GÜNDEM - 20 Şubat 2025 Perşembe 12:44

Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası, Genişletilmiş Başkanlar Divanı Sonuç Bildirgesi yayımlandı

A
A
A
Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası, Genişletilmiş Başkanlar Divanı Sonuç Bildirgesi yayımlandı

Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikasının 13-16 Şubat 2025 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen Genişletilmiş Başkanlar Divanı Toplantısının ardından sonuç bildirgesi yayımlandı.


Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası, 13-16 Şubat 2025 tarihlerinde Antalya’da Genişletilmiş Başkanlar Divanı Toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya Genel Merkez Yönetim Kurulu, Kurucular Kurulu, Denetleme ve Disiplin Kurulu Üyeleri, Özel Eğitim, Okul Öncesi, Engelsiz Eğitim Çalışanları Komisyon Üyeleri, Şube, İl, İlçe Başkanları ve Yönetim Kurulları katıldı. Genel Merkez Yönetim Kurulunun tamamı, 8 Kurucular Kurulu, 3 Denetleme Kurulu, 2 Disiplin Kurulu Üyesi, 60 Şube ve İl Başkanı, 199 İlçe Başkanı ile diğer kurul üyeleri ve yönetim kurullarıyla 312 katılımcı ile gerçekleştirilen toplantı 3 gün sürdü.


Toplantının açılış konuşması Genel Başkan Oğuz Özat tarafından yapıldı. Geçen seneden bu zamana gösterilen büyüme ve teşkilatlanma için katılımcılara teşekkür edildi. Kadın ve engelli temsilcilerin sayısal çokluğu açısından mutluluğunu ifade eden Özat bu sayıyı artırma ve her alanda kadın ve engelli temsilcilerle güç bulma hedeflerini aktardı.


Genel Sekreter Sinem Akşemsettinoğlu tarafından yapılan sunumda, Genel Merkez Yönetim Kurulu’nun 2024 yılı çalışmaları, hukuki kazanımlar, eğitim çalışmaları, gerçekleştirilen basın açıklamaları, talepler ve sonuçları ve teşkilat çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verildi.


Eğitim ve Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orkide Kepekçi, 1 yıllık eğitim çalışmaları ve planlanan eğitimler hakkında bilgilendirme yaptı. Teşkilatlanma İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İsmail Akdağ, teşkilatlanma alanında önemli görülen noktalardan bahsederken dikkat edilmesi gereken hususları aktardı. Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Topallar sendikal süreçte mali işleyişin nasıl olması gerektiği ile ilgili bilgilendirme yaptı. Basın Yayın ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Resul Partici, basın ve medyada görünür olmanın önemi ve yapılması gerekenler ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Mevzuat ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlyas Saraloğlu, sahadan gelen hukuki problemlere yaklaşım ve yönlendirmelerin nasıl olması gerektiği, karşılaşılan problemlerle ilgili önemli hususlarda bilgilendirme yaptı.



Uzman akademisyenlerden eğitim


Toplantının devamında alanında uzman akademisyenler tarafından katılımcılara 6 farklı eğitim verildi. Eğitim ve İletişim Danışmanı İsmail Yolcu "Kurumsal Yöneticilikte İletişim Becerileri: Hangi Sosyal Medya" konulu eğitimini verdi. Profesör Doktor Necati Cemaloğlu "Lider Sendikacılık" ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Pedagog Gamze Karademir "Adalet Çerçevesinden Eğitim" konulu sunumunu gerçekleştirdi. Toplantının ikinci gününde Doçent Doktor Hanife Akgül "Ben Beni Tanıyor Muyum?" isimli eğitim verdi. Sonrasında Doçent Doktor Oğuzhan Kırdök "Karar Vermede Zihinsel Tuzakların Yönetimi" ile ilgili katılımcıları bilgilendirdi. Profesör Doktor İbrahim Efe Efeoğlu ise "Vuca Dünyasında Liderlik" konulu eğitim gerçekleştirdi.


