POLİTİKA - 09 Nisan 2026 Perşembe 21:35

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(KKTC ile işbirliği anlaşması) 2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(KKTC ile işbirliği anlaşması) 2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’na ilişkin, "Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" dedi.


Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Basın Toplantı Salonu’nda 2026 Yılı Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması İmza Töreni gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünsal Üstel ve beraberlerindeki heyet katıldı. Yılmaz ve Üstel sırasıyla anlaşmaları imzaladı, ardından açılış konuşmalarına geçildi.


Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasındaki iktisadi ve mali işbirliği anlaşmalarının iki ülke arasındaki güçlü bağların somut göstergesi olduğunu belirterek, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ve refahı için sorumluluklarını sürdürmeye devam edeceğini, ortak hareket edildiği sürece tüm zorlukların aşılabileceğini ifade etti.



"2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir"


Yılmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


"Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir. Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdık. Vatandaşımıza dokunan birçok projeyi tamamladığımız 2025 yılı anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak tarihi bir rekor kırıyoruz. Bu çerçevede hayata geçirdiğimiz projeler sayesinde, KKTC’nin eğitim, sağlık, fiziki ve teknolojik altyapısıyla; üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’de parlayan bir yıldız olması hedefimize yönelik büyük atılımları KKTC’li muhataplarımız ile birlikte eşgüdüm içinde yürüttük. Bu kapsamda, Ada’daki KKTC Devleti varlığının birer mührü olarak gördüğümüz Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binalarının açılışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılında gerçekleştirildi. Yine aynı anlayışla Millet Bahçesi ve Millet Camiinin yapımını tamamladık ve yakın zamanda aynı bölgede Yüksek Mahkeme binası ile Millet Kütüphanesinin de açılışını yapacağımızın müjdesini vermek istiyorum. Bu belirttiğim yerleşkelerle birlikte bu bölge, KKTC devletinin Adadaki varlığının en önemli nişanesini oluşturmaktadır."



"Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz"


Sağlık alanında 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi ile Maraş Sağlık Merkezinin hizmete açıldığının gururunu yaşadığını belirten Yılmaz, "İnşaatı bu ay tamamlanacak Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yanı sıra inşası süratle devam eden Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını da 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz. Türkiye’deki Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her türlü imkanı içerisinde barındıracak, modern bir sağlık merkezi olarak planladığımız Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımı hızla devam etmektedir. İhalesi henüz 6 ay önce yapılan hastanede, kaba inşaatta birinci kata gelmiş durumdayız. Dr. Burhan Nalbantoğlu Sağlık Kampüsü içinde bulunan Sağlık Yapılarının Renovasyonu çalışmaları da yakın bir tarihte başlayacaktır" ifadelerini kullandı.


Yılmaz, KKTC’de dijital dönüşüm kapsamında Hekim Randevu Sistemi’nin devreye alındığını, Muhaceret Bilgi Sistemi ile TAKBİS projelerinin 2026’da tamamlanmasının planlandığını belirterek, fiber altyapı çalışmalarıyla ‘Bilişim Adası’ vizyonuna altyapı hazırlandığını ifade etti.



"Toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı"


Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu Köprülü Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi başta olmak üzere, KKTC Karayolu Master Planı kapsamında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurgulayan Yılmaz, "Şimdiye kadar 213 kilometre bölünmüş yol, 433 kilometre tek yol, 176,2 kilometre 3’üncü sınıf yol olmak üzere toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı. Ada halkı için önemli bir güzergah olan, bir kısmı tadilat, bir kısmı da genişleme şeklinde 3 bölüme ayrılan Girne Dağ yolunda çalışmalarımız hızla devam etmektedir. Yıl bitmeden burayı hizmete almayı planlıyoruz. Uzun yıllardır gündemde olan Dipkarpaz- Zaferburnu güzergahında çalışmalarımız tamamlanmış olup, Sadrazamköy- Kayalar güzergahında çalışmalarımızda son aşamaya gelmiştir. Yol yapım çalışmalarının yanı sıra trafik güvenliği kapsamında 2024 yılı sonunda başlamış olduğumuz yatay düşey işaretleme işlerinde bugüne kadar 159 bin metrekare yol çizgi boyası ile 4 bin 600 adet trafik levhasının montajı tamamlanmıştır. Bugüne kadar yapılan yol ihalelerimiz kapsamında 344 bin adet fidanın dikimi yapılmıştır. 16 Ocak tarihinde açılışı gerçekleştirilen KKTC Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi kapsamında, 130’u sabit 20’si mobil olmak üzere toplamda 150 cihazın kurulumu yapılmıştır" diye konuştu.



