POLİTİKA - 20 Nisan 2025 Pazar 00:12

Dışişleri Bakanlığı: "Rümeysa Öztürk adlı vatandaşımızla ilgili gelişmeler, ilk günden bu yana yakından takip edilmektedir"

A
A
A
Dışişleri Bakanlığı: "Rümeysa Öztürk adlı vatandaşımızla ilgili gelişmeler, ilk günden bu yana yakından takip edilmektedir"

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Rümeysa Öztürk adlı vatandaşımızla ilgili gelişmeler, ilk günden bu yana yakından takip edilmektedir. Vatandaşımız, ABD’nin iç politikasındaki gelişmeler sonucu ortaya çıkan ve binlerce yabancı öğrenciyi ilgilendiren hukuki bir sürecin sembol isimlerinden biridir. Konuyla ilgili süreç, vatandaşımızın ve ailesinin tercihleri doğrultusunda kişisel haklara saygı çerçevesinde yürütülmektedir" denildi.


Dışişleri Bakanlığı, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), gözaltına alınan Rumeysa Öztürk hakkında yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "Rümeysa Öztürk adlı vatandaşımızla ilgili gelişmeler, ilk günden bu yana yakından takip edilmektedir. Vatandaşımız, ABD’nin iç politikasındaki gelişmeler sonucu ortaya çıkan ve binlerce yabancı öğrenciyi ilgilendiren hukuki bir sürecin sembol isimlerinden biridir. Konuyla ilgili süreç, vatandaşımızın ve ailesinin tercihleri doğrultusunda kişisel haklara saygı çerçevesinde yürütülmektedir. Diğer taraftan, yurt dışında zor durumda kalan tüm vatandaşlarımıza sunulan konsolosluk desteği Sayın Öztürk’e de ilk günden itibaren sağlanmıştır. Houston Başkonsolosumuz vatandaşımızı Louisiana eyaletinde çeşitli kereler ziyaret etmiş, Boston Başkonsolosumuz da Sayın Öztürk’le çevrim içi bir görüşme yapmıştır" ifadelerine yer verildi.


Rumeysa Öztürk’ün ABD’de hakkında iki adli süreç bulunduğu aktarılan açıklamada, "Kamuoyunu kasıtlı biçimde yanıltmayı amaçlayan ve vatandaşımızın içinde bulunduğu durumu siyasete alet etmeyi hedefleyen bazı açıklamalarda yer alan iddialardan farklı olarak, Sayın Öztürk hakkında iki adli süreç bulunmaktadır. Vatandaşımız hakkındaki ilk adli süreç, Louisiana’da devam eden göçmenlik davasıdır. 16 Nisan’da yapılan ve Houston Başkonsolosluğumuzca takip edilen duruşmada vatandaşımızın vizesinin ABD makamlarınca iptali hususunun hukuka uygunluğu ele alınmaktadır. Bu konudaki kararın 1 Mayıs’ta açıklanması öngörülmektedir. Sayın Öztürk’ün anılan tarihe kadar kefaletle serbest bırakılması talebi Mahkeme tarafından reddedilmiştir" denildi.


