POLİTİKA - 07 Ekim 2025 Salı 11:53

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli:"CHP yine baltayı taşa vurmuştur"

A
A
A

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, "Yeni yasama yılının açılış oturumuna sudan bahaneleri ileri sürerek katılmayan, Cumhurbaşkanımızın konuşmasına tahammülsüzlüğün yanında aziz milletimizin iradesine saygısızlıkta üst faza geçen CHP yine baltayı taşa vurmuştur'' dedi.

MHP Lideri Bahçeli, 28'inci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 4'üncü Yasama Yılının ilk grup toplantısını gerçekleştirdi.

"Cumhuriyet Halk Partisi gene baltayı taşa vurmuştur"

Yeni yasama yılının açılış oturumuna katılmayan Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) ilişkin "Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasına tahammülsüzlüğün yanında aziz milletimizin iradesine saygısızlıkta üst bir faza geçen Cumhuriyet Halk Partisi gene baltayı taşa vurmuştur. Dipsiz çelişkilerde bocalayan CHP gafil cüretkarlığıyla yanlışı savunacak basit ve bayağı gerekçelere sığınmayı, devamında bunlarla avunmayı tercih etmiştir. Elbette kendi düşenin ağlamaya, dövünmeye, sızlanmaya hakkı yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi'nin sadece Sayın Cumhurbaşkanımızı, sadece Meclis'imizi değil, esasen Türkiye'yi ve Türk milletini yok saydığı ortadadır. İnanıyorum ki bu seviyesizliğin demokratik sonuçlarına da eninde sonunda katlanacaktır" ifadelerini kullandı.

CHP lideri Özel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili meşruiyet söylemlerine ilişkin Bahçeli, "Egemenliğin ve meşruiyetin yegane kaynağı büyük Türk milletidir. Söz milletindir, karar milletindir, irade milletindir, hüküm milletindir. Eğer millet haricinde meşruiyet arayışlarına tenezzül edip teşne olabilecek mandacı siyasetçilerin izini sürmek isteyen çıkarsa tavsiyem ve temennim doğrudan CHP'ye bakmaları, orayı kurcalamalarıdır. Kurcaladıkça yabancı medyaya Türkiye'yi şikayet eden, yabancı ülkelerden aman dilenen, niye bizi görmüyorsunuz diye çığlıklar atan ciğersizlerin eşkâli belirlenecektir. Camdan evi olanların komşuya taş atmadan evvel çok iyi düşünmeleri, makus bir hesap hatasından uzak durmaları gerekmektedir. Özgür beyin, Sayın Cumhurbaşkanımız ABD'de Türkiye'yi onurla ve takdir edilecek boyutlarda temsil ederken İsrail'in sesi olması, ülkemizi kötüleme yarışına tevessül etmesi kelimenin tam anlamıyla çarpıklıktır" diye konuştu.

"Gazze Şeridi'nde barış ortamının yeşermesine kapı aralaması ümit edilen planın dolaylı müzakereleri için adres Mısır'dır"

Gazze'ye insani yardım malzemesi götürmek amacıyla yola koyulan "Küresel Sumud Filosu"nun İsrail tarafında el konulmasının ve uluslararası sularda uğradığı saldırıya rağmen direniş umutlarının kamçılandığına dikkati çeken Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Alçakça gözaltına alınan 36'sı Türk vatandaşı 137 aktivistin yoğun girişimler sonucunda Türkiye getirilmesi müessir bir başarıdır ve emeği geçen kim varsa tebrik etmek hepimizin görevidir. Birleşmiş Milletler'in üye ülke sayısı 193'tür. Bunun 157'si Filistin'i tanımıştır. Soykırımcı İsrail tecrit edilmiştir. Bu yılki Genel Kurul'da pek çok ülke Filistin'i tanımıştır. Bu vesileyle hepsine teşekkür ediyor, tebriklerimi iletiyorum. Trump'ın Filistin'i tanımak 'Hamas'a ödüldür' sözleri önyargılı, basit, bayağı ve bağnazcadır. Hamas terör örgütü değildir, gerçek manasıyla terör yöntemlerine başvuran haydut devlet İsrail'dir. Hamas, ülkesini, vatanını ve milletini savunan bir direniş örgütüdür. Hazırlanan 20 maddelik Gazze Planı günlerdir Türkiye ve dünya gündemindedir. Bu plana Hamas'ın müspet yaklaşımı, ayrıca müzakereye yeşil ışık yakması en azından silahların susması, ateşkesin sağlanması, kısmi bir sükûnetin vasat bulması adına memnuniyet vericidir. Fakat süreç engebeli, çetin, zorlu ve tuzaklarla doludur.