Toplantının devamında ise farklı bölgelerden il başkanlarının konuşmaları ile katılımcılara bölgesel problemler ve kullanılan çözüm yolları ile ilgili bilgilendirmeler yapıldı. Bilgilendirme sonrası toplantı Denetleme Kurulu, Okul Öncesi Kurulu, Özel Eğitim Kurulu ve Engelsiz Eğitim Çalışanları Kurulu’nun rapor sunumlarıyla devam etti. Kurullar yapılan 1 yıllık çalışmalar ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Genişletilmiş Başkanlar Divanı Toplantısı Genel Başkan Oğuz Özat’ın kapanış konuşmaları, teşkilat ve katılımcılardan beklentileri, iyi dilek ve teşekkürleri ile sona erdi.



Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Alın terine vefa Bursa’da Kestel Belediyesi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla saha personeline yönelik anlamlı bir program düzenledi. Başkan Ferhat Erol’un katılımıyla gerçekleşen buluşmada emekçiler aynı sofrada bir araya gelirken, program davul zurna eşliğinde çekilen halaylarla bayram havasına dönüştü. Kestel Belediyesi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında saha personelini bir araya getiren anlamlı bir organizasyona imza attı. Ak Güvercinlik Piknik Alanı’nda düzenlenen programda Başkan Ferhat Erol; temizlik işleri, fen işleri ile park ve bahçeler müdürlüğü personeliyle aynı sofrayı paylaştı. Günün anlam ve önemine yakışır bir atmosferde gerçekleşen buluşmada samimiyet ön plandaydı. Başkan Erol, alana gelen personelle tek tek selamlaşarak sohbet etti, onların talep ve düşüncelerini dinledi. Sahada alın teri döken çalışanlarla kurulan bu sıcak iletişim, programa ayrı bir anlam kattı. Program boyunca davul zurna eşliğinde çekilen halaylar, buluşmayı adeta bir bayram havasına dönüştürdü. Başkan Erol da personelle birlikte halaya katılarak bu coşkuya ortak oldu. "Ak güvercinlik piknik alanı yaz boyunca açık olacak" Programda yaptığı konuşmada Ak Güvercinlik Piknik Alanı ile ilgili önemli bir mesaj da veren Başkan Erol, alanın yaz boyunca vatandaşların hizmetinde olacağını belirtti. Başkan Erol, "Bu alanı yaz boyunca hemşehrilerimizin güvenle, huzurla vakit geçirebileceği şekilde açık tutacağız. Gerekli tüm önlemleri alıyoruz. Amacımız, Kestel’imize yakışır bir sosyal yaşam alanını sürekli canlı tutmak" ifadelerini kullandı. Kestel Belediyesi’nin düzenlediği bu anlamlı buluşma, çalışanlara verilen değeri bir kez daha ortaya koyarken; birlik, beraberlik ve dayanışma duygusunun en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarda yer etti. Programda konuşan Başkan Erol, 1 Mayıs’ın sadece bir gün değil, emeğe verilen değerin en güçlü ifadesi olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada aynı sofrayı paylaşmak bizim için çok kıymetli. Kestel’imizde hayatın her alanında emeği olan, gece gündüz demeden çalışan tüm personelimize gönülden teşekkür ediyorum. Sizlerin alın teri, bu şehrin en büyük gücüdür" dedi. Sahada görev yapan personelle kurulan bağın önemine dikkat çeken Başkan Erol, "Biz büyük bir aileyiz. Aynı hedef için çalışan, aynı sorumluluğu taşıyan bir ekibiz. Sizlerin emeğiyle Kestel her geçen gün daha yaşanabilir bir ilçe haline geliyor. Bu birlik ve beraberliği güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Aydın ADÜ Teknokent’te bahar alerjisi çalışması Karya Farma HBX Ar-Ge ekibi, mevsimsel