TEKNOLOJİ - 28 Ocak 2026 Çarşamba 11:15

Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması: Yapay zekada global standartlar masaya yatırıldı

A
A
A
Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması: Yapay zekada global standartlar masaya yatırıldı

Kollektif Zeka Topluluğu, 2026 yılının ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi.


‘Mayası insan, gücü yapay zeka’ mottosuyla yola çıkan Kollektif Zeka Topluluğu, bu yılın ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi. Bilkent TEKMER ev sahipliğinde 24 Ocak Cumartesi günü gerçekleşen ‘Vizyon Buluşması’nda kamu temsilcileri, yazılım evi sahipleri ve girişimciler, yapay zeka projelerinin sadece teknik başarısını değil, ticari ve hukuki sürdürülebilirliğini konuştu.



Yapay zekada ‘güven rozeti’


Etkinlikte söz alan QCS Technic’ten Hüseyin Gürsoy, yapay zeka yönetim sistemleri ve standartların önemine değindi. Gürsoy, özellikle ISO/IEC 42001 standardının girişimciler için bürokratik bir kağıt parçasından öte uluslararası ticarette bir ‘güven rozeti’ işlevi gördüğünü vurguladı. Toplantıda yakın zamanda global bir havayolu firmasının web sitesindeki chatbotun müşteriye verdiği hatalı bilgiden yasal olarak sorumlu tutulduğu ve tazminata mahkum edildiği örnek vaka hatırlatıldı. Yapay zeka projelerinin yanlılık, halüsinasyon, veri gizliliği ve benzeri bu tip risklerini asgariye indirmeyi hedefleyen standartların muhtemel kriz anlarında şirketler için hukuki bir koruma kalkanı oluşturduğu belirtildi. Uzmanlar, ‘basiretli tacir’ gibi davranarak gerekli tüm önlemleri aldığını belgeleyen girişimlerin yatırımcı gözünde ‘daha az riskli’ bulunduğunu ve global pazarlarda şirket satışı (EXIT) potansiyelinin arttığını ifade etti.



Süper bilgisayarlara erişimde ‘ciddiyet’ referansı


Buluşmada büyük dil modelleri (LLM) geliştiren girişimcilerin en büyük darboğazı olan ‘yüksek performanslı bilgi işlem’ kaynaklarına erişim konusu da masaya yatırıldı. TÜBİTAK ULAKBİM bünyesindeki TRUBA gibi süper bilgisayar altyapılarına ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (EDIH) ağlarına dahil olma süreçlerinde uluslararası standartlara uyumun kritik bir referans olduğu aktarıldı. Bu standartları sağlayan girişimlerin ‘işini ciddiye alan ve global potansiyeli olan oyuncu’ olarak algılandığı, böylece milyonlarca veriyi işlemek için gereken devasa donanım ve enerji maliyetlerine katlanmadan devlet destekli test ortamlarına erişim onaylarının kolaylaştığı kaydedildi.



‘Yazışarak’ uygulama geliştirme dönemi


Bilgi paylaşımının yanı sıra üretimi teşvik etmeyi hedefleyen etkinlikte, girişimcilik yolculuğuna yeni başlayacak 4 katılımcıya global bir yapay zeka aracı iş birliğiyle hazırlanan özel bir eğitim programı hediye edildi. Programın bilinen ‘sürükle-bırak’ (no-code) yöntemlerinden farklı olarak ‘Prompt (İstem) Mühendisliği’ temelli olduğu belirtildi. Katılımcıların teknik kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan sadece doğal dilde (Türkçe) isteklerini yapay zekaya anlatarak, ‘yapay zeka ile yazışarak’ kendi mobil ve web uygulamalarını geliştirebilecekleri, sürecin sonunda ise çalışan bir ürüne sahip olacakları açıklandı.



"Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, ’insan odaklı’ katma değere dönüştürmek"


Etkinlikte konuşan Kollektif Zeka Kurucusu Mustafa Alkan, topluluğun vizyonunu şu sözlerle özetledi:


"Bir sosyal medya gönderisiyle başlayan yolculuğumuz, bugün TRT Radyo 1’de Anadolu’nun en uzak köşesindeki gence ulaştığımız, kamu ve özel sektör arasında köprü kurduğumuz bir yapıya dönüştü. Bireysel başarıdan önce farklı yetkinlikleri bir araya getirip bu sinerjiyi yapay zeka modellerinin gücüyle birleştiriyoruz. Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, onu ’insan odaklı’ bir şekilde üreterek katma değere dönüştürmek."


Etkinlik, farklı disiplinlerden katılımcıların deneyimlerini paylaştığı ve bilgi alışverişi yapılan oturumla sona erdi.



Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması: Yapay zekada global standartlar masaya yatırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Orta Karadeniz’den 2,3 milyar dolarlık ihracat Samsun merkezli Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü 2025 yılı işlem hacmi ve istatistiklerine göre, bölgeden yapılan ihracat toplam 2 milyar 300 milyon dolara ulaştı. Bu rakamın yaklaşık 1 milyar 973 milyon dolarlık kısmı ise Samsun Gümrük Müdürlüğü üzerinden gerçekleştirildi. Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında açıklanan veriler, ihracat başta olmak üzere deniz, hava ve kara trafiğinde önemli bir hareketlilik yaşandığını gösterdi. Samsun, Ordu, Çorum, Kastamonu, Amasya, Tokat ve Sinop’u kapsayan bölgede toplam ihracat 2 milyar 300 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu rakamın yaklaşık 1 milyar 973 milyon dolarlık bölümünün Samsun Gümrük Müdürlüğü üzerinden yapılması, kentin Orta Karadeniz’in dış ticaret üssü konumunu pekiştirdi. Yıl boyunca 38 bin 474 ihracat beyannamesi düzenlenirken, 7 bin 121 ithalat beyannamesi ile bin 437 antrepo beyannamesi işlem gördü. Aynı dönemde 42 bin 553 konteynerin gümrük işlemleri tamamlandı. Deniz taşımacılığı Deniz taşımacılığında da Samsun öne çıktı. RO-RO, RO-PAX, yolcu gemileri ve diğer gemiler dahil olmak üzere bölgeye toplam 2 bin 504 gemi gelirken, bunların 2 bin 204’ünün Samsun limanlarına yanaştığı bildirildi. Deniz yoluyla gerçekleşen yolcu trafiğinde ise 22 yolcu gemisiyle yaklaşık 23 bin yolcu bölgeye giriş yaptı. Bu yolcuların 21 bin 912’si Samsun’a geldi. Bin 83 uçak iniş yaptı Hava yolunda da yoğun bir yıl yaşandı. Toplam bin 83 uçak iniş yaparken, 775 uçağın Samsun’a geldiği açıklandı. Hava yoluyla bölgeye gelen yolcu sayısı yaklaşık 138 bin olurken, bunun 101 bini Samsun üzerinden gerçekleşti. Gümrük işlemleri kapsamında hava yolunu kullanan toplam 273 bin 149 yolcunun giriş-çıkış işlemleri yapılırken, bu yolcuların 199 bin 410’unun işlemleri Samsun Gümrük Müdürlüğü tarafından yürütüldü. 14 milyar 273 milyon TL vergi geliri Vergi gelirleri açısından bakıldığında da Samsun’un ağırlığı dikkat çekti. Bölge genelinde 2025 yılında elde edilen toplam vergi geliri 14 milyar 273 milyon TL olarak kaydedildi. Bu gelirin 13 milyar 500 milyon TL’si Samsun Gümrük Müdürlüğü kaynaklı oldu. Aynı süreçte 60 bin 446 aracın giriş-çıkış işlemleri tamamlanırken, 19 bin 884 transit beyannamesi ve bin 436 tır karnesi düzenlendi. Kaçakçılıkla mücadele Kaçakçılıkla mücadele çalışmaları da istatistiklere yansıdı. Yürütülen operasyonlar kapsamında yaklaşık 4 milyon 239 bin TL değerinde kaçak eşyaya el konuldu. Tasfiye süreçlerinde ise 762 adet e-ihaleden yapılan satışlardan yaklaşık 148 milyon TL hasılat elde edildi. Bölge genelinde 21 antrepo, 3 geçici depolama yeri ve 5 yetkilendirilmiş yükümlü ile gümrük hizmetlerinin etkin şekilde sürdürüldüğü vurgulandı. Toplantıya ayrıca; Orta Karadeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Ayhan Coşkuner, Samsun Gümrük Müdürü Orhan Güngör, Samsun Serbest Bölge Müdürü Ferhat Dalğın, Samsun Deniz Ticaret Odası Başkanı İskender Yağız, paydaş liman işletme müdürleri, gümrük müşavirleri, acente müdürleri ve firma müdürleri katıldı.
Erzurum ETÜ’de ileri kaplama teknolojilerine yönelik geliştirilen proje TÜBİTAK 1001 desteği aldı Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hikmet Çiçek yürütücülüğünde hazırlanan ve ileri kaplama teknolojilerini konu alan proje, TÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. "PVD Yöntemiyle Üretilen Yüksek Entropili ve MAX Fazlı Kaplamaların Sinerjik Entegrasyonu: Mekanik, Tribolojik, Termal ve Radyasyon Uygulamaları İçin Yüksek Performanslı Kaplamaların Geliştirilmesi" başlıklı projede, yüksek entropili alaşımlar ile MAX fazlı ince film kaplamaların ilk kez sistematik ve özgün kaplama mimarileri içerisinde birlikte ele alınması hedefleniyor. Disiplinler arası nitelik taşıyan projede Prof. Dr. İhsan Efeoğlu (Atatürk Üniversitesi) danışman olarak yer alırken, Doç. Dr. Emre Mandev, Dr. Öğr. Üyesi Semih Duran ve Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Gülten araştırmacı olarak görev yapıyor. Projeye ilişkin detayları paylaşan Prof. Dr. Hikmet Çiçek, şu ifadeleri kullandı: "Bu projede, yüksek sertlik, faz kararlılığı ve difüzyon engelleyici özellikleriyle öne çıkan yüksek entropili alaşımlar ile metalik ve seramik özellikleri aynı bünyede barındıran MAX fazlarının avantajlarını farklı kaplama mimarileri içerisinde bir araya getirmeyi planlıyoruz. Bu sayede, yüksek sıcaklık, aşınma ve radyasyon gibi zorlu çalışma koşullarında güvenilir performans gösterebilecek yeni nesil kaplamaların geliştirilmesini amaçlıyoruz. Havacılık, nükleer enerji ve ileri imalat teknolojilerinde kullanılan taban malzemeler üzerinde üretilecek kaplamalar, mekanik, tribolojik, termal özellikler ile radyasyon hasar direnci açısından kapsamlı test ve analiz süreçlerinden geçirilecek. Özellikle radyasyon hasar direncine odaklanılması, nükleer reaktörler ve uzay uygulamaları açısından çalışmayı önemli kılan başlıklardan biri."