GÜNDEM - 15 Mayıs 2025 Perşembe 14:24

Dünyanın ilk tank dizisi Siyah Bere’nin galası yapıldı

A
A
A
Dünyanın ilk tank dizisi Siyah Bere’nin galası yapıldı

Türkiye’nin uluslararası dijital platformu Tabii, dizi tarihinde bir ilke imza atıyor. Savaşın ortasında geçen çarpıcı bir hikâyeyi ekrana taşıyan "Siyah Bere", dünyanın ilk tank dizisi olarak izleyiciyle buluşuyor.


TRT’nin uluslararası dijital platformu Tabii, orijinal yapımlarına bir yenisini daha ekliyor. Türk askerinin cesaretini, savaşçı ruhunu, dostluklarını ve zorlu şartlara rağmen kaybetmedikleri insanî yönlerini konu alan dünyanın ilk tank dizisi "Siyah Bere", seyircinin beğenisine sunulacak. Gözü kara dört tankçının çatışmaların ortasındaki görev yolculuğunu konu alan "Siyah Bere", hem teknik detayları hem de duygusal derinliğiyle ses getirmesi bekleniyor.



Sette 40 tank, 13 zırhlı araç, 3 helikopter kullanıldı


Dizinin çekimlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait 40 adet M60T tank, 2 adet ATAK helikopteri, 1 Sikorsky helikopteri, 10 adet KİRPİ, 2 adet Ambulans KİRPİ, Zırhlı Personel Taşıyıcılar ve çok sayıda askerî personel taşıma aracı kullanıldı. Final sahnesinde milli tank ALTAY yer aldı. Ayrıca patlama sahnesi için birebir ölçülerde bir M60T tankı ile kullanılan mühimmat ASFAT ve MKE işbirliği ile sanat ve dekor ekibi tarafından özel olarak üretildi. Mekânlar, atmosferler ve teknik ekipmanlar gerçek bir askerî operasyon ortamını andıracak şekilde kuruldu.


Bu çerçevede Siyah Bere dizisinin galası Milli Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde gerçekleştirildi. Galaya Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve komuta kademesi, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ve dizi oyuncuları katıldı.


Dizinin galasına ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Bakan Güler, "Az önce Siyah Bere dizisinin ilk bölümünü keyifle izledik. Yapımında emeği geçenlere ve katkıda bulunan herkese Milli Savunma Bakanlığımız, Genelkurmayımız, Kuvvet Komutanlıklarımız ve Siyah Bereli Tankçılarımız adına teşekkürlerimi sunuyorum. Böylesine başarılı bir yapımı seyirciyle buluşturan TRT’yi, Sayın Genel Müdürünü ve bütün çalışanlarını da tebrik ediyorum. Tüm dünyada risk ve tehditlerin arttığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Bu hassas süreçte kahraman ordumuz, ülkemizin güvenliği ve asil milletimizin huzuru için gece gündüz demeden her şartla görevini yapmaya çalışıyor. Ordumuzun göz bebeği, savaş meydanlarının şövalyesi, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin çelik kolu tankçılarımız da en üst teknolojiye sahip sistemleriyle stratejik bir güç unsuru olarak faaliyetlerimizde baş rol oynuyor. Dünyadaki emsalleri arasında seçkin bir konuma sahip olan Türk tankçısı, üstlendiği tüm görevleri büyük bir başarıyla yerine getirerek milli gururumuz oluyor. Dolayısıyla tankçılarımız dahil, ordumuzun tüm mensuplarının görevlerini başarıyla yerine getirirken sergiledikleri gayretlerin iyi anlaşılması ve şanlı ordumuzun mücadelesinin kamuoyuna doğru aktarılması son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.


Bakan Güler konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Televizyon, dizi ve sinema sektörümüzde de bu konularda önemli sorumluluklar düşüyor. Nitekim ülkemizin güzide ve seçkin kurumu TRT’miz daha önce yaptığı çalışmalarla ve şimdi de Siyah Bere dizisiyle bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirmiştir. Öyle ki bu özel yapım bir TV dizisinin olmasından da ötesinde Mehmetçiğimizin cesaretini, yüksek özverisini, zorlu şartlar altındaki kararlılığını ve insani yönünü yansıtan önemli bir eser olma özelliğini taşımaktadır. Eminiz ki senaryosu, çekim tekniği ve oyuncu kadrosuyla çok başarılı olan bu yapıma, halkımız da büyük teveccüh gösterecek, her bölümünü büyük bir heyecan ve sabırsızlıkla izleyecektir. Bu vesileyle bu güzel ve kaliteli diziyi bizlerle buluşturan, başta TRT’nin Sayın Genel Müdürü olmak üzere, kıymetli yöneticilerine, dizimizin yönetmenine, senaryo ekibine, oyuncu kadrosuna, teknik ekibe ve emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.