GÜNDEM - 22 Nisan 2025 Salı 20:28

Kamu Birliği Konfederasyonu Genel Sekreteri Cengiz, nüfus artış hızıyla ilgili açıklamaları değerlendirdi

A
A
A
Kamu Birliği Konfederasyonu Genel Sekreteri Cengiz, nüfus artış hızıyla ilgili açıklamaları değerlendirdi

SAVDES-SEN Genel Başkanı-Kamu Birliği Konfederasyonu Genel Sekreteri Tuncay Cengiz, nüfus artış hızıyla ilgili açıklamalara ilişkin değerlendirmede bulundu.


Birliği Konfederasyonu Genel Sekreteri Cengiz, gündeme ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:


"Sayın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş geçmiş günlerde yaptığı bir açıklamada, "Sayın Cumhurbaşkanımızın her fırsatta dile getirdiği nüfus artış hızının bugünlerde 1,51 ile nüfusun kendini yenileme oranı olan 2,1 nüfus artış hızının altında kalarak alarm seviyesine düştüğünü, yaşlı nüfusun arttığını, 2050 yılından itibaren nüfusun azalışa geçeceğini, bunun iş gücünden istihdama, üretimden milli güvenliğe kadar çeşitli sorunlara neden olacağını, bu kapsamda gençlere evlenme yardımı, düğün salonu desteği, doğum yardımı, kreş desteği, ulaşım ve beyaz eşya indirimi gibi destek projelerinin hayata geçirildiği ifade edilmiştir.


Benzer açıklama Milli Savunma Üniversitesi Rektörümüz Prof.Dr. Erhan Afyoncu tarafında da yapılmış; ’Doğurganlık hızının 1965 yılında nüfus planlaması uygulaması ile hızla düşmeye başladığını, felaketin kapıya dayandığını, çok kritik bir duruma geldiğini, genç nüfusumuz var derken ortanca yaşın ağırlıklı olduğu bir nüfus yapısına sahip olduğumuzu, eğer ciddi tedbirler alıp doğurganlık hızımızı en az 2,1’de tutamazsak Avrupa gibi yaşlı nüfus ağırlıklı bir ülke olmaya doğru gittiğimizi, tarım başta olmak üzere hiçbir alanda çalışacak işgücü üretemeyeceğimizi, kendimizi toparlayamazsak bu topraklardaki yaşama kabiliyetimizi kaybedebileceğimizi, bunun gerçek bir beka sorunu olduğunu, birçoğumuzun bunu fark edemediğini ve bu durumun, savaştan bile daha önemli bir tehdit olduğunu’ ifade edilmiştir.


Bu açıklamalar ışığında, ciddi bir risk ve tehdit altında olduğumuz doğrudur. Bu tehdidi bertaraf edecek tedbirler yeterli midir? Biraz da ona bakalım. Nüfus artış hızı ile ilgili medyada yer alan haber ve yorumlara bakıldığında, gençlere evlenme yardımı, düğün salonu desteği, doğum yardımı, kreş desteği, ulaşım ve beyaz eşya indirimi gibi destek projeleri tam anlamıyla yeterli görülmüyor. Türkiye’deki ekonomik durumun, anne ve babalarda çocuk sahibi olma kararlarını, dede ve ninelerde çok sayıda torun sevme kararlarını etkilediği anlaşılıyor. Aslında, nüfus artış hızının düşmesinde en büyük sorun ekonomik kaygılar. Yani geçim sıkıntısı. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca yayımlanan Aralık 2024 ayı kamu sektörü istihdamına ilişkin veriler tablosuna göre, kamuda çeşitli statülerde 5 milyon 241 bin 753 çalışan görev alıyor. Çeşitli statülerde yaklaşık 16 milyon emeklimiz var. Aileleri ile birlikte hesap edildiğinde, yaklaşık 40 milyon kişiye nüfus edebilecek bir kitle.


Artık beka sorunu haline gelmiş nüfus artış hızının düşmesi sorununa gerçek manada çözüm bulabilmenin yolu; gençlere evlenme yardımı, düğün salonu desteği, doğum yardımı, kreş desteği, ulaşım ve beyaz eşya indirimi gibi destek projelerinden önce, geçim sıkıntısı ve alım gücü kayıpları gibi ekonomik sorunlarını çözmekten ve çocuğuna iyi bir gelecek sunma imkanı vermek suretiyle gelecek kaygısını yok etmekten geçiyor.


Bu nedenle de öncelikle kamu kaynaklarının adil bölüşümü sağlanarak açlık sınırı ile yoksulluk sınırı arasına sıkışmış memur ve emeklileri yoksul sınırı üzerinde asgari yaşam endeksi üstünde ücret ve sosyal yardımlar (kira, ulaşım, yemek, giyecek, eğitim, doğum, ölüm vb. yardımı) ile bayram, büyükşehir, emeklilik vb. tazminat ve ikramiye verilmelidir.


Memur ve emeklinin durumu artık geçim sıkıntısı boyutunu aşmış, nüfus artış hızına bağlı olarak beka sorunu ve milli güvenlik meselesi haline gelmiştir.


Geç olmadan sesimiz duyulmalı, gençlerin evlatlarına iyi bir gelecek sunma kaygısı giderilmeli, emeklilerimize çok sayıda torun sevme ve bayramlarda harçlık verme imkanı sunulmalı, ülkemizi koruyacak asker ve üretimi devam ettirecek iş gücünün devamı sağlanmalıdır."