İsrail ile Hamas arasındaki savaşı sonlandırması ve Gazze Şeridi'nde barış ortamının yeşermesine kapı aralaması ümit edilen Plan'ın dolaylı müzakereleri için adres Mısır'dır. Bu müzakerelerde İsrail'in ne yapacağı, hangi sinsi yolları takip edeceği, Doha'ya benzer bir sabotajı yapıp yapmayacağı muammadır. Trump, Netanyahu'yla görüşmeden önce Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Endonezya ve Pakistan devlet ve hükümet başkanlarıyla bir toplantı düzenlenmişti. Bu toplantıda masaya yatırılan ve görüş birliğine varılan Gazze Planı'nda daha sonra değişiklikler yapıldığı bizzat Pakistan Başbakanı tarafından açıklanmıştı. Hatta Netanyahu Amerika'dan ayrılmadan İsrail ordusunun Gazze'den çekilmeyeceğini ilan etmişti. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek gerekirse, İsrail hem insanlığın hem de barış umutlarının düşman odağıdır. Mısır'daki müzakerelerin kesintiye uğraması, İsrail'in savaş, şiddet ve soykırıma devamı halinde artık zora dayalı her türlü askeri seçenek meşru hale gelecektir."

"Türkiye kutlu bir doğum arifesindedir bu doğumun sancıları olabilir"

Terörsüz Türkiye'nin milli ve tarihi bir hedef olduğunu dile getiren Bahçeli, "Biz 'Terörsüz Türkiye' hedefini bütüncül zaman telakkisinin izdüşümünde kombine ve kolektif bakış açısıyla ele alıyor, hayatın ve hadiselerin her veçhesine ışıklar salacağına, yeni bir diriliş momenti olacağına inanıyoruz. Önyargıların düğümlerini çözmek istiyoruz. Katılaşmış ve kapanmış diyaloglara daha üst bir uzlaşma kümesinde canlılık kazandırmanın amaç ve arzusundayız. Şayet varsa buğulanan ve buzlanan toplumsal münasebetler ağını birlikte yaşama ve yaşatma temelinde karşılıklı anlayış, saygı, sevgi, fedakarlık, empati ve bağlılıkla yeni baştan kuracağımızı değerlendiriyoruz. Kim ki 'Terörsüz Türkiye'den rahatsızsa bir kuraklık, bir karanlık, bir acziyet içindedir. Bu hedef soysuz bir çağdaşlığın fevkinde çağlar üstüdür. Sırtını statükoya dayayarak bulanık dönemlere hapsolanların aksine devirler üstüdür. Türkiye kutlu bir doğum arifesindedir. Bu doğumun sancıları olabilir, yanlış anlamalar olabilir, bazen sinirler de gerilebilir, hatta temaslar zayıflayarak mesafeler açılabilir. Fakat sabır, sebat ve soğukkanlılıkla vatan ve millet sevgisinde buluşmamız, aydınlık ve ortak bir geleceğe yürüme kararlılığımız her soru ve sorunla başa çıkmaya kafidir. Yeter ki samimiyet ve dürüstlük rotasından ayrılmayalım. Yeter ki dağılmamızı ve bölünmemizi kurgulayan muhasım koalisyona karşı hep birlikte ve kardeşçe göğüs gerelim" dedi.

"Gerçekçi mutabakat ve müzakere zemini oluşmalıdır"

TBMM'de tesis edilen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun toplumun her kesimiyle istişarelerini sürdürdüğüne dikkati çeken Bahçeli, "13 toplantı yapılmış, 14'üncüsünü de yarın gerçekleştirilecektir. İhtiyaç duyulan siyasi ve hukuki düzenlemelerin yapılabilmesi için geniş ve gerçekçi mutabakat ve müzakere zemini oluşmalıdır. Meseleye doğrudan veya dolaylı müdahil herkesin söyleyeceği bir fikri veya düşüncesi vardır. Bunları dinleyip en doğru ve güvenli bir yol haritası belirlenmelidir" şeklinde konuştu.

