ÇEVRE - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 13:31

İstanbul’un beşinci kez ev sahipliği yapacağı uluslararası su forumu

A
A
A
İstanbul’un beşinci kez ev sahipliği yapacağı uluslararası su forumu

5. İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF), ‘İnovasyondan Eyleme: Su Dirençliliğini Güçlendirmek’ ana temasıyla yarın başlıyor.


Küresel iklim krizi ve artan su stresiyle mücadelede dünyanın en prestijli buluşmalarından biri olan 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF), ‘İnovasyondan Eyleme: Su Dirençliliğini Güçlendirmek’ ana temasıyla yarın başlıyor. Dünyanın dört bir yanından 9 bakan ve 8 bakan yardımcısı başta olmak üzere su uzmanları, karar alıcılar, akademisyenler, kamu ile özel sektör temsilcilerini buluşturacak Forumun açılışını Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı yapacak.


COVID-19 pandemisi nedeniyle verilen aranın ardından, 2024 yılında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığındaki Ulusal Su Kurulu’nda alınan kararla yeniden hayata geçirilen Forum, Türkiye’nin su yönetimindeki liderliğini bir kez daha tescilliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı eşgüdümünde hazırlanan forum; Türkiye Su Enstitüsü (SUEN), Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), Su Yönetimi Genel Müdürlüğü (SYGM) ile Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü (ABDGM) tarafından planlandı.


İstanbul’un beşinci kez ev sahipliği yapacağı Uluslararası Su Forumu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın konuşmasıyla açılacak. Dünyanın dört bir yanından 9 bakan ve 8 bakan yardımcısı başta olmak üzere su uzmanları, karar alıcılar, akademisyenler, kamu ile özel sektör temsilcilerini bir araya getirecek forumda bölgesel ve küresel su sorunları tartışılacak.


Türkiye’nin su yönetimi konusundaki en prestijli uluslararası etkinliklerinden biri olarak öne çıkan Forum, Türkiye’nin su alanındaki bilimsel ve politik liderliğini sergilediği bir vitrin görevi görüyor.


Küresel katılım


Beşinci İUSF’ye katılması beklenen uluslararası kuruluşlar arasında Birleşmiş Milletlere bağlı UNDESA, UN-Water, WHO, WMO, FAO, UNEP’in yanı sıra Dünya Su Konseyi, Uluslararası Su Kaynakları Birliği (IWRA), Uluslararası Sulama ve Drenaj Komisyonu (ICID), OECD, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Dünya Bankası da yer alıyor.


Beşinci İUSF’den elde edilecek çıktıların; 2-4 Aralık 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek BM Su Konferansı, Mart 2027’de gerçekleştirilecek 11. Dünya Su Forumu ve Ekim 2027’de yine İstanbul’da gerçekleştirilecek IWRA 20. Dünya Su Kongresine katkı vereceği öngörülüyor.


İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF), suyun sürdürülebilir yönetimine odaklanan, bu alanda bilgi paylaşımının artırılmasını hedefleyen önemli bir uluslararası platform niteliği taşıyor. Forum; küresel, bölgesel ve ulusal sorunlara çözüm üretilmesini ve iş birliğinin teşvik edilmesini amaçlıyor.


Su dirençliliğini güçlendirmek inovasyondan eyleme


Beşinci İstanbul Uluslararası Su Forumu, ‘Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme’ ana teması ışığında düzenleniyor. Forum, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine karşı koyabilecek ulusal ve uluslararası bir zeminin oluşturulması için inovatif ve finansal çözümler üretmeye odaklanacak. Bu çerçevede İUSF’un, su dirençliliği ve su verimliliğine ulaşmak amacıyla deneyimlerin, iyi uygulamaların ve yenilikçi yaklaşımların paylaşılacağı yüksek düzeyli bir platform işlevi görmesi hedefleniyor.


Dünyanın dört bir yanından üst düzey temsilcileri, karar alıcıları, akademisyenleri, bilim insanlarını, uzmanları ve uygulayıcıları çok disiplinli bir bakış açısıyla bir araya getirecek olan Forumda; inovasyonun uygulamaya, iş birliğinin ortak ilerlemeye dönüştürülmesinin yolları aranacak.


Su dirençliliği dört alt temada ele alınacak


Forum kapsamında su dirençliliğine bütüncül bir bakış sunan birbiriyle bağlantılı şu dört alt tema yer alıyor:


1.Dirençlilik için Su Diyaloğu: Bu alt tema çerçevesinde suyun yalnızca yaşamsal bir kaynak değil, aynı zamanda insanlar, sektörler ve farklı medeniyetler arasında bir köprü olduğu vurgulanacak. İklim değişikliği karşısında sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için su konusunda iş birliğinin hızlandırıcı bir güç haline gelmesi nasıl sağlanabilir sorusuna yanıt aranacak.


Suyu ayrıştırıcı değil birleştirici bir unsur olarak ele alan bu tema, kaynağını Türkiye’nin su iş birliğini geliştirme ve su alanında yapıcı diyaloğu sürdürme konusundaki uzun yıllara dayanan deneyiminden alıyor.


2.İklim Dirençli Su Yönetimi için Finansman Mobilizasyonu ve İnovasyon: Kuraklık, sel, aşırı su olayları ve hidrolojik değişkenlik gibi iklim kaynaklı şoklara uyum sağlama ve bunlardan kurtulma kapasitelerini güçlendiren su sistemlerinin planlanması, yönetilmesi ve işletilmesine yönelik görüş ve öneriler masaya yatırılacak.


