POLİTİKA - 02 Aralık 2025 Salı 19:02

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ülkemiz doğurganlık hızı en fazla azalan 5’inci ülke konumundadır"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ülkemiz doğurganlık hızı en fazla azalan 5’inci ülke konumundadır"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ülkelerin son 7 yıldaki doğurganlık hızı değişimleri incelendiğinde; Çin, Güney Kore, Arjantin ve Kuveyt’ten sonra ülkemiz doğurganlık hızı en fazla azalan 5’inci ülke konumundadır" dedi.

’Aile ve Nüfus On Yılına Doğru Uluslararası Sempozyumu’ kapanış programı Ankara’da bir otelde düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve yabancı milletlerde olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Kapanış programı, sempozyum özelinde hazırlanan videonun seyredilmesinin ardından açılış konuşmaları ile devam etti.

"Ülkemiz doğurganlık hızı en fazla azalan 5’inci ülke konumundadır"

Son yıllarda nüfus artış hızında yavaşlama olduğunu belirten Cevdet Yılmaz, "2017 yılında toplam doğurganlık hızımız 2,08 iken, 2024’te 1,48’e kadar gerilemiştir. Toplam doğurganlık hızı dünya ortalaması, 2024 yılında 2,25 çocuktur. Ülkelerin son 7 yıldaki doğurganlık hızı değişimleri incelendiğinde; Çin, Güney Kore, Arjantin ve Kuveyt’ten sonra ülkemiz doğurganlık hızı en fazla azalan 5’inci ülke konumundadır. Doğurganlıktaki bu eğiliminin devam etmesi durumunda, ülkemiz AB ortalamasının da altına düşecektir. Neslin devam edebilmesi için doğurganlık hızının 2,1 çocuğun altına düşmemesi gerekmektedir. TÜİK tarafından yapılan hesaplamalarda önümüzdeki 10 yıl içinde ortanca yaşın 40’a yaklaşacağı tahmin edilmektedir. Kadınlarda ilk evlenme yaşının 26’nın, erkeklerde 28’in üzerine çıkması, evliliklerin ve doğurganlığın giderek daha ileri yaşlara kayması, aileye dair kararların bugün farklı bir sosyolojik çerçevede alındığını ortaya koyuyor. Aile 10 yılı çerçevesinde, mevcut menfi eğilimleri tersine çevirme irademizle, nüfus ve aile politikalarıyla ilgili tüm bu öncelikli alanlarda gerekli adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz. TÜİK’in nüfus projeksiyonlarına göre, bugün içinde bulunduğumuz doğurganlık eğilimi devam ederse, nüfusumuzun 2050’li yılların ilk yarısında en yüksek büyüklüğe ulaşarak yaklaşık 94 milyona çıkacağı; 2100 yılında ise yeniden azalarak 77 milyon civarlarına düşeceği tahmin edilmektedir. Tüm kurumlarımız bu konuda azami dikkat, özen ve sorumluluk içerisinde hareket etmeli, aile kurumunu zayıflatacak, doğurganlığın doğrudan veya dolaylı olarak azalmasına neden olacak girişimlere fırsat verilmemelidir" şeklinde konuştu.

"2026’dan itibaren, eşlerin her ikisinin 18-25 yaş arasında olması durumunda 250 bin liraya yükseltecektir"

