EĞİTİM - 28 Kasım 2025 Cuma 13:27

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Akça’dan ara tatil açıklaması

A
A
A
Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Akça’dan ara tatil açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Akça, ara tatil uygulamasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sorunun tatillerde değil bu dönemlerin doğru yönetilememesinde olduğunu söyledi. Akça, tatilin çocuklarda çoğu zaman "boşa geçen zaman" algısı oluşturduğunu ifade etti.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullardaki ara tatil uygulamasının bu yıl yeniden değerlendirileceğini belirterek, öğrencilerden öğretmenlere ve velilere kadar tüm tarafların görüşlerinin dikkate alınacağını açıklamıştı.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullardaki ara tatil uygulamasının kaldırılmasına ilişkin bu yıl bir değerlendirme yapacaklarını belirtti. Bu konu kapsamında öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin şikayetlerini ve önerilerini dikkate alacağını açıklayan Bakanlık, hem velilerin hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin talepleri üzerine geniş kapsamlı bir karar alması bekleniyor. Bu kapsamda ara tatillerin kaldırılmasına ilişkin İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi ve Özel Öğretim Derneği Başkanı Ahmet Akça, ara tatillerin kaldırılmasının olumlu ve olumsuz etkilerinin olacağını, fakat velilerin ara tatillerde çocuklarıyla etkili ve kapsamlı vakit geçiremediklerini belirterek, ara tatillerin kaldırılması konusunun Bakanlığın ve eğitim derneklerinin geniş kapsamlı bir şekilde ele alması gerektiğini ifade etti.


"Ara tatillerin veliler tarafından bir sorun olarak ortaya çıktığı görülüyor"


Ara tatillerin veliler için bir sorun teşkil ettiğini, çalışan ebeveynlerin çocuklarıyla vakit geçiremediklerini ve bu yüzden çocukların adaptasyon sürecinde sıkıntılar çektiğini belirten Akça, "Ara tatiller 2019-2020 yılı döneminde çıkan ‘Ortaöğretim Yönetmeliği’ ile hayatımıza girdi. O dönemdeki temel gerekçelerimiz özellikle uzun yaz tatillerinin çocukların eğitimden kopardığını ve akademik öğrenmeyi zayıflattığını, okulla olan irtibatlarını zayıflattığını, dolayısıyla bu uzun yaz tatilleri yerine yaz tatillerinin biraz daha kısaltılıp dönem içerisinde birer haftalık tatillerle eğitim öğretim sürecini yürütmek gündeme getirilmişti. Yaklaşık 5 sezondur bunu uyguluyoruz. 5 yılın sonunda geldiğimiz noktada bu ara tatillerin en azından veliler tarafından bir sorun olarak ortaya çıktığı görülüyor. Eğitimciler bu konuda hemfikir değiller. Bu tatillerin çok faydalı olduğunu düşünen eğitimcilerin olduğu gibi ara tatillerin çocukları okuldan soğuttuğuna dair hem eğitimciler hem öğrenciler hem de veliler tarafından bir kanaat de var. Bu kanaatlerin nereden beslendiğine baktığımızda aslında sorun tatiller değil. En büyük problem bu verilen araların doğru yönetilememesi. Çünkü tatil denildiği an Türkiye’de genellikle çocukların zihninde boşa geçirilen zaman gibi algılanıyor. Öğretmenlerin zihninde de eğitim öğretimden biraz uzaklaşıp kendilerini dinlendirmeleri gibi bir çağrışım yapıyor. Halbuki bunun gerekçelerine baktığımızda bu ara tatiller, çocukların hem sosyal gelişimlerini hem toplumsal gelişimlerini hem de eğitimsel, kültürel ve zihinsel birtakım aktivitelerini bu dönemde daha etkin yapabilsinler diye yapılmıştı" diye konuştu.


"Veliler, ‘çocuklar evde boş duracağına okulda olsun’ diyor"