"PKK'nın kurucu önderliği SDG/YPG'ye direkt çağrıda bulunarak, 10 Mart mutabakatına uyulmasını istemelidir"

Terör örgütü PKK'nın 'kurucu önderlerinin elini taşın altına koyduğunu' belirten Bahçeli, "27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın hitamında PKK 12 Mayıs'ta silah bırakmış ve örgütsel varlığını lağvetmiştir. 11 Temmuz'da bir grup PKK'lı silahlarını yakmıştır. Ne var ki Suriye'nin kuzeydoğusunda tesir alanı bulunan SDG/YPG henüz silah bırakmamış, 27 Şubat İmralı çağrısına riayet etmemiştir. Halbuki İmralı'nın çağrısı PKK'nın yanı sıra bölücü terörün tüm bileşenlerini kapsamaktadır. En azından bizim anladığımız böyledir, yorumumuz bu doğrultudadır. Beklentim şudur: PKK'nın kurucu önderliği SDG/YPG'ye direkt aynı mahiyet ve muhtevada bir çağrıda bulunarak, Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart tarihli mutabakata uyulmasını istemelidir. Esad rejiminin devrilmesinden sonra ilk kez yapılan Halk Meclis'i seçimlerinin demokratik istikrar içinde yeni dönemin, yeni siyasi ve toplumsal mekanizmanın ağırlık merkezi olması yönünde fikir birliği hasıl olmuşken; Rakka, Haseke ve Süveyda'nın bunun dışında kalması 10 Mart Mutabakatının ruhuyla çelişmektedir" ifadelerine yer verdi.

