TEKNOLOJİ - 26 Ocak 2024 Cuma 13:37

Intech projesi tamamlandı

A
A
A
Intech projesi tamamlandı

Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) Gazi Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirdiği ‘Metal ve Metalurji Sektöründe Yenilikçi Teknik ve Mesleki Yeterlilik Geliştirme Merkezi Projesi (Intech)’ projesi tamamlandı.


ATO’nun Gazi Üniversitesi işbirliğinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı’nın ‘Sektörel Mükemmeliyet Merkezlerinin Kurulması Yoluyla Mesleki ve Teknik Eğitimin Artırılması Hibe Programı’ çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın teknik ve AB Türkiye Delegasyonu’nun finansal desteğiyle hayata geçirdiği ‘Metal ve Metalurji Sektöründe Yenilikçi Teknik ve Mesleki Yeterlilik Geliştirme Merkezi Projesi (Intech)’ kapanış toplantısı yapıldı. ATO Congresium’da gerçekleşen toplantıda ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay ile Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız, AB Delegasyonu Büyükelçi Müsteşarı Laurent Guirkinger, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı AB ve Mali Yardımlar Genel Müdür Yardımcısı Ersoy Günay ve Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Karagöz birer konuşma yaparak, proje hakkında değerlendirmelerde bulundu.


ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay, projenin açılış toplantısını 4 Kasım 2022’de gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Ülkemiz için en önemli konuların başında mesleki eğitimin geldiğini her zaman ve her zeminde vurgulayan bir kuruluş olarak mesleki eğitim için örnek teşkil edecek bir projeyi hayata geçirmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.



İleri imalat teknolojileri laboratuvarı kuruldu


Intech projesiyle mesleki ve teknik liselerin metal ve metalürji bölümü öğretmenlerine eğitim verilmek üzere Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi bünyesinde ‘Sektörel Yetkinlik Geliştirme Merkezi’ kurduklarını ve 3 boyutlu modelleme ve simülasyon sistemlerini ve altyapılarını içeren ’ileri imalat teknolojileri laboratuvarı’ oluşturduklarını belirten Aktay, bu merkezde metal ve metalurji bölümünde görev yapan 205 öğretmene eğitim verildiğini kaydetti. Aktay, “İnsan kaynağını iyi değerlendirmenin ilk adımı iyi eğitim. İyi eğitim verebilmek için de önce eğiticiyi geliştirmek gerekiyor. Bu proje kapsamında eğitim verilen 205 öğretmen, binlerce meslek liseli gencimizin metal ve metalürji alanında doğru ve yetkin eğitim almasına zemin hazırlayacak. Böylece sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücü yetiştirilerek, üretime, ekonomiye can verecek” dedi.



Stratejik bir sektör


Metal ve metalurji sektörünün ekonomik büyüme ve gelişme açısından önemine vurgu yapan ATO Başkan Yardımcısı Temel Aktay, “Havacılık, savunma, enerji, iletişim, otomotiv gibi katma değeri yüksek alanlara girdi sağlayan metal ve metalurji sektörünün gelişimi ülkeler açısından stratejik öneme sahip. Ekonomiler için lokomotif, kalkınmanın temel taşı” dedi.


Ülkemizde metal ürünler endüstrisinin büyüklüğünün yaklaşık 80 milyar dolar olduğunu ve önümüzdeki 10 yıl içinde 230 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmasının beklendiğini kaydeden Aktay, “İmalat sektörünün yüzde 80’inde metal parçaları kullanılıyor. Yani, sanayide üretimimizin devamını sağlayan kritik unsur metal parçalar” diye konuştu.



Katma değer ve rekabet üstünlüğü sağlıyor


Metal ve metalürji sektörünün katma değeri yüksek ürünler oluşturduğunu ifade eden Aktay, “Dışa bağımlılığı azaltmanın, uluslararası pazarlarda rekabet üstünlüğü kazanmanın, ekonomik ve siyasi gücü artırarak dünyada söz sahibi olabilmenin yolu bu stratejik sektörlerde güçlenmekten geçiyor. Metal ve metalurji sektörüne yatırım yapmak ve sektörün eksiklerini gidermek, kendine yeterli, yenilikçi bir ekonomi inşa etmek için de fırsat oluşturuyor. Bütün bu hedeflere ulaşmak için insan gücüne, nitelikli iş gücüne ihtiyaç var” dedi.



Türkiye’nin savunma sanayiindeki ihracat rakamlarından örnek veren Aktay, “Türkiye’nin ihracat kilogram fiyatı ortalama 1-1,5 dolar düzeyindeyken, savunma sanayiinde bu rakamın 50-55 dolara kadar yükseldiğini görüyoruz. Gurur kaynağımız savunma sanayiinde son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu sayesinde ulaştığımız yüzde 80’lik yerlilik oranını daha yukarılara taşımaktan, ürün gamını geliştirmekten söz etmek metal ve metalürji alanlarında gelişmekle mümkün” dedi.



