GÜNDEM - 19 Şubat 2026 Perşembe 12:44

Mavi vatanda sıkı denetim: 3 bin 115 yabancı bayraklı gemi denetlendi, 486 gemi seferden alıkonuldu

A
A
A
Mavi vatanda sıkı denetim: 3 bin 115 yabancı bayraklı gemi denetlendi, 486 gemi seferden alıkonuldu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "3 bin 115 yabancı bayraklı gemiye denetim gerçekleştirdik. Bu gemilerden 486’sı denetim uzmanlarımız tarafından sefere izin verilmeyerek tutuldu" dedi.


Bakan Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından planlanan denetim faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Uraloğlu, "Uyguladığımız gemi denetim mekanizmaları denizlerimizde can, mal ve seyir emniyetini sağlanmasının yanı sıra deniz çevresinin korunmasında da belirleyici bir rol üstleniyor" ifadesini kullandı.


Bakan Uraloğlu, denetim faaliyetleri sayesinde hem yabancı gemilerin hem de Türk gemilerinin teknik ve operasyonel standartlarının yükseltildiğini belirterek, bu çalışmaların Türkiye’yi yüksek standartlı gemilere sahip bayrak devletleri arasında konumlandırdığını kaydetti.



"Türk bayrağı, Paris Mutabakat Zaptı Beyaz Listesi’ndeki güçlü konumunu bu yıl da sürdürdü"


Paris Mutabakat Zaptı (MoU) ve diğer memorandumlar kapsamında gerçekleştirilen denetimlerin deniz ticareti açısından standart üstü gemiler için önemli kolaylıklar sağladığına dikkati çeken Uraloğlu, Türk gemilerinin 2008 yılından bu yana Paris MoU’nun en yüksek performans gösteren gemiler listesinde yer aldığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


"Türk bayrağı, Paris Mutabakat Zaptı Beyaz Listesi’ndeki güçlü konumunu bu yıl da sürdürdü. 2025’te 215 Türk bayraklı gemi, birçoğu Avrupa Birliği ülkesi olan Paris Mou ülkelerinde denetlendi. 5 gemi tutulurken, tutulma oranı yüzde 2,32 olarak kaydedildi. Bu oran Paris MoU genel ortalaması olan yüzde 4,03’ün yarısına yakındır. Bu çerçevede çok başarılı bir denetim periyodu geçirdik. 2025 yılı performanslarının da değerlendirileceği Paris MoU yıllık raporunda Türk bayrağımızın daha üst performans sırasında olmasını bekliyoruz."



"Denizlerde emniyet seviyesini yükseltmek için risk odaklı denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz"


Bakan Uraloğlu, uygulanan risk bazlı denetim yaklaşımı sayesinde gemilerin standartlarının daha da yukarı taşındığını belirterek, "Denizlerde emniyet seviyesini yükseltmek için risk odaklı denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz" dedi.


Denizcilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda liman başkanlıklarınca Türk bayraklı gemilere uygulanan ön sörvey uygulamalarının bu süreçte önemli bir katkı sağladığını ifade eden Uraloğlu, "2025 yılında uluslararası sefer yapan 960 Türk bayraklı gemiye ön sörvey denetimi gerçekleştirdik" dedi.


Uraloğlu, Türkiye’nin deniz ticaretinde küresel bir güç olduğunu, bu gücün önemli unsurlarından biri olan Türk gemi filosunun dünyanın neresinde olursa olsun desteklenmeye devam edildiğini vurguladı.



"3 bin 115 yabancı bayraklı gemiye liman devleti denetimi gerçekleştirildi"


Türkiye’nin yalnızca bir bayrak devleti değil, aynı zamanda sahip olduğu yük ve liman kapasitesiyle bölgenin en güçlü liman devletlerinden biri olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, bunun beraberinde önemli sorumluluklar getirdiğini ifade etti. Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti:


"Yapılan planlamalar doğrultusunda tarafı olduğumuz memorandumlar kapsamında 2025 yılında limanlarımıza uğrak yapan toplam 3 bin 115 yabancı bayraklı gemiye liman devleti denetimi gerçekleştirdik. Tespit edilen eksiklikler nedeniyle bu gemilerden 486’sı, gemide çalışma tecrübesine sahip denetim uzmanlarımız tarafından sefere izin verilmeyerek tutuldu. Bu rakamlar, bölgemizde en fazla gemi denetimi gerçekleştiren ülke konumunda olmamızı sağladı."