"KKTC’deki 156 okulun donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır"


Eğitim yatırımlarına değinen Yılmaz, "17 okulumuzun bakım onarım çalışmalarını bitirdik, 16’sında ise bakım onarım çalışmalarımız halen sürmektedir. Yine ödeneğini 2025 Yılı Anlaşmasından aktardığımız depremde yıkılma riski taşıyan, Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu ana binası ile Gönyeli bölgesinde yapılacak yeni okul yerleşkesinin ihale süreçleri devam etmektedir. Ayrıca, 2 okulda kapasite artırmak amacı ile ilave derslik bina inşaatına başlanmıştır. Öte yandan, KKTC’deki 156 okulun geniş bir yelpazeye yayılan donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır. Sosyal hizmet desteğine ihtiyaç duyan bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini ve mutluluğunu artırmak için Kalkanlı Yaşam Evi, Demirhan Engelsiz Yaşam Evi ve Ali Rıza Vuruşkan Çocuk ve Aile Eğitim ve Danışma Merkezi gibi projelere destek verdik. Önümüzdeki dönemde ise, Otizm Merkezi, Aile Destek Merkezi ve Sosyal Hizmet Merkezi ile ilgili yapılacak çalışmaları destekleyeceğiz" şeklinde konuştu.


Yılmaz, Güzelyurt’ta narenciye işleme ve soğuk depolama tesisinin yapımında sona gelindiğini ve yakında hizmete açılacağını belirterek, Ada genelinde su teminine yönelik projelerin de sürdüğünü dile getirdi. Bölgedeki küresel gerilimlerin ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, KKTC’de mali yapının güçlendirilmesi ve güçlü bir özel sektörün desteklenmesi amacıyla 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda reel sektöre öncelik verildiğini bildirdi.



"Reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz"


Geçen yılın anlaşmasıyla verilen ve halen devam etmekte olan proje destekli tarım, turizm, sanayi ve girişimcilik kısmi hibe programlarına değinen Yılmaz, "İlk defa bu yıl 2026 yılı Anlaşmasıyla, 5 yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz. Bu destekler; Faiz Destekli Zirai Kredi Programı, Kobi Yapılanma ve İş Geliştirme Faiz Destekli Kredi Programı, Esnaf ve Hizmet Sektörüne Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı, Faiz Destekli Kobi Yatırım Kredi Programı, Orta Ölçekli Turizm Tesislerine Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı olacaktır. Diğer projelerin içine dağılmış olarak reel sektöre yönelik katkıların haricinde, bu yılki Anlaşmayla doğrudan reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz" dedi.



"KKTC bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır"


Türkiye ile KKTC arasında teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi alanlarında yapısal bir entegrasyon sağlanacağını vurgulayan Yılmaz, "KKTC’nin Doğu Akdeniz bölgesinde bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır. Bu doğrultuda KKTC’nin kendi imkanlarıyla büyüyen, küresel şartlara uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapıya kavuşması için durmadan çabalarımızı sürdürecek, Kıbrıs Türk halkınca bugüne kadar elde edilen kazanımları ileriye götürmek için tam bir mutabakat halinde çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.



"Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir"


Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasının en gerçekçi yolunun, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği kanısında olduğunu belirten Yılmaz, "İki devlet olmak işbirliği yapmaya engel değildir. Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir. Ada’nın gerçekleri ve iki tarafın da iradesini yansıtmayan hiçbir önerinin, bizi adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme götürmeyeceği artık uluslararası toplum tarafından da anlaşılmalıdır. Ada’da kalıcı çözümün akabinde barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu, Kıbrıs Türk halkının meşru ve özden gelen haklarının, egemen eşitliğinin tüm taraflarca idraki ve benimsenmesinden geçmektedir. Bu özden gelen hakların asgari tezahürü olarak, Kıbrıs Türk tarafına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonlar kaldırılmalıdır" açıklamasında bulundu.



"KKTC’nin bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir"


"Bölgemizde son dönemde İsrail’in kışkırtması ile başlayan İsrail/ABD ile İran Savaşı küresel düzenin enerji, finans ve jeopolitik yapısında kritik bir düğüm noktası haline gelmiştir" diyen Yılmaz, "Bu süreçte GKRY’nin, Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket ederek aldığı kararlar da Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır. GKRY’nin özellikle Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini yok sayarak aldığı, boyunu aşan kararları, büyük güç rekabetleri içinde kendine rol bulma yaklaşımı, özellikle son dönemde kendi başına girdiği askeri angajmanları ve ittifak arayışları bu süreci tetikleyen temel unsurlardır. Buradan bir kez daha ilan etmek istiyorum; Ada’da KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir" dedi.



"Bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını biliyor, takip ediyoruz"


Kıbrıs Türklerinin müsterih olmasını söyleyen Yılmaz, "Rum tarafı ne kadar silahlanırsa silahlansın, Ada’yı istediği kadar üçüncü ülkelerin kullanımına açmaya çalışsın, Türkiye var oldukça güven içinde kendi bayrağınız altında yaşamaya devam edeceksiniz. Bu çerçevede, 9 Mart tarihinde altı adet F-16 savaş uçağımız ve HİSAR hava savunma sistemlerimiz KKTC’de konuşlandırılmış, ayrıca donanma unsurlarımız da Doğu Akdeniz’deki mevcudiyetini arttırmıştır. Bu dönemde bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını da biliyor, takip ediyoruz. Bölgeye konuşlandırılan askeri unsurlar hiçbir şekilde kalıcı olmamalıdır. Aksi halde Kıbrıs Adası’nda var olan hassas dengeler zarar görecektir. Kıbrıs Adası’ndaki barış ve huzur ortamı, Türkiye’nin 1960 Antlaşmalarından doğan garantörlük hakkıyla gerçekleştirdiği 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sayesinde kurulmuştur. Bu sayede, o günden bugüne Ada’da sadece Kıbrıs Türk halkı için değil Rumlar için de barış ve huzur ortamı tesis edilmiştir" dedi.



"Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir"


KKTC Başbakanı Üstel ise şu ifadelere yer verdi:


"Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler; ortak tarih, ortak kader ve sarsılmaz bir güven üzerine inşa edilmiş köklü bir kardeşlik ilişkisidir. Bu ilişkiler bize atalarımızdan kalan en büyük mirastır. Biz de bu mirasa sahip çıkıyoruz ve çıkacağız. Bölgemizde yaşanan gelişmeleri, savaşları ve artan güvenlik risklerini hep birlikte görüyoruz. Bugün dünyanın 7 ülkesinin savaş gemileri, uçakları ve silahları Kıbrıs’ın güneyinde konuşlandırılmış durumdadır. Rum yönetiminin akıl dışı politikaları nedeniyle Kıbrıs adası adeta savaşın bir parçası haline gelmiştir. Böylesi bir ortamda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde halkımızın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlayan tek güç, Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki varlığıdır. Dolayısıyla Türkiye yalnızca finansal destek sağlayan bir ülke değildir; aynı zamanda varlığımızın, güvenliğimizin, huzurumuzun ve devletimizin en güçlü teminatıdır. Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir. Ve bilinmelidir ki; güvenliğimizden ve garantilerden asla vazgeçmeyeceğiz."