Kamu Birliği Konfederasyonu Genel Sekreteri Cengiz, nüfus artış hızıyla ilgili açıklamaları değerlendirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da doğa dondu, Girlevik Şelalesi buz kesti Girlevik Şelalesi buz tuttu, 2 metrelik buz sarkıtları oluştu. Erzincan’da etkili olan dondurucu soğuklar, kentin önemli doğal güzelliklerinden Girlevik Şelalesi’ni adeta buzdan bir tabloya dönüştürdü. Gece saatlerinde hava sıcaklığının sıfırın altında 20 dereceye kadar düştüğü kentte, merkezden yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Çağlayan beldesindeki Girlevik Şelalesi tamamen buz tuttu. Soğuk havanın etkisiyle şelaleden dökülen sular donarken, yer yer uzunluğu 2 metreyi bulan buz sarkıtları oluştu. Kayalıklar ve şelale çevresinde meydana gelen buz tabakaları, ziyaretçilere kartpostallık manzaralar sundu. Kış aylarında "beyaz gelinliğini" giyen Girlevik Şelalesi, bu yıl da soğuk havayla birlikte görsel bir şölen oluşturdu. Bölgeyi gezmeye gelen vatandaşlar, ortaya çıkan eşsiz kış manzarasını hayranlıkla izledi. Bazı vatandaşlar ise Girlevik Şelalesi’nin her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu belirterek, kış aylarında oluşan buz sarkıtlarının şelaleye farklı bir atmosfer kattığını ifade etti. Yetkililer, soğuk havanın önümüzdeki günlerde de etkisini sürdüreceğini belirterek, vatandaşları buzlanma ve don olaylarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Girlevik Şelalesi’nde oluşan buzlanma nedeniyle ziyaretçilerin özellikle kaygan zeminlere karşı tedbirli olmaları istendi. Dört mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Girlevik Şelalesi, kış aylarında oluşan buz sarkıtlarıyla Erzincan’ın doğal güzellikleri arasında yine ön plana çıktı. Türkiye’nin en soğuk yerleşim yerleri belli oldu Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne (MGM) bağlı Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonlarından alınan verilere göre, gece saatlerinde Türkiye genelinde etkili olan dondurucu soğuklar birçok yerleşim yerinde rekor seviyelere ulaştı. Ölçümlerde, Türkiye’nin en soğuk yerleşim yeri Sivas’ın Altınyayla ilçesi oldu. Verilere göre Sivas Altınyayla’da hava sıcaklığı eksi 25,2 dereceye kadar düştü. Altınyayla’yı, Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Ovit mevkisi eksi 24,9 derece ile takip etti. Kastamonu’nun Seydiler ilçesinde eksi 24 derece ölçülürken, Bolu’nun Dörtdivan ilçesinde sıcaklık eksi 23,8 derece olarak kaydedildi. Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde termometreler eksi 23,6 dereceyi gösterirken, Ankara’nın Çamlıdere ilçesine bağlı Çamkoru mevkisi ile Bolu’nun Gerede ilçesine bağlı Samat köyünde sıcaklık eksi 23,2 dereceye kadar düştü. Aksaray’ın Gülağaç ilçesinde eksi 22,7, Nevşehir’in Derinkuyu ilçesinde ise eksi 22,6 derece ölçüldü. Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu’da da soğuk hava etkisini sürdürdü. Ardahan’ın Göle ilçesinde hava sıcaklığı eksi 22 derece olurken, Çorum’un Alaca ilçesi ile Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde eksi 21,7 derece kaydedildi. Çankırı’nın Çerkeş ilçesinde eksi 21,4 derece ölçülürken, Erzurum Palandöken’de bulunan Doğu Anadolu Gözlemevi’nde sıcaklık eksi 20,6 dereceye düştü. Listede Kayseri’nin Tomarza ilçesi eksi 20,4, Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesi eksi 20,2, Konya’nın Karapınar ilçesi eksi 19,8 ve Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Kayı köyü eksi 19,6 derece ile yer aldı. Meteoroloji yetkilileri, soğuk havanın özellikle gece ve sabah saatlerinde etkisini artırdığını belirterek, don, buzlanma ve ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarıda bulundu.
Samsun Samsun’da gece yarısı korku dolu anlar: Kırsal mahallede iki ev alevlere teslim oldu Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese Mahallesi’nde gece saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek iki ahşap evi küle çevirdi. Yangın, mahalle sakinlerinin ve itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla çevredeki evlere sıçramadan kontrol altına alındı. Vezirköprü’ye yaklaşık 59 kilometre uzaklıktaki Kızılkese Mahallesi’nde, henüz belirlenemeyen nedenle bir evde yangın çıktı. Gece geç saatlerde başlayan yangın, hızla büyüyerek çevresinde bulunan ve kullanılmayan başka bir eve sıçradı. Ahşap evleri saran yangında alevler göğe yükseldi, geceyi aydınlattı. Alevleri fark eden vatandaşlar, tankerlerle yangına müdahale ederek büyümesini önlemeye çalıştı. Yangın vanası yardımıyla yapılan ilk müdahale sayesinde alevlerin diğer evlere yayılması engellendi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürme ve soğutma çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın saat 03.00 sıralarında kontrol altına alındı. Kızılkese Mahallesi Muhtarı Ramazan Karataş, yangının İsmail Ay’a ait evde başladığını, oturulmayan ve Ahmet Öztürk’e ait olan eve sıçradığını belirtti. Karataş, vatandaşların tankerlerle müdahalesinin ardından itfaiye ekiplerinin olay yerine gelerek yangını tamamen söndürdüğünü ve çevredeki evlerin zarar görmesinin önüne geçildiğini ifade etti. Yangın sonucu iki ahşap ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.