Uraloğlu ayrıca, 2026 yılında denetimler için yeni yazılım sistemini ve gemi denetim risk değerlendirme modülünü de devreye alarak, deniz emniyetinden ödün vermeden deniz çevresini korumaya, denizcilikten en yüksek oranda kazanç elde ederek Türkiye’nin refah seviyesini artırmak için yeni stratejiler ve yatırımlar ile çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Bakan Uraloğlu, risk oluşturan gemilere yönelik başlatılan yoğunlaştırılmış liman devleti denetimlerinin mevzuat altyapısının oluşturularak Liman Devleti Denetimi Uygulama Yönetmeliği kapsamına alındığını belirterek, "2025 yılında Akdeniz MoU’da yapılan denetimlerin yüzde 42,7’si, Karadeniz MoU’da gerçekleştirilen denetimlerin ise yüzde 11,1’i ülkemiz limanlarında bu kapsamdaki gemilere yönelik yapıldı" ifadelerini kullandı.


Denetimlerde standart altı gemilere odaklanılması nedeniyle tutulma oranlarının MoU ortalamalarının üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Uraloğlu, "2025 yılında Akdeniz MoU genelinde tutulma oranı yüzde 7,3 iken Türkiye’de yüzde 14,3; Karadeniz MoU genelinde yüzde 6,7 iken Türkiye’de yüzde 21,3 olarak kaydedildi. Bu uygulama ile standart altı gemilerin denizlerimizde seyir, can, mal ve çevre emniyetini riske atmasının önlenmesini hedefliyoruz. Denetimleri kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.



"2025 yılında 583 gemiye program dışı denetim gerçekleştirdik"


Kabotaj sefer bölgesinde önemli ölçüde yük ve yolcu taşımacılığı yapıldığını belirten Bakan Uraloğlu, "Yalnızca uluslararası değil, ulusal sefer yapan Türk bayraklı gemilerde de standartların yükseltilmesi amacıyla 2025 yılında 583 gemiye program dışı denetim gerçekleştirdik" dedi.


Uraloğlu ayrıca ulusal sefer yapan kuru yük gemilerine 2024 yılından itibaren yetkilendirilmiş klas kuruluşları aracılığıyla, yolcu ve araç taşımacılığı yapan gemilere ise 2025 yılının son çeyreğinden itibaren liman başkanlıkları marifetiyle durum değerlendirme denetimi yapılması uygulanmasına devam edildiğini belirtti. Uraloğlu, Türkiye’nin gelişen ticaret hacmine paralel olarak Türk denizciliğinin güçlenerek büyümeye devam ettiğini, denizlerde emniyet standartlarının artırılmasına yönelik tüm tedbirlerin kararlılıkla uygulanmasının sürdürüleceğini ifade etti.



