POLİTİKA - 20 Ocak 2026 Salı 16:02

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık"

ANKARA (İHA) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nden düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni ve Yaşayan Hazineler Ödülleri Takdim Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmadıklarını söyledi.


"Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz"


Kültür ve sanat alanında katkı yapan tüm sanatçılara, ustalara selam göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hal nasıl sari ise mekan da sariyedir. Bunlar insana özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayış olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti, neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekanın sanatkar bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız" ifadelerini kullandı.


"Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır"


Konuşmasında Türkiye’nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine kaydettirdiği değerlerle ilgili bilgi veren Erdoğan, "Bugün itibariyle Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Halihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1.707 kaydımız bulunuyor. Bunlar kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabi bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü, daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, milli kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu.


"Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır"


Her şeyin temelinde insan olduğunu belirten ve sanatın, sanatçının kendileri için ne anlama geldiğini açıklayan Erdoğan, "Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır, devlet ve hükümet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvel emirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak, zahir olanın ötesine maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş, fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık aleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç bu hakikati şöyle dile getiriyor. ‘Sanat kaçsa da, inkar etse de tanrıya doğrudur. Tanrı hakikat ve ebediliktir.’ Dostoyevski ömrü boyunca tanrıyı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştan başa. Leyla ile Mecnun da Hüsnü aşkta bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur. Hakikate doğru yönelen bir yolculuktur. Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır, yaşayan bir hazinedir. Tam da bu anlayışla 2008’den beri sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı yaşayan insan hazineleri ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı.


"Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz"


Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listesine aldıklarının altını çizen ve Yaşayan İnsan Hazineleri listesine eklenecek sanatçıları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dahil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz. Ödüllerini inşallah birazdan tevdi edeceğimiz Hattat Hüseyin Öksüz’ü, Geleneksel Kuyumculuk Ustası Sevan Bıçakçı’yı, Körüklü Çizme Ustası Mustafa Karpuzcu’yu, Folklorik Bebek Yapımı Sanatçısı Emine Polat’ı, Mücellit Mehmet Karsı’yı, Zil Yapım Ustası Mehmet Tamdeğer’i, Sedefkar Mehmet Bülent Fıstıkçı’yı, İpek Böcekçiliği ve Dokumacılığı Ustası Emel Duman’ı, Üç Telli Bağlama İcracısı Osman Kırca’yı ve Devdah Ertuğrul Şengünalp’i sizlerin ve milletimizin huzurunda ayrı ayrı tebrik ediyorum" diye konuştu.


"Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum"


Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerini alacak isimlerin Türk Dünyası Vakfı, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Güray Müzesi olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Eserlerini bizlere ve milletimize emanet ederek ebedi aleme irtihal eden ödül sahibi 20 usta ismi bugün bir kez daha rahmetle şükranla yad ediyorum" ifadelerine yer verdi.


"Ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz"