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(KKTC ile işbirliği anlaşması) 2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP’li belediye Başkanının karıştığı taciz olayında Tuana’ya erkek arkadaşından "olayların dışında dur" uyarısı CHP’li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede tarafından cinsel tacize uğradığını beyan eden ve şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Tuana’nın erkek arkadaşı ifadesinde, "Tuana’ya olayların dışında durması gerektiğini söyledim" dedi. CHP’li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede tarafından cinsel tacize uğradığını beyan eden ve şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Tuana Elif Gülüşan Torun’un ölümüne ilişkin sır perdesi aralanıyor. Soruşturmayı derinleştiren Görele Cumhuriyet Başsavcılığı Tuana’nın erkek arkadaşı D.B.C.’nin ifadesini aldı. Görelespor U18 futbol takımı oyuncusu olan D.B.C., "Benim kız arkadaşımdı" dediği Tuana ile taciz olayından sonra ilişkilerinin geliştiğini ve daha yakın hissettiklerini ifade etti. 9 Nisan 2026 tarihinde Başsavcılığa verdiği ifadesinde D.B.C., "Cinsel taciz konusu Tuana Elif Gülüşan’ı fazlasıyla etkilemişti. Ben ona bu kadar etkilenmemesi gerektiğini biraz daha olayların dışında durması gerektiğini söyledim" dedi. Cinsel taciz soruşturması kapsamında tanık olarak dinlenmek için çağrıldığını anlatan D.B.C.’nin ifadesindeki şu detaylar dikkati çekti: "Murat Cebeci’nin, Hasbi Dede’nin sanık olduğu cinsel taciz davasında Hasbi Dede’nin lehine olacak şekilde ifade vermemi bana söylemesi hususu ise yanlış anlaşılmadan ibarettir. Ben cinsel taciz soruşturmasında tanık olarak dinlenmek için çağırılmıştım. Babam Murat Cebeci bunu öğrendiğinde bana ‘Oğlum kendini tehlikeye atacak bir beyanda bulunma’ şeklinde söylemişti." D.B.C.’nin bu ifadeleri, Tuana’nın annesi Nuray Torun’un "Kızımın taciz davası ile ilgili yargılaması devam eden dosya hakkında Murat Cebeci, oğluna Hasbi Dede’nin lehine olacak şekilde taraflı olarak ifade vereceksin dediğini öğrendim" şeklinde Görele Başsavcılığına verdiği ifadeyi akıllara getirdi. Sevgilisi Tuana’ya çarpan şahsı tanıyor İfadedeki çarpıcı bir detay da Tuana’nın erkek arkadaşının Tuana’nın ölümüne sebep olan kazayı yapan şahsı tanıyor olması oldu. D.B.C., şunları kaydetti: "Tuana Elif Gülüşan bizim ilişkimiz boyunca özellikle son zamanlarda bana olağan dışı bir durumdan bahsetmedi. Adem Hasbaş ile tanışıp tanışmadıklarını bilmiyorum. Ben ismini daha önce Tuana Elif Gülüşan’dan hiç duymamıştım. Tanıştıklarını düşünmüyorum. Ben de Adem Hasbaş’ı sadece selam verecek kadar tanırım. Olay günü Tuana Elif Gülüşan’ın neden sahile gitmek istediği konusunda hiç bir fikrim yoktur." Tuana’ya ve aileye şikayeti geri çekmeleri konusunda bir yönlendirme olduğu iddiaları gündemde kalmaya devam ediyor.
Kocaeli Babası kızmasın diye uygulamadan kaçtı, polisin üzerine araç süren genç kovalamacayla yakalandı Kocaeli’nin Körfez ilçesinde uygulama noktasından kaçan ve polisi ezmeye çalışan sürücü, kenti birbirine kattı. Kovalamaca neticesinde yakalanan sürücünün 18 yaşında ve ehliyetsiz olduğu, babasından çekindiği için ceza almamak için kaçtığı öğrenildi. Olay, saat 20.30 sıralarında Körfez ilçesinde gerçekleştirilen trafik uygulaması sırasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 18 yaşındaki B.K., uygulama noktasına girmeyerek aracıyla kaçmaya başladı. Sürücü, kendisini engellemeye çalışan polisin üzerine de aracı sürdü. Polis, telsiz anonslarıyla diğer ekiplere bilgi vererek şüpheli aracı takibe aldı. Devam eden kovalamaca, TEM Otoyolu gişeleri Tüpraş Kavşağı mevkiinde son buldu. Polis ekipleri trafiği kontrollü şekilde kapatarak aracı durdurmaya çalıştı. Bu sırada sürücü aracı bırakıp yaya olarak kaçmaya devam etti. Kovalamacanın ardından B.K. polis ekipleri tarafından yakalandı. Gözaltına alınan B.K. sağlık kontrolü için Körfez Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Buradaki işlemlerinin ardından ifadesi alınmak üzere Tütünçiftlik Polis Karakolu’na götürülen B.K.’nin ehliyetsiz olduğu öğrenildi. İfadesinde polisi görünce korktuğunu, babasından çekindiği için ceza almamak adına kaçtığını belirten sürücü, yaptığı davranıştan dolayı pişman olduğunu dile getirdi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Burdur Isparta-Antalya karayolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı Antalya-Isparta karayolunda kamyon ile otomobili çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında anne hayatını hayatını kaybetti, 2’si çocuk 4 kişi yaralandı. Kazada hayatını kaybeden annenin kaza anında arka koltukta oturan çocuklarını korumak için üzerlerine kapandığı öğrenilirken, kaza haberini alan yakınları olay yerinde gözyaşlarına boğuldu. Kaza, saat 19.30 sıralarında Antalya-Isparta karayolu Kazak Tünelleri Ağlasun ilçesi Çamlıdere mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, B.Y.A. (28) idaresindeki 07 CON 405 plakalı kamyon ile A.T. (29) kullandığı 07 CJJ 403 plakalı Fiat marka otomobil kafa kafaya çarpıştı. Kazada otomobilde yolcu konumunda bulunan anne Senanur Turan (26) hayatını kaybederken otomobil sürücüsü A.T., H.İ.Ş. (32), R.T. (4), Ö.A.T. (6) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Isparta’daki çeşitli hastaneler kaldırıldı. Anne Senanur Turan’in kaza anında arka koltukta oturan çocuklarının üzerine kapanarak korumaya çalıştığı sırada esnada hayatını kaybettiği öğrenilirken kaza haberini alan yakınları olay yerinde gözyaşlarına boğuldu. Turan’ın cenazesi yapılan incelemenin ardından morga götürüldü. Kaza nedeniyle yol bir süre trafiğe kapanırken araçların kaldırılmasının ardından yol tekrardan trafiğe açıldı.Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.