GÜNDEM - 19 Ocak 2026 Pazartesi 16:59

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri yaptık"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul Havalimanımız geçtiğimiz sene yaklaşık 84,5 milyon yolcuyu misafir ederek yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde 7’nci oldu. Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı uçuş sayısında 550 bin uçak trafiğiyle Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Esenboğa Havalimanı 3’üncü pisti, yeni hava trafik kontrol kulesi ve tamamlayıcı tesisleri bugün hizmete açıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışı yapılan 3’üncü piste Cumhurbaşkanlığı uçağı ile iniş yaptı. Daha sonra tören alanına gelen Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Esenboğa Havalimanına yapılan yatırımlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

"Hayata geçirdiğimiz projelerle Türkiye’yi hem bölgesinde, hem de dünyada seçkin bir konuma ulaştırdık"

Projenin iki etaptan oluştuğunu ve ilk etabının başarıyla tamamlandığını söyleyen Erdoğan bu projeyle uçuş ve yolcu trafiği başta olmak üzere havacılıktaki başarı grafiğinin daha da yukarılara çekileceğini söyledi. Hükümet olarak tam 23 yıldır milletin emanetini omuzlarında taşıdıklarını söyleyen Erdoğan, "Bütün gayretimiz milletin emanetine halel gelmesin, kardeşliğimize gölge düşmesin, milletimizin başı öne eğilmesin içindir. Çeyrek asra yaklaşan iktidarlarımızda rakiplerimizin takoz siyasetine rağmen hamdolsun eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik. Sağlıktan dış politikaya, eğitimden adalete, savunmadan ulaşıma, eğitime, sanayiye, her alanda devasa yatırımlara, eserlere, hizmetlere imza attık. Hayata geçirdiğimiz projelerle Türkiye’yi hem bölgesinde, hem de dünyada seçkin bir konuma ulaştırdık. Artık her platformda sözü geçen, ne diyeceği, nasıl tavır alacağı merakla beklenen, takip eden değil takip edilen bir Türkiye var" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri yaptık"

İlk günkü aşkla çalışmaya devam ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Heyecanımızı yitirmiyoruz. Sevdamızı eksiltmiyoruz. Yeni ümitlerle, daha büyük hedeflerle geleceğe doğru emin adımlarla yürüyoruz. İşte bugün hizmet zincirimize yeni bir halka daha eklemenin bahtiyarlığı içindeyiz. Ülkemizi daha yüksek irtifalara çıkarmak için diğer alanlarda olduğu gibi havacılık sektöründe de yoğun çaba harcıyoruz. Şurayı özellikle dikkatinizi çekmek isterim: Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri yaptık" ifadelerine yer verdi.

"Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı uçuş sayısında 550 bin uçak trafiğiyle Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor"

İktidara geldikleri günle bugün arasındaki değişimlere ve yaptıkları yatırımlara değinen Erdoğan şöyle devam etti:

"2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 2024’te hizmete aldığımız Çukurova Uluslararası Havalimanı ile bugün 58’e çıkardık. İnşası devam eden Yozgat ve Bayburt, Gümüşhane havalimanlarımızla birlikte bu sayı yakın zamanda 60’a yükselecek. Nereden nereye. Aynı dönemde hava ulaştırma anlaşması yaptığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e taşıyarak Türkiye’yi dünyada en fazla hava ulaşım anlaşması bulunan ülke haline getirdik. Önümüzdeki dönemde Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü üyesi 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedefliyoruz. Diğer taraftan, 50 ülkede 60 nokta olan dış hat sayımızı 133 ülkede 356 noktaya çıkardık. Bir başka çarpıcı rakam, 2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yolcu sayısı yalnızca 34,5 milyondu, 2025 yılında bu sayı 247 milyonu aştı. Nereden nereye. Göreve geldiğimizde Ankara Esenboğa Havalimanı’nın halini biliyorsunuz değil mi? Binali Bey iyi bilir, ama o zaman buradan şehir merkezine gidiş bile hak getire. Hem havalimanını gerçekten halkın yolu haline getirdik, hem de buradan şehir merkezine gidişi gerçekten modern bir hale getirdik. Şimdi bütün bu rakamlarla birlikte yolcu bazında Avrupa’da 3’üncü, dünyada ise 7’nci sıraya yerleştik. İstanbul Havalimanımız geçtiğimiz sene yaklaşık 84,5 milyon yolcuyu misafir ederek yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde 7’nci oldu. Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı uçuş sayısında 550 bin uçak trafiğiyle Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Esenboğa’daki yolcu trafiğinin 2035’te 23,1milyonu, 2045’te 31,5 milyonu aşacağını öngörüyoruz"