Velilerin ara tatilin uygulanmasına yönelik şikayetlerinden en bilineninin çocuklarıyla etkili vakit geçiremedikleri olduğunu vurgulayan Akça, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Biz bu ülkenin geleceğini inşa edecek gençleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Çocuğun yaşayarak ve görerek öğrenmesi gibi bir durum var. Biz bunu yaparak, yaşayarak, görerek öğrenmeyi sadece okul ekosistemi içerisinde mi yapabiliriz yoksa çeşitli esneklikler vererek çocuğun bizzat gezilere katılması gibi birtakım şeyleri yerinde öğrenmesine fırsat verecek zaman dilimleri mi oluşturmamız lazım, bütün bunların kendimize zaman tanıyarak değerlendirip buna göre bir karar verilmesi lazım. Veliler bu konuda ‘biz çocuğumuza nitelikli bir zaman planlayamıyoruz, çocuk evde boş duracağına okulda olsun’ diyor. Bizim kendi idarecilerimiz ve öğretmenleriz de bu dönütü alıyorlar ama eğitimsel açıdan yaklaştıklarında da ara tatil döneminin gerekli olduğunu söylüyorlar. O zaman bizim orta yolu bulmamız lazım. Bu ara tatillerin daha nitelikli hale getirilebilir mi bunun için neler yapılması lazım. Belki bu konuda çalışılabilir. Bu talepler gerçek bir zemine mi oturuyor yoksa bir algıya mı bunun doğru tartılması lazım. Çocuklarla nitelikli vakit geçirilebilir mi buna biraz kafa yormak lazım ama Bakanlığın bu konudaki yaklaşımını da doğru buluyorum. Çünkü ellerinde de 5 yıllık veriler var. Özellikle bu veriler öğrencinin ara tatillerde nitelikli zaman geçiremediğine dair ellerinde ciddi veriler olduğunu düşünüyorum."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Evcil hayvan beslenmesinde yeni dönem: Postbiyotik mama Türkiye’de evcil hayvan beslenmesine yönelik geliştirilen postbiyotik içerikli yeni nesil mama, Tuzla’da bulunan bir otelde düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Uzun süren Ar-Ge çalışmalarının ardından geliştirilen ürünün hem besleyici hem de destekleyici özellikleriyle öne çıktığı belirtildi. Hermos Gıda ile Cihan Grup iş birliğiyle geliştirilen ve "Flexi" ile "Flexi For" markalarıyla piyasaya sunulacak olan yeni nesil hayvan mamasının, postbiyotik bileşenler içermesiyle dikkat çektiyor. Yaklaşık 1 yılı aşkın Ar-Ge süreci sonucunda ortaya çıkan ürünün, Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk olduğu, dünya genelinde ise mama kategorisinde öncü bir adım olarak değerlendiriliyor. Yeni nesil mama içerisinde yer alan postbiyotik bileşenlerin, sindirim sistemine destek sağladığı ve ürünün yalnızca besleyici değil aynı zamanda destekleyici özellik taşıdığı aktarıldı. Bu doğrultuda geliştirilen ürünün, evcil hayvanların daha sağlıklı ve dengeli beslenmesine katkı sunmasının hedeflendiği vurgulandı. Ürünün kısa süre içerisinde Türkiye genelinde satışa sunulacağı, aynı zamanda yaklaşık 30 ülkeye ihracatının planlandığı öğrenildi. "Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk" Tanıtım lansmanında konuşan Cihan Grup CEO’su Mehmet Hanifi Çiftçi, çok heyecanlı olduklarını ve bir seneden fazladır çalışma içinde olduklarını dile getirerek şunları söyledi: "Flexi ve Flexi For markası adı altında. Postbiyotik hem destekleyici hem besleyici yeni nesil bir mama. Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk, hatta Amerika’da da sadece belli katkı ürünlerinde var. Biz mama olarak dünyada bir ilke şu anda adım atıyoruz, bu konuda çok heyecanlıyız. Umarım tüketicilerimize de çok daha nitelikli ve iyi bir mamayı sunuyor olacağız. Yeni bir besleme stili, Türkiye’de evcil hayvan sayısı oldukça çok. Yaklaşık 20 milyona yakın bir evcil hayvan var. Sahiplik belki daha düşük ama bu giderek daha da artıyor. Artık evcil hayvan yeni yaşam stilinde ailenin bir bireyi noktasında, o anlamda da herkes evcil hayvanına kendi yediği besin kalitesinde vermeye çalışıyor. Biz de bu özenle zaten böyle bir ürünü geliştirdik. Artık insan nasıl sağlıklı besleniyorsa hayvanlarımız da bu sağlıklı beslenmeye sahip olacaklar Flexi ve Flexi For markasıyla birlikte. Ürüne tüm Türkiye’de ulaşabilecekler, bu anlamda zaten satış altyapımız mevcut. Aynı zamanda yaklaşık 30’a yakın ülkede de bu ürünü ihraç ediyor olacağız." "Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici" Hermos Gıda Genel Müdürü ve Şirket Ortağı Yılmaz Akın ise uzun zamandır Cihan Grup’la ürün üzerinde çalıştıklarını belirterek, " Güzel bir ürün ortaya çıktı. Bu ürünün özelliği postbiyotik bir ürün bu, dünyada belki de ilk diyebiliriz, Türkiye’de kesinlikle yok bu ürün. Nedir bu postbiyotik? Postbiyotik probiyotikleri biliyoruz, probiyotikler canlı bakterilerdir. Postbiyotik ise bunların doğrudan sonuçlarıdır. Yani biz bu doğrudan sonucu alıp ürünlerimizin içerisinde kullanmaya başladık. İnanılmaz bir sindirim desteği sunuyor bu ürün, stabilite sağlıyor. Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici bir ürün. Yeni nesil mama diyebiliriz buna. Mutluyuz bunun Cihan Grup’la birlikte yapılması, Flexi For markasıyla birlikte çıkması bize ayrı bir gurur veriyor. Biz de merakla bekliyoruz" dedi.
İstanbul İstanbul’da lale zamanı başladı, Pendik Korusu’nda renk cümbüşü yaşandı İstanbul’da lale mevsiminin başlamasıyla birlikte parklar ve korular renklenirken, Pendik Korusu da binlerce lale, nergis ve sümbülle birlikte ziyaretçilerine kapılarını açtı. Pendik Belediyesi ekiplerince dikilen 22 bini lale toplam 32 bin bitki, baharın gelişiyle Pendik Korusu’nu adeta bir açık hava sergisine dönüştürdü. İstanbul’da baharın simgesi haline gelen laleler açmaya başlarken il genelinde birçok park ve koru, rengarenk görüntülere sahne olmaya başladı. Bu kapsamda Pendik’te bulunan Pendik Korusu da çiçeklenen alanlar arasında yer aldı. Pendik Belediyesi ekiplerince sonbaharda dikilen laleler, nergis ve sümbüllerin açmasıyla koru, ziyaretçilerine adeta görsel bir ziyafet yaşattı. Koruyu ziyaret eden vatandaşlar, açan çiçekleri yakından inceleyerek hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Pendik Belediyesi tarafından bu yıl Pendik Korusu’na 22 bini lale olmak üzere toplam 32 bin bitki dikildi. Her yıl kasım ayında toprakla buluşturulan renkli bitkilerin nisan ayı sonuna kadar canlılığını koruduğu belirtildi. Şehir genelinde olduğu gibi Pendik’te de baharın renklerini yansıtan bu görüntüler, özellikle hafta sonları yoğun ilgi görmeye devam ediyor. "Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu" Pendik Korusunu ziyarete gelen Büşra Demir, "Arkadaşlarımızla beraber geldik. Laleleri görünce içiniz kıpır kıpır oldu. Her yer rengarenk lalelerle dolmuş. İstanbul’da da lale zamanı, arkadaşlarla fotoğraf çektirdik. Bahar geldi, Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu. İstanbulluları, Pendiklileri laleler ile fotoğraf çekinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Elazığ Kardiyoloji Uzmanı Demirkıran: "Sağlıklı bir kalp için sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır" Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, kalp sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kalp sağlığının genel sağlığın temel taşlarından birisi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar. Bu nedenle yaşam tarzımızı sağlıklı alışkanlıklarla şekillendirmek kalp hastalıklarının gelişimini engellemenin en etkili yoludur. Kalp hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi yaşam süresini uzatırken, komplikasyon risklerini de azaltır. Düzenli sağlık kontrolleri ve kardiyolojik muayeneler, potansiyel sorunların zamanında tespit edilmesine imkan tanır. Ayrıca, stres yönetimi ve yeterli uyku alışkanlıkları da kalp sağlığını korumada, önemli faktörler arasında yer alır. Bireylerin kendi sağlık durumlarına dikkat etmeleri ve gerektiğinde uzman hekimlere başvurmaları uzun vadede kalp sağlığını güvence altına alır. Son olarak toplum olarak kalp sağlığını ön planda tutmak ve bilinçlendirme çalışmalarını arttırmak büyük önem taşır. Kamu sağlığı programları ve eğitim seminerleriyle farkındalık oluşturmak kişilerin risk faktörlerini anlamasını ve korucuyu adımlar atmasını sağlar. Her bireyin katkısıyla daha sağlıklı bir toplum inşa etmek mümkündür. Sağlıklı yaşam biçimlerini benimsemek ve kalp sağılığını korumak hem bireysel hem de toplumsak düzeyde sürdürülebilir bir yaşamın anahtarıdır. Kalbinize değer verin, içinde sevdikleriniz var" ifadelerini kullandı.