POLİTİKA - 11 Kasım 2025 Salı 23:34

DEM Parti Grup toplantısı

A
A
A
DEM Parti Grup toplantısı

DEM Parti Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Bakın bir yılı aşkındır devam eden süreç ikinci aşamaya geçmiş durumdadır. İkinci aşama demokratik siyasetin zamanıdır. Bu aşama savaş stratejilerinin değil barış stratejisinin konuşulması gereken bir aşama. Barış stratejisi silahların gölgesinden tamamen çıkıp demokratik siyasetin ışığına yürümektir" dedi.


DEM Parti Grup toplantısı TBMM’de düzenlendi. Hatimoğulları, Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangına değinerek, "Yaşamını yitiren yurttaşlarımızın ailelerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum ve yaralılara acil şifalar diliyorum. Milletvekillerimiz İstanbul ve Kocaeli Kadın Meclisimiz yitirdiğimiz kadın emekçilerin cenazelerine katıldılar. Ayrıca da yanan o dolum tesisine de gittiler. Orada bulundular. Bu çok acı bir olay. Ve bunu bize iş kazası diye yutturmaya çalışıyorlar. Hayır, bu bir iş kazası değil. Bu düpedüz bir iş cinayetidir. Ölenlerin ikisi çocuk. Yani okulda olmaları gerekiyor. Çalışmaları gerekmeyen okulda olması gereken iki çocuk. Ölenlerden biri emekli olması gereken 65 yaşında bir insan. İşte Türkiye’nin manzarası bu, ne yazık ki" ifadelerini kullandı.


AB Komisyonu Türkiye raporunun 4 Kasım’da yayımlandığını hatırlatan Hatimoğulları, "Bu sadece bir rapor değil. Türkiye’nin bu gününün röntgenidir. Her alanda geriye bir gidiş var. Demokraside, hukukta, haklarda, özgürlüklerde geriye gidiş. 2018’den beri AB ile müzakereler donmuş durumda. Ve rapor diyor ki ciddi ve derin endişeler var. Yargıda kriz var. Demokraside çöküş, temel haklarda alarm var. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi güçler ayrılığını yok etti. İnsan hakları kötüleşiyor. Muhalefete baskılar devam ediyor. Bunlar AB’nin tespitleri. Bu tespitlere Dışişleri Bakanlığı nasıl bir yanıt verdi sizce? Önyargılı bir rapor dedi. Bakan ve bakanlık Türkiye’yi gittikçe kötüye götüren bu koşulların açıklamasını ve savunmasını yapmaya çalışıyor. Oysa yapılması gereken bu hakikatle yüzleşmek. Oysa yapılması gereken ülkeyi daha da götüren bu savunmadan vazgeçmek ve bunları düzeltmek. Bir detay daha bakın. Raporun adı ilerleme raporu değil. Sadece Türkiye raporu. Bu mesaj açıktır. İlerleme yok. Bırakın yerinde saymayı. Gerileme var. En basitinden AİHM kararları kesinleştiği halde uygulanmıyor. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve bütün Kobani, Kumpas davası tutukluları Osman Kavala, Can Atalay, Gezi direnişi tutukluları bir saniye dahi içeride kalmamalı. Adalet Bakanı bu kararlara ilişkin verdiği yanıt ve değerlendirme nasıl biliyor musunuz? Bazı davalar siyasallaştırılıyor diyor. Sizin iktidarınız değil mi ki bu davaları siyasallaştıran? Selahattinleri, Figenleri, Can Atalayları, AİHM ve AYM kararlarına rağmen içeride tutarak siyasal kararlar alan sizler değil misiniz? Yargıyı da bu davaları da siyasallaştıran düpedüz sizsiniz. Türkiye’nin itibarını zedelemeye devam ediyorsunuz" şeklinde konuştu.