Bir milletin maddi unsurlara dayalı gücünün etkisini zaman zaman yitirebileceğini ama dilini, kültürünü ve geleneğini kaybetmediği müddetçe kendisine ait olan değerleri hasletleri muhafaza ettiği sürece asla tarihten silinmeyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Biz çok şükür bu bakımdan son derece güçlü mahir bir milletiz. Eserleriyle medeniyet hazinemize yeni mücevherler ekleyen sizler gibi sanatkar ve ustalarımız geçmişte de vardı hamdolsun şimdi de var. Fakat ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Dijitalleşme ve modern kültür endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir takım sorunlara yol açıyor. Gelişen yeni teknolojiler iletişim araçlarındaki yenilikler bizi hızlı olmaya derinlikten yoksun ve tek tipçi bir üretim yapmaya icbar ediyor. Zihin tembelliğini de beraberinde getiren bu tehlike kendisini en şiddetli biçimde sanat ve zanaat alanlarında gösteriyor. Artık ne yazık ki nitelikten ziyade nicelik içerikten daha fazla ambalaj rağbet görüyor. Oysa şu gerçeğin hepimiz çok net farkındayız; Biraz yavaşlamak, kendi sesimizi biraz dinlemek, kendi içimize yönelmek, ruhumuza ve dünyaya biraz daha kulak vermek zorundayız. Meselelerin dış yüzünü aşıp esası teşkil edene, öze çekirdeğe asıl manaya ulaşmak durumundayız. Çünkü sanat ve zanaat eğer tekemmül etmemize, mesafe kat etmemize yardımcı olmuyorsa bu çalışmaların pek bir anlamı yok demektir. İnanıyorum ki sizler ortaya koyduğunuz eserlerle geçmişten bugüne taşıdığınız değerlerle inşallah bu konuda gençlerimiz için güzel bir örnek oluşturacaksınız. Bu ülkenin evlatlarına yol gösterecek gelenekli sanatlarımızı yaşatacak kültür ve sanat dünyamıza daha nice eserler kazandıracaksınız."


"Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık"


Kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden ve bunlardan bazılarını sıralayan Erdoğan, "İşin tabiri caizse birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Tam tersine meselenin önemini müdrik bir şekilde her alanda çok yönlü bir çaba harcıyoruz. Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz. Bakınız son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesinde geçtiğimiz ve buradan hareketle açtığımız ‘Yaşayan Miras Okullarımızı’ çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız. 2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliğiyle 600 bin ziyaretçi ağırladık. Hemen yanı başımızdaki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde bu noktada çok önemli çalışmalara imza atıyor, kütüphanemizde sadece 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık. Burada tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan Hazineler Ödülleri kazananlara takdim edildi. Ödülleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi takdim etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bayramda tatlı tüketimine dikkat Ramazan Bayramı’na az bir sürek kala uzmanlar da bir ay boyunca oruç tutulduktan sonra günlük beslenme rutinine nasıl dönüleceği konusunda uyardı. En çok tatlı tüketilen zamanlardan biri olan bayramlarda tatlı tüketimi konusunda dikkat edilmesi gerekenleri ise Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli şöyle anlattı; Bayramda tatlı ve çikolata tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerekiyor. Bayramlarda beslenme düzeninde bazı değişiklikler yaşanabiliyor. Bu değişikliklerin sadece sindirim sistemi değil, vücudun tamamında telafisi güç sorunlara yol açabilir. Bayram ziyaretleri sebebiyle öğün saatlerimizde değişiklikler yaşanabilir. Şayet beslenme düzenimizdeki değişikliklere mukabil tedbir alınmazsa bazı sağlık problemleri yaşanabilir. Bu problemlerin başlıcaları ise sindirim güçlüğü, kabızlık, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesi, kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarıdır." Tatlı tüketiminin bayram süresi ve sonrasını sağlıklı geçirme açısından kritik önemde olduğunu kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, şu tavsiyelerde bulundu; "Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerleme ve tatlıların tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Bayram boyunca şerbetli tatlı ve çikolata tüketimi artmaktadır. Bu besinlerin glisemik indeksleri ve kalorileri yüksek olduğundan kan şekerinin de hızla yükselmesine yol açarlar. Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, bağırsak sistem bozukluklarına sebep olarak pek çok sağlık problemine yol açabilir. Tatlı tercihleri mümkün olduğunca sütlü tatlılardan yana kullanılabilir. Sütlü tatlı olarak dondurma, doğru ve serinletici bir tercih olacaktır."
İstanbul Fiyatı yarı yarıya düşen ete hücum ettiler Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala vatandaşlar alışverişe akın etti. Bir zincir market et fiyatını yarı yarıya düşürünce İstanbul Beylikdüzü’ndeki şubesi vatandaşların akınına uğradı. Vatandaşların markette oluşturduğu yoğunluk kameraya yansıdı. Ramazan Bayramı öncesi vatandaşlar alışverişe koştu. Şubeleri bulunan bir zincir market et reyonunda yüzde elli indirime gitti. Kampanya kapsamında dana kıymanın kilosu 599 liraya düşerken, bayram şekeri ve tekstil ürünlerinde de indirimler yapıldı. Fiyatı düşen ete hücum eden vatandaşlar İstanbul Beylikdüzü’ndeki markette uzun kuyruklar oluşturdu. Çocukların ise bayram öncesi tercihi yine şekerler oldu. Alıverişe gelen Mevlüt Işık vatandaş, "Bayram alışverişi yapıyorum. İyi gidiyor. Fiyatlar normal. Genelde buradan alışveriş yapıyorum. Uygun olan yerleri tercih ediyorum" dedi. Abdulkadir Karabulut isimli bir diğer vatandaş ise "Bayram alışverişi yapıyoruz. Mecburen yapacağız. Gayet iyi gidiyor. Fiyatlar daha uygun diğer yerlere göre" diye konuştu. Bayram alışverişine gelen Cesim Çelik ise "Bayram için geldik. Fiyatlar gayet uygun bütçemize uyuyor. Et var tavuk var, bayram şekeri var yağ var sepette" şeklinde konuştu. Bayrama doğru hazırlıklarına başladığını belirten Dilan Aktaş isimli bir vatandaş ise, "Et fiyatları normal burada. Burası uygun. Esenyurt’ta oturuyorum. Kasaplarda daha pahalı buradan alışveriş yapıyoruz. Bayram şekeri gibi eksiklerimi de aldım. Etimizi de sürekli buradan alıyoruz" dedi. Ailesiyle alıverişe gelen miniklerde, bayram alışverişinde en çok şeker almayı tercih ettiklerini söyledi. Marketin yöneticilerinden Uğur Ekiz, bayram öncesi fiyat değerlendirmesi de yaparak, "Bayram festivalimiz başlamış bulunmakta. 365 gün hesaplı anlayışımız devam etmektedir. Müşterilerimizin yoğun ilgisi ile karşılaşıyoruz. Bayramlık şeker ürünlerinde, kahvaltılık grubunda, kırmızı et ve tekstil grubunda başta olmak üzere dünya markalarında bayrama özel indirimler yapmış bulunmaktayız. Kampanyamıza özel yoğun bir ilgi var. Firma olarak 365 gün hesaplı anlayışımızı bayramda da devam ettiriyoruz. Özel bayramlık şeker ürünlerinde burada" dedi.