Oğuzhan Halil Özbek - İbrahim Berat Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta Kabarcık Üzüm’e koruma hamlesi Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, coğrafi işaretli Kabarcık Üzümü’nün anavatanı Bertiz bölgesinde üzüm bağlarında verim kaybına neden olan bağ güvesine karşı üreticilere feromon tuzak desteği sağlıyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, coğrafi tescilli Kabarcık Üzümü’nün anavatanı Bertiz bölgesinde başlatılan yeni uygulama kapsamında, üzüm bağlarında verim kaybına neden olan bağ güvesine karşı üreticilere feromon tuzak desteği sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen proje, Budaklı, Çobanlı ve Baydemirli mahallelerinde toplam 110 üreticiyi kapsıyor. Proje kapsamında dağıtılan feromon tuzaklarla, bağlara zarar veren salkım güvesinin kimyasal ilaç kullanılmadan, biyoteknik yöntemlerle kontrol altına alınması hedefleniyor. Böylece hem çevre dostu üretim teşvik ediliyor hem de Kabarcık Üzümü’nün doğal yapısı korunarak üretim hacminin artırılması amaçlanıyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler ve Muhtarlıklar Dairesi Başkanlığı ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, mahalleleri tek tek ziyaret ederek üreticilere feromon tuzaklarını dağıttı ve kullanımına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Büyükşehir Belediyesi Tarım ve Hayvancılık Şube Müdürü Nuh Yılmaz, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, Bertiz bölgesinde bağcılığın en önemli sorunlarından biri olan salkım güvesine karşı biyoteknik mücadele başlattıklarını belirtti. Yılmaz, "Bağlara zarar veren salkım güvesini zirai ilaç kullanmadan yok etmek istiyoruz. Bu kapsamda üreticilerimize yüzde 100 hibe olarak feromon tuzak desteğinde bulunuyoruz. İnşallah bu uygulamayla bağlardaki zararı minimize ederek üzüm hasat miktarını artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Çobanlı Mahalle Muhtarı Ramazan Çam, "Mahallemizin geçim kaynağı üzüm bağcılığı. Ancak bağ güvesinin artırışından dolayı hasat miktarımız düşüyor, gelirimiz azalıyordu. Büyükşehir Belediyemiz ve Tarım İl Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında mahallemizdeki üreticilere feromon yayıcı çubuklar dağıtılıyor. Bunlar sayesinde inşallah bağ güvesi sayısında önemli azalış olacağını düşünüyorum. Ayrıca kimyasal bir ilaç olmadığı için hasat miktarımızı da düşürmeyecek. İnşallah bu yıl verimler daha artacak" dedi.
Aydın Aydın’da hacı adayları dualarla uğurlandı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 Yılı Hac Organizasyonu kapsamında, Aydın’dan kutsal topraklara gidecek 348 hacı adayı için uğurlama töreni düzenlendi. Aydın İl Müftülüğü koordinesinde gerçekleştirilen programda hacı adayları dualarla yolcu edildi. Uğurlama töreni, Külliye Camii’nde Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Telbiye ve dualar eşliğinde hacı adayları, yakınlarıyla vedalaşarak kutsal yolculuklarına uğurlandı. Programda konuşan Aydın İl Müftüsü Hasan Güneş, hac ibadetinin İslam’daki derin anlam ve önemine dikkat çekti. Haccın yalnızca fiziksel bir yolculuk değil, aynı zamanda kulun Rabbine yöneldiği büyük bir arınma ve yenilenme süreci olduğunu ifade eden Güneş, bu kutsal yolculuğun sabır, fedakarlık gerektirdiğini vurguladı. Hz. Muhammed’in ’Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınırsa, annesinden doğduğu günkü gibi günahlarından arınmış olarak döner’ hadis-i şerifini hatırlatan Güneş, hacı adaylarının bu müjdeye nail olabilmeleri için her anlarını bilinçli ve dikkatli geçirmeleri gerektiğini söyledi. Hac ibadetinin, dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanların aynı niyet ve aynı kıble etrafında birleştiği eşsiz bir kardeşlik tablosu sunduğunu belirten Güneş, "Orada renkler, diller ve kültürler farklı olsa da kalpler aynı duada buluşur. Bu yönüyle hac, ümmet bilincinin en güçlü şekilde hissedildiği ibadetlerden biridir" dedi. Hacı adaylarına önemli tavsiyelerde de bulunan Güneş, kutsal beldelerde sabırlı, hoşgörülü ve anlayışlı olmaları gerektiğini dile getirerek, "Hac, aynı zamanda bir ahlak ve edep eğitimidir. Orada göstereceğiniz her güzel davranış, ibadetinizi daha da anlamlı kılacaktır. Küçük gibi görünen bir tebessüm, bir kardeşinize yardımcı olmak ya da sabırla hareket etmek büyük sevaplara vesile olabilir" ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda hacı adaylarından kutsal topraklarda yalnızca kendileri için değil, aileleri, milletimiz ve tüm İslam alemi için de dua etmelerini isteyen Güneş, bu mübarek yolculuğun hayırlara vesile olmasını temenni etti. "Rabbim yolunuzu açık, ibadetinizi makbul, dönüşünüzü de günahlarınızdan arınmış bir şekilde eylesin" diyerek sözlerini tamamladı. Tören, Efeler İlçe Müftüsü Ramazan Coşkun tarafından yapılan dua ile sona erdi. Hacı adayları, edilen duaların ardından kutsal topraklara doğru yola çıktı.