Hatimoğulları şöyle konuştu:


"Mahpusların yaşam, sağlık, iletişim ve insan onuruna yakışır koşullarda tutulma haklarına sistematik bir biçimde bir ihlal var. İnfazı yakılanlar 30 sene yattığı halde infaz yakmaya devam ediyorlar. Ve bu konuyla ilgili devam eden açlık grevleri var. Bütün bunlar görmezden geliniyor. Antidemokratik uygulamaların tavan yaptığı bir dönemden geçiyoruz ne yazık ki. Hükümet AB raporunu görmezden gelmemeli. Bu durumu daha fazla sürdürmemeli. Türkiye’ye daha çok zarar vermekten vazgeçmeli. Türkiye’nin bu raporu ters yüz etmesi için tarihi bir fırsat var. İç barış sürecini başlatmak, demokrasiyi güçlendirmek, hukuku ayağa kaldırmak ve şimdi bütün bunları yapabilmek için daha fazla cesaret zamanı, daha fazla demokrasiyi sahiplenme zamanı, daha fazla barışı ve demokrasiyi bir bütün olarak görerek mücadele etme zamanı, harekete geçme zamanı. Bunu pekala hep beraber yapabiliriz. Barışı hep birlikte büyütebiliriz. Barışa giden yolda demokratik siyasete elbette ki çok önemli görevler düşüyor. Bu süreçte elbette meclise, iktidara ve bütün muhalefete önemli görevler düştüğünün altını her fırsatta çizdik, çizmeye devam edeceğiz. Ama esas olarak barışa ruh katacak ve barışı örgütleyecek olan demokratik siyaset alanıdır. Bakın bir yılı aşkındır devam eden süreç ikinci aşamaya geçmiş durumdadır. İkinci aşama demokratik siyasetin zamanıdır. Bu aşama savaş stratejilerinin değil barış stratejisinin konuşulması gereken bir aşama. Barış stratejisi silahların gölgesinden tamamen çıkıp demokratik siyasetin ışığına yürümektir. Örgütlü halk iradesinin, yerel yönetimlerin, sivil toplumun, demokratik kamuoyunun aktif rol alabileceği bir dönem. Bakın barış tohumu bu toprağa düştü. Tohumu toprağa gömdükten sonra artık biter deyip çekip gidemeyiz. İhmal edilirse kurur, sulanmazsa solar. Toplumsal muhalefet ve demokratik güçler olarak bizlere bu filizin daha güçlü bir ağaca dönüşmesi için gereken emek, özveri ve kararlılığı daha fazla göstermeliyiz. Bu dönemde daha fazla örgütlenmeli, daha fazla barışın ve demokrasinin sözünü kurmalıyız. Biz örgütlenmezsek şayet barış karşıtları örgütlenir. Savaş örgütlenir ve nefret örgütlenir. Tarihi fırsatın önüne set çekenler, çatışma ve kutuplaşma ekonomisinden beslenenler var. Siyaseten barış karşılığından nemalanmak isteyenler var. İktidar içinde iktidar adına açıktan barış karşılığı yapan manşetler görebiliyoruz. Bu manşetler barış adına büyük bir utançtır. Barış korkusu yaşayanlar savaşın devamından beslenenler toplumsal yaraların derinleşmesinden medet umanlar yüz yıllar geçse de tarih huzurunda ve halkların vicdanında kötülüğün timsali olarak anılacaktır. Barışa karşı çıkmak gelecek nesillere karşı işlenmiş tarihi bir suçtur. Barış basitçe anketlere memnuniyet testlerine belirsiz kamusal araştırmalara indirgenemez. Barış ve Kürt sorununun çözümü kimi siyasi partilerin seçim hesaplarına kurban edilemez."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Tüm paydaşlar buluştu ’Sağlık turizminin’ reçetesi ortaya çıktı Sağlık ve turizm sektöründe faaliyet gösteren tüm paydaşların katılımıyla İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı’nın ardından ortaya çıkan 26 maddelik "Sağlık Turizmi Manifestosu" kamuoyuyla paylaşıldı. Her biri alanında uzman isimlerin katıldığı Paneller ve 5 konu başlığının tüm detaylarıyla tartışıldığı Çalıştayda konuşulan konuların net bir özetini sunan manifestoda, İzmir’in sağlık turizminde istenilen noktaya gelmesi için yapılması gerekenler net bir şekilde ortaya