Türkiye gibi kalkınmakta olan bir ülke için yaşlanmadan zenginleşmenin bir zorunluluk olduğunu dile getiren Yılmaz, "Aksi halde demografik fırsat penceresinin kapanmasıyla mevcut avantajlarımızı yitirme noktasına gelebiliriz. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl aralık ayında tesis edilen Nüfus Politikaları Kurulumuz, bu alanda çalışmalarına yoğun biçimde devam etmektedir. Mevzuattan çalışma hayatına, ekonomik teşviklerden sağlık, eğitim ve iletişim başlıklarına kadar geniş bir yelpazede ilgili tüm kurum ve kuruluşları kapsayan çalışma grupları oluşturduk. Bu 5 ana başlıkta Eylem Planı çalışmalarımızı 2026 yılı başı itibariyle tamamlamayı ve kapsamlı reformları hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Kalkınma Planımızda, doğurganlığın nüfusun kendini yenileme seviyesinin üzerine çıkarılmasını temel amaç olarak belirlememiz, yaklaşımımızın stratejik boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Bugüne kadar Kurul çalışmalarımız ekseninde çeşitli reformları hızla hayata geçirdik. Doğum sonrası sağlanan tek seferlik destek tutarını 5 bin liraya yükselttik. Bunun yanında, 2’nci çocuk için beş yaşına kadar aylık 1 bin 500 lira, 3’üncü ve sonraki çocuklar için yine 5 yaşına kadar aylık 5 bin lira düzenli doğum yardımı desteğini uygulamaya aldık. 2025 yılı itibarıyla ülke genelinde yaygınlaştırdığımız Aile ve Gençlik Fonu ile gençlere faizsiz kredi ve esnek geri ödeme modeliyle güvenli bir başlangıç imkanı sunuyoruz. Fon kapsamında 2025 Eylül sonu itibarıyla 42 binden fazla yeni evlenecek çifte 150 bin lira faizsiz kredi sağladık ve evlilik öncesi ve sonrası danışmanlık hizmetleri verildi. Destek tutarı Ocak 2026’dan itibaren, eşlerin her ikisinin 18-25 yaş arasında olması durumunda 250 bin liraya, en az birinin 26-29 yaş aralığında olması durumunda ise 200 bin liraya yükseltilecektir" diye konuştu.

"2026-2035 döneminin ’Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak belirlenmesi, bu alanda uzun vadeli, bütüncül ve kararlı bir yaklaşımın ifadesidir"

Doğurganlık hızındaki azalışın sebeplerinden birinin sezaryen doğumların yüksekliği olduğunu vurgulayan Yılmaz, "2024 yılı Sağlık İstatistikleri Yıllığına göre, ülkemizde sezaryen oranları yüzde 61,2 seviyesine ulaşmıştır. Bu oran, Türkiye’yi dünya sıralamasında en üst noktaya taşımaktadır. OECD ve Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama oran yüzde 28 düzeyindedir. Özel hastanelerde sezaryen oranının yüzde 80’in, kamu hastanelerinde ise yüzde 50’nin üzerinde olması hem anne-bebek sağlığı hem de doğurganlık eğilimlerinin uzun vadeli seyri açısından dikkatle ele alınmalıdır. Normal doğumun teşvik edilmesi, tıbbi gereklilik dışındaki sezeryan uygulamaların azaltılması öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer almaktadır. Cumhurbaşkanlığı tarafından tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen resmi yazıyla; kamu kurumlarında kreş ve gündüz bakımevlerinin yaygınlaştırılması ve kapasitelerinin artırılması hususu talimatlandırılmıştır. Gençlerin konut edinme süreçlerini kolaylaştıran sosyal konut projelerinde çok çocuklu ailelere öncelik verilmesi sağlandı; hanelerin ihtiyaç duyduğu sosyal destek modelleri daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturuldu. ’Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında da gençlerimize yüzde 20; 3 çocuk ve üzeri ailelere yüzde 10 düzeyinde özel kota ihdas edilmiştir. Aile içi danışmanlık, ebeveyn eğitimleri, çocukların dijital ortamlardaki güvenliği ve aile odaklı sosyal hizmet modelleri genişletilirken, dezavantajlı hanelere dönük destek programları da yenilerek daha etkin bir çerçeveye taşındı. 2025 yılının Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle ’Aile Yılı’ ilan edilmesi, toplumun tüm kesimlerini aynı başlık altında buluşturan güçlü bir irade beyanı olmuştur. Cumhurbaşkanımızın uluslararası Aile Forumunda açıkladığı üzere 2026-2035 döneminin ’Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak belirlenmesi, bu alanda uzun vadeli, bütüncül ve kararlı bir yaklaşımın ifadesidir. Bu vizyon doğrultusunda; cinsiyetsizleştirme akımı başta olmak üzere genç nesilleri ve aile yapımızı tehdit eden tüm akımlara karşı güçlü bir duruş sergilemeye devam edeceğiz" dedi.

