POLİTİKA - 20 Şubat 2026 Cuma 23:56

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı: "Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı sağlam zeminler üzerinde yükselecektir"

A
A
A
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı: "Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı sağlam zeminler üzerinde yükselecektir"

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin internet sitesinde, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporu yayımlandı. Raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" denildi.


Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 21’inci toplantısında yapılan oylamada, nitelikli çoğunlukla kabul edilen komisyon raporu, TBMM’nin internet sitesinde yayımlandı.


Yayımlanan raporun takdimini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş kaleme aldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisinin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğiyle ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır" dedi.



"Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz"


Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, meclisin üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin terörden dolayı ödediği bedellerden bahseden Kurtulmuş, "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri, kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir" ifadelerini kullandı.



"Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yad ediyorum"


Bölge istikrarı ve toplumsal barış için bu sürece emek veren herkese teşekkür eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:


"Milletimizin huzuru, bölgemizin istikrarı ve toplumsal barış ülküsü için sivil toplumda, siyasette ve halkımıza hizmetin farklı alanlarında emek veren her biri kıymetli insanlarımızı şükranla; ortak vatanımızın esenliği uğruna canını veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yâd ediyorum. Aziz hatıraları; atacağımız her adımda, insan onuruna, adalete ve ortak geleceğimize karşı taşıdığımız sorumluluğu, hepimize daha güçlü biçimde hatırlatmaya devam edecektir."



Komisyon çalışmaları


Yayımlanan raporun ikinci kısmında komisyon çalışmalarından bahsedildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda ele alınan "Terörsüz Türkiye" hedefinin, esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikası olduğu vurgulandı. Vatandaşların ortak geleceğini garanti altına alan bir yaklaşımın sonucu olduğu vurgulanan raporda, daha önce de bu sorunun çözümü çokça denenmiş fakat çeşitli nedenlerle sonuçlandırılamamış olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde özellikle 2009 ve 2013 yıllarındaki çözüm gayretlerinde yürütme organı merkezli inisiyatifler belirleyici olduğuna dikkat çekilerek, geçmiş teşebbüslerde geniş tabanlı dinleme zeminini ve nitelikli çoğunlukla ortak kanaat üretecek kurumsal bir Meclis mekanizmasını işletmek mümkün olmadığı ifade edildi.


Bu sürece katkı veren herkesin, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu gösterdiği vurgulanan raporda, "Tüm bu kayıpların ötesinde en ağır bedel şüphesiz ki canla ödenmiştir. Manevi kayıplar unutulmaz acılarımızdır. Her biri ayrı bir ailenin ocağına düşen şehitlerimizin, her biri bir ömrü feda eden gazilerimizin acısı her daim tazedir. Canları pahasına bu vatanı savunan tüm kahramanlar, sürecin manevi mimarlarıdır. Bu istikamette atacağımız her adımda, onların emanetine sadakatle bağlı kalacağımızı ilan ediyoruz. İnanıyoruz ki bu sürece katkı veren herkes, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu göstermiştir ve gösterecektir denildi.



"Terörsüz Türkiye" hedefi


Terörsüz Türkiye hedefinin detaylarından bahsedilen raporda, Terörsüz Türkiye hedefinin terörsüz bir bölge demek olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:


"Bu hedef tam manası ile başarıya ulaştığında, Komisyon çalışmalarımız tüm yönleriyle, ‘Türkiye Modeli’ olarak literatüre geçecektir. Komisyonun çalışmaları, fesih ve örgütün silah bırakması yönünde oluşan kararın olgunlaşmasıyla birlikte, idari ve hukuki düzenlemelerin nasıl bir çerçeveye oturtulması gerektiği konusunu gündemine almıştır. Silahlı terör örgütünün varlığının sona erdirilmesinin güvenilir biçimde tespiti ile birlikte eş zamanlı olarak kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve adalet duygusunun tahkimi gibi başlıca konular öncelikle ele alınacaktır. Komisyon; millet adına çözüme ulaştırılacak sorunların müzakeresi, üzerinde uzlaşılan teklif ve tavsiyelerin Türkiye Büyük Millet Meclisine iletilmesi ve bahse konu süreçlere millet adına vaziyet etmek için görev yapmıştır. Komisyonumuz, on yıllardır ülkemizin enerjisini tüketen ve kardeşi kardeşten uzaklaştırmaya çalışanların provoke ettiği bir meseleye yeni bir gözle bakma iradesinin yansımasıdır. Bu çerçevede Terörsüz Türkiye, esasında terörsüz bir bölge demektir. Bu hedef, aynı zamanda bölgenin barış ve esenliğine odaklı bir vizyon olarak tezahür etmiştir."



