POLİTİKA - 18 Şubat 2026 Çarşamba 15:23

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Dijital bağımlılık, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir"

A
A
A
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Dijital bağımlılık, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "2024 yılındaki Aile Kurumu Çalıştayımızın kapanış bildirgesinde kamuoyuna sunduğumuz üzere dijital bağımlılık artık yalnızca bireysel bir sorun değil, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir" dedi.


MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, ‘Dijital Köleliğe Geçit Yok’ pilot projesi ve aile kurumunu koruma amaçlı faaliyetlere dair açıklama yaptı. Yurdakul, aileyi korumanın devletin ve milletin bekasını korumak olduğunu belirterek, "Bu çerçevede MHP olarak, Türk milletine hizmet etme gayesiyle 14-15 Eylül 2024 tarihinde Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin himayelerinde ‘Güçlü Türk Aile Yapısı, Sağlıklı Toplum ve Lider Ülke Türkiye’ parolasıyla gerçekleştirdiğimiz Aile Kurumu 2024 Çalıştayımızda aile kurumunu tehdit eden unsurları akademik ve politik çerçevede değerlendirmiştik. Aile Kurumu Çalıştayı sürecinde küresel tehditlerden demografik dönüşüme, bireyselleşmeden kültürel erozyona kadar pek çok başlık masaya yatırılmış, ‘Dijital Bağımlılık, Madde Bağımlılığı ve Aile’ başlığı ile aile yapısını doğrudan hedef alan en acil risk alanlarından biri olarak tespit edilmiştir. Dijital bağımlılığın çocuklarımızın ruh ve beden sağlığını bozduğu, aile içi iletişimi zayıflattığı, eğitim, sosyal gelişim ve değer aktarımını sekteye uğrattığı bilimsel olarak ortaya konulmuştur" ifadelerini kullandı.



"Dijital bağımlılık, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir"


Teknolojinin insanı yalnızlaştıran ve aileyi zayıflatan bir araca dönüştüğünü aktaran Yurdakul, "2024 yılındaki Aile Kurumu Çalıştayımızın kapanış bildirgesinde kamuoyuna sunduğumuz üzere dijital bağımlılık artık yalnızca bireysel bir sorun değil, milli güvenlik ve beka boyutu olan bir toplumsal meseledir. Bu tehdide karşı koruyucu ve önleyici politikalar, aile temelli rehberlik mekanizmaları, anne-baba dijital okuryazarlığı ve toplumsal farkındalık çalışmaları hayata geçirilmek zorundadır" açıklamasında bulundu.



"Pilot projenin ilk ayağına başkentimiz Ankara’nın Sincan ilçesinden başlıyoruz"


Akademisyenler ve uzmanlarla yürüttükleri çalışmalar neticesinde ulaştıkları bilgi ve tecrübeleri Türk milleti ile paylaşmak ve MHP’nin ailelerin yanında olduğunu göstermek üzere yola çıktıklarını anlatan Yurdakul, şu ifadeleri kullandı:


"Bu çerçevede pilot projenin ilk ayağına başkentimiz Ankara’nın Sincan ilçesinden başlıyoruz. 21 Şubat 2026 Cumartesi günü Ankara Sincan’da gerçekleştirilecek olan ve ailelerimizin katılacağı ‘Dijital Köleliğe Geçit Yok’ başlıklı programda dijital bağımlılık meselesi, aile kurumu merkezli bir perspektifle ele alınacaktır. Programın bilimsel altyapısı, akademisyenler ve uzmanların görüşleriyle birlikte MHP Aile, Kadın ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı Birimi tarafından oluşturulmuştur. Etkinlik MHP Ankara İl Başkanlığı, İl ve Sincan İlçe MHP Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikalarından Sorumlu (KAÇEP) teşkilatlarımızın organizasyonunda icra edilecektir. Bu etkinlik Türk siyasetinde dijital bağımlılığı doğrudan aileler düzeyinde ve ailelerle birlikte ele alan ilk siyasi mücadele programı olma özelliği taşımaktadır."


Programın içeriğine ilişkin bilgi veren Yurdakul, "MHP Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikalarından Sorumlu (KAÇEP) İl ve İlçe teşkilatımızın ev sahipliğinde yapılacak olan ve ailelerin ağırlanacağı çok etkileşimli programda dijital bağımlılığın çocuklar ve gençler üzerindeki psikolojik, sosyal ve kültürel etkileri, bilimsel veriler ışığında sağlıklı teknoloji kullanımı ilkeleri, ailenin koruyucu ve dengeleyici rolü, kadim değerler çerçevesinde aileyi merkeze alan koruma refleksi, MHP’nin ‘Teknoloji insana hizmet etmeli’ anlayışı doğrultusunda geliştirdiği çözüm önerileri kapsamlı biçimde ele alınacaktır" ifadelerine yer verdi.



"Çocuklarımızı ekrana teslim etmeyeceğiz"


Söz konusu programın yalnızca bir bilgilendirme toplantısı olmadığını ifade eden Yurdakul, şunları kaydetti:


