POLİTİKA - 01 Nisan 2026 Çarşamba 16:12

Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "Nükleer silah edinmeye çalışmakla suçladığı İran’a saldıran ve sorumsuzca davranan İsrail’in 1960’lı yıllardan bu yana elinde bulundurduğu bilinen nükleer silahları da bir an önce tasfiye edilmelidir"

A
A
A
Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "Nükleer silah edinmeye çalışmakla suçladığı İran’a saldıran ve sorumsuzca davranan İsrail’in 1960’lı yıllardan bu yana elinde bulundurduğu bilinen nükleer silahları da bir an önce tasfiye edilmelidir"

Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, "Nükleer silah edinmeye çalışmakla suçladığı İran’a saldıran ve sorumsuzca davranan İsrail’in 1960’lı yıllardan bu yana elinde bulundurduğu bilinen nükleer silahları da bir an önce tasfiye edilmelidir. Savaşan taraflarca biraz önce ifade ettiğimiz şekilde su arıtma tesislerine, elektrik santrallerine ve her türlü sivillere yönelik saldırılar her kimden gelirse gelsin uluslararası hukuka ve evrensel insani değerlere aykırıdır" dedi.


Oktay, Dışişleri Komisyonu’nda konuştu. Oktay, Türkiye etrafındaki ateş çemberinin genişlediğini belirterek, "İsrail ve ABD’nin Mart ayı başında İran’a saldırmasıyla başlayan savaş Irak, Lübnan ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda. Diğer tarafta Hürmüz Boğazı’nda başta enerji olmak üzere ticaret ve ulaşım koridorları kapanmış, enerji fiyatları yükselmiş aslında bir anlamda da sürekli dalgalanan, istikrarsız bir ortama sürüklenmiş ve küresel ekonomi de son derece olumsuz etkilenmiştir. Savaş İsrail’in savaşı olmasına rağmen başta bölge ülkeleri olmak üzere ne yazık ki bedelini tüm dünya ödemektedir. İsrail ve ABD’nin İran’a karşı başlattıkları saldırıların hukuki bir meşruiyeti yoktur. Barışçıl bir çözüm bulunmasına yönelik (2:09) müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleştirilen bu (2:13) saldırılar yalnızca bölgesel barışçıl değil aynı zamanda (2:17) uluslararası hukuku ve diplomasiyle ağır biçimde yaralamıştır. İran’ın kendisini İsrail ve ABD’ye karşı savunma hakkı bulunmaktadır. Ancak komşu ülkelere yönelik saldırılarda bulunması bu ülkelerde sivil yerleşim veri (2:35) ve ifadelerini kullandı. altyapı tesislerine hedef alması doğru değildir"