konuldu. Özgener: "Önemli olan somut adımlar atabilmek" Ortaya çıkan yol haritasını değerlendiren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "İzmir Ticaret Odası olarak kentimize katma değer sağlayacağına inandığımız konularda tüm paydaşlarımızla bir araya gelmeyi önemsiyoruz. Bu kapsamda çatı kuruluşumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş birliğiyle sağlık turizmi alanında çok verimli bir toplantıya imza atmaktan memnuniyet duyuyoruz. Elbette tüm kurumlarla bir araya gelmek tek başına bir çözüm değil. Toplantıların ardından ortaya ‘somut sonuçlar’ koymak önem arz ediyor. Bu konuda fikir yürüten tüm uzmanların katkılarıyla hazırlanan bu manifesto, tüm kurumların dikkatini vermesi halinde kentimizin hızlı bir şekilde dünya ligine çıkacağını gösteriyor. Biz İzmir Ticaret Odası olarak bu anlamda üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Özkardeş: "Hedefimiz bu manifestoyu güncel tutmak" Sağlık Turizmi Manifestosu’nun tüm paydaşlarla paylaşılacağını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise, "Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, her platformda ifade ettiğimiz konuların, sağlık turizmi alanında İzmir’de söz sahibi olan çok kıymetli isimlerle birlikte ele alınmasını çok önemsiyoruz. Toplantımızın her bölümünde çok kıymetli fikirler ve çözüm önerileri ortaya kondu. Bundan sonraki hedefimiz, kılavuz niteliğindeki bu manifestoyu güncel bilgiler ve gelişmeler doğrultusunda güncellemek ve daha işlevsel hale getirmek. Önümüzde net bir harita olması İzmir’in sağlık turizmi alanında güçlü bir destinasyon olarak konumlanmasına katkı sunacaktır" diye konuştu. İzmir Sağlık Turizmi Stratejik Manifestosu’nda şu maddeler yer aldı: "1. İzmir, sağlık turizminde güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir bir uluslararası destinasyon olarak konumlandırılmalıdır. 2. Sağlık turizmi; yalnızca tedavi hizmetlerinden ibaret değil, ulaşım, konaklama, wellness, yaşlı bakım ve deneyim odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir ekosistem olarak ele alınmalıdır. 3. İzmir’in rekabet gücünü artırmak için doğrudan uluslararası uçuş sayıları artırılmalı, hava ulaşımı güçlendirilerek erişilebilirlik öncelikli politika haline getirilmelidir. 4. Sağlık turizmi faaliyetleri, belirli hedef pazarlara odaklanan stratejik bir yaklaşım ile yürütülmeli; Afrika, İskandinav ülkeleri, Körfez ülkeleri ve Okyanusya gibi pazarlara özel politikalar geliştirilmelidir. 5. Sağlık turizmi alanında tüm paydaşları kapsayan entegre dijital platform (mega dijital rehber) oluşturulmalı; hasta yolculuğu baştan sona dijital olarak yönetilebilir hale getirilmelidir. 6. Veri temelli yönetim anlayışı yeniden tesis edilmeli; ortak veri toplama, analiz ve karşılaştırma sistemleri kamu-özel iş birliğiyle hayata geçirilmelidir. 7. Sağlık turizmi tanıtımında doğru, şeffaf ve etik iletişim esas alınmalı; dezenformasyonla mücadele için yapay zeka destekli sistemler etkin şekilde kullanılmalıdır. 8. Reklam ve tanıtım faaliyetleri, kanunilik ilkesi çerçevesinde güncellenmeli, sektörde güven kaybına yol açan agresif ve yanıltıcı pazarlama uygulamalarının önüne geçilmelidir. 9. Sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren tüm kurumlar için standart eğitim ve sertifikasyon sistemi oluşturulmalı; özellikle yabancı dil yeterliliği zorunlu ve ölçülebilir hale getirilmelidir. 10. Hasta deneyimi, sürecin merkezine alınmalı; hastanın ülkeye girişinden tedavi sonrası sürece kadar kesintisiz, güvenli ve şeffaf bir hizmet modeli oluşturulmalıdır. 