"Doğurganlık hızı 71 ilimizde nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına düştü"

Bakan Göktaş ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

"Aile ve Nüfus Vizyonu, Türkiye’nin, ulusal ve uluslararası alanda önümüzdeki 10 yılda izleyeceği yolu belirleme iradesidir. Düzenlediğimiz bu sempozyumla, ulusal ve uluslararası uzmanların katkılarıyla bu iradeyi somut politikalara dönüştürecek kıymetli bir adım atmış bulunuyoruz. Doğurganlık hızı 71 ilimizde nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına düştü. Ortalama hane büyüklüğümüz gerilerken tek kişilik hanelerin payı yüzde 20’ye çıktı. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla, aileyi ülkenin geleceğini taşıyan bir güç alanı olarak yeniden konumlandırdık. 2024-2028 dönemini kapsayan ve bu alanda ilk olan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, çalışmalarımızın stratejik çerçevesini oluşturdu. Türkiye’nin dört bir yanında farkındalık kampanyaları yürüttük. 81 ilimizde 15 bini aşkın faaliyet ve etkinlik gerçekleştirdik. Aileleri ve evlenecek gençleri desteklemek için bin 926 kurumla iş birliği yaptık. Evlenecek gençlere ve çocuk sahibi olmak isteyen ailelere devletimizin tüm kurumlarıyla destek olduk. Hem kadın hem erkek memurların, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladık. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarında, kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalarımızı hızlandırdık. Bugün ülkemiz, aile diplomasisini dünya gündemine taşıyarak, bu alanda öncülük eden bir ülke konumuna geldi. Aileyi güçlendirmek için atacağımız her adımın, gelecekte ekonomik ve sosyal kazanım olarak geri döneceğine inanıyoruz. Aileyi ve dinamik nüfusu korumak, bir beka meselesidir."

Program, toplu fotoğraf çekiminin gerçekleşmesi ile sonlandı.