Yaşanan iki adli sürecinde Dışişleri Bakanlığı’nın tüm imkanları kullanılarak yakından takip edileceğinin ve gerekli desteğin verileceğinin ifade edildiği açıklamada, "İkinci süreç ise Sayın Öztürk’ün gözaltına alınmasına itiraza ilişkindir. Konunun ele alındığı Vermont eyaletindeki mahkeme, 14 Nisan’da gerçekleşen ve Boston Başkonsolosluğumuzca takip edilen duruşmada karar 18 Nisan’da açıklanmıştır. Mahkeme, itirazı inceleme yetkisinin Vermont eyaletinde olduğuna hükmetmiş ve Sayın Öztürk’ün 1 Mayıs’a kadar Vermont’a nakledilmesini emretmiştir. Vatandaşımızın kefaletle serbest bırakılma talebinin bu Mahkeme tarafından 9 Mayıs’ta ele alınması planlanmaktadır. Her iki hukuki süreç, bundan sonra da Bakanlığımızın tüm imkanları kullanılarak yakından takip edilecek ve gerekli destek sağlanacaktır" ifadelerine yer verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun müşteki olduğu davanın görülmesine başlandı Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, müşteki olduğu davada kendisine şantaj yapıldığını savunurken, tanık C.S., "Şantaj yapacak olsam Işıksu’yu kendi annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" dedi. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işık’nun müşteki olduğu, avukatın "görevi kötüye kullanma" ve "şantaj" suçlarıyla yargılandığı davanın görülmesine başlandı. Sakarya 7. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın duruşmasına taraflar ve avukatları katıldı. Savcılık makamında teknik sorunlardan dolayı ifade veremediğini beyan eden sanık avukat E.G., kardeşi H.S.’nin, eşi E.S.’nin hareketlerinden şüphelendiğini ve kendisini aldattığını düşündüğünü öne sürerek, yeğeni C.S.’nin konuyu aktardığını belirtti. C.S.’nin annesi ile Işıksu arasındaki yazışmaları gördüğünü ve kayıtları kendisine sunduğunu öne süren E.G., "H.S. ile görüşüp durumu anlattım, olay çıkmaması için kayıtları kendisine vermedim. Daha sonra eşi E.S. ile görüşüp meseleyi konuştum. E.S., kızının şizofren olduğunu ve tedavi aldığını söyleyerek inkar etti. Bunu babasına sordum, fakat kızının böyle bir tedavi almadığını söyledi" dedi. "Bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim" E.S.’nin 2013 yılından bu yana özel kalem ekibinde çalıştığını belirten müşteki Işıksu, "E.S. bana 2 kişinin görüşmek istediğini söyledi, bizim kapımız herkese açıktır. Makamıma geldiklerinde E.G. ve E.S.’nin avukatı E.T. olduklarını öğrendim. Görüşmeye başladık, bir müddet sonra bana ’Bir konu var’ diyerek 2 dosya uzattılar, ben de okumaya başladım. Dosyalarda benim E.S. ile yazışmalarımın olduğu şeklinde birtakım belgeler gördüm, bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim. Bunların dayanağını sorduğumda E.G., C.S.’nin annesi E.S.’nin telefonunu karıştırarak sosyal medya hesabı üzerinden yazışmaları ele geçirdiğini anlattı. Benim böyle bir sosyal medya hesabım olmadığına eminim. Hesapları belediyenin sosyal medya ekibi de kullanıyor, yakın çalışma ekibime de telefonumu programlarda emanet ediyorum, yazışmaları almak için dosyayı incelemek istedim" diye konuştu. "Şantaja uğradığımı anladım" Yapılan görüşmelerde şantaja uğradığını aktaran Işıksu, "’Bu dava size sirayet edebilir’ dediler, ben de ’Siz niye açmadınız’ dedim. Bana ’Züccaciye dükkanına giren fil olmak istemedik’ dediler. Bana bu cümleleri sarf ettikleri an bir şantaja uğradığımı anladım. Dosyayı incelediğimde 20 milyon ve 40 milyon lira sayılarını gördüm, kendilerine benden bir talepleri mi olduğunu sordum. Gümüş de bana ’Mutlaka’ diye cevap verdi. Taleplerinin ne olduğunu sorduğumda bana ısrarla dosyayı işaret ettiler. Ben de görüşmeyi sonlandırmaya karar verdim, Ensar T. de bu konuşmaya şahittir" şeklinde konuştu. "Şantaj yapacak olsam Işıksu ile annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim" Duruşmada tanık olarak dinlenilen H.S., eşi E.S.’nin kendisini aldattığından şüphelendiği için ağabeyi E.G.’ye Işıksu ile görüşmesi için yönlendirdiğini, fakat bir para talebinin olmadığını ileri sürdü. Tanık olarak dinlenen C.S. ise annesi E.S.’nin Işıksu ile ilişkisini öğrendikten sonra zor bir süreç yaşadığını ve tehditler aldığını iddia etti. Işıksu’nun başka kadınlarla da görüştüğünü iddia eden C.S., "Amcam bana ’Böyle bir dava açarsak sonuçları olur, karşı tarafın kim olduğundan emin olmamız gerekiyor, bu yüzden Işıksu ile görüşmemiz lazım’ dedi. Amcama annemin telefonunda yakaladığım mesajları şantaj amacıyla vermedim, şantaj yapacak olsam Işıksu’nun kendi annemin değil, başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, avukat E.T.’nin tanık sıfatıyla zorla getirme kararı uygulanmasına ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.