İzmir İzmir’in bağcılık mirası için yeni adım: Bağ Yolu tanıtıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen ’İzmir Bağ Yolu’, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı’nda gerçekleştirilen programla tanıtıldı. Proje, İzmir’in köklü bağcılık kültürünü korumayı, görünür kılmayı ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla geleceğe taşımayı hedefliyor. İzmir Bağ Yolu’nun temeli, Avrupa Konseyi Kültür Rotaları arasında yer alan Iter Vitis üyeliği ile atıldı. Bu üyelik sayesinde İzmir, bağcılık mirasını uluslararası ölçekte temsil eden kentler arasındaki yerini aldı. İzmir Bağ Yolu’nun tanıtım programına İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi Turizm ve Fuarlar Komisyonu Başkanı Seyhan Müşerref Kuralı, Anadolu Gastronomi Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Yalçın Güçer, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, Menderes Belediye Başkan Yardımcısı Rüzgar Sönmez, Torbalı Belediye Başkan Yardımcısı Murat Gilgil, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, SKAL İzmir Başkanı Aydın Tokbaş, İzmir Ticaret Odası Meclisi Konaklama Komitesi Başkanı Ahmet Kilimci, TÜRSAB Ege BTK Yönetim Kurulu üyeleri, firma ve sektör temsilcileri katıldı. "Bu hikayenin kendisi de biziz" Programın açılışında konuşan Anadolu Gastronomi Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Yalçın Güçer, İzmir’in gastronomi ve bağ turizmi potansiyeline dikkat çekti. Güçer, "Üzümün ve şarabın gen kaynağı olan bu coğrafyanın yeniden güçlü bir kültür rotasıyla temsil edilmesi büyük bir anlam taşıyor. Yaklaşık 15 yıl boyunca bu ölçekte bir yapılanma yoktu ancak kararlı bir çalışmayla kısa sürede Avrupa ölçeğinde en hızlı büyüyen ağlardan biri haline geldik. Bu rota, kültürel mirasımızı yalnızca anlatmakla kalmıyor, onu bir deneyime ve ekonomik değere dönüştüren bütüncül bir yaklaşım sunuyor. İzmir ise bu hikayenin en güçlü duraklarından biri. Bu potansiyelin ekonomik hayatın içinde yer alması gerekiyor. Çünkü bir rotanın anlam kazanabilmesi için hikayeleştirilmesi şart. Bu hikayeyi anlatanlar biziz; aslında bu hikayenin kendisi de biziz. Bu nedenle bu değeri birlikte üretmek, birlikte anlatmak ve kalıcı bir ekonomik karşılığa dönüştürmek zorundayız" dedi. Pozitif birlikteliğe dikkat çekti Iter Vitis Başkanı Emanuela Panke, gönderdiği video mesajda İzmir’de aktif ve dinamik bir bağcılık topluluğu olduğunu ifade ederek, pozitif ve motive olmuş birlikteliğin birçok destinasyonda olmadığını sözlerine ekledi. İzmir Bağ Yolu’nun da bu pozitif birlikteliğin bir kanıtı olarak başarılı olacağını belirten Panke, İzmir’in doğal güzelleri ve kaliteli turizm ürünleriyle daha iyi yerlere geleceğine inandığını ifade etti. "Bölgesel refahı destekliyor" İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ise, "Oluşturduğumuz İzmir Bağ Rotası yerel üreticilerimizi destekleyen, kırsal kalkınmayı teşvik eden, kültürel mirasımızı koruyan ve ziyaretçilere özgün deneyimler sunan bütüncül bir model olarak öne çıkmakta. Bu rota sayesinde yalnızca şarap üretimi değil; gastronomi, kültür, turizm ve yerel ekonomi arasında güçlü bir bağ kurulmakta" dedi. İzmir’in bağcılık mirasının uluslararası platformlarla buluşacağını ifade eden Prof. Dr. Okyay, bağ evleri ve şaraphanelerden kültürel miras alanlarına, gastronomi duraklarından konaklama tesislerine kadar uzanan geniş bir ekosistem oluştuğunu, bu yapının yalnızca turizmi değil, aynı zamanda yerel kalkınmayı ve bölgesel refahı da desteklediğini dile getirdi. Ortak hareket çağrısı yaptı Kültürel mirasın korunması ve doğru anlatılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Okyay, "Bu çalışmaların uluslararası ölçekte nasıl karşılık bulduğunu gördükçe kendimizi nasıl anlattığımızın ne kadar belirleyici olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu süreç sizlerin katkılarıyla mümkün oluyor. Hepinize İzmir adına çok teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak süreci kolaylaştırmak için buradayız. Turizm Şube Müdürlüğümüz bu işe gönül verdi. Birçok farklı ağda, farklı destinasyonlarla birlikte çalışıyoruz. Birlikte çalışmak bu işin en önemli noktası. Burası Homeros’un memleketi, öyküler elbette bizim olacak. Bu öyküyü çok daha geliştireceğimizi biliyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak biz buradayız, birlikte yol almaya devam edelim. İlçe belediye başkanlarımız burada, sizler buradasınız. Bu birliktelikten çok daha güzel çalışmalar çıkacak" diyerek İzmir’in potansiyelinin ekonomik değere dönüştürülmesi için ortak hareket çağrısı yaptı. Ortak marka çatısı Turizm Şube Müdürlüğü Birim Şefi Sinem Soygül, İzmir Bağ Yolu hakkında bir sunum yaptı. Sunumda rotanın hedefleri, üyelik kriterleri ve gelecek dönem planları paylaşıldı. Program kapsamında İzmir Bağ Yolu’nda yer alan ilçelerin belediye başkanları ve başkan yardımcıları, kendi bölgelerinde yer alan işletmelere üyelik sertifikalarını sundu. Ayrıca Efes Tarlası Yaşam Köyü için Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e Iter Vitis Onursal Üyelik Sertifikası takdim edildi. Urla Bağ Yolu Derneği’nin de Iter Vitis üyelik sertifikasını Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ile birlikte aldı. İzmir Bağ Yolu ile birlikte üreticiler, yerel yönetimler ve turizm paydaşları ortak bir marka çatısı altında buluşacak. Hazırlanacak tur paketleri, eğitim programları ve uluslararası iş birlikleri ile İzmir’in bağcılık mirası dünya sahnesine taşınacak. İzmir Bağ Yolu’nda 17 işletme, 1 onursal üye, 4 tane aday üye yer alıyor.