GÜNDEM - 11 Nisan 2026 Cumartesi 13:57

Göç İdaresi Başkanı Kök: "Türkiye, göç yönetiminde küresel ölçekte örnek bir model ortaya koyuyor"

A
A
A
Göç İdaresi Başkanı Kök: "Türkiye, göç yönetiminde küresel ölçekte örnek bir model ortaya koyuyor"

Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Göç İdaresi Başkanlığının kuruluşunun 13. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Türkiye, göç yönetiminde küresel ölçekte örnek bir model ortaya koyuyor" dedi.


Türkiye’nin göç yönetiminde son yıllarda attığı adımlar, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve dijitalleşme süreçleriyle birlikte yeni bir aşamaya taşınıyor. Göç İdaresi Başkanlığı’nın 13’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Hüseyin Kök, Türkiye’nin göç politikalarını hukuk, insan hakları ve milli menfaatler çerçevesinde bütüncül bir yaklaşımla sürdürdüğünü belirtti.


Türkiye, göç yönetiminde küresel ölçekte örnek bir model ortaya koyuyor


Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Göç İdaresi Başkanlığının kuruluşunun 13. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin göç yönetiminde; hukuk, insan hakları ve millî menfaatlerimiz temelinde, medeniyet değerlerimizden güç alarak, kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığından taviz vermeden, tarihi tecrübe, rasyonel bakış açısı ve insani yaklaşımıyla dünyaya örnek bir modeli ortaya koyduğunu belirtti. Başkan Hüseyin Kök, insan haklarını gözeten, kamu düzeni ve güvenliğini önceleyen, aynı zamanda da uluslararası iş birliğini esas alan bütüncül bir model geliştirildiğini belirterek bir tarafta düzensiz göçle mücadelede kararlı adımlar atıldığını, diğer tarafta da düzenli göç yönetiminde dijitalleşme ve kurumsal kapasitenin güçlendirildiğini vurguladı.



"Sadece göçü yöneten değil, göç yönetimine yön veren bir kurumsal yapıya ulaştık"


Hüseyin Kök, Göç İdaresi’nin temellerinin 13 yıl önce atıldığını ve süreç içerisinde önemli bir kurumsal dönüşüm gerçekleştirildiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:


"Türkiye’nin göç alanındaki çalışmaları, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’nin destekleriyle, bütüncül ve stratejik bir bakış açısıyla yönetilmektedir. Göç alanındaki tüm faaliyetler, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı koordinesinde ve ilgili tüm kurumların katılımıyla gerçekleştirilmektedir."


Düzensiz göçle mücadelede insan odaklı ve kararlı duruş


Hüseyin Kök, Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelesinin, insan haklarına saygılı, uluslararası hukuka uygun ve kamu düzeninden taviz vermeyen sağlam bir temele dayandırıldığını ifade etti. Başkan Hüseyin Kök, 2021-2025 Strateji Belgesi hedeflerinin yüzde 100 oranında başarıyla tamamlanmasının bu kararlılığın en somut göstergesi olduğunu vurguladı. Başkan Hüseyin Kök, hazırlıkları tamamlanan 2026-2030 Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı’nın da Türkiye’nin düzensiz göçle mücadele sürecine daha büyük bir ivme kazandıracağını belirtti.


Kök, Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelede insan haklarına uygun şekilde yürütülen beş ayaklı bir strateji uyguladığını; bunların sorunun kaynağında çözülmesine yönelik tedbirler, etkili sınır güvenlik tedbirleri, ülke içerisinde etkin yakalama, düzensiz iş gücüyle mücadele ve etkin geri gönderme mekanizmaları olduğunu söyledi.


Kaynak ülkelerde diplomasi


Düzensiz göçle mücadelenin yalnızca sınır hattında değil, kaynak ülkelerde yürütülen ikili ilişkiler ve diplomatik çalışmalarla da desteklendiğini belirten Hüseyin Kök, buna örnek olarak gönül coğrafyamız başta olmak üzere birçok ülke ile çalışmalar yürütüldüğünü, bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunulduğunu aktardı.