Komisyonda dinlenen kişilerin mutabakat alanları


Raporda komisyonda dinlenilen kişileri mutabakat alanları aktarıldı. Raporda ortak zemin, ayrıca toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesi konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu, katılımcılık, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerinin siyaset kurumu, sivil toplum ve akademi çevrelerince güçlü biçimde desteklendiğini ortaya koyduğu ifade edildi. Dile getirilen görüşlerde öne çıkan bir diğer husus, sürecin sadece güvenlik ve örgütün tasfiyesi ekseninde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan bütüncül yaklaşım olduğu belirtilen raporda, "Demokratikleşme, eşit yurttaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması ile ekonomik kalkınma boyutlarının birlikte düşünülmesi beklenmektedir. Süreç boyunca sıklıkla işaret edilen bir diğer konu, hukuki düzenleme ihtiyacı, silah bırakma ve devamındaki sürecin yönetimi yanında hukuk devleti ve demokratikleşme başlıklarındaki talepler olmuştur. Uluslararası ve bölgesel boyutun önemi, iç huzurun güçlenmesiyle bölgesel istikrarın desteklenmesi ve küresel adalet arayışında Türkiye’nin siyasal ağırlığının artması perspektifiyle, ortak zeminin tamamlayıcı unsuru olarak öne çıkmaktadır" ifadelerine yer verildi.



Terör örgütü PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması


Raporda, fesih ve silah bırakmanın istihbarat-güvenlik birimlerince sınırlar dışındaki durumlar dahil tespiti, kamuoyuna yapılan beyanlarla sınırlı bir alan olmadığına dikkat çekildi. Beyanların takip ve teyitle anlam kazanacağının aşikar olduğu belirtilen raporda, silah bırakmanın istihbarat ve güvenlik birimlerince tespiti, ölçülebilir kriterlerle icra edileceği ve bu tespitin, sahadaki doğrulama süreçleriyle desteklenerek kamu düzeni açısından öngörülebilirlik sağlayacağı ifade edildi.



Sonuç ve değerlendirme


Raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde ise, milli iradenin denetim ve imkanlarının aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koyduğu vurgulanarak, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclisin temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve milli iradenin denetim imkânlarını aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koymuştur. Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir. Tam demokrasiye dayanan yurttaşlık bilincinin, eşitlik temelli kardeşliğin ve kurumsal şeffaflığın kalıcı huzur ve barışı mümkün kılacağı değerlendirilmektedir. Komisyon raporu, idari ve hukuki düzenlemeler için yol gösteren bir çerçeve ortaya koyarken, toplumla uyum adımlarının ertelenemez bir alan olduğunu hatırlatmaktadır. Siyasetin görevi, toplumun farklı seslerini ortak geleceğin dilinde buluşturmaktır" denildi.



"Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı sağlam zeminler üzerinde yükselecektir"


Türkiye Modeli’nin kıymetli kazanımlarından bahsedilen raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" ifadelerine yer verildi.



"Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir"


Komisyonunun, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini gösterdiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:


"Demokratik, çoğulcu ve herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye’yi hep birlikte büyük bir çabayla inşa etmek için hakikatin göz ardı edilmediği, duyguların inkar edilmediği ve siyasetin çözüm üretme cesareti gösterdiği bir anlayışın benimsenmesi hayati önemdedir. Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir. Canları ve kanları pahasına vatanımız için hayatlarını hiçe sayan şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin kardeşlik iradesi, milli bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatıdır. Oluşan müşterek kanaat, sürecin kamu düzenini koruyan, hak ve hürriyetleri genişleten, toplumsal rızayı büyüten ve ortak geleceği kurumsal bir disiplin içinde taşıyan bir yol üzerinde ilerlemesi yönündedir. Bu rapor, çalışmaların ve gelen raporların tümünden süzülen birikimi ve ortak aklı, izleyen dönemde atılacak adımlara rehberlik edecek bir çerçeve hâlinde dikkatlere sunmaktadır. Bundan sonraki safhada, tespit ve takip mekanizmalarının öngörülebilirliği, idari ve hukuki düzenlemelerin açıklığı, toplumsal uyum adımlarının kapsayıcılığı ve Meclis denetiminin sürekliliği belirleyici olacaktır."


