POLİTİKA - 20 Ocak 2026 Salı 12:48

MHP lideri Bahçeli: "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"

A
A
A
MHP lideri Bahçeli: "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu vurgulayarak, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi.


MHP lideri Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, iç politikaya ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı.



"Pergelin sabit ucu Ankara’dır"


MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı.



"SDG/YPG sahadan silinmiştir"


Suriye’de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını belirtti. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.


SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:


"Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür."



"Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır"


Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.


Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu.



"Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"


Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ’Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi.



"Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır"


Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu.


Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti:


"Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz."


İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli, "Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi.


Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu.



"Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır"


Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Aç kalan kaya sansarı evlerin dibine kadar indi Diyarbakır’ın Kulp ilçesini etkisi altına alan ve 3 gün süren yoğun kar yağışı, doğadaki yaşamı zorlaştırdı. Hamzalı Mahallesi Çöl mezrasında aç kalan bir kaya sansarı, yiyecek bulmak umuduyla yerleşim alanına inince güvenlik kameralarına yansıdı. Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde günlerdir etkili olan ağır kış şartları, sadece insanları değil yaban hayatını da olumsuz etkiliyor. İlçe genelinde üç gündür aralıksız devam eden kar yağışı sonrası her yer beyaz örtüyle kaplanırken, doğada yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar çareyi insan yerleşimlerine inmekte buldu. Kulp ilçesine bağlı kırsal Hamzalı Mahallesi Çöl mezrasında bir bağ evinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler, doğadaki zorlu yaşam mücadelesini gözler önüne serdi. Gece saatlerinde kaydedilen görüntülerde, bölgede nadir görülen ve "Kaya Sansarı" olduğu belirlenen yabani bir hayvanın, karla kaplı bahçede yiyecek aradığı görüldü. Bölgeyi etkisi altına alan yoğun kar yağışı nedeniyle arazinin tamamen kapanması, avlanma imkanlarını kısıtladı. Normal şartlarda insanlardan uzak durmasıyla bilinen ve utangaç bir tür olan kaya sansarının, açlık dürtüsüyle yerleşim yerinin içine kadar girmesi kış şartlarının ağırlığını ortaya koydu. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan o anlarda sansarın kar üzerinde hızlı ve temkinli adımlarla ilerlediği, etrafı koklayarak yiyecek bir şeyler aradığı ve ardından gözden kaybolduğu görüldü. Bölge sakinleri, kar yağışının yoğun olduğu dönemlerde tilki ve sansar gibi yaban hayvanlarının evlerin yakınına kadar geldiğini belirtti.
Batman Batman’da dev yasa dışı bahis operasyonu: İşlem hacmi 125 milyon lira Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonda, bahis siteleri için "Dış Finans Evi" olarak kullanılan iki ofis çökertildi. 125 milyon liralık para trafiğinin tespit edildiği olayla ilgili 4 kişi tutuklandı. Batman Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis faaliyetlerinin engellenmesine yönelik yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda büyük bir şebekeyi gün yüzüne çıkardı. Bir plazada bulunan iki ayrı ofisin, yasa dışı bahis sitelerinin finansal işlemlerini yürüten birer "Dış Finans Evi" olarak kullanıldığı tespit edildi. Emniyet birimlerinin teknik ve fiziki takibi sonucu, şüphelilerin yasa dışı bahis sitelerine entegre özel panel sistemleri kullandıkları belirlendi. İzlerini kaybettirmek için üçüncü şahıslar adına ve paravan olarak kurulan limited şirketler üzerinden banka hesapları açan şebekenin, suç gelirlerini soğuk kripto cüzdanlar ve karmaşık transfer yöntemleriyle aklamaya çalıştığı saptandı. Yapılan incelemelerde, şahısların ve kurdukları paravan şirketlerin banka hesapları üzerinden toplamda 125 milyon liralık işlem hacmine ulaştıkları ortaya çıkarıldı. Adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda; İ.D., Y.D., A.D., Ü.K. ve M.S. isimli 5 şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan aramalarda suçta kullanıldığı değerlendirilen 2 adet masaüstü bilgisayar, 7 adet cep telefonu, 1 adet soğuk kripto cüzdanı, çok sayıda şahıs ve şirket adına düzenlenmiş banka/kredi kartı ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 4 şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Türkiye-Kore ilişkileri masada: Kore Dışişleri Bakanı Hyun Ankara’ya geliyor Kore Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cho Hyun, 21 Ocak’ta Türkiye’ye çalışma ziyareti gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Koreli mevkidaşı ile gerçekleştireceği görüşmelerde ikili ilişkiler, ticaret, savunma sanayii ve bölgesel gelişmeler ele alacak. Kore Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cho Hyun, 21 Ocak tarihinde Türkiye’ye çalışma ziyareti gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Koreli mevkidaşıyla yapacağı görüşmelerde, Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasında Kore Savaşı yıllarına dayanan tarihi dostluk ışığında gelişen ilişkilerin olumlu seyrinden duyulan memnuniyetin dile getirilmesi öngörülüyor. Görüşmelerde, iki ülke arasında özellikle son dönemde ivme kazanan karşılıklı üst düzey ziyaretlerin önemine değinilmesi, Birleşmiş Milletler ve MIKTA başta olmak üzere uluslararası platformlardaki çok taraflı iş birliğinin vurgulanması bekleniyor. Kaynaklar, istikrarlı şekilde artan ikili ticaretin daha da geliştirilmesi için atılabilecek adımların ele alınacağını, Sinop Nükleer Güç Santrali Projesi başta olmak üzere nükleer ve yenilenebilir enerji alanlarındaki iş birliği imkanlarının değerlendirileceğini belirtti. Görüşmelerde ayrıca yapay zeka, çığır açan teknolojiler, yarı iletkenler, biyoteknoloji, batarya teknolojisi ile bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik ortak Ar-Ge projelerinin hayata geçirilmesine ilişkin fırsatların gündeme gelmesi öngörülüyor. Savunma sanayii alanında, Altay Ana Muharebe Tankı Projesi’nde başarıyla sürdürülen iş birliğinden hareketle, insansız hava araçları, denizaltılar, füzeler ve hava savunma sistemleri başta olmak üzere çeşitli ortak proje imkanlarının gözden geçirilmesi planlanıyor. İki ülke halkları arasındaki kardeşlik bağının turizm alanındaki ilişkilerin derinleştirilmesinde önemli bir potansiyel barındırdığına dikkat çekilmesi, Rusya-Ukrayna savaşı, Filistin, Suriye, İran ile diğer güncel bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunulması da gündemde yer alıyor. Kaynaklar, Ukrayna, Suriye ve Filistin’in yeniden imarı ile Orta Asya ve Afrika ülkelerindeki iş birliği fırsatlarının da ele alınacağını ifade etti. Türkiye-Kore ilişkileri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kore Cumhuriyeti’ni son olarak 2-3 Mayıs 2018 tarihlerinde ziyaret etmişti. Kore Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung ise 24-25 Kasım 2025 tarihlerinde Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmiş, ziyaret kapsamında iki ülke arasında üç anlaşma imzalanmış ve "Türkiye ve Kore Cumhuriyeti Arasındaki Stratejik Ortaklık Hakkında Ortak Beyan" yayımlanmıştı. Kore Cumhuriyeti, Asya-Pasifik bölgesinde Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti’nden sonra ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında yaklaşık 10,3 milyar dolar olarak gerçekleşirken, iki ülke arasında Serbest Ticaret Anlaşması da bulunuyor.
Aydın Aydın’da bir haftada 418 aranan şahıs yakalandı Aydın Valiliği koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında il genelinde bir haftada çeşitli suçlardan aranan 418 kişi yakalandı. Aydın genelinde İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde asayiş, narkotik ve kaçakçılık suçları ile çeşitli suçlardan aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalar aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda 12-18 Ocak 2026 tarihleri arasında il genelinde yapılan çalışmalarda toplam 105 bin 238 kişinin sorgulaması yapıldı. Aydın İl Jandarma Komutanlığı 7 bin 338 kilometrekarelik sorumluluk alanında 2 bin 819 personeli ile yaptığı bir haftalık denetimlerde başarılı çalışmalara imza attı. Bu çerçevede 14 narkotik olayında 11 şüpheliye işlem yapıldı, 1 kişi tutuklandı. Asayiş olaylarında meydana gelen 157 olayın 157’si aydınlatıldı, 72 kişiye işlem uygulandı, 1 kişi tutuklandı. 9 kaçakçılık olayında 13 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Jandarma ekipleri 200 uygulama noktasında toplam 69 bin 148 kişiyi sorguladı. Sorgulamalarda 285 aranan şahıs tespit edilerek yakalandı. Aydın İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan bir haftalık çalışmalarda ise 64 narkotik olayında 71 şüpheliye işlem yapıldı. Bu olaylara ilişkin 10 şüpheli tutuklandı. Asayişe yönelik meydana gelen 556 olayın 483’ü aydınlatıldı. Bu kapsamda 456 şüpheliye işlem yapıldı, 2 kişi de tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kaçakçılık suçlarıyla ilgili 20 kişiye işlem yapıldı. Emniyet birimleri, toplamda 18 uygulama noktasında 36 bin 90 kişiyi sorgularken, sorgulamalar sonucunda 133 aranan şahsı yakaladı. Aydın Valiliği’nden yapılan açıklamada "Jandarmamız ve emniyet güçlerimizle suç ve suç örgütlerine karşı amansız mücadelemiz kararlılıkla devam edecek. Aydın’da suça yer yok, suçluya geçit yok" ifadeleri yer aldı.