Sınır yönetiminde entegre dönüşüm ve UKORAM modeli


Türkiye’nin sınır güvenliğinin artık yalnızca fiziki tedbirlerle değil, ileri teknoloji sistemleriyle desteklenen proaktif ve entegre bir sınır yönetimi anlayışıyla sağlandığını belirten Hüseyin Kök, son yıllarda bu alanda güçlü bir kurumsal ve yüksek teknolojik kapasitenin inşa edildiğinin altını çizdi.


Sınır hattında güvenlik duvarları, devriye yolları ve aydınlatma sistemlerinin yanı sıra elektro-optik kuleler, sismik algılayıcılar ve insansız hava araçlarıyla desteklenen keşif-gözetleme sistemlerinin aktif olarak kullanıldığını belirten Kök, sınır güvenliğinin çok katmanlı bir yapıyla güçlendirildiğini kaydetti.


Hüseyin Kök, 2021 yılında faaliyete geçirilen Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi (UKORAM) ile düzensiz göç hareketlerinin ve sınır aşan risklerin daha etkin şekilde analiz edildiğini ve raporlandığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:


"Sınır yönetimi alanında ortak strateji oluşturmak ve risk analizi faaliyetleri yürütmek, kontrol edilebilen ve edilemeyen riskleri azaltmak amacıyla uyarılarda bulunmak ve sınır gözetiminden sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşlarının risk analizi ile ilgili koordinasyonunu sağlamak amacıyla 2021 yılında faaliyete geçirilen Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi (UKORAM) sayesinde düzensiz göç rotalarından sınır aşan halk sağlığı tehditlerine kadar birçok riski bilimsel analizlerle önceden öngörebiliyoruz. Sınır kapılarımızda gerçekleştirdiğimiz önemli modernizasyon hamleleriyle kapasiteyi üst seviyeye taşıdık. Kilis Çobanbey’den Hatay Cilvegözü’ne kadar kara sınır kapılarımızı modern altyapılarla güçlendirdik. Ayrıca 8 havalimanımızda kabul edilemeyen yolcu (INAD) işlemlerinin devralınmasıyla yabancılara yönelik tüm iş ve işlemlerde uygulama birliği sağladık. ‘Limanlarda Tek Kart’ projesiyle deniz sınır kapılarımızda güvenlik konseptini yeniden kurguladık."


Mobil göç noktaları ile etkin denetim


Yurt içindeki denetim mekanizmalarının da güçlendirildiğini belirten Hüseyin Kök, 19 Temmuz 2023’te İstanbul’da başlatılan ve kısa sürede tüm Türkiye’ye yayılan Mobil Göç Noktası uygulamasının bugün 375 araç ve binlerce personelle sahada aktif olarak görev yaptığını söyledi.


Düzenli göç yönetiminde dijitalleşme


Hüseyin Kök, Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelenin yanı sıra düzenli göç yönetimine de büyük önem verdiğini söyledi. Kök, Türkiye’nin düzenli göç süreçlerini de etkin ve şeffaf şekilde yürüttüğünü vurguladı.


Yerli ve millî olarak geliştirilen GÖÇBİL uygulaması ve diğer yazılımlarla yabancıların elektronik ortamda bilgilendirildiğini, işlemlerinin daha hızlı ve kolay bir şekilde yürütüldüğünü; 2015 yılından bu yana uygulanan e-İkamet sistemi sayesinde ikamet izinlerine ilişkin başvuru süreçlerinin dijital ortama taşındığını belirten Başkan Hüseyin Kök, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) ile bildirimlerin elektronik ortamda yapılmaya başlandığını ifade etti. Bu uygulamaların hem veri güvenliğini artırdığını hem de işlem süreçlerini önemli ölçüde hızlandırdığını söyledi.