Komisyon olarak yürütülen çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmeleri içeren raporun kamuoyuna sunulduğu açıklanarak, "Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım, ortak gelecek hedefini ortak projelerle güçlendiren, bölgesel kalkınmayı hızlandıran, sosyal bağları onaran ve ayrıştırıcı senaryoların zeminini daraltan bir bütünleşme üretmeyi esas almaktadır. Böylelikle ortak gelecek hedefimiz, millî iradenin gözetiminde kurumsal teminat kazanacaktır. Türkiye Modeli, meşruiyet, istikrar ve toplumsal barış üreten bir çerçeveye dönüşecektir. Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmelerimizi içeren raporumuz, yasa çalışmalarında esas alınmak üzere siyasi partilerin ve kamuoyunun takdirlerine saygıyla sunulmaktadır" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Halk Ekmek’te ağ genişliyor: Günlük üretim 16 bini aştı, Ramazan pidesi 20 TL Kocaeli’de 8 ilçede 51 noktada hizmet veren Halk Ekmek ağı, iki yeni büfeyle büyüdü. Günlük üretim 16 bin adedi aşarken 300 gramlık Ramazan pidesi 20 TL’den satışa sunuldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların temel gıdaya daha kolay ve uygun fiyatla ulaşabilmesi amacıyla yürüttüğü "Halk Ekmek Projesi’ni" büyütüyor. İzmit Fatih Mahallesi ve Bekirdere Mahallesi’nde açılan yeni büfelerle birlikte İzmit’teki Halk Ekmek büfesi sayısı 21’e yükseldi. Gölcük, Derince, Dilovası ve Kartepe’de 6’şar, Başiskele’de 5, Karamürsel’de 2, Kartepe ise 1 Halk Ekmek büfesi bulunuyor. Büyükşehir belediyesi, artan talepleri karşılamak amacıyla büfe ağını planlı şekilde büyütmeye devam edecek. Günlük ekmek üretimi 16 bini aşıyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki Antikkapı A.Ş. tarafından Halk Ekmek büfeleri için günlük 8 bin ila 9 bin 500 arasında ekmek üretimi gerçekleştiriliyor. Ayrıca 11 büfe için çevredeki fırınlarla yapılan anlaşmalar kapsamında ortalama 7 bin ekmek daha hazırlanıyor. Böylece büfelere ulaştırılan günlük ekmek miktarı 16 binin üzerine çıkıyor. Ramazan pidesi satışa sunuldu Ramazan ayının ilk günü itibarıyla 300 gramlık Ramazan pidesi 20 TL’den vatandaşlarla buluştu. Halk Ekmek büfeleri, Ramazan ayı boyunca resmi tatiller ve pazar günleri dışında haftanın 6 günü hizmet verecek. Büfeler, 09.00-11.30 ve 16.00-18.30 saatleri arasında vatandaşların pide ve ekmek ihtiyacını karşılayacak. Büyükşehir belediyesi, Ramazan ayı öncesinde hayata geçirilen yeni büfelerle vatandaşların sağlıklı, hijyenik ve hesaplı ekmeğe erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor.
Gaziantep ’Ana Arı Yetiştiriciliği’ kursunu başarıyla bitiren kursiyerlere sertifika Gaziantep’te Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen ve büyük ilgi gören ’Ana Arı Yetiştiriciliği’ kursu tamamlandı. Gaziantep’te arıcılığın geliştirilmesi amacıyla Gaziantep İli Bal Üreticileri Birliği tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilen eğitim programı kapsamında yürütülen uygulamalı ‘Ana Arı Yetiştiriciliği’ eğitimi sona erdi. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen eğitimi başarıyla tamamlayan 20 arıcıya sertifikaları, Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından düzenlenen programla verildi. Eğitim faaliyeti, Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Araban Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü işbirliği ile gerçekleştirildi. Eğitim bal arısı hastalıkları uzmanı Mehmet Ali Kutlu tarafından verildi. Katılımcılara arı üretimine yönelik uygulamalı verilen eğitimlerde ana arı yetiştiriciliğinde doğru teknikler, koloni yönetimi, verimlilik ve kaliteyi artırmaya yönelik uygulamalı bilgiler arıcılara aktarıldı. Sertifika almaya hak kazanan katılımcıların sertifikaları için Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen törende konuşan Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, bölgede arıcılığın mevcut durumu, Gaziantep balının üretimde kalite ve marka değeri açısından taşıdığı stratejik öneme değindi. Konuşmasında, bilinçli arıcılığın yaygınlaştırılmasının hem üreticiye hem de bölge ekonomisine sağlayacağı katkılara vurgu yapan Sağlam, konuşmasının ardından katılımcılara sertifikalarını verdi. Gaziantep İli Bal Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Uçar da bölge arıcılığına başarılı ve bereketli sezonlar dileyerek emeği geçen herkese teşekkür etti. Uçar, arıcılığın gelişmesi, verim ve kalite artışının sağlanması amacıyla üreticilere yönelik eğitimleri sürdürdüklerini belirterek, bu tür programlarla aracıların hem bilgi düzeyini artırmayı hem de sektöre nitelikli katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.
