ASAYİŞ - 16 Haziran 2024 Pazar 19:06

Milli Savunma Bakanı Güler: “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz birçok coğrafyada barış ve istikrarın tesisine önemli katkılar sağlamaktadır"

A
A
A
Milli Savunma Bakanı Güler: “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz birçok coğrafyada barış ve istikrarın tesisine önemli katkılar sağlamaktadır"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz birçok coğrafyada barış ve istikrarın tesisine önemli katkılar sağlamaktadır” dedi.


Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kurban Bayramı dolayısıyla beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Hakkari Çukurca’daki 2’nci Hudut Tugay Komutanlığında video telekonferans toplantısı gerçekleştirdi. Bakan Güler başkanlığındaki toplantıya Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Komuta Kademesi’nin yanı sıra yurt içinde ve sınır ötesindeki birlik komutanları da katıldı.


Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere dünya genelinde gerginliklerin ve krizlerin yaşandığını belirterek, “Çatışmalar ve savaşlar ortaya çıkıyor. Belirsizliklerin arttığı, risk ve tehditlerin çok boyutlu bir hale geldiği böylesine hassas bir ortamda, Milli Savunma Bakanlığı olarak ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece-gündüz demeden azim ve kararlılıkla görevlerimizi icra ediyoruz. Sizlerin de bildiği gibi silahlı kuvvetlerimizin en çok odaklandığı, enerjisini ve zamanını en çok harcadığı konu terörle mücadeledir” diye konuştu.


Irak’ın kuzeyinin yıllardır PKK/KCK ve destekçileri tarafından Türkiye’ye yönelik eylemler için kullanılan bir bölge olarak terörün kaynağı olduğunu ifade eden eden Güler, “Son yıllarda belirlediğimiz konsept değişikliğiyle “Terörü kaynağında yok etme” anlayışını uygulamaya koyduk. Sınır ötesinde icra ettiğimiz başarılı operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbeler vurduk ve örgütün hareket kabiliyetini bitme noktasına getirdik. Bunda en büyük pay, aziz şehitlerimiz ve gazilerimizle birlikte kahraman Mehmetçiklerimize aittir” dedi.



“Terörle mücadelemizdeki etkinliğimiz daha da artacak”


Güler, terörü vatandaşın gündeminden tamamıyla çıkarmayı hedeflediklerini söyleyerek, “Nitekim komşumuz Irak ile son dönemde tesis ettiğimiz iş birliği sayesinde, terörle mücadelemizin etkinlik ve ivmesi daha da artacaktır. Suriye’nin kuzeyindeki operasyon sahalarımızda da mücadelemize üstün bir gayretle devam ediyoruz. Bu vesileyle bölgede gerçekleştirilmeye çalışılan oldubittilere asla müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha hatırlatmak isterim” ifadelerini kullandı.


Terörle mücadelenin sahada ve masada aralıksız sürdürüleceğini vurgulayan Bakan Güler, sözlerine şöyle devam etti:


“İcap eden her adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Terörle mücadele ile birlikte hudutlarımızın güvenliğini de personel sayısı ve teknoloji bakımından en güçlü tedbirlerle sağlıyoruz. Mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasına yönelik faaliyetlerimizi de başarıyla ve tavizsiz sürdürüyoruz. Bu faaliyetlerimizle eş zamanlı olarak karada, denizde ve havada, bugüne kadarki en büyük tatbikatları icra ediyor, her geçen gün envanterimize kazandırdığımız yerli, millî ve en modern savunma sanayi ürünü silah sistemleriyle, şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştiriyoruz.”



“Türkiye, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik çok yönlü girişimlerde bulunmaktadır”


Bakan Güler, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma ve güvenlik alanında yaptığı hamlelerle bölgede ve dünyada söz sahibi olan etkin bir konuma ulaştığını kaydederek, “Çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan Türkiye, gerginliklerin yayılmasını engellemeye, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik çok yönlü girişimlerde bulunmaktadır" şeklinde konuştu.