Uluslararası öğrenciler için yeni kolaylıklar


Türkiye’nin uluslararası eğitim merkezi olma hedefi doğrultusunda önemli adımlar atıldığını belirten Hüseyin Kök, Yükseköğretim Kurulu ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde uluslararası öğrencilerin ikamet başvurularını İl Göç İdaresi Müdürlüklerine gitmek zorunda kalmadan, kendi üniversite yerleşkeleri içinde yapabildiğini ifade etti.


Bu uygulama sayesinde öğrencilerin hızlı bir şekilde Yabancı Kimlik Numarası (YKN) aldığını, resmi işlemlerini kolay şekilde tamamladığını belirten Kök, mezuniyet sonrası sunulan 1 yıllık ikamet imkânı ile Türkiye’de kalış süreçlerinin desteklendiğini söyledi. Ayrıca Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça ve Farsça olmak üzere 5 dilde hizmet veren YİMER 157’yi arayan uluslararası öğrencilerin 2’yi tuşladıklarında doğrudan kesintisiz danışmanlık hizmeti alabildiklerini belirterek bu uygulamaların Türkiye’nin öğrenci dostu göç politikasının somut göstergeleri arasında yer aldığını vurguladı.


Türk ve akraba topluluklar


Türkiye’nin göç yönetiminde tarihi ve kültürel bağlara sahip topluluklara yönelik sorumluluklarını da yerine getirdiğini vurgulayan Kök, bu kapsamda yapılan çalışmalara örnek olarak Ahıska Türklerinin iskan süreçleri hakkında şu bilgileri verdi:


"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararı doğrultusunda Ahıska Türklerinin Erzincan Üzümlü’deki iskân süreçleri tamamlandı. Bitlis’in Ahlat ilçesinde ise iskân çalışmaları devam etmektedir. Soydaşlarımızın sosyal hayata uyumunun sağlanması amacıyla ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çalışmalar sürdürülmektedir. Ayrıca bölgesel krizler nedeniyle Türkiye’ye getirilen soydaş ve misafir topluluklara yönelik insani destekler devam etmektedir."


Gönüllü geri dönüşlerde insan onuruna yakışır yönetim


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Biz, göç meselesine binlerce yıllık medeniyetimiz, tarihimiz, bizi biz yapan kadim değerlerimiz merceğinden bakıyoruz" sözünü hatırlatan Kök, "Türkiye dün olduğu gibi gönüllü geri dönüş sürecinde de Suriyeli kardeşlerimizin yanında, tarihin doğru tarafında yer almıştır. Suriye’de meydana gelen gelişmelerin ardından gönüllü geri dönüşler hız kazanmıştır. 8 Aralık 2024 tarihinden itibaren 650 binden fazla Suriyeli ülkelerine gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli dönüş yapmıştır. 2016 yılından bu yana gönüllü geri dönüş yapan Suriyelilerin sayısı ise 1 milyon 390 bini geçmiştir. Geri dönüşlere ilişkin süreç uluslararası standartlara uygun olarak büyük bir hassasiyetle ve şeffaf bir şekilde yürütülmektedir. Gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli olarak gerçekleşen bu dönüşler ‘üçüncü göz’ olarak Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK)’nin şahitliğinde gerçekleşmektedir. Ülkemiz, Suriye krizinin başladığı günden bu yana attığı her adımda dünyaya örnek gösterilen bir göç yönetimi anlayışı ortaya koymuştur" dedi.



"Göç yönetiminde güçlü kurumsal kapasitemizi daha da ileri taşıyacağız"


Kök açıklamasının sonunda, göç yönetiminde uluslararası iş birliği ve gelişmelerin gerek müktesebat gerekse sahada atılan adımlarla yakından takip edildiğinin, göçün uluslararası alandaki domino etkisi gözetilerek proaktif bir yaklaşım sergilendiğinin ve bu alanda görevli tüm kurum ve kuruluşlarla etkin bir koordinasyon içerisinde çalışıldığının altını çizerek; "Kuruluşumuzun 13. yılında edindiğimiz tecrübe ve güçlü kurumsal kapasiteyle hem vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini hem de ülkemizde bulunan yabancıların hak ve hukukunu gözeten bir göç yönetimi anlayışını sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Türkiye’nin göç yönetimindeki kurumsal kapasitesini ve dünyaya örnek model olma vizyonunu daha da ileriye taşıyacağız" dedi.



