SAĞLIK - 10 Nisan 2026 Cuma 10:38

İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz"

A
A
A
İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz"

İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da gerçekleşecek seçimi öncesi konuşan Başkan Adayı Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz. 19 Nisan’da seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" dedi.


İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek olan seçimi öncesi Değişim Grubu’nun Başkan Adayı olan Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Acil Tıp Uzmanı olarak görev yapan Dr. Nedim Uzun değerlendirmelerde bulundu. Uzm. Dr. Uzun, meslektaşlarının sorunlarına yönelik çıkarımlar yaptıklarını, bunlara yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini belirtti.



"Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakları için ciddi mücadele vereceğiz"


Malpraktis konusuna yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini söyleyen Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Bu riski sigorta şirketlerinin üstlenmesi gerekiyor çünkü sigorta zaten bunun için yapılan bir şey. Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımız uluslararası kongrelere gitmekte zorlanıyorlar, meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. 180 bin lira pekala caydırabilir, kaldı ki hastanelerde meslektaşlarımıza saldıranlar aynı zamanda vatandaşlarımızın anayasal hakkı olan sağlık hizmeti alma hakkına da tecavüz ediyorlar" diye konuştu.



"Sağlıkta şiddet; saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz"


Trafikteki gibi sağlıkta şiddete yönelik cezaların da artırılabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Uzun, "Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira idari para cezası uygulanması için mücadele edeceğiz. Meslektaşlarımız bir araya gelmek için odalarına gitmiyorlar, daha doğrusu odanın nerede olduğunu dahi kimse bilmiyor. Neden; öyle bir ortam hazırlanmamış. Vaatlerimizden bir tanesi; İstanbul’da bir hekim evi, meslektaşlarımızın sosyalleşebileceği bir alan oluşturmak için mücadele vereceğiz. En büyük vaadimiz şu; hekim kimliği altında bütün meslektaşlarımızı odamızda kucaklayacağız. Bu birliği ve bütünlüğü sağlayacağız" dedi.



"Meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar"


"Meslektaşlarımız değişim istiyor fakat sandığa gelme konusunda adım atmakta zorlandıklarını görüyorum" diyen Uzun, şu ifadeleri kullandı:


"19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde saat 09.00 ile 17.00 arasında seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar, odalarına sahip çıksınlar. Şu anda 3 grup seçime giriyor, bir mevcut yönetim var, biz, bir de diğer grubumuz var. Geçen seçimi 700 oyla kaybetmiş Değişim Grubuyuz. En büyük eksiklerden bir tanesi maalesef sağlık okuryazarlığı, sağlık konusunda kamuoyunu doğru bilgilendirecek kişiler kimler; hekimler. Hekimlerin üzerindeki yükü azaltacağını özellikle kamu hastanelerine yapılan gereksiz başvuruları da ciddi anlamda azaltacağını düşünüyoruz. Sağlık okuryazarlığı anlamında İTO’nun çok aktif rol üstleneceği bir yönetim olacağını düşünüyoruz. Biz meseleye sadece hekim sadece hasta gözüyle bakmıyoruz. Hekimlerimiz de hastalarımız da bu memleketin evlatları dolayısıyla adil davranacağımızı söylemek istiyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı’da Leyla davası 11 Haziran tarihine ertelendi Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla’nın ölümüne ilişkin görülen davada duruşma 11 Haziran tarihine ertelendi. Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra dere kenarında ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in davasında Yargıtay 1. Ceza Dairesi, verilen beraat kararlarını bozmuştu. Bozma ilamı doğrultusunda yürütülen yargılamada, ilk celsede sanık amca tutuklanmıştı. Duruşma sonunda Sanık Yusuf Aydemir hakkında kuvvetli suç şüphesinin devam ettiği kanaatine varılarak, kaçma şüphesi nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilirken Türkiye’ye dönen anne Şükran Aydemir’in yeniden dinlenmesine, bir sonraki celsede dinlenmesine karar verildi. Tanık AFAD personeli Ahmet Erdoğan; "Olaydan önce de sonra da burada değildim, Ardahan’daydım. İfademde her şey mevcut. Olayla yakından ya da uzaktan herhangi bir alakam yoktur. Ses kaydındaki kişinin ben olmadığını özellikle belirtmek isterim. Muhammed Erdoğan kurumdan arkadaşımdır, aynı odada kalıyorduk ve aramızda herhangi bir husumet bulunmamaktadır. Ses kaydındaki konuşmalar bana ait değildir. ‘Ses çıkarmayın, öldürür’ diyen kişi de ben değilim. Sohbet esnasında, belki gerçekler ortaya çıkar düşüncesiyle konuşmalar yapılmış olabilir. Olayla ilgili bildiğim bir şey yoktur, aileyi de tanımıyorum." dedi. Yusuf Aydemir’in oğlu Umeyir Aydemir ise "Babam için geldim. Soruları cevaplayarak ona yardımcı olmak istiyorum. Olayın yaşandığı zamanı hatırlamıyorum, çünkü o dönem 3 yaşındaydım. Bana kimse bir şey söylemem ya da konuşmam için baskı yapmadı. Evimizde de Leyla ile ilgili herhangi bir konuşma geçmedi" dedi. Tutuklu sanık Yusuf Aydemir ise "Çobanın bahsettiği olayda, Leyla’nın bulunduğunu söyledikleri yerin yukarısına doğru gidiyordum. Çobanın evinin oradan çıkınca Serhat isimli bir çocuğu aldım traktöre. Baktığımda herkesin aşağıya doğru gittiğini gördüm. Jandarmaya ‘sağ mı’ diye sordum, bana ‘ölmüş’ dediler. Ben ise o sırada sağ olduğunu sanıyordum. Telefon meselesine gelince, üzerinden yaklaşık 8 yıl geçtiği için tam hatırlamıyorum. O dönemde Ağrı’ya gelmiştim, telefonum bozulmuştu ve tamire vermiştim. Bu süreçte tuşlu telefon kullandım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum." şeklinde ifade verdi. Diğer sanıklar Ayşe Artam, Besim Sürdün, Hatun Dursun ve Yıldırım Artam ise mağdur olduklarını söylediler. Mehmet Ali Aydemir ifadesinde "18 ay cezaevinde kaldım, suçsuz yere yattım. Adalet istiyorum, hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Musa Aydemir ise duruşmaya katılmadı. Duruşma sonunda Sanık Yusuf Aydemir hakkında kuvvetli suç şüphesinin devam ettiği kanaatine varılarak, kaçma şüphesi nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Türkiye’ye dönen anne Şükran Aydemir’in yeniden dinlenmesine, bir sonraki celsede dinlenmesine karar verildi.