Bilal Sarıkavak - Gürkan Sayın



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye ile Belçika arasında 15 milyar dolarlık ticaret hedefi "Türkiye-Belçika İş Forumu" İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, çok sayıda bakan ve 200 firmadan 400’den fazla Belçikalı iş insanı ile birlikte Türkiye’ye gelen Belçika kraliçesi Mathilde’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen üst düzey temaslarda; Türkiye-Belçika ekonomik ve ticari ilişkilerinin stratejik boyutu kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve enerjiden savunma sanayiine, lojistikten dijital ve yeşil dönüşüme kadar birçok alanda iş birliğinin daha da güçlendirilmesi yönündeki güçlü irade bir kez daha teyit edildi. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetleriyle Türkiye ye ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki Belçikalı Bakanlar, üst düzey yetkililer ve iş dünyası temsilcileri ile "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da bir dizi temas ve programa katıldı. "Ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak irade teyit edildi" Program kapsamında Ticaret Bakanı Bolat, Belçika Kraliçesi Mathilde ile gerçekleştirdiği ilk görüşmede; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel-Başkent Bölgesi Bakan-Başkanı Boris Dillis, Flaman Bölgesi Başbakanı Mathias Diependaele ve Valon Bölgesi Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’ün de katılımlarıyla, Türkiye-Belçika ekonomik iş birliği ve ticaret ilişkileri stratejik boyutlarıyla ele alındı. Taraflar, mevcut ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak iradelerini bir kez daha teyit etti. "Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı" 2012 yılında gerçekleştirilen son Belçika Ekonomi Misyonu’nun ardından, 14 yıl sonra Belçika devletinin 200’ü aşkın Belçikalı şirketten 420 iş insanıyla yeniden Türkiye ye böylesine üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmesi son derece önemli ve anlamlı olarak değerlendirildi. Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği, "Türkiye-Belçika İş Forumu"nun resmi açılış programı, Belçika Kraliçesi Mathilde başta olmak üzere Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, Türkiye ve Belçika’nın Avrupa ekonomisinin birbirini tamamlayan iki güçlü aktörü olduğu vurgulanarak; ticaret, yatırım, sanayi, enerji, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda iş birliğinin daha ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. ‘Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması’ imzalandı Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret alanında değil; yatırım, teknoloji ve ortak imalat ekseninde de giderek daha derin ve nitelikli bir yapıya kavuştuğu memnuniyetle değerlendirildi. Enerji, lojistik, dijitalleşme, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatları kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle e-ticaret ve küresel tedarik zincirleri bakımından iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Program kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssüdür" Türkiye ve Belçika’nın köklü ekonomik ilişkilerini yeni bir vizyonla daha da güçlendirme iradesini güçlü biçimde ortaya koyduğu belirtilirken; Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssü olarak öne çıktığı ifade edildi. Belçika’nın Avrupa’daki güçlü lojistik ve finans ekosisteminin ise bu ortaklığı daha da kıymetli hale getirdiği vurgulandı. 2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ticaret hacmi ve karşılıklı artan yatırımların stratejik ortaklığın sağlam temelini oluşturduğu, ortak hedefin ise ticaret hacmini dengeli ve sürdürülebilir şekilde 15 milyar dolara çıkarmak olduğu kaydedildi. "Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini gösteriyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılım sağladığı görüşmede; Türkiye ile Belçika ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Belçika’nın ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu, ilişkileri geliştirmek için adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha gösterdiğini, tam üyeliğimize kadar geçecek süreçte Gümrük Birliği’nin yeni koşullara göre güncellenmesinin öncelikli başlıklardan biri olduğunu ve AB’nin savunma girişimlerine katılımımızın müşterek menfaat gereği olduğunu vurguladı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen "Yatırım Öğle Yemeği" programında da Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyasının önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasındaki 9,2 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin yanı sıra yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. "İlişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi" 719 Belçikalı firmanın Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirmesi ve Belçika’nın Türkiye’ye yatırım girişlerinde 8. sırada yer almasının önemine dikkat çekildi. Türk firmalarının ise Belçika’da 750 milyon dolarlık yatırımla, Belçika’yı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerinde üs olarak değerlendirmelerinin önemli olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin yatırım reform süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni fırsatlar ve Türk yurtdışı müteahhitlik sektörünün uluslararası tecrübesi çerçevesinde Belçika’da ve üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Lojistik, enerji, petrokimya, sağlık, inşaat ve sanayi gibi stratejik sektörlerde karşılıklı yatırımların artmasının, ilişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaştığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, ortak projeler ve entegre üretim ağlarıyla daha ileri seviyeye taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. "Türkiye, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez stratejik bir ortak" Günün devamında, Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayelerinde düzenlenen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve beraberindeki Belçikalı Bakanlarla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyon kapsamlı biçimde ele alındı. 