Göç İdaresi Başkanı Kök: "Türkiye, göç yönetiminde küresel ölçekte örnek bir model ortaya koyuyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Kemeraltı’nda gram altın ödüllü basketbol etkinliği Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda ekonomik esnafı hareketlendirmek amacıyla gram altın ödüllü basketbol atış yarışması düzenlendi. Etkinlik yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi gördü. Kemeraltı Çarşı Esnaf Koruma Derneği, yaklaşan sezon öncesi çarşıya hareket katmak için "Potada Kazanan Kemeraltı Oldu" adlı etkinlik düzenledi. Dernek Başkanı Zafer Bilici ve yönetim kurulu üyelerinin öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, tarihi çarşının ortasına basketbol potası kuruldu. Çarşıyı gezen yerli ve yabancı turistler yarışmaya katıldı. Tek seferde isabetli atış yapan vatandaşlara sürpriz hediyeler verildi. Kadınlara gram altın ödülü Yarışmanın kadınlar kategorisi büyük çekişmeye sahne oldu. Kadın yarışmacılar gram altın ödülünü kazanmak için atış yaptı. İsabetli atış yapan vatandaşlar, hediyelerini alarak çarşıdan ayrıldı. İlk kez düzenlenen yarışmanın çarşı esnafı arasındaki dayanışmayı artırması ve turizme katkı sağlaması hedefleniyor. "Ses getiren etkinliklere devam edeceğiz" Kemeraltı Çarşı Esnaf Koruma Derneği Başkanı Zafer Bilici etkinlik sonrası yaptığı açıklamada, "Amacımız hem durgun geçen alışveriş döneminde esnafımıza can suyu olmak hem de çarşımızı ziyaret eden misafirlerimize unutulmaz bir anı bırakmaktı. Gördüğümüz ilgi bizi çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. Kemeraltı’nın eski hareketli günlerine dönmesi için çalışacaklarını belirten Bilici, "Kemeraltı’nın o eski cıvıl cıvıl günlerini canlandırmak, hem esnafımızı hem de vatandaşımızı memnun etmek için bu tarz ses getiren etkinliklere devam edeceğiz" dedi.
Kayseri Bakan Bayraktar: "8 milyon hanenin ihtiyacını gazımızla karşılayacağız" Kayseri’de düzenlenen Orta Anadolu Bölge Stratejisi Toplantısı’na katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar; "Evlerimizde 4 milyon hanede keşfettiğimiz doğalgazı kullanır hale getirdik. Doğalgazda dışa bağımlılığımızı azaltmaya başladık. 2026 önemli bir yıl, inşallah bunu iki katına çıkaracağız ve 8 milyon hanenin ihtiyacını karşılayacağız" dedi. Kentte bulunan bir otelde düzenlenen toplantıya katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin petrol ve doğalgaz üretimini artırmaya devam edeceklerini ifade söyledi. Keşfedilen doğalgazı şuanda 4 milyon haneye ulaştırdıklarını, yıl içerisinde bu doğalgazla 8 milyon hanenin ihtiyacının karşılanacağını aktaran Bakan Bayraktar; "Türkiye’nin malum petrol ve doğalgazda değişik bir stratejisi oldu. 2016’ya kadar aramalarımızı yabancı ortaklarla yaptık, Karadeniz’de 5-6 tane sondaj yaptık. 2016’dan sonra dedik ki; ’Bir şeyi değiştirmemiz lazım’. Türkiye kendi gemileriyle, kendi mühendisleriyle, kendi teknisyenleriyle doğalgaz ve petrol arama özellikle Mavi Vatan’da, Akdeniz’de, Karadeniz’de yoğun bir arama programına karar verdik. 