11. Aracı kuruluşların rolü yeniden tanımlanmalı; görev, yetki ve sorumlulukları netleştirilerek sistem içindeki konumları düzenlenmelidir. 12. Sağlık turizminde fiyatlandırma politikaları, belirli standartlar ve denetim mekanizmaları çerçevesinde düzenlenmeli; sürdürülebilir rekabet ortamı sağlanmalıdır. 13. Komplikasyon yönetimi sağlık turizminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalı; komplikasyon sigortası sistemleri geliştirilerek hasta ve hekim güvence altına alınmalıdır. 14. Sağlık turizmi sigortası kapsamı genişletilmeli; uluslararası örneklerle uyumlu, erişilebilir ve güvenilir sigorta modelleri oluşturulmalıdır. 15. Olağanüstü durumlarda, hastanın tedavi sürecine ilişkin tüm koordinasyonun hizmeti sunan sağlık kuruluşu ve hekim tarafından kesintisiz şekilde yürütülmesi temel ilke olarak benimsenmelidir. 16. İzmir’de sağlık turizmine yönelik entegre sağlık kampüsü ve kümelenme modeli hayata geçirilmeli; sağlık, konaklama ve sosyal donatılar aynı yapı içinde planlanmalıdır. İnciraltı bölgesi, İzmir için bu konuda çok önemli bir fırsattır. 17. Sağlık kampüsleri, ulaşılabilir, çevresel sürdürülebilirliği gözeten ve hasta deneyimini önceleyen alanlarda konumlandırılmalıdır. 18. İzmir’in güçlü olduğu alanlar doğrultusunda estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi, geriatri, termal ve longevity gibi branşlarda ihtisaslaşma sağlanmalıdır. 19. Sağlıklı yaşlanma ve longevity alanları, İzmir için stratejik öncelik olarak belirlenmeli; bilimsel, sürdürülebilir ve uluslararası standartlara uygun merkezler kurulmalıdır. 20. Termal turizm potansiyeli, bilimsel altyapı ile desteklenerek sağlık turizmine entegre edilmeli; mevcut kaynaklar etkin şekilde değerlendirilmelidir. 21. Yaşlı turizmi ve uzun süreli bakım hizmetleri için yaşam köyleri ve entegre bakım modelleri geliştirilmelidir. 22. İzmir Kalkınma Ajansı başta olmak üzere ilgili kurumlar, sağlık turizmi yatırımlarını destekleyen aktif teşvik ve finansman mekanizmaları oluşturmalıdır. 23. Meslek odaları ve sektör kuruluşları, üyelerine yönelik düzenli bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütmeli; sektörel gelişime aktif katkı sağlamalıdır. 24. Sağlık turizmi alanındaki çalıştay ve toplantılar süreklilik arz eden, erişilebilir ve düzenli platformlar haline getirilmelidir. 25. Sektörle ilgili kurum / kuruluşların İzmir’de daha güçlü temsil edilmesi sağlanmalı; bölgesel yapılanma güçlendirilmelidir. 26. Tüm bu süreçler, kamu, özel sektör, akademi ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle yürütülmeli; çok paydaşlı ve entegre bir yönetim modeli benimsenmelidir. İzmir Ticaret Odası ve TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi iş birliğiyle düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen panel bölümünün TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan moderatörlüğündeki "Türkiye’de Sağlık Turizmi ve Kamu Stratejileri" başlıklı ilk oturumunda, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı A. Alperen Kaçar, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Turizmi Daire Başkanı Seher Taş, Türkiye Turizm Geliştirme Ve Tanıtma Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu ve TÜRSAB Sağlık Turizmi İhtisas Başkanı Şehnaz Atak Askeroğlu konuşmacı olarak yer aldı. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş moderatörlüğünde gerçekleşen "Ege’den Dünyaya: İzmir’in Sağlık Turizmindeki Potansiyeli ve Gelişim Stratejileri" başlıklı ikinci oturumda ise İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi ve İzmir Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba ve TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Demirtaş konuşmacı olarak yer aldı. Panellerin ardından gerçekleşen Çalıştay bölümünde her biri alanında uzman isimlerin yer aldığı 5 çalışma masası oluşturuldu. Masalarda ele alınan konu başlıkları: - Medikal Turizm (Moderatör: Dr. Zeki Hozer, Megapol Yönetim Kurulu Üyesi, Etik Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Turizmi Komitesi Başkanı, Dr. Remzi Karşı Medicana Hastanesi, Op. Dr. Özer Gürbüz Central Hospital, Salih Baz Ekol Hastanesi, Dr. Muzaffer Keskin Özel Can Hastanesi, Dr. Hamit Öztürk Medicalpark Hastanesi, Dr. Ertuğrul Ercan Medical Point Hastanesi, Ahmet Nasır Egepol Sağlık Grubu, Çetin Amato Gazi Hastanesi, Arzu Karataş İzmir Acıbadem Kent Hastanesi, Prof. Dr. Gökhan Akbulut Tınaztepe Üniversitesi Galen Hastanesi) - Sağlık Turizmi Altyapısı ve Kümelenme: Medikal kampüs Yaklaşımı, Sağlık Turizmi Yatırım Stratejileri (Moderatör: Jülide Tutan, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Şenol Alkan İZTO 33. Ağız ve Diş Sağlığı Grubu Meslek Komitesi Başkanı, Fatma İpek Gürses İzmir Büyükşehir Belediyesi Mekansal Planlama Şube Müdürlüğü, Berk Çergun Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, Dr. Saygın Can Oğuz İzmir Kalkınma Ajansı, Gökçe Kesikçiler Buğday İzmir Ticaret Odası 43. Konaklama Meslek Komite Üyesi, Dr. Aysu Gök İzmir Planlama Ajansı, Buse Gültekin Medical Point Hastanesi, Alper Kocatürk Medical Point Hastanesi, Gülümcan Örs İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı) - İyi Yaşam, Üçüncü Yaş Turizmi ve Termal Turizm (Moderatör: Doç. Dr. Didem Dereli Akdeniz İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Halil Ömür Koçyiğit Balçova Termal Otel, Dr. Ilgaz Nacakoğlu ÇEŞTOB, Fatma Kara TGA Destinasyon Uzmanı, Prof. Dr. Çağrı Büke Acıbadem Hastanesi, Furkan Çoker Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü, Esra Atak İZFAŞ Fuarlar Sorumlusu, Ömer Faruk Kayıran İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Prof. Dr. Filiz ÖĞCE AKTAŞ İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Fakültesi Dekanı) - Sağlık Turizminde Dijitalleşme, Sağlık Turizminde Ulusal ve Uluslararası Tanıtım (Moderatör: Prof. Dr. Işıl Özgen, Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm Fakültesi, Dekan, Prof. Dr. Cem Çelebi İYTE Rektör Yardımcısı, Elif Akşahin İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü, Ertan Yolcu İzmir Ticaret Odası 31. Tıbbi Cihaz Grubu Meslek Komitesi Meclis Üyesi, Ali Özgenç Medical Point Hastanesi, Kerem Yaman Medical Point Hastanesi, Cansu Durmaz TGA Ürün Pazarlama, Ceren Ülgen Dikmen İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Yasemin Demirtaş TÜRSAB İzmir Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Başkanı, Seyhan Müşerref Kuralı İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Fuarlar Komisyonu Başkanı - Sağlık Turizmi Mevzuatı ve Sigorta Uygulamaları (Moderatör: Zeynep Şebnem Korkut, 48. Sigortacılık Grubu Komite Başkanı, Seher Taş T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Turizmi Daire Başkanı, Av. Özge Özmen Korkut İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu, Selçuk Altındağ Apsis Danışmanlık, Pelin Kutlu Medical Point Hastanesi, Bahtiyar Kurtulgil Medical Point Hastanesi, Ezgi Soylu Medical Point Hastanesi, Sinemis Gizem Çoşar İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Mehmet Sabri Kıran İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı)".
