GÜNDEM - 30 Aralık 2024 Pazartesi 12:13

Hayatlarını paylaştılar, tuvalet fırçasını paylaşamadılar

A
A
A

Ankara’da boşanmaya karar veren bir çift, mal paylaşımında tuvalet fırçası hakkı üzerinde anlaşamadı.

İddialara göre anlaşamadıklarını öne sürerek boşanmaya karar veren bir çift, boşanma işlemlerini başlatmak üzere avukata başvurdu. Çift evlenirken sahip oldukları mal ve eşyaları da yine mahkeme ve avukatlar eşliğinde paylaşma kararı aldı. Paylaşılacak eşyaların içerisinde ise tuvalet fırçası dikkati çekti. Mahkeme paylaştırılacak eşyaların kullanıldıktan sonraki değerinin belirlenmesi için dosyayı bilirkişiye gönderdi. Tuvalet fırçası ve diğer eşyalar bilirkişi tarafından yıpranma payının incelenmesinin ardından değeri belirlenecek ve mahkeme malın paylaşımı konusunda karar kuracak.

Dava hakkında İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Avukat Taha Ekici, “Kadın müvekkilimiz boşanmak amacıyla ofisimize geldi. Bizde bu çiftin tüm boşanma süreçleri ve ferileri için bir dava açtık. Tabi burada boşanma ferileri arasında eşya paylaşımı da söz konusu. Beraber aldıkları veya kendilerinin aldıkları eşyalarda söz konusu. Müvekkil bize aldığı bu eşyaların tam listesini getirdi. Bizde bunlar üzerinden mahkemeye bir dava açtık. Biz bu davada normalde geçtiğimiz duruşmada bir karar bekliyorduk. Ancak mahkeme karar vermedi. Şöyle ki bize gönderilen listede, müvekkilin bize getirdiği listede tüm eşyalar hepsi markasına kadar çok detaylı bir şekilde yazılmış. Bu eşyalar koltuk, kanepe ve ilginçtir ki tuvalet fırçası bile içinde var. Şimdi burada mahkeme henüz bu eşyaların şu anlık bedelini belirledi. Ancak mahkeme tekrar bu dosyanın bilirkişiye gitmesini istedi. Çünkü bu eşyaların kullanıldığını ve kullanıldıktan sonra bir yıpranma payının olacağını ve değerinin düşeceğini söyledi. Bu yüzden de bu dosyayı tekrar bilirkişiye gönderdi. Yani kısacası bilirkişi şu an tuvalet fırçasının ne kadar yıprandığını ve yıprandıktan sonra değerinin ne olacağını tespit edecek ve ondan sonra mahkeme bu yönde bir karar kuracak” ifadelerini kullandı.

“Tuvalet fırçası yüzünden davamız henüz tamamlanmadı”

Müvekkilin boşanma davası, ziynet eşyası davası ve velayet davasını bitirdiklerini belirten Ekici, “Biz burada müvekkilin boşanmasını, ziynet eşyası davasını, velayet davasını hepsini aslında bitirdik. Ancak şu an bitmeyen tek şey bu bahsettiğimiz eşyalar, yani aslında tuvalet fırçası ve tuvalet fırçası yüzünden aslında şu an davamız henüz tamamlanmadı sayılır. Şu anda onu bekliyoruz. Bence bu dava bir ilk” şeklinde konuştu.

Boşanacak veya yeni evlenecek çiftlere önerilerde bulunan Ekici, “Aldıkları bir tuvalet fırçası bile çiftlerin boşanmasında çok etkili oluyor. Bazen bunu bile aylarca bekleyebiliyorlar. Bu yüzden alınan her bir eşyaya, her bir parçaya dikkat etmelerini öneririm” diye konuştu.

Hasan Özkan - Gürkan Sayın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."