ASAYİŞ - 16 Ocak 2026 Cuma 17:12

Elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla 322 sanığın yargılanmasına devam edildi

A
A
A
Elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla 322 sanığın yargılanmasına devam edildi

Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, 29’u tutuklu 322 sanığın yargılanmasına devam edildi.


Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya ‘Hoca’ lakaplı örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi, aynı suçtan 123 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin, mevcut dava dosyasıyla birleştirme kararının verildiğini ifade ederek, birleştirilen dosya kapsamında savunmalarını yapmak üzere sanıklara söz verdi.


Dosyada adı geçenleri tanımadığını ifade eden tutuksuz sanık Abdullah Bahçeci, "Mevzu bahis belgeye 3 yıl eğitim alarak sahip oldum. Yasadışı bir faaliyette bulunmadım. Mahkemeden beraatimi talep ederim" dedi.


Tutuklu sanık Enver Yılmaz ise elebaşı Ziya Kadiroğlu’nun Ankara’ya geldiğinde kendisinin evinde konakladığını ifade ederek şunları dile getirdi:


"Son 3 ziyaretinde bana esprili bir dille, ’Belediye başkan adayı oldunuz, encümen adayı oldunuz ancak diplomanız yok, sana diploma ayarlayalım’ dedi. Bende, ’Hocam öyle şey olur mu, okulsuz diploma olur mu, yap da görelim dedim’ Bir ay sonra tekrar geldiğinde cep telefonumu istedi. Sistemi açıp diploma gösterdi. Ben de telefonu aldım fırlattım. Kızarak, ’Ben topluma mal olmuş bir insanım, bu işler bana zarar verir, derhal silmeni istiyorum’ dedim. O da hemen sildiğini söyledi. Daha sonra baktığımda sistemden silinmişti diploma. Ben böyle bir şey yapabileceğine inanmıyordum."


Tutuksuz sanık Ali Çiçekli, homeofis olarak evini Kadiroğlu’na verdiğini ifade ederek, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Benim kimlik bilgilerim alınarak yapılmış. 18 Ekim 2024 tarihten beri cezaevindeyim. İfadelerimin hepsini tekrar ediyorum. Evi kiraya verince kontrat yapmadım, çünkü kendisi arkadaşımdı" iddialarına yer verdi.


Suçlamalardan haberdar olmadığını dile getiren tutuksuz sanık Velat Çelikten şu ifadelere yer verdi:


"Bu olanların hepsini ben cezaevinde öğrendim. Başka bir suçtan hükümlüyüm. Dosya kapsamında sadece Abdurrahman Dursun’u tanıyorum. Kendisini normal yaşantımdan tanıyorum. Açık öğretimde 3 dersim kalmıştı, denklik yapıldığı söylendi, bağış yapmam istendi. Abdurrahman Dursun’a para gönderdim. Sonrasında da durum budur."


Tutuklu sanık Zeynep Karacan da üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi.


"Ben böyle bir örgüt içerisinde bulunmadım"


Mahkemeden söz alan tutuklu sanık Abdurrahman Dursun, "7 Ekim’den beri ifadem neyse aynısını tekrarlıyorum. Buradaki hiçbir şahsı normal hayatta görmedim, tanımıyorum. Ben böyle bir örgüt içerisinde bulunmadım. Ben sosyal medyadan paylaşım bile yapamam. Bir şey paylaştığım zaman kızıma söylerim. Ben kimseden para almadım. Mağdur durumda olan benim, ancak içeride olan da benim. Tahliyeme karar verilmesini istiyorum" dedi.


Tutuklu sanıklar Adem Gülsümbül ve Gökay Celal Gülen’de mahkemeden tahliyesini talep etti.


Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı ise tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı 10 Nisan’a erteledi.


‘Olayın geçmişi’


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 134 sanık hakkında "ÖSYM Kanunu’na muhalefet", "resmi belgede sahtecilik", "bilişim sistemine girme" ve "verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçlarından 6 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.


Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı suçlardan 65 kişi hakkında da iddianame hazırlayıp, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine göndermişti.


Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca e-imzalarıyla sahte belge düzenlemesine ilişkin 3. dalga operasyon kapsamında aynı suçlardan hazırlanan aralarında elebaşı olduğu belirtilen "Hoca" kod adlı Ziya Kadiroğlu’nun da bulunduğu 123 sanık hakkındaki bir diğer iddianame de mevcut dosyayla birleştirildi.


Gelinen aşamada dosyadaki sanık sayısı 322’ye yükseldi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’in ilk Millet Bahçesi Bergama’da açıldı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşa edilen İzmir’in ilk Millet Bahçesi, Bergama ilçesinde düzenlenen törenle hizmete girdi. 63 bin metrekarelik alan üzerine kurulan sosyal yaşam merkezi, açılışın ardından Bergama Belediyesi’ne devredildi. Bergama Millet Bahçesi’nin açılış törenine; AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir Milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Ceyda Bölünmez Çankırı ve Yaşar Kırkpınar, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik, eski belediye başkanları Raşit Ürper ve Hakan Koştu, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Bergama Kaymakamı Avni Oral, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, siyasi partilerin temsilcileri, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Şehrin merkezine yeşil bir mühür" Törende konuşan AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, projenin 40 yıllık bir hayalin sonucu olduğunu ifade ederek, "52 bin metrekarelik alanda, eski stadyum ile Çamlı Park’ı birleştirerek şehrin merkezine ’yeşil bir mühür’ vurduk. Güncel yatırım bedeli 1 milyar TL olan bu proje, sadece bir peyzaj düzenlemesi değildir. Şehrin otopark sorununu çözmek adına yerin altına 10 bin metrekarelik kapalı alana sahip 300 araçlık bir otopark inşa edilmiştir. Ayrıca Millet Kıraathanesi, kütüphane ve sosyal donatılarıyla burası tam teşekküllü bir yaşam merkezi haline gelmiştir" dedi. İnan ayrıca, Bergama’nın çöp sorununa da değinerek ilçenin çöp dağlarıyla değil, yeşil alanlarla anılması gerektiğini vurguladı. İnciraltı’na dev yeşil alan müjdesi İzmir geneline yapılacak yatırımlardan bahseden AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İnciraltı mevkisindeki 5 milyon metrekarelik alanın 2 milyon metrekaresinin yeşil alan olarak planlandığını duyurdu. Kaya, İzmir merkezine Bergama’daki alanın yaklaşık 50 katı büyüklüğünde bir Millet Bahçesi kazandırılacağını açıkladı. "Çevre bir süs değil, sorumluluktur" Hizmet siyasetine vurgu yapan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "Bizim şehir anlayışımızda yeşil alan bir lütuf değil, bir haktır. Belediyecilik anlayışımızda çevre bir süs değil, bir sorumluluktur" ifadelerini kullanırken; Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik ise alanın 110 bin Bergamalının ortak malı olduğunu belirterek, "Ayrıştıran değil birleştiren bir anlayışla; çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras daha yeşil ve huzurlu bir Bergama olacaktır" şeklinde konuştu. TOKİ’den İzmir’e 175,5 milyar liralık yatırım TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, kurumun bölgedeki faaliyetlerine ilişkin teknik verileri paylaştı. Sungur, "TOKİ olarak, güncel rakamlarla bölgeye yaklaşık 175,5 milyar liralık dev bir yatırım gerçekleştirdik. İzmir genelinde toplamda 29 bin 333 konutu, Bergama’da ise 996’sının inşası devam eden toplam bin 270 konutu halkımızın hizmetine sunduk" dedi. Tören, protokol üyelerinin kurdele kesimi ve Millet Bahçesi’nin gezilmesiyle sona erdi.