Esenboğa Havalimanında da son 23 yılda önemli bir büyüme sağladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2002’de 37 bin 421 uçak ve 2 milyon 836 bin yolcu trafiği gerçekleşen Esenboğa’da 2024 yılında uçak trafiği yüzde 159 artışla 96 bin 910’a, yolcu trafiği ise yüzde 355 artışla 12 milyon 913 bin 753’e ulaştı. 2025’te ise uçak trafiği bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 103 bin 928’e, yolcu trafiği de yüzde 8 artışla 13 milyon 987 bin 298’e yükseldi. Esenboğa’daki yolcu trafiğinin 2035’te 23,1milyonu, 2045’te 31,5 milyonu aşacağını öngörüyoruz. Bu sayılar bize Esenboğa Havalimanımızın artık daha büyük bir kapasiteye, daha yüksek standartlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tam da bu amaçla Esenboğa’yı yenilikçi bir vizyonla geliştirmek üzere kolları sıvadık, çalışmaları başlattık ve hamdolsun bugün iki etaptan oluşan projemizin birinci etabını tamamladık. Uygulamaya aldığımız bu proje kapsamında 75 metre genişliğinde ve 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki hava trafik kontrol merkezimizi ve 13 bin 500 metrekare büyüklüğündeki teknik bloğu inşa ettik. Ayrıca, 85 bin metrekarelik 6 adet uçak park kapasiteli yeni kargo apronumuzu ve bunlara bağlı taksi ve servis yolları da dahil 945 bin metrekarelik kaplama sahasının yapımını tamamladık. Ulupınar Deresinin 1,2 kilometrelik kısmını ıslah ettik. 3 adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolunun yanı sıra, uçuş kontrol hangarından gümrük müdürlüğüne, özel maksatlı garajdan yeni itfaiye istasyonuna, ısı merkezi ve su deposundan 15 adet nöbetçi kuleye toplam 41 bin 52 metrekarelik inşaat alanında en son teknolojiye sahip çok sayıda yapıyı inşa ettik. Tüm bunların yanında 1.200 araçlık açık otoparkımızı da Esenboğa Havalimanımıza kazandırdık" açıklamasında bulundu.

İkinci etap bittiğinde 20 milyon olan yolcu kapasitesini de 30 milyona yükselecek

Projenin ikinci etabında yapılacaklara dair de bilgi veren Erdoğan, "Projemizin ikinci etabında terminal binamızı en az 40 bin metrekare genişletecek, minimum 58 bin metrekare apron ve 18 bin metrekare kaplama bağlantı taksi yolu çalışması yapacağız. Böylece Esenboğa Havalimanımızın yıllık 20 milyon olan yolcu kapasitesini de 30 milyona yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuza yakışır şekilde ülkemizin başkentini daha yüksek kapasiteli, daha konforlu ve daha modern bir havalimanıyla inşallah buluşturacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"298 milyon Euroluk yatırım değerine sahip bu projeyi devletimizin kasasından tek bir kuruş bile çıkmadan gerçekleştirdik"

Projenin ekonomik açıdan artılarından bahseden Cumhurbaşkanı, "Bakınız tam 298 milyon euroluk yatırım değerine sahip bu projeyi devletimizin kasasından tek bir kuruş bile çıkmadan gerçekleştirdik. Üstelik yolcu garantisi şartı koymadan hayata geçirdiğimiz bu projeye yüklenici firmalardan 25 yıl işletme süresi karşılığında tam 560 milyon Euro kira geliri elde edeceğiz. Yatırımcı şirket, kira bedelinin yüzde 25’ine tekabül eden 140 milyon Euroyu peşin ödedi ve bu bedel daha çalışmalar bitmeden 2023 yılının Nisan ayında devletimizin kasasına girdi. Böylelikle milletimizin bizlere emanet ettiği kaynakları en verimli şekilde kullanarak kamu-özel işbirliği modelinin en başarılı örneklerinden birini daha uygulamış olduk. Aslında kurdelesini kestiğimiz her yatırımda bizimle muhalefet arasındaki derin vizyon farkı da ortaya çıkıyor. Yönettikleri belediyeleri rüşvet ve irtikâp yuvasına çevirenlerin, milletin parasıyla orada burada keyif çatıp gününü gün edenlerin, vatandaşı mafya misali haraca bağlayanların aksine biz bu ülkenin kaynaklarını yine bu ülkenin vatandaşları için kullanıyoruz. İnşallah bu hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ankara Valisi Vasip Şahin’de törene katıldı. Kurdele kesiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Esenboğa Hava Kontrol Kulesinin maketi hediye edildi.