alerjilere karşı doğal bileşenlerin bağışıklık dengesi ve antioksidan kapasite üzerindeki etkilerini bilimsel açıdan değerlendirdi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ADÜ Teknokent bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge, bahar aylarında artış gösteren mevsimsel alerji şikayetlerine yönelik doğal bileşenler üzerine bilimsel değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık çeyrek asırdan bu yana sağlık, çevre, tarım ve hayvancılık alanlarında bilimsel Ar-Ge faaliyetleri yürüten ekip, son çalışmasında ‘bahar alerjisi’ni ele aldı. Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte polen yoğunluğu, ani hava değişimleri, rüzgarla taşınan partiküller ve çevresel alerjenler nedeniyle birçok kişide hapşırık, burun akıntısı, göz sulanması, boğazda kaşıntı, öksürük, halsizlik ve genel vücut hassasiyeti gibi şikayetlerin artış gösterdiğini belirten Karya Farma Ar-Ge ekibi, bu dönemde bağışıklık dengesinin, solunum yolu konforunun ve oksidatif stres yükünün birlikte ele alınması gerektiğini belirtti. Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, bahar aylarında ortaya çıkan alerjik hassasiyetlerin vücudun çevresel uyaranlara verdiği cevapla yakından ilişkili olduğunu ifade ederek, "Bahar mevsiminde polenler, tozlar, ani sıcaklık değişimleri ve rüzgarla taşınan partiküller birçok kişide hassasiyet oluşturabiliyor. Bu tabloyu yalnızca mevsimsel bir rahatsızlık olarak değil; bağışıklık dengesi, hücresel destek, antioksidan kapasite ve doğal bileşen uyumu açısından değerlendirmek gerekiyor. İncir, zeytin, zeytin yaprakları ve arı ürünleri, Karya coğrafyasının kadim doğal mirasının önemli kaynakları arasında yer alıyor. Biz bu doğal kaynakları modern laboratuvar disipliniyle ele alarak geniş spektrumlu doğal destek potansiyelini araştırıyoruz" dedi. Başlık, ADÜ Teknokent çatısı altında sürdürülen çalışmaların uzun soluklu bir bilimsel birikimin sonucu olduğunu vurgulayarak, "Yaklaşık çeyrek asırdır sağlık, çevre, tarım ve hayvancılık alanlarında bilimsel Ar-Ge faaliyetleri yürütüyoruz. 18 spesifik patentli çalışma, bu yolculuğun yalnızca sayısal bir göstergesi değil; doğal kaynakların doğru formülasyon, doğru analiz ve doğru bilimsel yaklaşımla nasıl yenilikçi çözümlere dönüşebileceğinin de göstergesidir. Bahar alerjileri üzerine yaptığımız değerlendirmeler de bu bütüncül Ar-Ge bakışının bir parçasıdır" ifadelerini kullandı. Karya Farma Ar-Ge ekibinden Kimyager Aslı Aktaş ise bahar alerjisi döneminde oksidatif stres, mukozal hassasiyet ve bağışıklık yanıtının kimyasal açıdan önemli araştırma başlıkları olduğunu belirtti. Aktaş, "İncir, zeytin meyvesi, zeytin yaprağı, incir sütü, bal, polen ve propolis gibi bileşenler; fenolik yapılar, doğal antioksidanlar, vitamin-mineral içerikleri ve biyolojik aktif bileşikler açısından oldukça kıymetli kaynaklardır. Bu tür doğal bileşenlerde önemli olan yalnızca içerik değil; doğru oran, stabilite, çözünürlük, biyolojik uyum ve birlikte oluşturdukları sinerjidir. Bahar döneminde vücudun çevresel alerjenlere verdiği cevapta antioksidan kapasite ve mineral dengesi bilimsel açıdan dikkatle incelenmesi gereken alanlardır" diye konuştu. Karya Farma Ar-Ge tarafından yapılan açıklamada, mevsimsel alerjik hassasiyetlerde doğal kaynakların bilinçli, kontrollü ve bilimsel yöntemlerle araştırılmasının gelecek dönem çalışmalarına ışık tutabileceği kaydedildi. Karya Farma Ar-Ge ekibi, bahar aylarında artan alerjik şikayetlerin toplum sağlığı açısından dikkate alınması gerektiğini belirterek, doğal kaynaklı formülasyonların bilimsel zeminde araştırılmasının önem taşıdığını bildirdi.