Mavi vatanda sıkı denetim: 3 bin 115 yabancı bayraklı gemi denetlendi, 486 gemi seferden alıkonuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 30 ülkeden 200’den fazla hekim Single Port teknolojisini İstanbul’da tartıştı İstanbul’da düzenlenen uluslararası Single Port Robotik Cerrahi toplantısında 30 ülkeden 200’ü aşkın hekim bir araya geldi. Tek kesiden yapılan robotik ameliyatlar, uzaktan cerrahi (telesurgery) ve yapay zekâ destekli yeni sistemler tüm yönleriyle ele alındı. Robotik cerrahinin geleceğini şekillendiren önemli buluşmalardan biri İstanbul’da gerçekleştirildi. "Memorial Reshapes: Robotic Surgery with Single Port" başlıklı bilimsel toplantıda, 30’dan fazla ülkeden gelen 200’ü aşkın uzman hekim, tek port robotik cerrahinin farklı branşlardaki kullanım alanlarını ve klinik sonuçlarını değerlendirdi. Ürolojiden jinekolojiye, genel cerrahiden göğüs cerrahisine kadar geniş bir yelpazede ele alınan oturumlarda; tek kesiden yapılan ameliyatların hasta konforu, iyileşme süresi ve cerrahi başarıya etkileri detaylı şekilde tartışıldı. Toplantıda ayrıca uzaktan cerrahi, görüntüleme entegrasyonu ve yapay zekâ destekli sistemlerin geleceği de gündeme geldi. "30 ülkeden katılım var, Türkiye’de ilk sistemi kurduk" Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, "Bugün çok güzel bir etkinlik için bir aradayız. Single Port Robotik Cerrahi Toplantısı kapsamında buradayız. Yaklaşık 30 ülkeden, 200 katılımcı etkinliğimizde bizimle olacak" dedi. Uludüz, "Farklı ülkelerden gelen doktorlarla Türkiye’de ilk kez kurduğumuz Single Port Robotik Cerrahi sistemini ve bu teknolojiyle gerçekleştirdiğimiz ameliyatları paylaşacağız. Tek bir koldan, tek bir kesiyle ameliyat yapılmasını sağlayan bir sistemden bahsediyoruz. Bu da hastalar için daha az ağrı, daha konforlu bir süreç ve daha hızlı iyileşme anlamına geliyor" açıklaması yaptı. Uludüz ayrıca, "Üroloji, kadın doğum ve göğüs cerrahisi gibi branşlarda pek çok ilke imza attık. Hatta göğüs cerrahisinde yaptığımız bir ameliyat Avrupa’da kıta Avrupasında ilk uygulama oldu" diye konuştu. "3 santimetrelik kesiden akciğer cerrahisi" Göğüs Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Çağatay Saim Tezer, göğüs cerrahisinde yeni teknolojilerle büyük bir gelişim yaşandığını belirterek "Artık çok daha küçük kesilerden tümör ameliyatları yapabiliyoruz. Amacımız hastanın ağrısını azaltmak ve hastanede kalış süresini kısaltmak. Eskiden hastalar bir aya kadar hastanede yatarken şimdi 3-4 gün içinde taburcu olabiliyorlar" açıklaması yaptı. Robotik cerrahinin önemine değinen Tezer, "3-3,5 santimetrelik bir kesiden akciğer ve tümör cerrahisi yapmak mümkün hale geldi. Hatta hastalar ‘hiç ağrım yok’ diyebiliyor" dedi. "Prostat ve böbrek kanserinde aynı gün taburcu dönemi" Üroloji Bölümünden Prof. Dr. Murat Binbay ise robotik cerrahinin ürolojide son 25 yılda etkinliğini ve güvenilirliğini kanıtladığını söyleyerek "Artık robotik cerrahi altın standart haline geldi. Tek kollu yani single port robotik cerrahi, bu gelişimin en son ürünüdür. Hastaların daha kısa sürede iyileşmesini ve daha az ağrı çekmesini sağlıyor" diye konuştu. "Artık prostat ve böbrek kanseri gibi büyük ameliyatları sabah yapıp hastayı akşam taburcu edebiliyoruz" diyen Binbay, "Amerika’daki çalışmalarda hastanede kalış süresinin ortalama 8 saate kadar düştüğü gösterildi. "Bu teknolojiyi bir ‘game changer’ olarak tanımlayabiliriz. Yakın gelecekte uzaktan cerrahi ve görüntüleme entegrasyonları rutin hale gelecek" dedi. "Tek kesiden büyük kanser ameliyatları yapılabiliyor" Genel Cerrahi Bölümünden Prof. Dr. Erman Aytaç, single port robotik cerrahinin minimal invaziv cerrahinin avantajlarını artıran bir yaklaşım olduğunu belirterek "Artık çok büyük kanser ameliyatlarını bile tek bir 2-2,5 santimetrelik kesiden yapabiliyoruz" dedi. Single port cerrahinin en önemli özelliğinin tek giriş olduğunu belirten Aytaç, "tüm enstrümanlarla tek bir girişten, yaklaşık 2-2,5 santimetrelik bir kesiden karın içine giriliyor ve robotik sistem sayesinde ameliyat içeride gerçekleştiriliyor" diye konuştu. Bu yöntemin de hastanın yaşam konforunu önemli ölçüde artırdığına değinen Aytaç sözlerini şöyle sürdürdü: "Hastaların ağrı süreci azalıyor, komplikasyonlar düşüyor ve tekrar ameliyat ihtiyacı ortadan kalkıyor. Bu nedenle hem tıbbi hem ekonomik açıdan hastaya önemli avantajlar sağlıyor" dedi. "Jinekolojide kesisiz cerrahiye yakın dönem" Jinekolojik Onkoloji Bölümünden Dr. Gökhan Demirayak, bunun Türkiye’de düzenlenen ilk Single Port Robotik Cerrahi toplantısı olduğunu belirterek "Jinekoloji bölümünde ben ve İtalya’dan çok deneyimli bir konuşmacı yer alacağız. Single port cerrahi ile 2-2,5 santimetrelik tek kesiden birçok ameliyatı gerçekleştirebiliyoruz. Hatta jinekolojide, vajinal yoldan, karında hiçbir kesi olmadan birçok ameliyat yapılabilmesine de imkan sağlıyor.." diye konuştu. Robotik cerrahinin avantajlarını anlatan Demirayak, "Görüntü kalitesi üç boyutlu, derinlik hissi çok daha iyi ve aletler eklem hareketine sahip. Hastalar ertesi gün taburcu olabiliyor ve günlük yaşamlarına çok daha hızlı dönebiliyorlar" ifadelerini kullandı.
İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nce Engelliler Haftası çerçevesinde "Şirinler" tiyatro oyunu sahnelendi Bahçelievler Belediyesi’nce Engelliler Haftası çerçevesinde Engelsiz Sanat Akademisi öğrencileri tarafından "Şirinler" Tiyatro Oyunu sahnelendi. Bahçelievler Belediyesi’nce 10-16 Mayıs Engelliler Haftası çerçevesinde Engelsiz Sanat Akademisi öğrencileri tarafından "Şirinler" Tiyatro Oyunu sahnelendi. Zeytinburnu’nda bulunan Fişekhane Ana Sahne’de düzenlenen programa İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, AK Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Eyyup Yıldız, tiyatro oyuncuları ve çok davetli vatandaş katıldı. Engelsiz Sanat Akademisi’ndeki engelli öğrenciler tarafından sahnelenen oyun, vatandaşlarca yoğun ilgi gördü. Programda konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, "10-16 Mayıs Engelliler Haftası. Aslında her gün engelliler günü. Kolay değil. Yıllardır düşününce bakıyoruz ki burada engelli arkadaşlarımızı evlerden dışarı çıkardık. Bundan 25 yıl önce engelli arkadaşlarımızı kimse çıkarmıyordu. Belki yerel yöneticiler, sokakları, kaldırımları, otobüsleri planlayamıyordu. Camileri planlayamıyordu. Ama hamd olsun şimdi her şeyde engelli arkadaşlarımızın yanındayız ve yardımcısıyız. Bahçelievler Belediyesi’nden örnekler vermek istiyorum. Engelsiz Yaşam Merkezi’miz var. Orada refakatçi hizmeti bile veriyoruz. Anneler, babalar çocuklarını bırakıyorlar. Bir hanımefendi bana ‘Başkanım pazara çıkarken çocuğumu bırakacağım yer yok’ demişti. Biz gönül belediyeciliği yapıyoruz. Tabi ki siyasi düşüncelerimiz farklı olacak ama biz Türkiye Cumhuriyeti olarak her vatandaşımıza eşit davranıyoruz. Engelli arkadaşımız için elimizden geldiğini yapıyoruz. 26 dalda engelli arkadaşlarımıza spor yaptırıyoruz" dedi.
