi önemli değil’. O bizim kafamıza sokulmaya çalışıldı. Hayır tam tersi Türkiye Ligi çok önemli. Türkiye Ligi’nde şampiyonluk çok önemli. Sizi Şampiyonlar Ligi’ne götüren Türkiye Ligi’ndeki şampiyonluk. Bu şampiyonluğu kazanmak için her şeyi yapacağız. Şampiyonluk bu sene her zamankinden daha önemli, hedef 26" değerlendirmesinde bulundu.