Bu çerçevede iklim dirençli su projeleri için finansal araçları, yenilikçi mekanizmaları ve uygun politika seçeneklerini devreye sokarak teoriden somut eyleme geçişin yol haritası ortaya konmaya çalışılacak.


Bu tema ışığında şu sorulara yanıt aranacak: İklime dayanıklı su yönetimi için finansman kuruluşları ve yararlanıcılar arasında daha adil bir risk ve getiri dengesi sağlamanın önündeki engeller nelerdir? Ülkeler, iklime dayanıklı, uyarlanabilir stratejileri birlikte nasıl uygulayabilir? Ülkeler, ikili düzeyde iklime dayanıklı su altyapısı geliştirmek için hangi yenilikçi yaklaşımları benimseyebilir?


3.Tek Su, Tek Sağlık: Entegre Risk Yönetimi: Su; insanlar, hayvanlar ve ekosistemlerin sağlığının kaynaklar ve riskler üzerinden birbirine bağlı olduğunu vurgulayan Tek Sağlık (One Health) yaklaşımının merkezinde yer alıyor. Su; şehirler, sanayi tesisleri ve tarımsal sistemler arasında besinleri, kirleticileri ve patojenleri taşımak suretiyle bu yaklaşımın baş rolünü üstleniyor. Tema bu çerçevede, iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın oluşturulması için altyapı, çevre ve sağlık politikalarını bütünleşik bir bakış açısıyla ele almaya odaklanıyor.


4.Çatışan Çıkarların Ötesine Geçmek: Su-Enerji-Gıda-Ekosistem (WEFE) Bağıntısını İleriye Taşımak: Su, enerji, gıda ve ekosistemler arasındaki karşılıklı bağımlılık, günümüzün artan sınamaları karşısında giderek daha karmaşık bir hâl alıyor. Bu alanlarda izlenen parçalı politikalar ve sektörel öncelikler, çoğu zaman bir alandaki kazanımı diğerinde kayba dönüştürebiliyor. Bu tema iklim dirençliliğinin sağlanması için bu unsurların rekabet içinde değil, uyum içinde yönetilmesine odaklanıyor.


Vatandaşlar, forum ile ilgili bilgilere www.iusf.org.tr adresinden erişilebilecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da iki kız kardeşin ölümüne sebep olan sürücü tahliye oldu Ankara’da kamyonun çarptığı iki kız kardeşin ölümüne ilişkin görülen davada tutuklu sanık şoför Murat Üneş, imza şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye oldu. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık şoför Murat Üneş, hayatını kaybedenlerden Anıl Gülçür’ün kızı ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı bilirkişi raporunun dosyaya geldiğini ifade etti. Raporda, sanık Üneş’in tamamen kusurlu, maktul yayalar Semra Çevik ve Anıl Gülçür’ün ise kusursuz olduğu belirtildi. Söz alan Üneş, "Ben olay anında aynaları kontrol ettim. Tahliyemi talep ederim" dedi. Avukat ve sanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Üneş’in imza şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Sonraki duruşma 17 Haziran’a ertelendi. Olayın geçmişi Çankaya ilçesi Emek Mahallesi Kırım Caddesi’nde 4 Ağustos’ta meydana gelen kazada, özel bir şirkete ait şantiye alanının önünde park halindeyken hareket eden Murat Üneş yönetimindeki 06 COV 136 plakalı hafriyat kamyonu, yol kenarında yürüyen Semra Çevik ve Anıl Gülçür’e çarptı. Güvenlik kamerasına yansıyan kazada Çevik ve Gülçür, kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. Sürücü Murat Üneş, gözaltına alınıp, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlendi. Sanık Üneş hakkında ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Kastamonu İtfaiyecilerin mesleki sağlık riskleri bilimsel verilerle ortaya koyulacak Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan ve itfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje desteklenmeye hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi Bozkurt Meslek Yüksekokulu Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Nuray Demiralp’in yürütücülüğünde "İtfaiyecilerde Mesleki Per- ve Polifloroalkil Madde (PFAS) Maruziyetinin Allostatik Yük Üzerindeki Etkisinde Kardiyorespiratuar Uygunluğun Moderatör Rolü" isimli proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje ekibinde araştırmacı olarak Kocaeli Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Tayfun Şahin, Doç. Dr. Serpil Gerdan ve Öğretim Görevlisi Dr. İnci Özdemir ile Ankara Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. Ayşe Ütük yer alıyor. Projenin danışmanlığını ise Prof. Dr. Hürmüz Koç üstleniyor. İtfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje, çevresel kimyasalların insan fizyolojisi üzerindeki etkilerine odaklanıyor. 12 ay sürecek ve 100 bin TL bütçeyle yürütülecek proje kapsamında, başlıklı çalışma, itfaiyecilerin görev sırasında maruz kaldıkları Per- ve Polifloroalkil Maddelerin (PFAS) uzun vadeli sağlık sonuçlarını inceleyecek. Araştırmanın temelinde yer alan Fizyolojik Tampon Hipotezi, yüksek VOmax düzeyine sahip bireylerde PFAS maruziyeti ile artan fizyolojik stres arasındaki ilişkinin zayıflayabileceği varsayımına dayanıyor. Proje, fiziksel uygunluğun çevresel risk faktörlerine karşı koruyucu bir mekanizma olup olmadığını ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma sonucunda elde edilecek verilerin, özellikle yüksek riskli meslek gruplarında çalışan bireylerin sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması ve mesleki koruyucu önlemlerin bilimsel temelde yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.