İzmir 12. Yargı Paketi ile boşanma davalarında iki aşamalı yargılama dönemi başlıyor Gündemde olan 12. Yargı Paketi kapsamında boşanma davalarında "iki aşamalı yargılama" ve "aile arabuluculuğu" sistemlerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Yeni düzenleme ile taraflar boşanma konusunda hemfikir ise süreç hızlıca sonuçlanırken, maddi ve hukuki anlaşmazlıklar ayrı bir aşamada görülmeye devam edecek. Hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi’nin, 2026 yılının ilkbahar aylarında TBMM’ye sunulması ve boşanma davalarının yıllarca sürmesinin önüne geçmesi hedefleniyor. Yeni paketle birlikte birinci aşamada mahkeme öncelikli olarak tarafların boşanmasına ve velayet gibi acil durumlara hükmedecek. Nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi çekişmeli mali uyuşmazlıklar ise ikinci aşamada veya ayrı bir dava dosyası üzerinden değerlendirilecek. Ayrıca çekişmeli davalarda aile arabuluculuğu müessesesi devreye girecek. Hakimin yönlendirmesiyle arabuluculuk sürecine dâhil olan tarafların uzlaştığı hususlar hızla kesinleşecek. Yeni paketin; usul ekonomisini sağlamayı, mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi ve tarafların boşanma sürecinde yaşadığı psikolojik ile ekonomik yıpranmayı en aza indirmeyi amaçlayan pratik bir sistem reformu olması öngörülüyor. Yargılama süreleri kısalacak 12. Yargı Paketi ile boşanma süreçlerinin hızlanacağını belirten Avukat Yasin Ulu, düzenlemenin davaların kolaylaşacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Ulu, "Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in açıklamalarına baktığımızda, bu paketteki ana hedefin yargılama sürelerinin kısaltılması ve mahkemelerin iş yoğunluğunun azaltılması olduğunu görüyoruz. Anlaşmalı boşanmada her iki taraf da tam bir mutabakat sağladığı için tek celsede boşanma gerçekleşiyor. Asıl problem, her iki tarafın boşanmayı istediği fakat boşanmanın sonuçlarında anlaşamadığı durumlarda ortaya çıkıyor. Nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konulardaki anlaşmazlıklarda yeni paket devreye giriyor. Düzenleme, şayet her iki taraf da boşanmayı istiyorsa boşanmanın hızlıca karara bağlanarak kesinleşmesini öngörüyor. Boşanmanın sonuçları olan velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konuların yargılamasına ise devam edilecek" diye konuştu. Yeni bir hayat kurma imkanı Düzenlemenin vatandaşlar için önemli bir avantaj sağladığını kaydeden Ulu, "Boşanmanın sonuçları 8-10 yılı bulabildiği için kişiler mutlu olmadıkları bir evlilikte uzun süre kalmak zorunda kalmayacak. Her iki taraf boşanmayı istediğinde derhal bir uzlaştırmacı tarafından boşanma gerçekleşecek. Boşanmanın sonuçlarına ilişkin yargılama devam ederken, taraflar kendi yaşamlarına odaklanıp yeni bir evlilik dahi yapabilecek" şeklinde konuştu. Dava dilekçelerine dikkat Sosyal medyadaki yorumlarda vatandaşların sürecin kolaylaşmasına dair bazı yanılgılara düştüğüne dikkat çeken Ulu, "Vatandaşların yorumlarına ve anketlere baktığımızda kafaların biraz karışık olduğunu görüyoruz. ’Madem boşanmalar hızlanıyor, o zaman basit bir dava dilekçesiyle hemen boşanmayı sağlayabilirim’ düşüncesi büyük bir yanılgı olur. Adalet Bakanımızın buradaki ana hedefi yargılama sürecini hızlandırmaktır. Şayet boşanma davalarını delilsiz, hazırlıksız ve boş bir dilekçe ile açarsanız, aynı hızla ret kararıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu tasarı Meclis’e sunulduktan sonra en kısa sürede yasalaşacaktır" ifadelerini kullandı.