Oktay, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığı bahane ederek Netanyahu’nun Körfez petrol ve doğal gazının Kızıldeniz ve İsrail limanları üzerinden Akdeniz’e taşınması yönündeki önerisiyle Gazze’de yaşanan işgal ve katliamların İran ve Körfez’e yönelik saldırılar bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirterek,"Buradaki amaç enerji ve ticaret yollarının İsrail üzerinden uluslararası pazarlara açılmasıdır. Körfez ve bölge (6:50) ülkeleri asla böyle bir oyuna gelmemelidir. İkinci husus nükleer silahlar biliniyor. Nükleer silah edinmeye çalışmakla suçladığı İran’a saldıran ve sorumsuzca davranan İsrail’in 1960’lı yıllardan bu yana elinde bulundurduğu bilinen nükleer silahları da bir an önce tasfiye edilmelidir. Savaşan taraflarca biraz önce ifade ettiğimiz şekilde su arıtma tesislerine, elektrik santrallerine ve her türlü sivillere yönelik saldırılar her kimden gelirse gelsin uluslararası hukuka ve evrensel insani değerlere aykırıdır. Bu tehdidi savuran ve fiili saldırılarda bulunan her kim olursa olsun bu savaş suçudur. Son hususta yine kapsayıcı, katılımcı, en güçlünün de uluslararası hukuka uymak durumunda kalacağı adalet ve istikrarın tesis edildiği çifte standardı olmayan ve herkes için eşit muamele edebilen yeni bir dünya düzenine olan ihtiyaç çok daha aşikar hale gelmiştir" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Terme’de emeğe vefa Samsun’un Terme Belediye Meclisi, Mart ayında hayatını kaybeden Ambartepe eski Belediye Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Kemal Akbulut’un adı, uzun yıllar hizmet ettiği Ambartepe Mahallesi’ndeki en büyük caddeye verildi. Mecliste, Ambartepe Mahallesi’ndeki Terme Caddesi’nin adının "Kemal Akbulut Caddesi" olarak değiştirilmesi teklifini meclis onayına sunan Başkan Kul, vefa duygusunun önemine dikkat çekerek, "İstiyoruz ki onun yıllarca adım adım arşınladığı, hizmet aşkıyla yürüdüğü o yollarda adı kıyamete kadar yaşasın. Evlatlarımız o caddeden geçerken, Terme için çarpan koca bir yüreğin hikâyesini hatırlasın" dedi. Başkan Şenol Kul, Kemal Akbulut ile olan yol arkadaşlığını ve Terme için kurdukları hayalleri anlattı. Akbulut’un sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda halkın gönlünde yer etmiş bir dava insanı olduğunu belirten Başkan Kul, "Kemal Başkan; Ambartepe’nin sarp yollarında, Örencik’in sisli tepelerinde, Kesikkaya hattında bizim atan nabzımız, gören gözümüz, işiten kulağımızdı. O köylerde hemşehrilerimizin derdiyle dertlenirken kurduğumuz hayaller, bugün bizim için kutsal bir emanettir" diye konuştu. Terme Belediye Meclisi’nde yapılan oylamada ilgili madde, tüm grupların desteğiyle oy birliğiyle kabul edildi. Kararın ardından meclis üyelerine hitaben duygusal bir teşekkür konuşması yapan Başkan Kul, "Sana söz veriyorum koca yürekli başkanım, o tepelerde birlikte kurduğumuz hiçbir hayali yarım bırakmayacağız. Senin o samimi duruşun bu meclisin ruhunda yaşamaya devam edecek" şeklinde konuştu. Kul, konuşmasını Kemal Akbulut’un ailesine ve tüm Terme halkına bir kez daha başsağlığı dileyerek tamamladı. Meclis salonunda hüzün ve gururun bir arada yaşandığı oturum, merhum başkan için edilen dualarla sona erdi.
Bilecik İnönü Zaferleri’nin 105. yıl dönümü Bilecik’te törenlerle kutlandı İnönü Zaferleri’nin 105. yıl dönümü, Bilecik’in Bozüyük ilçesinde düzenlenen törenlerle kutlandı. Anma programları, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Bilecik Belediye Başkan Yardımcısı Sabri Çobanoğlu ve il protokolünün katılımıyla gerçekleştirildi. Programlar Metristepe Zafer Anıtı’nda başladı. Burada düzenlenen törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu ve saygı atışı yapıldı. Ardından Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer tarafından Şeref Defteri imzalandı. Program kapsamında Doruk Şehitliği de ziyaret edilerek şehit mezarlarına çiçek bırakıldı. Anma etkinliklerinin ikinci bölümü Bozüyük İnönü Savaşları Şehitliği’nde gerçekleştirildi. Törende anıta çelenk sunuldu, şehit kabirlerine çiçek bırakıldı ve Şehitlik Defteri imzalandı. Programda konuşan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, "İnönü Zaferleri’nin 105. yıl dönümünde, bu toprakları bizlere vatan kılan aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. İnönü Zaferleri; yokluklar ve imkânsızlıklar içinde, sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla verilen mücadelenin, milletimizin makûs talihini değiştirdiği tarihi bir dönüm noktası olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz’ sözü bu zaferin anlamını en güzel şekilde ortaya koymaktadır. İnönü Zaferleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin otoritesini güçlendirmiş, bağımsızlık mücadelesinin seyrini değiştirmiştir. Bu büyük mücadele, milletimizin bağımsızlığa olan sarsılmaz inancının en güçlü göstergelerinden biridir" dedi.