2017 yılından itibaren ilk sondaj gemilerimiz Fatih geldi, Yavuz, geldi, Kanuni geldi, Abdülhamit Han, Somali’de karşıladığımız Çağrı Bey, Yıldırım sondaj gemilerimizle birlikte Oruç Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa sismik gemimizle birlikte dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip dünyanın en büyük 4. ülkesi olduk. Çok kısa bir zaman içerisinde. Şimdi Türkiye artık kendi denizlerinde doğalgaz arıyor, petrol arıyor. Bu kararlılıkla yürüttüğümüz çalışmalarda petrol sektörü açısından çok kısa bir sürede 4 yılda biz bunun neticesini almaya başladık. Pandemi döneminde Türkiye cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz keşfini yaptı. O keşif yine çok kısa bir süre içerisinde 2023 yılında Sakarya Gaz Sahası adını verdiğimiz sahada aldığımız gazı Zonguldak’a getirdik ve gazı yaktık. Şimdi evlerimizde 4 milyon hanede bu doğalgazı kullanır hale getirdik. Özellikle evlerimizde kullandığımız doğalgazda dışa bağımlılığımızı azaltmaya başladık. 2026 önemli bir yıl, inşallah bunu iki katına çıkaracağız ve 8 milyon hanenin ihtiyacını karşılayacağız. 2028’de 4 katına çıkaracağız ve 16-17 milyon hanenin ihtiyacını kendi gazımızla karşılayacağız. Türkiye’nin talepleri artmaya devam ediyor, yeni yerlere doğalgaz götürmeye devam ediyoruz, sanayimizin ihtiyacı var, elektrik üretiminde doğalgaz kullanıyoruz. Dolayısıyla bu artan taleple birlikte İnşallah üretimimizi ve yeni keşifleri de beraberinde hedefliyoruz. Karadeniz’de yeni sondajlara başladık. Farklı coğrafyalarda da İnşallah bu arayışlarımıza devam ederek Türkiye’nin üretimini artırmaya devam edeceğiz" dedi. "Türkiye kendi petrolünü ve doğalgazını kendi karalarında ve denizlerinde arayan, bulan ve üreten bir ülke haline geldi" Gabar’da bulunan petrolün ülke açısından önemine dikkat çeken Bakan Bayraktar; "Sadece petrol ve işin ekonomik boyutuyla değil yıllarca terörle anılan Gabar. Şimdi o dağlarda yüzlerce kuyu açtık, yüzlerce kilometre yol yaptık. Türkiye şu anda 2021 yılında keşfettiğimiz petrolle beraber günde yaklaşık 80 bin varillik bir üretime ulaştı. Bunun bu günkü petrol fiyatlarıyla bize yaklaşık katkısı 3 buçuk milyar dolara yakın. Çok önemli bir ekonomik katkısı var. Adı terörle anılan, gidilemeyen, kan ve gözyaşının olduğu bir yerde yapılan çalışmalar vücut buldu ve neticesini almaya başladık. Milyonlarca yıldır o dağların altında olan petrol şimdi artık ekonomimize katılır hale geldi. Gabar’daki faaliyetimiz, Terörsüz Türkiye’nin küçük bir örneği. Ne zaman bölge terörden kurtuldu, işte ne kadar önemli bir gelişme kaydettik. Türkiye kendi petrolünü ve doğalgazını kendi karalarında ve denizlerinde arayan, bulan ve üreten bir ülke haline geldi. Onun için Gabar önemli, Karadeniz önemli. İhtiyaç çok, aramaya ve bulmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Çok doğalgaz tüketeni destekten çıkarttık" Doğalgaz faturalarındaki devlet desteğinde Nisan ayından itibaren yeni bir döneme girildiğini de sözlerine ekleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar sözlerini; "’Gabar’da petrol bulduk, yine akaryakıta zam geldi’ diyorlar. Faturalarda Türkiye olarak dünyada eşi benzemeyecek şekilde destek programımız var hem doğalgazda hem elektrikte. Bugün yaptığımız son fiyat düzenlemelerine rağmen meskenlerde doğalgaz faturalarının yüzde 45’ini hazinemiz karşılıyor, elektrikte bu oran yüzde 50-52’ler seviyesinde. O kadar büyük bir kalem var ki burada; bu rakam fiyat artışlarıyla beraber yaklaşık 925 milyar TL’ye çıktı. Neredeyse 20 milyar dolar Türkiye her yıl hazineden alıyor, vatandaşına veriyor. Bunu da değiştirdik; şimdi doğalgazda Nisan ayında başladık örneğin 100 metreküp bir doğalgaz tüketiliyor, eğer 175 metreküp tükettiyseniz diyoruz ki ’sizi destekten çıkarttık, siz doğalgaz bedelini ödeyeceksiniz’. Çok tüketenin artık maliyetine bir nebze katlandığı bir döneme girdik" şeklinde sürdürdü.