Suriye ve Irak’ta barış ve istikrarın sağlanması için ortaya koydukları çabaları hatırlatan Güler, şunları kaydetti:


“Karabağ sorununun sona erdirilmesine dair belirleyici rolümüz ve desteğimiz, Libya’da yaşanan iç savaşın sona ermesi için kapsayıcı faaliyetlerimiz, Gazze’de İsrail’in vahşet ve katliamının durdurulması için diplomatik girişimlerimiz ile bölgeye sağladığımız insani yardımlar, Rusya-Ukrayna çatışmasının sonlandırılmasına ve bu çatışmanın artırdığı enerji ve gıda krizinin aşılmasına yönelik sarf ettiğimiz yoğun gayretler gibi büyük ve kıymetli inisiyatifler üstlendik, üstleniyoruz.”


Türkiye’nin küresel bir aktör haline dönüştüğünü ve müzakere masalarının mimarı ve vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğini belirten Bakan Güler, "Uluslararası ilişkilerde, Türkiye’nin etkisini böylesine artırdığı bir dönemde doğal olarak faaliyet sahaları artan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna-Hersek, Katar, Somali, Suriye ve Irak ile daha birçok coğrafyada barış ve istikrarın tesisine önemli katkılar sağlamaktadır” dedi.



“Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz güçlü bir Türkiye için gayret göstermeye devam edeceğiz”


Türkiye’nin ulaştığı seviyeyi silahlı kuvvetlerin aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetini çok iyi idrak etmeleri gerektiğini söyleyen Güler, “Sizler de şanlı ordumuzun, İstiklal Harbimizden bu yana en kapsamlı, en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra ettiği bu tarihi süreçte, çok önemli bir rol üstlenmektesiniz” diye konuştu.


Güler, elde ettikleri başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılmasının temel öncelikleri olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti:


İçinde bulunduğumuz savunma ve güvenlik ortamında her zamankinden daha dikkatli ve uyanık olmamız ve daha çok çalışmamız hayati önemi haizdir. Bu anlayışla cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu dönemde, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda, bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya, daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için gayret göstermeye devam edeceğiz.”