Adana Ambar ilaçlamasında 3 gün uyarısı: "Gazın olduğu yerde uyunmaz" Mersin’de kusma şikayetiyle hastaneye kaldırılan 2 kardeşin hayatını kaybetmesine ilişkin inceleme sürerken, uzmanlar tahıl ambarlarında yapılan ilaçlamaların ardından en az 3 gün içeri girilmemesi gerektiğini belirtti. Uzmanlar, ilaçlama yapılan alanlarla hava bağlantısı bulunan yerlerde kalınmasının ciddi zehirlenmelere yol açabileceğini söyledi. Mersin’de mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye kaldırılan 4 kişilik aileden Azra (7) ve Ömer Selim (4) hayatını kaybetmiş, anne ve baba ise yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Başlatılan soruşturma kapsamında ailenin yattığı odada tarım ürünlerinde böcek ilacı olarak da kullanılan, insan sağlığını tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edildi. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metrekarelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı belirlenmişti. "Depolar, düzenli ilaçlanır" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, vatandaşların ev, iş yeri, bahçe, ambar gibi yerlerde böcek ve zararlılara karşı bilinçsizce kullandığı ilaçlara yönelik uyarılarda bulundu. Doğan, özellikle sıcak havalarda tahıl ürünlerinin korunması amacıyla depoların düzenli olarak ilaçlandığını söyleyerek, "Bölgemizde hava sıcak olduğundan dolayı tahıl ürünlerinin konulacağı depolar önceden sıvı püskürtme yöntemiyle ilaçlanır. Ürün depoya yerleştirildikten sonra ise belirli aralıklarla gaz etkisi oluşturan ilaçlar kullanılır" dedi. "Depolar 3 gün kapalı tutulmalı" İlaçlama sonrası ortamın tamamen kapatılması gerektiğini kaydeden Doğan, "Depo ilaçlandıktan sonra kapılar ve pencereler kapatılır. En az 3 gün boyunca kimsenin içeri girmemesi gerekir. Daha sonra ortam havalandırılır. İlaçlama yapılan yerde ya da hava bağlantısı bulunan alanlarda uyunmamalı. Aksi halde insanlar gazdan etkilenip zehirlenebilir" ifadelerini kullandı. "Hasat öncesi depolar dezenfekte edilmeli" Mayıs ayı sonunda Türkiye’nin ilk turfanda tahıl hasadının Adana’da başlayacağını belirten Doğan, ürün depolanmadan önce ambarların mutlaka dezenfekte edilmesi gerektiğini vurguladı. Doğan, "Sıcak havalarda haşereler hızla çoğaldığı için depolarda belirli aralıklarla ilaçlama yapılır. Gaz etkisi oluşturan bu ilaçlar nedeniyle ortam tamamen izole edilmeli. İçeride hiçbir canlının bulunmaması gerekiyor. Aksi halde solunum yoluyla zehirlenmeler yaşanabilir. Mersin’de yaşanan acı olayların tekrar yaşanmaması için ilaçlama yapılan bölgelere 3 gün girilmemeli" diye konuştu.
Aydın Aydınlı Nizam, namağlup Türkiye şampiyonu oldu Kars’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Okul Sporları Gençler-A Erkekler ve Kadınlar Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası’nda performansıyla dikkat çeken Aydınlı Nizam Alper Fici, namağlup tamamladığı şampiyonada Türkiye 1.’si oldu. Okul Sporları Gençler-A Erkekler ve Kadınlar Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası, Kars’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Şampiyonaya ülke genelinden çok sayıda sporcu katılırken Aydın’ı temsil eden Nizam Alper Fici, performansıyla dikkat çekti. Kıyasıya mücadelelere sahne olan müsabakalar sonunda demir yumruk Nizam 65 Kiloda, Genç Erkekler Türkiye 1.’si oldu. Beşte beş yaparak şampiyonayı tamamlayan başarılı sporcu, şampiyonada sergilediği mücadele örneği ile Aydın’ı gururlandırdı. Öğrencisini tebrik eden Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Milli Takım Başantrenörü Yavuz Kılıç ise her şampiyonada Aydın’ı başarılı bir şekilde temsil etmeye devam edeceklerini belirterek, "Kars’ta düzenlenen Okul Sporları Gençler-A Erkekler ve Kadınlar Türkiye Ferdi Boks Şampiyonasını, 1 altın madalya ile tamamladık. 65 kiloda Nizam Alper Fici, beşte beş yaparak Genç Erkekler Türkiye 1.’si olmuştur. Bize desteklerinden ötürü başta Aydın Gençlik ve Spor il Müdürlüğümüze ve her türlü imkan ve desteğini bizden eksik etmeyen İl Müdürümüz Serhat Yığmatepe olmak üzere bizlere inanıp dualarını esirgemeyen ve emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim. Aydın’ımıza ve Nazilli’mize hayırlı olsun. Aldığımız her madalyayı babam Abdulaziz Kılıç’a ithaf ediyoruz" dedi.