Adana Adana’da bayramda yağmur ve serin hava etkili olacak Adana’da dün etkili olmayan başlayan yağmurlu havanın çarşamba günü ara verdikten sonra arife günü yeniden başlayacağı, bayram boyunca havanın yağışlı ve serin olacağı öğrenildi. Adana’da cumartesi günü başlayan yağışlı hava etkisini sürdürüyor. Meteorolojik değerlendirmelere göre Doğu Akdeniz’de bu gece saatlerinden itibaren Adana ile birlikte Mersin, Osmaniye, Hatay ve Kahramanmaraş’ta yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek. Yetkililer, yağışlarla birlikte sel, su baskını, yıldırım ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı. Adana’da hava sıcaklığının da mevsim normallerinin altında seyretmesi bekleniyor. Kentte bugün gündüz sıcaklığının 16, gece ise 11 derece olması öngörülürken, pazartesi 19, salı 18, çarşamba günü ise 22 dereceye kadar yükselmesi tahmin ediliyor. Ancak perşembe günü sıcaklığın 8 derece birden düşerek 14 dereceye gerileyeceği bildirildi. Cuma gününden itibaren hafta sonuna kadar sıcaklığın 16-17 derece civarında seyretmesi beklenirken, gece sıcaklıklarının ise 10 derece dolaylarında olacağı tahmin ediliyor. Bayram arifesi ve bayram günlerinde etkili olması beklenen yağışlı ve serin hava nedeniyle vatandaşların planlarını yaparken hava durumunu dikkate almaları öneriliyor.
Hatay Depremin ardından inşa edilen 123. cami ibadete açıldı Hatay’da asrın felaketinin ardından inşa edilen 123’üncü cami olan ‘Gülcihan Camii’ Vali Mustafa Masatlı’nın katılımıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Vali Masatlı; depremin ardından inşası tamamlanan 123 caminin, 50 Kuran kursunun ve 12 Diyanet gençlik merkezinin hizmete alındığını söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da büyük bir yıkım yaşanmış ve yüzlerce bina zarar görmüştü. Depremler sonrası bölgenin yeniden inşa ve ihya inşa süreci için çalışmalara başlanmıştı. Hatay Valiliği ve Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde depremde kullanılmaz hale gelen camilerin yerlerine yenilerinin inşası ve ihtiyaç duyulan mahallelere cami yapımı için harekete geçilmiş ve kısa sürede çalışmalara başlanmıştı. Hatay’da asrın felaketinden bu yana inşa edilen 123’üncü cami Arsuz ilçesi Gülcihan Mahallesi’ne yapıldı. Gücihan Camii ismi verilen cami, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve vatandaşların katılımıyla ibadete açıldı. "Bu zamana kadar 123 yeni cami, 50 yeni Kuran kursu ve 12 Diyanet gençlik merkezimizi hizmete aldık" Deprem sonrası kentte inşa edilen 123’üncü cami olan ‘Gülcihan Camii’ hizmete aldıklarını ifade eden Hatay Valisi Mustafa Masatlı, ’’Asrın felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremlerde maalesef şehrimizin tamamının neredeyse yüzde 40’ı bina stoğumuz kullanılamaz hale geldi. Bunlar içerisinde bizim camilerimiz ve dini yapılarımız da vardı. 6 Şubat 2023 itibariyle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve başkanlığında dünyada eşi benzeri görülmemiş bir seferberlik hareketi olarak millet devlet dayanışması oldu. Bu millet - devlet dayanışması içerisinde de şu ana kadar 123 yeni camimizi inşa edip hizmete almış olduk. Burası da bizim şu an itibariyle 123. camimiz, Gülcihan Camii oldu. Bunun yanında 50 Kuran kursumuzu ve 12 Diyanet gençlik merkezini de açmış olduk. Rahmet, bereket ve mağfiret ayı Ramazan’ın bu Cuma gününde bu camimizi açmak da bize ayrıca büyük bir mutluluk veriyor. Ben Gülcihan Camii’mizin başta Arsuz ilçemiz olmak üzere Hatay ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Hatay İran’da yeri delen füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle genç şoföre mezar olan tırın görüntüsü ortaya çıktı Afganistan dönüşünde İran’ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle hayatını kaybeden Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat’a mezar olan tırı görüntülendi. Ölen evladının ayakkabılarını yanında taşıyan baba tarafından kayda alınan görüntülerde; füzenin deldiği asfalt yol dikkat çekerken şarapnel parçasının tırda açtığı hasar görüldü. Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran’ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Fırat, İran’da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat’ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran’dan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirildi ve 13 Mart Cuma günü Mezarlık Kompleksi’nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Füzenin isabet ettiği anda evladının aracının önünde tırıyla seyir halinde olan baba Coşkun Fırat, bombanın isabet ettiği yolu ve şarapnel parçasının isabet etmesiyle yoldan çıkan tırı görüntüledi. Görüntülerde; füzenin isabet etmesiyle yolun delindiği görülürken, tırın kontrolden çıkarak yol kenarına uçtuğu görüldü ve şarapnel parçasının tırı delerek ilerlediği görüldü. Kayda aldığı görüntüde evladının ayakkabısını da yanında taşıyan baba Fırat’ın evladını ilk bulduğu yeri gösterdiği anlarsa yürekleri burktu.