Ayrıca Bakan Güler, konuşmasının sonunda “Babalar Günü”nü de kutladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Hain darbe girişiminde sokağa çıkan Cizreli, o anları anlattı Şırnak’ın Cizre ilçesinde 15 Temmuz hain darbe girişiminde arkadaşlarıyla sokağa çıkıp direnen Yunus Emre Yiğit, "Cumhurbaşkanımızın talimatları ile sokağa çıktık. Tepkimizi göstermek için güvendiğim arkadaşlarımı çağırarak Cizre Köprüsü’nde insan barikatı oluşturduk" dedi. 15 Temmuz Hain darbe girişiminden 8 yıl geçti. Darbe girişiminin seyrini değiştiren adreslerden biri de Şırnak Cizre ilçesiydi. FETÖ’cü komutanlar, darbeye destek için asker sevkiyatı yapmaya çalıştı. Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanlığına bağlı 300 komando, Şerafettin Elçi Havalimanına doğru yola çıktı. Ancak hesap edemedikleri bir direniş onların kirli planını boşa çıkardı. Yola çıkan darbecilerin hedefi Şırnak Şerafettin Havalimanına ulaşmaktı. Cizre’den geçip kendileri için gönderilen uçaklarla Ankara’ya gitmeyi planlayan darbeciler, önce Cizre girişinde daha sonra Cizre Köprüsü’nde halkın ve emniyetin direnişi ile karşılaştı. Darbe gecesi sokağa ilk çıkıp tankın önünde setten duvar ören vatandaşlardan olan Yunus Emre Yiğit, darbe gecesi yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı. Yiğit, hain darbe girişiminden 8 yıl geçmesine rağmen hala nöbette olduklarını söyledi. Darbeye karşı çıkmak için Cizre Köprüsü’nde etten duvar ördüklerini belirten Yiğit, "Cizre halkı olarak bizler darbeyi duyduğumuz andan itibaren cumhurbaşkanımızın talimatları ile sokağa çıktık. Tepkimizi göstermek için güvendiğim arkadaşlarımı çağırarak Cizre Köprüsü’nde insan barikatı oluşturduk. Amacımız ülkenin her noktasında olduğu gibi darbenin karşısında durmak ve askeri unsurların şehrin merkezine hareket etmesini engellemekti. Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanlığına bağlı 300 komando ekibi, Şırnak Şerafettin elçi havalimanından Ankara’ya hareket edecek ve özel birliklerin merkezine doğru yol alacaklardı" dedi. Tankın üzerine çıkıp al bayrağı dalgalandırdığını belirten Yiğit, "Darbe gecesi ailemle vedalaşarak sokağa çıktım. Siyasi darbelerin olduğu vakitlerde bir daha eve geri dönmemek vardı. Bende ailemle helalleştikten sonra sokağa çıktım. Bizler, canımızı verme pahasına olsa bile o gece dışarı çıktık. Darbeyi duyup sokağa çıkan ilk insanlardan biriside bendim. Dışarıya çıktığımızda askeri unsurların olduğu 105. nokta olan Cizre Köprüsüne hareket ettik. Cizre Köprüsü’nde askeri araçların önünde insan barikatı oluşturarak askeri unsurların şehir merkezine inmelerine ve havalimanına yetişmelerini engelledik. Al bayrağımızı taşıyarak tankın üzerine çıktım ve milli iradeye hiçbir şeyin üstün gelmediğini göstermek için al bayrağımızı dalgalandırdım. Bizler her daim devlete, millete olan inancımızla darbelerin karşısında duracağız" ifadelerinde kullandı.
Manisa Başkan Balaban Laleli pazar yerinde esnaf ve vatandaşı dinledi Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban haftasonu Laleli Pazar Yerinde esnaf ziyareti yaparak pazarcı ve vatandaşları dinledi. Halk Buluşmalarıla vatandaşları dinleyen Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, bir taraftan da esnafı ziyaret ederek taleplerini yerinde dinlemeye devam ediyor. Bu çerçevede Başkan Balaban hafta sonu Laleli Pazar Yerini ziyaret ederek esnafın taleplerini ve sıkıntılarını yerinde dinledi. Ziyarette Başkan Balaban’a Belediye Başkan Yardımcıları Emine Özge Arslan, Mehmet Mesut Doğan, Ali Gök, MAYEB Genel Müdürü Cahit Kaplan, Özel Kalem Müdürü Seyit Ali Özmen, Manisa Meyve Sebze ve Umum Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Destan Bulgay, Laleli Muhtarı Yadigar Şahin ve 75. YıL Muhtarı Erhan Çavdarlı eşlik etti. Başkan Balaban’ı karşılayan Pazarcılar Odası Başkanı Destan