"MHP, dijitalleşmenin sunduğu fayda ve imkanları reddetmeden insanı, aileyi ve milli kültürü önceleyen bir yaklaşımı esas almaktadır. Bu doğrultuda söz konusu program, yalnızca bir bilgilendirme toplantısı değil, ailelerin sürece aktif katılımını hedefleyen, onlara bu mücadelede yeni teknik ve yöntemleri anlatan ve karşılıklı etkileşime dayalı bir toplumsal bilinç oluşturma adımıdır. Etkinliğin sonunda gerçekleştirilecek soru-cevap bölümünde ailelerin doğrudan sahadan getirdiği sorunlar değerlendirilecek; MHP’nin aile politikalarına yön veren bilimsel ve sosyal perspektifi kamuoyuyla ve bizzat katılımcı aileler ile paylaşılacaktır. MHP, Liderimiz ve Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin işaret ettiği gibi güçlü devletin temelinin güçlü aile olduğuna inanmaktadır ve bu çerçevede dijital çağın riskleri karşısında aileyi yalnız bırakmayan, sorumluluk alan ve çözüm üreten siyaset anlayışını her boyutta kararlılıkla sürdürecektir. Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz ki çocuklarımızı ekrana teslim etmeyeceğiz. Aile kurumunu dijital kuşatma karşısında yalnız bırakmayacağız. Türk milletinin değerlerini, dijital çağda da kararlılıkla koruyacağız. Başkentimiz Ankara’nın Sincan ilçesinde pilot olarak başlattığımız bu süreci önümüzdeki dönemde farklı şehirlerimize de taşıyacağız. Çünkü bu önemli konu milli bir meseledir. Tüm ailelerimizi bu bilinç ve sorumluluk çağrımıza ortak olmaya davet ediyoruz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla İnsansız hava araçları ile zirai mücadele uygulama şartları belirlendi İnsansız hava aracı (İHA-drone) sistemlerinin bitki koruma ürünü (BKÜ) uygulamalarında kullanımına ilişkin esaslar, ‘İnsansız Hava Aracı Sistemlerinin Zirai Mücadele Kapsamında Bitki Koruma Ürünü Uygulamalarında Kullanılmasına İlişkin Yönerge’ hükümlerine göre yürütülmeye devam ediyor. Yönerge kapsamında, İHA sistemlerinin zirai mücadelede kullanımına izin verilen zararlı organizmalar ve uygulama alanları belirlendi. Buna göre; çeltikte yanıklık hastalığı, garsiyat alanlarında çekirge zararlısı, çeltik, buğday, arpa ve mısır tarlalarında yabancı otlar, pamukta çeşitli zararlılar ve bitki gelişim uygulamaları, buğdayda septorya yaprak lekesi, tahıl pas hastalıkları, mısır yaprak yanıklığı, ayçiçeğinde çayır tırtılı, zeytin ve Akdeniz meyve sineği ile zeytinde halkalı leke hastalığı gibi pek çok zararlı ve hastalığa karşı İHA ile ilaçlama yapılabiliyor. Ayrıca biyolojik mücadele etmeni salınımı da İHA sistemleri ile gerçekleştirilebilecek uygulamalar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Muğla sınırları içerisinde söz konusu uygulamaları gerçekleştirecek kişilerin her uygulama öncesinde İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden izin almak zorunda olduklarını belirtti. Baydar, İHA ile yapılacak bitki koruma ürünü uygulamalarında yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından ruhsatlandırılmış ve ruhsat süresi devam eden araçların kullanılabileceğini vurguladı. Uygulama yapacak kişilerin ayrıca Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan kayıt sistemine kayıtlı olmaları ve bunu belgelendirmeleri gerektiğini ifade etti. Bitki koruma ürünleri uygulama belgesine sahip olmayan kişilerin ise uygulama sırasında bu belgeye sahip bir kişi ile birlikte çalışmaları gerektiğine dikkat çeken Baydar, yönergede yer almayan zararlı organizmalara yönelik İHA ile uygulamalara kesinlikle izin verilmeyeceğini kaydetti.
Kastamonu Tuvalette doğurduğu bebeğini çöpe atan anne 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı Kastamonu’da 9 ay boyunca hamileliğini ailesinden saklayarak tuvalette doğurduğu bebeği poşete sarıp çöp konteynerinin yanına bırakan anne, 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 2 Kasım 2023 tarihinde Kastamonu il merkezi Kuzeykent Mahallesi’nde Karadut Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar tarafından çöp konteynerinin yanında çöp poşetine sarılı vaziyette erkek bebek bulundu. Sağlık ekipleri tarafından Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk müdahalesinin ardından yeni doğan bebek, yoğun çabalar sonucunda hayata döndürüldü. Olayın ardından Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde, çöpte bulunan bebeğin annesinin C.Ç. (20) olduğu tespit edildi. Ailesinden habersiz tuvalette doğum yaptığı belirlenen C.Ç., tuvalette düşürdüğü bebeğini öldüğü gerekçesiyle çöp poşetine bağlayarak akli dengesi yerinde olmayan babasıyla çöpe attırdığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Olayın ardından C.Ç. tutuklandı. Öte yandan, tedavi altına alınan bebeğin ise Ankara’daki tedavisinin ardından sağlığına kavuştuğu ve koruyucu aile tarafından bakımının üstlenildiği öğrenildi. Olayın ardından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde, C.Ç. hakkında "kendini savunamayacak yakın akrabayı öldürme" suçlamasıyla açılan dava görülmeye devam devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık C.Ç. ile taraf avukatlar katıldı. Bebek B.G.’nin vasisi S.K., mütalaaya karşı bir diyeceğinin olmadığını belirterek, "Bebeğin vasiliğini aldığımdan ötürü çok mutluyum" dedi. B.G.’nin babası K.G. ise bebeğin annesi C.Ç.’den şikayetçi olmadığını söyledi. Tutuklu sanık C.Ç. de, "Çok pişmanım. Tutuklu kaldığım sürede çocuğumdan haber alamıyorum. Çocuğum için tutuksuz yargılanmak istiyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" diye konuştu. Sanık avukatını da dinleyen mahkeme heyeti, "alt soydan kendisini beden ve ruh olarak savunamayacak olan kişiye karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan C.Ç.’ye müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, suçun teşebbüs aşamasında kalması ve C.Ç.’nin suç tarihinde 18 yaşından küçük olmasından ötürü cezayı 12 yıla kadar düşürdü.