POLİTİKA - 20 Ocak 2026 Salı 11:28

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Kürt kardeşlerimiz başkadır, SDG-YPG başkadır"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Kürt kardeşlerimiz başkadır, SDG-YPG başkadır"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Suriye’deki son gelişmeleri, terörle mücadeleyi, iç güvenlik ve toplumsal yozlaşma tartışmalarını değerlendirdi. Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi.


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hem iç politikaya hem de bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı.


"Pergelin sabit ucu Ankara’dır"


MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı.


"SDG/YPG sahadan silinmiştir"


Suriye’de yaşanan son gelişmelere değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını savundu. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.


SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:


"Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır"


"Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür."


"Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır"


Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.


Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu.


"Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"


Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ‘Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi.


"Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır"


Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu.


Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti:


"Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz."


İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli,


"Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi.


Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu.


"Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır"


Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de çocuklara eşit gelecek için güçlü destek Mersin Büyükşehir Belediyesi, çocukların eğitimden beslenmeye, spordan sosyal gelişime kadar birçok alanda fırsat eşitliğine erişebilmesi için hayata geçirdiği projelerle dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde yürütülen çalışmalarla özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor. ’Doğumdan ölüme belediyecilik’ anlayışıyla sosyal politikaları hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, eğitim destekleri, çocuk kampüsleri, spor faaliyetleri ve gıda destekleriyle çocukların hem bugünü hem de geleceği için kapsamlı hizmetler sunuyor. Eğitim, sanat ve sosyal gelişim bir arada Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezlerinde alanında uzman eğitimciler tarafından çocuklara tamamen ücretsiz eğitim veriliyor. Dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere erişimini artırmak amacıyla kent genelinde çeşitli merkezler açılıyor. Çocuk Kampüslerinde düzenlenen atölye ve etkinlikler sayesinde çocukların hayal gücü, yetenekleri ve sosyal becerileri geliştirilirken; akademik, sanatsal ve duygusal gelişimleri de destekleniyor. Ayrıca sosyo-ekonomik düzeyi düşük mahallelerde açılan Çocuk Gelişim Merkezleri ile çalışan ailelere de önemli bir destek sağlanıyor. Eğitimle birlikte sağlıklı beslenme desteği Ekonomik şartların zorlaştığı dönemde çocukların beslenmesine de önem veren Büyükşehir Belediyesi, Mahalle Mutfakları aracılığıyla dezavantajlı mahallelere sıcak yemek ulaştırıyor. Kurs merkezlerinden yararlanan öğrencilere öğle yemeği götüren ekipler, sabah saatlerinde ise ’1 Ekmek 1 Çorba’ uygulamasıyla çocukların güne sıcak bir başlangıç yapmasını sağlıyor. Spor ve kültür hizmetleri mahallelere taşınıyor Çocukların fiziksel gelişimi ve sosyal becerilerinin artırılması için birçok spor tesisini hizmete açan Büyükşehir Belediyesi, yüzme, futbol, basketbol, voleybol, tenis, jimnastik, okçuluk, taekwondo ve masa tenisi gibi birçok branşta ücretsiz kurslar düzenliyor. Merkeze uzak bölgelerde yaşayan çocuklara da ulaşmayı amaçlayan ekipler, Kitobüs ile çocukları kitaplarla buluştururken Sporbüs ile farklı spor branşlarını tanıma fırsatı sunuyor. Ailelere yönelik destek ve farkındalık çalışmaları Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kadın ve Çocuk Atölyelerinde düzenlenen aile-çocuk etkinlikleriyle aile içi iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca akran zorbalığı konusunda düzenlenen farkındalık atölyeleri ile çocuklar ve aileler bilinçlendiriliyor. "Çocukların gelişimi için çalışıyoruz" Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdal Gökayaz, çocuklar ve gençlere yönelik faaliyetlere büyük önem verdiklerini belirterek, "Temel amacımız çocukların akademik, kültürel, sosyal, sportif ve bilimsel gelişimlerine katkı sağlamak ve onların kendi yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olmaktır" dedi. Dezavantajlı bölgelerde sunulan hizmetlerin çocukların bu imkanlara erişimini kolaylaştırdığını ifade eden Gökayaz, kent genelindeki çocuklar için fırsat eşitliği sağlamayı görev bildiklerini kaydetti. Çocukların beslenmesine de büyük önem verdiklerini vurgulayan Gökayaz, kurs merkezlerinde öğrencilere sağlıklı yemek imkanı sunduklarını, ayrıca eğitim-öğretim yılı başında ilkokula başlayan binlerce öğrenciye ’İlk Çantam Projesi’ kapsamında çanta ve kırtasiye desteği verdiklerini belirtti. "Mutlu çocuk, mutlu toplum demektir" Kent genelinde çevre temizliği ve parkların bakımına da önem verdiklerini ifade eden Gökayaz, çocukların güvenli ve sağlıklı alanlarda vakit geçirebilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Büyükşehir Belediyesinin çocuklara yönelik tüm hizmetlerinin ücretsiz olduğunu kaydeden Gökayaz, "Mutlu çocuk mutlu aileyi, mutlu aile de sağlıklı ve mutlu toplumu beraberinde getiriyor. Bu nedenle çocuklar ve gençler için yürüttüğümüz faaliyetleri kent genelinde yaygınlaştırarak sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
