ASAYİŞ - 30 Mart 2026 Pazartesi 22:07

Etimesgut Belediyesi’nde 11 milyon 990 bin liralık usulsüz aktarım iddiası

A
A
A
Etimesgut Belediyesi’nde 11 milyon 990 bin liralık usulsüz aktarım iddiası

Ankara’da Etimesgut Belediyesi ve belediyeye ait iştirak şirketi ETİMKENT Yapı Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de yürütülen iki ayrı zimmet soruşturması kapsamında, ETİMKENT A.Ş.’nin yürüttüğü ‘Aşevi Yemek Alım ve Dağıtım İşi’ ile ‘Aşevi Malzeme Alımı İşi’ çerçevesinde kamu kurumlarına ödenmesi gereken 11 milyon 990 bin 750 liranın mevzuata aykırı şekilde mutemet olarak görevlendirildiği öne sürülen S.K.’nın hesabına aktarıldığı ve söz konusu bedelin ilgili kurumlara yatırılmadığı ileri sürüldü.


Edinilen bilgilere göre, Etimesgut Belediyesi bünyesinde personele sunulan yemek hizmeti karşılığında tahsil edilen 745 bin 830 liranın ilgili hesaba yatırılmayarak zimmete geçirildiği iddiası üzerine başlatılan soruşturmada, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nde görevli Bilgisayar İşletmeni S.K.’nın parayı uhdesinde tuttuğu öne sürüldü. Soruşturma kapsamında, ETİMKENT tarafından "Aşevi Yemek Alım ve Dağıtım İşi" ile "Aşevi Malzeme Alımı İşi" ihalelerine ilişkin kamu kurumlarına ödenmesi gereken toplam 11 milyon 990 bin 750 liranın da usulsüz şekilde görevlendirildiği iddia edilen S.K.’nın hesabına aktarıldığı, ancak paranın ilgili kurumlara yatırılmayarak zimmete geçirildiği öne sürüldü. Soruşturma çerçevesinde Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdür Vekili A.C, Bilgisayar İşletmeni S.K. ve ETİMKENT Genel Müdürü M.Ç. hakkında 29 Mart’ta arama ve el koyma kararı alındı. Bugün şüphelilerin ikametleri ve çalışma ofislerine düzenlenen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.



"222 bin 610 lira belediye hesabına yatırılmadı"


İddialara göre, 29 Ocak 2025 tarihinde ortada ihale ve hak ediş bulunmamasına rağmen mevcut bir tahakkuk fişinin bilgileri değiştirilerek oluşturulan belgeyle kasa sorumlusu H.B.’ye 284 bin 750,60 lira nakit ödeme yapılarak, şirket zarara uğratıldı. Ayrıca "2025 Yılı Ekmek Alım ve Dağıtım İşi" kapsamında ödenmesi gereken 222 bin 610,50 liralık damga vergisi ve ihale karar pulu bedelinin belediye hesabına yatırılmak üzere kasadan çıkarılıp teslim edilmesine rağmen ilgili kuruma yatırılmadığı öne sürüldü. Bu kapsamda ETİMKENT Genel Müdürü M.Ç., Sosyal Yardım İşleri Müdür Vekili A.C. ve şirket kasa sorumlusu H.B. hakkında da arama ve el koyma kararı verildi. Eş zamanlı düzenlenen operasyonla şüpheliler gözaltına alındı.


Şüphelilerin ifadelerinin alınacağı belirtilirken, soruşturmanın genişletilebileceği öğrenildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."