İş modeli yaygınlaştıkça dışa bağımlılık azalacak


Intech projesi kapsamında geliştirilen iş modeli sayesinde reel sektörün üniversitelerle ortak Ar-Ge projeleri yürüterek yenilikçi çözümler bulabildiği, pazarda ihtiyaç duyulan, talep edilen ürünleri tasarlayıp prototiplerini üretebildiğini gördüğünü ifade eden Aktay, “Bu da ileri ve süper metal karışımları şehrimizde üretilebileceği ve bu sayede ham maddede dışa bağımlılığın azalacağı anlamına geliyor. Sadece bu kadar da değil. Üretilen prototiplerin yaygınlaştırılmasıyla kendi kendine yetmenin yanı sıra, ihracat performansının yükselmesi de sağlanacak. Bu da ekonomik büyümeye olumlu yansıyacaktır” dedi.


Aktay, Ankara Ticaret Odası’nın Gazi Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirdiği projenin diğer illerde yaygınlaştırılmasını beklediklerini de ifade etti.



“Üniversite öğrencilerinin sanayi ile işbirliğinin önü açılmalı”


Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız da yaptığı konuşmada üniversitelerdeki bilgi ve birikimlerin endüstriye, endüstride gelişen teknolojinin de üniversiteye aktarılması gerektiğini kaydetti. Yıldız, “Üniversitenin eğitim programları sanayinin gelişim ihtiyaçlarına yönelik yönlendirilmeli, üniversite öğrencilerinin sanayi ile işbirliğinin önü açılmalı, eğitimden aldığı bilgiyi işletmeye, işletmeden aldığı bilgiyi eğitimle sentezlemelidir. Özellikle mühendislik ve fen bilimleri eğitimlerinde üniversite-sanayi işbirliği çok büyük önem arz etmektedir. Proje kapsamında yapılan çalışmalar sadece bir merkez oluşturmakla sınırlı kalmayıp, günümüz teknolojisine paralel eğitimler vererek hedeflerine ulaşmıştır. Bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığımız bünyesinde yer alan metal ve metalürji ihtisasına sahip öğretmenlerimize ileri teknolojiye hizmet eden altyapılar ile eğitimler verilmiştir” dedi.


Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Uğur Gökmen tarafından “Sektörel Mükemmeliyet Merkezlerinin Kurulması Yoluyla, Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Artırılması Hibe Programı” çerçevesinde gerçekleştirilen proje hakkında sunum yapıldı. Toplantıya ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreter V. Emine Doğrukök, Ostim Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Süleyman Ekinci, ATO Meclis ve Komite Üyeleri ile proje paydaşlarının temsilcileri katıldı.