İzmir Göztepe’nin galibiyet hasreti sürüyor Göztepe, Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 6 karşılaşmada 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak bu süreçte galibiyete hasret kaldı. Sezona etkili bir başlangıç yapan Göztepe’de son haftalarda yaşanan düşüş dikkat çekiyor. Sarı-kırmızılı ekip, sezonun ilk 20 haftasında başarılı sonuçlara imza atarak 11 galibiyet, 6 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldı ve uzun süre Avrupa kupalarına gitme hakkı elde edilen 4. sırada yer aldı. Ancak 21. haftada deplasmanda Konyaspor ile oynanan ve golsüz sona eren karşılaşmanın ardından İzmir temsilcisinde form düşüş başladı. Bu maçın ardından iç sahada Kayserispor ile de 0-0 berabere kalan sarı-kırmızılılar, kötü gidişatın ilk yenilgisini ise sonraki hafta deplasmanda Beşiktaş karşısında 4-0’lık skorla aldı. Bu mağlubiyetin ardından yeniden çıkış yakalamak isteyen Teknik Direktör Stanimir Stoilov yönetimindeki sarı-kırmızılılar, 24. haftada iç sahada Eyüpspor karşısında galibiyet aradı. Ancak bu mücadele de golsüz eşitlikle sonuçlandı. İzmir ekibi daha sonra Avrupa hattındaki doğrudan rakiplerinden Başakşehir ile deplasmanda karşılaştı ve sahadan 2-1 mağlup ayrılarak 6. sıraya geriledi. Böylece Göztepe, üst üste 5 maç kazanamayarak hedefinden uzaklaşmaya başladı. Son olarak dün sahasında Alanyaspor ile karşılaşan sarı-kırmızılılar, uzatma dakikalarında yedikleri golle sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı ve galibiyet hasreti 6 maça çıktı. İzmir temsilcisi, aynı haftada Başakşehir’in puan kaybetmesini fırsata çevirerek hanesine yazdırdığı 1 puanla yeniden 5. sıraya yükseldi. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynayacağı karşılaşma nedeniyle iki sarı-kırmızılı takımın ligdeki mücadelesi ertelenirken, sonrasındaki milli maç arasıyla birlikte İzmir ekibi bu süreçte yapacağı antrenmanlarla ara sonrası kötü gidişatı sonlandırmayı hedefliyor.
Sakarya Vatandaş bu lezzet için 11 ay bekleyip sıraya giriyor: Sadece Sakarya’da üretiliyor Osmanlı döneminden günümüze uzanan ve Türkiye’de sadece Sakarya’da yaşatılan Ramazan’a özgü kıymalı pide geleneği, bu yıl da iftar sofralarının vazgeçilmezi oldu. Normal pidelere göre daha yumuşak hamuru ve bol iç harcıyla dikkat çeken bu özel lezzet, fırınlarda hummalı bir çalışmayla hazırlanıyor. Sakaryalıların tadabilmek için 11 ay beklediği kıymalı pide, fırınlarda 130 TL’den satılırken, iç harcını kendi getiren vatandaşlar için ise 40 TL işçilik ücretiyle pişiriliyor. Sakarya’da fırıncılar, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte mesailerini bu asırlık geleneği yaşatmak için harcıyor. Kır pidesinden farklı olarak daha yoğun malzeme ve özel bir hamur tekniğiyle hazırlanan kıymalı pide, hem hazır olarak satışa sunuluyor hem de vatandaşların evde hazırlayıp getirdiği iç harçlarla "fırınlama" geleneğini sürdürüyor. "Sakaryalılar bu lezzeti tatmak için 11 ay bekliyorlar" Pidenin tarihi serüvenini ve üretim aşamasını anlatan fırın sahibi Levent Gündüz, "Sadece Ramazan aylarında ürettiğimiz bir ürün. Kıymalı pidemiz çok eskilerden, Osmanlı döneminden gelen bir gelenek. Sakaryalılar bu lezzeti tatmak için 11 ay bekliyor. Biz de onların beklentisine cevap verebilmek için özenle hazırlıyoruz. Mesleğe ilk başladığımız zamanlarda bu pideyi kendimiz yapmıyorduk. Müşteri iç harcını kendisi getirirdi. Biz o harçtan üretip müşteriye verirdik. Zaman geçtikçe kendimiz de üretmeye başladık. Tabii bu gelenek de devam ediyor. İç harcını kendisi getiren müşteriler oluyor, onlara da yapıyoruz. Tercih eden bizim pidemizi alıyor ya da kendi harcını getiriyor. Ramazan ayı paylaşma ayı ve bu lezzeti herkesin tadabilmesi için mümkün olduğunca fiyatları uygun tutuyoruz. Bizim ürettiğimiz pidemizin fiyatı 130 lira. Müşterinin harcıyla yapılan pideyi 40 liradan yapıyoruz, işçilik ve hamur ücreti alıyoruz" dedi. "Yılda sadece bir ay üretiliyor" Kıymalı pidenin hazırlık sürecini ve diğer pidelerden ayıran farklarını anlatan fırıncı Yasin Akyüz ise, "Öncelikle soğanımızı bir gün öncesinden soyuyoruz, doğruyoruz. Biberimiz var, aynı şekilde soyup doğrayıp ertesi güne hazır ediyoruz. Ramazan pidesi hamuru gibi, daha lezzetli. Yumuşak bir hamur yoğuruyoruz. Bunları yaklaşık bir saat dinlendiriyoruz. Bir saat dinlendikten sonra açılmaya hazır hale geliyor. Sonrasında pişiriyoruz, iftar saatine yetiştiriyoruz. Kır pidesinin içinde kıymalı pideye göre daha az kıyma bulunuyor. Kır pidesinin hamuru daha sert. İçerik olarak da; kır pidesinin içinde biber ve kıyma çok yoğun olmaz. Bunun özelliği Ramazan ayına özgü olduğu için bol kıymalı ve daha yumuşak hamurlu olması. Bu pideyi diğer pidelerden ayırmamızın sebebi Ramazan ayına özel olarak Sakarya’da yılda sadece bir ay üretiliyor olması" diye konuştu.