Adana ATÜ Yabancı Diller Yüksekokulu’na DEDAK’tan 5 yıllık tam akreditasyon Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ), akademik kalite standartlarını tescillemeye devam ediyor. ATÜ Yabancı Diller Yüksekokulu, DEDAK tarafından 5 yıl süreyle tam akredite edilerek Türkiye’de bu başarıyı elde eden sayılı devlet üniversitesinden biri oldu. ATÜ, dil eğitimindeki kalitesini kanıtladı. Dil Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (DEDAK) tarafından yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda, Yabancı Diller Yüksekokulu Mayıs 2026 - Mayıs 2031 dönemini kapsayacak şekilde 5 yıl süreyle akreditasyon almaya hak kazandı. Türkiye’de akreditasyon alan sayılı kurumlardan biri Bu prestijli unvanla birlikte ATÜ, Türkiye genelinde akreditasyon belgesine sahip olan sınırlı sayıdaki devlet üniversitesi arasındaki yerini aldı. Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından tanınan bağımsız bir kuruluş olan DEDAK’ın bu kararı, üniversitenin Zorunlu İngilizce Hazırlık Programı’ndaki eğitim-öğretim kalitesinin, yönetim süreçlerinin ve öğrenci destek hizmetlerinin ulusal standartlara uygunluğunu resmileştirmiş oldu. ATÜ Yabancı Diller Yüksekokulu, akreditasyon süreci boyunca DEDAK ölçütlerini korumayı ve geliştirmeyi taahhüt ederek, Türkiye’de dil eğitimi kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunmaya devam edecek. Bu başarı, üniversitenin sadece yerel değil, uluslararası alanda da rekabet edebilir mezunlar yetiştirme vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor. "Akdeniz Bölgesi’nde bu unvana sahip tek üniversiteyiz" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, üniversitenin küresel bir kampüs olma vizyonuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Üniversite olarak yüzde 100 İngilizce eğitim veren bir kurum olmanın sorumluluğunu büyük bir titizlikle taşıyoruz. Dil eğitimi, öğrencilerimizin dünyayla rekabet edebilmesi için en temel anahtarımızdır. DEDAK tarafından aldığımız bu 5 yıllık akreditasyon, sadece bir başarı belgesi değil, eğitim kalitemizin, müfredatımızın ve yönetim anlayışımızın uluslararası standartlara uygunluğunun resmi bir tescilidir. Akdeniz Bölgesi’nde bu unvana sahip tek üniversite olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu önemli süreçte, kaliteden ödün vermeden gece gündüz çalışan tüm akademik ve idari personelimize, özellikle Yabancı Diller Yüksekokulu ekibimize yürekten teşekkür ediyorum. ATÜ ailesi olarak akademik mükemmeliyet yolunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz."