Kastamonu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserlerinin 34 yıl sonra ilk kez bir araya geldiği sergiye yoğun ilgi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayan Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya getirildi. Kastamonu’da 1 ay açık kalacak sergi, ilk gününde yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atan Hattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edildi. Ankara’da 1992’de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri, doğup büyüdüğü şehir olan Kastamonu’da ilk defa sergilendi. Kastamonu Valiliği’nin organizasyonunda düzenlenen "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de açıldı. Serginin açılışına Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İstanbullu Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören, Hattat Mahmut Şahin, koleksiyonerler, kurum müdürleri, STK ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Serginin açılışının ardından koleksiyoner İbrahim Ethem Gören ve Hattat Mahmut Şahin tarafından Vali Meftun Dallı’ya hat yazısı hediye edildi. Vali Dallı da sergiye katkı veren koleksiyonerlere teşekkür belgesi takdim etti. Açılışın ardından katılımcılar sergiyi gezerek, eserlerle ilgili bilgi aldı. Sergiye yoğun ilgi Sergi, Ankara’da 96 yaşında vefat eden Hattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri bir araya getirdi. İstanbullu koleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başlayan sergi sürecinde Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya’nın koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eser de emanet alındı. 1 ay boyunca açık kalacak sergi, klasik hat sanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor. Sergi ilk gününde vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü. "98 yıllık bereketli bir ömrü var" Sergideki eserler ve Hattat Emrullah Demirkaya’nın hayatıyla ilgili bilgi veren Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören, "Uzunca bir hayatı var, 98 yıllık bereketli bir ömrü var. Burada hüsn-i hatla meşgul oluyor, yazıyla meşgul oluyor. Dini ve sivil mimari eserler kazandırıyor. Aynı zamanda kendisi hakkak, mermeri oyuyor. Mermer sanatında da eserler meydana getiriyor. Çok bereketli bir hayat sürüyor. Üstad Necip Fazıl’ın bir sözü var, der ki, ‘Laf var ki laftır, laf var ki iştir, iş var ki laftır.’ Bize iş kalıyor, hamle çapında iş lazım. Bereketli ömründe hamle çapında bir sanat telakkisi ortaya koyuluyor. Biz kendisine bu vefatından 34 yıl sonra Kastamonu Valimizin hürmetleriyle saygı sunuyoruz" dedi. "Üstadımızın 73 eseri yer alıyor" Hattat Emrullah Demirkaya’nın ömrü boyunca farklı sanatlarla ilgilendiğini dile getiren Gören, "Kastamonulu koleksiyonerlerden, Kastamonu Yazma Eser Müzesi’nde bulunan eserlerden ve bizim aile koleksiyonumuzda bulunan eserlerden toplam üstadımızın 73 eseri yer alıyor. Ben bu serginin hayırlara, bereketlere ve üstada rahmetle vesile olması niyazıyla sayın valimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Serginin açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, "Ayasofya Camimizdeki büyük Lafzatullah ismini yazan Mustafa İzzet Efendi başta olmak üzere Kastamonu’muzun pek çok hattatı var. Hüsn-i hat sanatına Kastamonu’da hizmet eden pek çok şahsiyet çıkmış, ki her birisi Kastamonu çapında bir vilayete değil, bir ülkeye onur verecek kadar değerli şahsiyetler. Hepsini