Bulgay, pazarcılara verdiği destekten dolayı teşekkür etti. Tezgahları tek tek gezen Belediye Başkanı Balaban esnafa iyi kazançlar dilerken, sıkıntı ve talepleri dinledi. Bir taraftan esnafı ziyaret eden Başkan Balan bir taraftan ise pazar yerine alışverişe gelen vatandaşlarla sohbet etti. İlçedeki pazaryerlerinin ve esnafın daha da gelişmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini vurgulayan Başkan Balaban, "Halkımızın refahı ve ilçemizin kalkınması için var gücümüzle çalışıyoruz. Esnafımızın sorunları bizim sorunlarımızdır. Onların işlerini kolaylaştıracak, pazaryerinin daha da canlanmasını sağlayacak adımları atmaya devam edeceğiz" dedi. Esnaf ve vatandaşlar ise başkanın sahada olmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, belediyenin hizmetlerinden duydukları memnuniyeti ifade ettiler.
Ankara Emekli Memur-Sen Başkanı Ali Küçükkösen: “Emekli hak ettiği şekilde yaşamaya devam etmelidir” Emekli Memur-Sen Başkanı Ali Küçükkösen, “Olması gereken hak ve kazanımlar, en kısa zamanda yerine getirilip, emekli hak ettiği şekilde yaşamaya devam etmelidir” dedi. Emekli Memur-Sen Başkanı Ali Küçükkösen, TÜİK’in açıkladığı verilere göre, memur emeklilerine yüzde 19,31, işçi ve Bağ-Kur emeklilerine ise yüzde 24,73 oranında artış yapılacağını, ancak en düşük emekli aylığı olan 10 bin TL’nin artırılmaması halinde, bu oranlardan daha azı emekli aylıklarına yansıyacağını söyledi. Küçükkösen, ayrıca, en düşük kamu görevlisi emeklisi aylığı 17 bin 585 lira, en düşük memur maaşı ise 36 bin 460 TL olacağının altını çizdi. Küçükkösen; "Bu durum, en düşük görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki farkın yüzde 50’yi aşmış olduğunu gösteriyor. Bu adil olmayan dağılım ve olması gereken hak ve kazanımlar, en kısa zamanda yerine getirilip, Emekli hak ettiği şekilde yaşamaya devam etmelidir. Bu söz verilen yıldan beklentimiz; emekli belini doğrultamaz halde yaşamaya mahkum edilmemeli, milli ve adaletli hamlelerle şahlanıp ayağa kalkmalıdır" ifadelerini kullandı. "Emekli maaşı açlık sınırının altında kaldı" Türkiye’de hızla artan enflasyon oranlarının emekli maaşlarının reel değerini ciddi şekilde düşürdüğünü söyleyen Küçükkösen, "Düşük emekli maaşı ile açlık sınırı arasındaki fark giderek açılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, açlık sınırı 2023 yılı itibarıyla 10 bin lirayı aşmış durumda. Bu, en düşük emekli maaşının dahi açlık sınırının altında kaldığını gösteriyor. Enflasyonun etkisiyle gıda, enerji ve barınma gibi temel ihtiyaçlara yapılan harcamalar hızla artarken, sabit gelirli emeklilerin yaşam standartları ciddi biçimde düşüyor" açıklamasında bulundu. “Emekliler zor durumda” Yüksek enflasyon oranları ve düşük emekli maaşları, emeklileri ekonomik olarak zor durumda bıraktığını dile getiren Küçükkösen, “Pek çok emekli, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, sağlık hizmetlerine erişim ve sosyal faaliyetler gibi yaşam kalitesini artırıcı unsurlardan mahrum kalıyor. Emeklilerin bu şartlar altında geçim mücadelesi vermesi, onları hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpratıyor. 1’inci Dereceye 3600 Ek Göstergeyi en kısa zamanda hayata geçirilmeli ki; böylece Emekliler Yılı’na yakışır düzenlemeler yapılmış ve sorunlarımızın bir kısmı çözülmüş olur” şeklinde konuştu. "Emekleme yılı olmasın" Emekliler yılı olarak lanse edilen 2024 yılının emeklilerin ekonomik olarak daha da zorlandığı bir yıl olduğunu vurgulayan Küçükkösen, “Enflasyon oranlarının yüksekliği ve emekli maaşlarındaki yetersiz artışlar, emeklilerin yaşam standartlarını olumsuz etkiliyor. Bu durum, emeklilerin sadece geçimlerini sağlamakta değil, aynı zamanda insanca yaşama hakkını elde etmekte de zorlandığını gözler önüne seriyor. Bizler Emekçiyiz, Emekli denilerek, emeklenmeye mahkum edilmek istemiyoruz” diye konuştu.