Intech projesi tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek’ başvuruları sürüyor Tarım ve Orman Bakanlığı’nca başlatılan Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nin başvuru süreci Elazığ’da devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ve kadınların üretime daha fazla katılımı ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla başlattığı, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’nin başvuru süreci tüm Türkiye’de olduğu gibi Elazığ’da da devam ediyor. Hayata geçirilen projeyle birlikte küçükbaş üretimi yapan işletme sayısını ve anaç hayvan sayısının artırılması, daha fazla materyalin ülke kaynakları ile karşılanması, böylece kırmızı et arzında sürdürülebilirliği ve yeterliliğinin sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından temin edilecek. 1 Nisan itibariyle başlatılan kampanya, 31 Nisan itibariyle tamamlanırken, Elazığ’da vatandaşlar başlatılan projeye büyük önem gösteriyor. Proje hakkında bilgilendirmelerde bulunan Elazığ İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mustafa Küçükgün, "Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından, hayvancılığı geliştirmek kırsalda üretimi teşvik etmek ve yerel kalkınmayı desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi için başvuru süreci başladı. Şehrimizin ve ülkemizin tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak, özellikle küçük aile işletmelerin güçlendirerek sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmak temel gayemizdir. Projenin amacı ve kapsamına bakacak olursak bu projeyle hali hazırda hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimizin yanı sıra, bu alana yeni adım atmak isteyen üreticilerimizi de kapsamaktadır. Temel amacımız, üretimde sürekliliği sağlamak, kırsaldan kente göçü önlemek ve gençleri üretim süreçlerine dahil ederek yerel ekonomiyi canlandırmaktır. Başvurular 1 Nisan 2026 tarihi itibariyle başlamış olup 30 Nisan 2026 mesai bitimine kadar devam edecektir. Vatandaşlarımız başvurularını işletmelerinin bulunduğu yerdeki il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine şahsen yapabileceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, en fazla 105 küçükbaş hayvana sahip olanlar veya hiç hayvancılık yapmayanlar projeden faydalanabileceklerdir. Öncelikli gruplarımız da olacak. Bunlar, bakanlığımızın toplumsal dayanışmayı ve uzlaşmayı desteklemek adına, kadınlara, gençlere, engellilere, şehit yakını ve gazilerimize pozitif ayrımcılık tanımaktadır. Ayrıca, veteriner hekim, ziraat mühendisi ve gıda mühendisi meslek gruplarıyla tarımsal amaçlı örgüt üyeleri de öncelikli olarak değerlendirilecektir. Süreç şeffaf bir şekilde yürütülecektir. Nisan ayındaki başvuruların ardından mayıs ayında askı ve itiraz süreçleri tamamlanacaktır. Mayıs sonu itibariyle değerlendirmeler HAYGEM ve TİGEM’e iletilecektir" dedi. 2026 yılının ikinci yarısından itibaren 2028 yılına kadar kademeli olarak hayvan teslimatlarının gerçekleştirileceğinin de altını çizen Küçükgün, "Bu projeyle birlikte ülkemizin et ve süt üretimine de katkı sağlamış olacağız. Üreticilerimizin bu fırsatı değerlendirmeleri için gerekli tüm hazırlıkları yaptık. Başvuru sürecinde istenen tüm belgeleri tamamladıktan sonra bunlarla ilgili detaylı bilgiyi kendi il ve ilçe müdürlüklerinden ve aynı zamanda internet sitemizden ulaşabileceklerdir. Üretim varsa gelecek vardır anlayışıyla bu projenin tüm yetiştiricilerimize hayırlı ve bereketli olmasını Allah’tan diliyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da gerçekleşecek seçimi öncesi konuşan Başkan Adayı Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz. 19 Nisan’da seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" dedi. İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek olan seçimi öncesi Değişim Grubu’nun Başkan Adayı olan Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Acil Tıp Uzmanı olarak görev yapan Dr. Nedim Uzun değerlendirmelerde bulundu. Uzm. Dr. Uzun, meslektaşlarının sorunlarına yönelik çıkarımlar yaptıklarını, bunlara yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini belirtti. "Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakları için ciddi mücadele vereceğiz" Malpraktis konusuna yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini söyleyen Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Bu riski sigorta şirketlerinin üstlenmesi gerekiyor çünkü sigorta zaten bunun için yapılan bir şey. Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımız uluslararası kongrelere gitmekte zorlanıyorlar, meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. 180 bin lira pekala caydırabilir, kaldı ki hastanelerde meslektaşlarımıza saldıranlar aynı zamanda vatandaşlarımızın anayasal hakkı olan sağlık hizmeti alma hakkına da tecavüz ediyorlar" diye konuştu. "Sağlıkta şiddet; saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" Trafikteki gibi sağlıkta şiddete yönelik cezaların da artırılabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Uzun, "Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira idari para cezası uygulanması için mücadele edeceğiz. Meslektaşlarımız bir araya gelmek için odalarına gitmiyorlar, daha doğrusu odanın nerede olduğunu dahi kimse bilmiyor. Neden; öyle bir ortam hazırlanmamış. Vaatlerimizden bir tanesi; İstanbul’da bir hekim evi, meslektaşlarımızın sosyalleşebileceği bir alan oluşturmak için mücadele vereceğiz. En büyük vaadimiz şu; hekim kimliği altında bütün meslektaşlarımızı odamızda kucaklayacağız. Bu birliği ve bütünlüğü sağlayacağız" dedi. "Meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" "Meslektaşlarımız değişim istiyor fakat sandığa gelme konusunda adım atmakta zorlandıklarını görüyorum" diyen Uzun, şu ifadeleri kullandı: "19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde saat 09.00 ile 17.00 arasında seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar, odalarına sahip çıksınlar. Şu anda 3 grup seçime giriyor, bir mevcut yönetim var, biz, bir de diğer grubumuz var. Geçen seçimi 700 oyla kaybetmiş Değişim Grubuyuz. En büyük eksiklerden bir tanesi maalesef sağlık okuryazarlığı, sağlık konusunda kamuoyunu doğru bilgilendirecek kişiler kimler; hekimler. Hekimlerin üzerindeki yükü azaltacağını özellikle kamu hastanelerine yapılan gereksiz başvuruları da ciddi anlamda azaltacağını düşünüyoruz. Sağlık okuryazarlığı anlamında İTO’nun çok aktif rol üstleneceği bir yönetim olacağını düşünüyoruz. Biz meseleye sadece hekim sadece hasta gözüyle bakmıyoruz. Hekimlerimiz de hastalarımız da bu memleketin evlatları dolayısıyla adil davranacağımızı söylemek istiyorum."