rahmetle yad edelim, hepsinin mekanları cennet olsun. Tabii özellikle de Emrullah Demirkaya merhum üstadı rahmetle yad edelim. Onun da mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Ben İbrahim Ethem hocama, Mahmut Şahin hocama, Erhan Bektaş hocama ve diğer talebelerimize geldikleri ve bu sergimize bizimle teşrif ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Sizlere katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sergimizin gençlerimizde hem hat sanatına bir ilgi uyandırması hem de bu güzelliği görüp en azından estetik anlamda buradan bir hüner ve değer kazanmaları, kendilerine bir değer katmalarına vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Hattat Mustafa Şahin ise Kastamonu’nun hat sanatı için önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, "Kastamonu’da Sayın Valimiz Meftun Dallı’nın himayesinde Emrullah Demirkaya hat eserleri sergisini açtık. İbrahim Ethem Gören, koleksiyoner ve yazar, sanat yazarı bir ağabeyimiz. Onun koleksiyonundan ve Kastamonu’da koleksiyonerlerde yer alan eserlerle böyle bir sergi açıldı. 73 tane eser var. Rahmetli Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan günümüze köprü olan insanlardan bir tanesi. Hat sanatını İstanbul’da askerlik yaptığı dönemde Reis-ül Hattatin Kamil Akdik Hoca’dan ve Mehmet Hulusi Yazgan Hoca’dan meşk etmiş. Çok güzel, keyifli bir şey. Allah nasip ederse Kastamonu’ya yakışır bir hüsn-i hat müzesi düşünüyoruz. Hattat Mehmet Şevki Efendi Hüsn-i Hat Müzesi, Kastamonu’nun kendi sanat ruhuna tekrar dönmesine vesile olacak. Çok büyük medeniyetlerin kurulduğu bir şehir. Buradan Üsküdar’a kadar Kastamonu vilayeti olarak geçer. O ihtişamını tekrar canlandırıp, hattın ve sanatın merkezi yapacak bir müze çalışması ve sergiler devam edecek" ifadelerini kullandı.
Karabük Karabük’te yürek ısıtan ziyaret: Dualar Cumhurbaşkanı Erdoğan için Karabük’te yaşayan 86 yaşındaki Rasim Fırat ile eşi 84 yaşındaki Şerife Fırat, AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin’i evlerinde ağırladı. Fırat çiftinin daveti üzerine gerçekleştirilen ziyarete, AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt ile Kadın Kolları Başkanı Hülya Uluçay da katıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, çiftin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyduğu sevgi ve bağlılık dikkat çekti. Ziyaret sırasında Fırat çifti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan muhabbetlerini dile getirerek her fırsatta kendisine dua ettiklerini ifade etti. Cem Şahin, ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Rasim amcamız ve Şerife teyzemizin gönül dolu hanesine misafir olduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a duydukları muhabbeti, dualarına kattıkları samimi niyazları dinlerken; bu aziz milletin liderine olan vefasını, inancını ve bağlılığını bir kez daha yürekten hissettik." ifadelerini kullandı. Ziyaretin gönül bağlarını güçlendiren anlamlı bir buluşma olduğuna işaret eden Şahin, "AK Parti İl Başkanımız Ferhat Salt ve Kadın Kolları Başkanımız Hülya Uluçay ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette, gönüller arasındaki bağın, dava şuurunun ve millet iradesine olan sadakatin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gördük." değerlendirmesinde bulundu. Toplumun temelinde vefa, dayanışma ve birlik duygusunun bulunduğunu vurgulayan Şahin, bu tür buluşmaların toplumsal bağları daha da kuvvetlendirdiğini kaydetti.