Kocaeli Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık yapan 21 şüpheli tutuklandı Kocaeli merkezli 17 ilde, sahte ilanlar ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 30 şüpheliden 21’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal ortamda sahte ilanlar düzenleyerek vatandaşları mağdur eden şüphelilerin yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin açık hatlar üzerinden kurdukları sözde "çağrı merkezi" (call center) aracılığıyla mağdurlarla görüşmeler yaptıkları ve oltalama yöntemiyle 23 kişiyi dolandırdıkları tespit edildi. Hesaplarında 22 milyon liralık hareketlilik tespit edildi Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, suç örgütü üyelerinin banka hesaplarında toplam 22 milyon 3 bin 10 lira para giriş çıkışı olduğunu belirledi. Suç unsurlarının elde edilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 17 Şubat’ta Kocaeli merkezli 17 farklı ilde 33 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda hedefteki 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda, suçta kullanıldığı değerlendirilen 55 cep telefonu, 32 SIM kart, 7 hard disk ve 6 USB belleğe el konuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 30 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Operasyon sırasında çekilen görüntülerde, çok sayıda cep telefonunun çamaşır makinesinin içine gizlenmiş olarak ele geçirildiği görüldü. 21 şüpheli tutuklandı Olaya ilişkin gözaltına alınan 30 şüphelinin ifadesi alındı. İfadeleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9’u adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılırken, 21’i ise tutuklanarak ceza evine gönderildi.
Konya Dolandırıcıların iftar vakti pes dedirten ‘iftar rezervasyon’ oyunu Dolandırıcılar, vatandaşları ağlarına düşürmek için zaman dilimlerine göre farklı yöntemler deniyor. Ramazan ayında ise özellikle öğrencilere ‘İftar rezervasyonunuz aktif edilmiştir’ şeklinde mesaj gönderen dolandırıcılar, mesaj içerisindeki linklerle kişinin telefonuna sızarak banka hesaplarından özel bilgilere kadar ulaşım sağlamaya çalışıyor. Uzmanlar, bu yöntemlere karşı uyarıda bulunuyor. Dolandırıcılar, zaman dilimlerine göre yöntemler bularak vatandaşları ağlarına düşürmeye çalışıyor. Ramazan ayında ise ‘İftar rezervasyonunuz aktif edilmiştir’ şeklinde gönderdikleri mesajlar içerisindeki linklere tıklayan vatandaşları kandırmak isteyen dolandırıcılar, kişilere ulaşıyor. Dolandırıcılar, linke tıklayan vatandaşlara ise özellikle iftar saatine yakın zamanlarda ulaşarak ağlarına düşürüyor. "Burada en önemli unsur mağdurun güven duygusunun istismar edilmesidir" Dolandırıcıların da Ramazan ayındaki yöntemlerine değinen avukat Esra Betül Türkalp, "Ramazan ayı paylaşmanın ve dayanışmanın en yoğun yaşandığı dönemlerden biridir. Ancak ne yazık ki bu manevi atmosfer, bazı kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebilmektedir. Özellikle öğrencileri ve ekonomik olarak daha hassas durumda olan vatandaşlarımıza hedef alan indirimli ‘iftar menüsü’ adı altında gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimlerinde artış gözlemlenmektedir. Dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanunu kapsamında bir kimsenin hileli davranışlarla aldatılarak zarara uğratılmasıdır. Bu suretle failin kendisine veya bir başkasına menfaat sağlaması şeklinde tanımlanmaktadır. Burada en önemli unsur mağdurun güven duygusunu veya içinde bulunduğu ekonomik, manevi hassasiyetin istismar edilmesidir" dedi. "Her kampanyaya itibar edilmemelidir" Dolandırıcıların kampanya adı altında dikkat çektiğini anlatan Türkalp, "Ramazan ayında artan fiyatlar ve öğrencilerin uygun fiyatlı iftar arayışı maalesef bazı kişiler tarafından fırsat gibi gösterilen sahte kampanyalarla suistimal edilebiliyor. Sosyal medya üzerinden açılan sahte hesaplar veya gerçekte var olan mevcut işletmeler taklit edilerek sayfalar aracılığıyla ödeme alınmakta. Ancak ortada herhangi bir rezervasyon ya da herhangi bir hizmet bulunmamaktadır. Vatandaşlarımızın bu tür mağduriyetleri yaşamamaları adına dikkat etmeleri gereken bazı hususlar, sosyal medyada karşılaşılan her kampanyaya itibar edilmemelidir. İşletmenin fiziki varlığı araştırılmalıdır. Ödeme yapılmadan önce menü ve hizmet içeriği net şekilde görülebilmelidir. IBAN’a, kişisel hesaplara gönderim yerine bilinen ödeme yöntemleriyle ve kurumsal hesaplara gönderim tercih edilmelidir. Şüpheli durumlarda ödeme yapılmamalı ve ilgili mercilere ihbarda bulunulmalıdır. Vatandaşlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaları halinde yazışmaları ve dekontları saklayarak savcılığa suç duyurusunda bulunmaları gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Bugün geçerli gibi ifadeler ve baskılarla desteklenir" Dolandırıcıların olayları acele ettirerek yaptırdıklarına değinen Çakır, "Dolandırıcılık suçu çoğu zaman acele ettirme, son kontenjan, sadece bugün geçerli gibi ifadeler, baskılılarla desteklenir. Vatandaşlarımızın özellikle bu tür yönlendirmelere karşı temkinli olmaları gerekmektedir. Bir mağduriyetin yaşanması halinde vakit kaybetmeden suç duyurusunda bulunulması gerekir. Ramazan ayı dayanışma ve güven ayıdır. Bu güven ortamını zedeleyen kişilere karşı en büyük önlem bilinçli ve temkinli olmaktır. Vatandaşlarımızdan ricamız cazip görülen tekliflere karşı mutlaka araştırma yapmaları özellikle öğrencilerimizin bu tür kampanyalara daha çok dikkat etmeleridir" diye konuştu.