Hatay Kekik toplarken uçurumdan düşen adam canından oluyordu Hatay’da kekik toplamak için gittiği ormanlık alanda 15 metre yükseklikteki uçurumdan düşerek yaralanan vatandaşın hastanedeki tedavisi devam ediyor. Kazayı yaralı olarak atlattığını ifade eden Erol Dağlı, durumunun iyi olduğunu söyledi. Arsuz ilçesi Harlısu Mahallesi’nde yaşayan Erol Dağlı kekik toplamak için ormanlık alana gitti. Bir süre kekik toplayan Dağlı, vatandaşların çıkmakta güçlük çektiği bölgede kontrolünü kaybederek 15 metrelik uçurumdan yere çakıldı. Durumu ailesine bildiren Dağlı, itfaiye ekiplerinin ve vatandaşların yardımıyla kurtarıldı. Yaralanarak mahsur kalan Dağlı, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastanede tedavi altına alındı. İskenderun Devlet Hastanesinde tedavisi devam eden Erol Dağlı durumunun iyi olduğunu belirterek, "Sağ bilekte kırık var onun haricinde bir sıkıntı yok. Yanaklar ve başımda dikiş var. Gelenden de gidenden de Allah razı olsun" dedi. "Çok tehlikeli bir yerde ve ıssız yerde her insan da gidemez kolay kolay" Yaralı vatandaşın kız kardeşi Elif Çetin, ağabeyi yaşama tutunduğu için mutlu olduğunu belirterek, "Gelinimiz aradı ve abimin kaza yaptığını söyledi. Sonra bir yerlere ulaşarak haber almaya çalıştım. Sonra kardeşim aradı ve abimin hastaneye gittiğini söyledi. Çok şükür, buna da çok şükür diyorum. Daha kötüsü de olabilirdi, bulamayabilirdik. Daha başka şeylerle karşılaşabilirdik ama çok şükür diyorum ben. Herkese teşekkür ederim, herkes seferber oldu. Çok tehlikeli bir yerde ve ıssız yerde her insan da gidemez kolay kolay. Bir cesaretti abiminki oraya gitmesi, araç gitmiyor ve kimse yaklaşamıyor. Bayağı bir zorluktan geçti, yardım edenler. Rabbim çoluğuna çocuğuna kavuşturdu, bizlere kavuşturdu. Allah’a bin kere şükür ettim. Başımızda oturuyor, çocuklarının başında ve o yeter bize" dedi.
Bursa 5 yıllık kin cinayetle bitti: Ağır yaralanan adam hayatını kaybetti Bursa’nın İnegöl ilçesinde 5 yıl önce babasını darp ettiği için kin güden 17 yaşındaki gencin tüfekle ateş ederek ağır yaraladığı Ahmet Demir hayatını kaybetti. Olay, dün saat 13.30 sıralarında Sinanbey Mahallesi 22. Metal Sokak’ta faaliyet gösteren bir iş yerinde meydana geldi. 5 yıl önce Ahmet Demir (51) ile Ergün Ş. (50) arasında bilinmeyen bir nedenle kavga çıkmış, kavgada Ahmet Demir, Ergün Ş.’yi darp etmişti. Bu olaydan sonra kinlenen Ömer İsa Ş.(17)’yi babasını darp eden şüpheliyi oto tamircisinde gördü. Geri dönen Ömer İsa Ş., tüfek alıp arkadaşı Alparslan C.(18)’nin kullandığı araçla oto tamircisi önüne geldi. Ömer Ş. elindeki tüfekle Ahmet Demir(51)’e tüfekle defalarca ateş etti. Saldırı sırasında araç sahibi Ahmet Demir (51) bacaklarına isabet eden saçmalar nedeniyle kanlar içinde kalarak yere yığılırken şüpheliler geldikleri araç ile kaçtı. Yaralı olay yerine sevk edilen Ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. İlk tedavinin ardından ambulansla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve araştırma hastanesine sevk edildi. Olayın ardından harekete geçen Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri şüpheliler Ömer İsa Ş.(17) ile Alparslan C.’yi yakalayarak gözaltına aldı. Ömer İsa Ş.’nin İfadesinde, "Benim babamı 5 yıl önce darp edip uzun süre yürümesini engellemişti. Bende o şahsı yaralamayı kafama koydum. Olay günü onu görünce tüfekle ateş ettim" dedi. 2 şüpheli de sorgulamaların ardından adliyeye sevk edildiler. Şüphelilerden Ömer İsa Ş. (17) çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, Alparslan C.(18) ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yoğun bakımda tedavisi süren Ahmet Demir (51), yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.