Çanakkale AK Partili Gider’den Özgür Özel’e: "Boş ver sen köprüyü bedava yapmayı. Belediye başkanına talimat ver, suyu bedava da yapmasın, en azından ucuzlatsın" AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, "Özgür Özel, demişsin ki ’Biz iktidara geldiğimizde köprüyü bedava yapacağız.’ Bekara karı boşamak kolay. Sen iktidara da gelemezsin, muhalefet ettiğin köprüyü de bedava yapamazsın. Boş ver sen köprüyü bedava yapmayı. Belediye başkanına talimat ver, suyu bedava da yapmasın, en azından ucuzlatsın. Çanakkaleliler fahiş fiyatlar ile değil, Türkiye ortalamasında su kullansınlar" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Çanakkale mitinginde iktidar olmaları halinde "Çanakkalelilere 1915 Çanakkale Köprüsü’nün bedava olacağı" vaadine bir tepki de AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’den geldi. Özel’in Çanakkale mitingde kendisinden beklenmedik şekilde özür dilediğini ifade eden Milletvekili Gider, "Özel’in bu özrü bizi çok mutlu etti. Ancak bu özrün devamını bekliyoruz. Dilediği özür hırsızlıklardan dolayı değil. Dilediği özür ahlaksızlıklardan dolayı değil. Diyor ki ’Bizi rezil etti.’ Özgür Özel senin rezil olmandan daha önemli şeyler var. Yapılan ahlaksızlık Türk milletine karşı yapılmıştır. Özür dileyeceksen bundan dolayı özür dile. Çalınan para Türk milletinin parasıdır. Özür dileyeceksen bundan özür dile. Sadece Uşak için de değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan hırsızlıklar için özür dile. Partinin içindeki operasyonlardan dolayı özür dile. Özür dileyeceksen bugün gelmek için üzerinden geçtiğin Boğaz Köprüsü’ne nasıl muhalefet ettiniz? Gel istiyorsan bunlardan dolayı özür dile" dedi. "İktidara da gelemezsin, köprüyü de bedava yapamazsın" CHP’nin iktidara gelmesinin ve Özgür Özel’in de köprüyü bedava yapmasının mümkün olmadığını söyleyen Gider, "Özgür Özel miting için Çanakkale’ye gelmişken bir Çanakkale Şehitlikleri’ne geçseydin. Hani biz o şehitlikleri ihya ederken siz dediniz ya ’Yeni Anıtkabir mi oluşturuyor?’ Bunlardan dolayı özür dile. Demişsin ki ’Biz iktidara geldiğimizde köprüyü bedava yapacağız.’ Bekara karı boşamak kolay. Sen iktidara da gelemezsin, köprüyü de bedava yapamazsın. Ama bundan önce gel istersen şunu konuşalım. Bu Boğaz Köprüsü yapılırken sen karşı çıkmıştın, değil mi? Peki bundan vazgeçtim. Osmangazi Köprüsü için ne demiştin? Efendim bunları yap işlet devret. Onun için karşı çıktık. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapılırken siz ne demiştiniz Allah aşkına? Onu bir hatırlayalım. Peki Boğaziçi Köprüsü yapılırken ’İstanbul’a köprü değil, Zap suyuna köprü lazım’ diyen kimdi? Gel bunlar için bir özür dile" diye konuştu. "Bedavadan vazgeçtik en azından suyu ucuzlat" Milletvekili Ayhan Gider sözlerine şöyle devam etti: "Bırak bedava yapmayı da de ki ’Vizyonum yetmedi, vizyonumuz yetmedi. Biz bu memlekete hizmet etmek için değil, hizmete pranga olmak için varız’ de. O zaman özrün anlam kazanır. Yoksa kuru özür hiçbir işe yaramaz. Boş ver sen köprüyü bedava yapmayı. Belediye başkanına talimat ver. Suyu bedava da yapmasın, Çanakkale’de en azından Türkiye ortalamasında su kullansınlar. Devlet Su İşlerinin yaptığı barajın parasından bahsediyorsun. Belediye başkanı da ne güzel söylemiş. Su mu veriyordunuz ki suçu Devlet Su İşlerine atıyorsun. Kepez’le Çanakkale bitişik iki belediye. İkisi de Cumhuriyet Halk Partili. Devlet Su İşlerinden biz suyu tahsis etmemize rağmen Çanakkale Belediyesi üzerine düşeni yapmadığı için hatta ve hatta Kepez Belediyesi’nden gerekirse su parasını biz toplarız dediği için Kepez halkı da, Çanakkale halkı da yaz boyu susuz kaldı. Ama merak etme o da bizim boynumuzun borcu. Kepez Belediyesi’nin bu suyu Kepez’e taşıması için ne gerekiyorsa yaparız, kaynağı da yine biz buluruz. Özür dileyeceksen bunlardan özür dile. Gel şu Çanakkale Belediyesi’nin su kullanım ücretini Türkiye ortalamasına düşür. Ondan da razıyız, vazgeçtik bedavadan."