200’e yakın Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı ekonomi misyonunun, mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediği belirtilirken; Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez ve Belçika için stratejik bir ortak olduğu birlikte teyit edildi. "Ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı" Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Belçika’nın Türkiye’de 5 milyar dolarlık yatırımları ve 719 Belçikalı şirketin ülkemizdeki varlığı ekonomik entegrasyonun somut göstergesi olarak değerlendirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak proje geliştirilmesi imkanları ele alınırken, "Türkiye-Belçika JETCO III. Dönem Toplantısı"nın 2027 yılında Brüksel’de gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. "‘Made in EU’ düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı" Enerji, lojistik, ulaştırma, bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında iş birliği potansiyeli değerlendirilirken; Avrupa Birliği ve küresel tedarik zincirleri bakımından Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Görüşmelerde ayrıca, Avrupa Birliği sanayi politikalarının geleceği açısından önem taşıyan "Made in EU" düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı; Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki derin entegrasyonu ve Avrupa değer zincirlerine sunduğu kritik katkının bu düzenleme içinde hakkıyla yansıtılması gerektiği vurgulandı. AB sanayi ve ticaret politikalarındaki güncel düzenlemeler ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeşil dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi, e-ticaret alanındaki düzenlemelerde ortak yaklaşım geliştirilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi konularında daha yakın iş birliği tesis edilmesi hususlarında yapıcı bir anlayış geliştirildiği ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığını her alanda daha ileri taşımaya yönelik güçlü iradenin bir kez daha teyit edildiği belirtildi. "Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi" Programın sonunda, "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda, Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen İş Forumu, heyetler arası üst düzey ikili görüşmeler, çalışma toplantıları, Yatırım Öğle Yemeği ve firmalar arası B2B görüşmelerin son derece yoğun ve verimli geçtiği ifade edildi. Bu temasların, Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığının güçlü ve çok boyutlu yapısını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. "Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu vurgulandı" "Belçika Ekonomi Misyonu"nun, Belçika ile mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi ve yüksek seviyelere taşınması bakımından adeta bir mihenk taşı olduğu ifade edilirken; Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerinin gün boyunca sergilediği yüksek düzeyli katılım ve etkileşimin, ilişkilerin dinamizmini ve geleceğe dönük potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı ve küresel değer zincirlerine entegrasyon vizyonu açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu, bu ortak zeminin yeni iş birliği alanlarını daha görünür kıldığı kaydedildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, program vesilesiyle Belçika Kraliçesi Mathilde’e, Belçikalı üst düzey mevkidaşlara ve "Belçika Ekonomi Misyonu" programına katılım sağlayan tüm Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerine teşekkürlerini ifade etti.
Muğla ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ yazma eser sergisi açıldı Muğla Valiliği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, düzenlenen törenle açıldı. Tören öncesi MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde açılış konuşmaları gerçekleştirildi. Programda; Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar ve TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz serginin önemine değinen birer konuşma yaptı. Yazma eserlerin korunması, tanıtılması ve toplumla buluşturulmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından büyük önem arz ettiğine değinen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, serginin kültürel farkındalığın artmasına katkı sağlayacağını ve gençlerde tarih bilinci ile aidiyet duygusunu güçlendireceğini ifade etti. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programının ardından davetliler, Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’ndeki sergi alanına geçti. Programa Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz ile protokol üyeleri ve davetliler katıldı. Anadolu’nun önemli düşünce ve kültür merkezlerinden biri olan Muğla’nın yetiştirdiği sufi, şair ve eğitimcilerden Şâhidî İbrahim Dede’nin hayatı, eserleri ve ilmî çevresini konu alan sergide, yazma eser geleneğinin seçkin örnekleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Program kapsamında davetliler sergiyi dolaşarak eserler hakkında bilgi aldı. Şâhidî İbrahim Dede’nin düşünce dünyası ve Muğla’nın kültürel hafızasındaki yeri üzerine değerlendirmelerin yapıldığı etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Sergi aracılığıyla, bölgenin tarihî ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanıyor. Programda ayrıca, Muğla’nın önemli manevi ve kültürel miraslarından biri olan Şâhidî Camii ve Türbesi’nin bakım ve yeniden restorasyon çalışmalarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu. Gerçekleştirilecek çalışmaların, şehrin tarihî ve kültürel değerlerinin korunarak gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunacağı belirtildi. ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, 11 Mayıs - 11 Ağustos 2026 tarihleri arasında MSKÜ Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.