Ömer Faruk Karataş - Berkay Hasan Karayakas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Sekreteri İnan: "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz" dedi. İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, Türkiye’nin demokrasi hafızasında derin bir yara olan 27 Mayıs 1960’ın yıl dönümündeyiz. Yıllarca bu kara günü ’bayram’ diye kutsayarak millete dayatan, o utanç verici darbe zihniyetini bir zafer gibi sunan herkesi ve bugün hala aynı çarpık zihniyeti taşıyan siyasi anlayışı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, eğer bir siyasi partinin vesayetle ve yargı kollarının gölgesiyle nasıl hareket ettiğini, iradesini nasıl teslim ettiğini görmek istiyorsa; dönsün 27 Mayıs 1960’a baksın! O gün kurulan darağaçlarına, hukuk adı altında verilen tiyatro kararlara ve milli iradeyi boğmak için kullanılan yargı kılıflarına baksın. O günün karanlığı, bugün hala bazı zihinlerde pusuda bekleyen demokrasi düşmanlığının yegane aynasıdır" dedi. İnan, "Bizim tarihimizde ‘bayram’ bellidir; o da milletin kendi iradesiyle yazdığı destanlardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde, Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’in öncülüğünde milletin oylarıyla gerçekleşen, tek parti baskısını ve o karanlık ‘CHP faşizmini’ sandığa gömen ‘Beyaz İhtilal’ gerçek bayramımızdır. O gün, millet kendi kaderine el koymuş, vesayetin zincirlerini kırmıştır. 27 Mayıs 1960’ta darbeyi yapanlar, işte bu 1950’deki ’Beyaz İhtilal’in kazanımlarını geri almak için milletin özgürlüğüne kastetmişlerdir. O karanlık günlerde, sadece bir hükümet değil; milletin onuru ve iradesi hedef alınmıştır. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan. Onlar, dar ağacına yürürken bile milletin emanetini yere düşürmeyen birer şeref abidesiydiler. İnançlarından, milletine olan bağlılıklarından ve demokrasiden bir an olsun ödün vermeden, vakarla şehadete yürüdüler. Onlar, milletin kalbinde ebediyen yaşayacak olan birer demokrasi kahramanıdır" ifadelerini kullandı. Menderes ve arkadaşlarının vasiyetinin AK Parti çatısı altında vücut bulduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti: "Bugün tarihe baktığımızda, çok net bir hakikati görüyoruz: ‘Beyaz İhtilal’in ruhu, Merhum Başvekilimiz Menderes ve arkadaşlarının vasiyeti, bugün AK Parti çatısı altında vücut bulmuştur. 1950’de başlayan o onurlu yürüyüşün bayraktarlığı, 2002 yılında AK Parti’nin gerçekleştirdiği ’Anadolu İhtilali’ ile devralınmıştır. Tam 24 yıl oldu. Çeyrek asra yaklaşan bu süreçte, bu anlayışla, bu inançla ve milletin iradesinden aldığımız güçle; gece gündüz demeden, dur durak bilmeden ülkemize hizmet ediyoruz. Nasıl ki 1950’de Adnan Menderes, milleti devletin asli unsuru kıldıysa; biz de 2002’den bu yana Anadolu’nun sessiz çoğunluğunu bu ülkenin gerçek sahibi yapmış, vesayeti kökünden söküp atmış, milletin iradesini her şeyin üzerinde tutmuş bir hizmet destanı yazdık. 27 Mayıs 1960, açılan bir parantezdi; 15 Temmuz 2016 ise bu parantezin sonsuza dek kapatıldığı yerdir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbeyi püskürtmedi; aynı zamanda 1960’tan beri süregelen o vesayetçi ‘darbe tezini’ de sonsuza dek tarihin çöplüğüne gömdü." 15 Temmuz’un gerçek demokrasi bayramı olduğuna dikkati çeken İnan, "Çünkü o gece, darbelerin artık bu topraklarda asla yeşeremeyeceğinin, milletin efendisinin sadece yine millet olduğunun kesin tescilidir. Bizler, Menderes’in 1950 ’Beyaz İhtilali’nden 2002’nin ’Anadolu İhtilali’ne uzanan o sarsılmaz iradenin takipçileriyiz. 27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. O günün ’Yeter Söz Milletindir’ nidası, bugün ’Söz de Karar da Milletindir’ diyerek yankılanmaya devam ediyor. Yaşa, var ol Menderes! Yaşa, var ol demokrasi şehitleri! Yaşa, var ol 24 yıldır millete hizmeti şeref bilen Anadolu İhtilali’nin sarsılmaz iradesi! Yaşa, var ol milli irade" dedi.