POLİTİKA - 04 Eylül 2025 Perşembe 11:56

MSB Kaynakları: "SDG terör örgütü, Suriye ordusuna entegrasyon sürecine uymalı"

A
A
A
MSB Kaynakları: "SDG terör örgütü, Suriye ordusuna entegrasyon sürecine uymalı"

Milli Savunma Bakanlığı Kaynakları tarafından, "SDG terör örgütü, Suriye ordusuna entegrasyon sürecine uymalı, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne zarar verecek her türlü eylem ve söylemden vazgeçmelidir" denildi.

Milli Savunma Bakanlığı Kaynakları, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) yönelik yapılan dezenformasyon çabalarıyla ilgili şunları söyledi:

"Basında ve sosyal medyada; Cumhuriyetimizin kurucusu, Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir’de, 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle düzenlenen törende yapay zeka ürünü fotoğraflarla generallerin arandığı, törene katılmak üzere aileleriyle birlikte gelen askeri personelin içeri alınmadığı iddiaları ve 2019 yılında bir televizyon kanalında yayınlanmasının ardından Bakanlığımız ve şahsi olarak general ve amirallerimiz tarafından derhal suç duyurusunda bulunulan ve dava süreci devam eden görüntülerin tekrar dolaşıma sokulması, Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik itibarsızlaştırma ve sistematik bir dezenformasyon çabasıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik gerçek olmayan veya yıllar önce dava konusu olmuş konuların tekrar gündeme getirilmesi suretiyle yapılan algı operasyonları sadece ordumuzu değil, aynı zamanda devletimizin güvenliğini ve milletimizin birliğini hedef almaktadır. Sosyal medya her geçen gün kirlenmekte ve tehlikeli bir hal almaktadır. Halkımız sosyal medya üzerinden yapılan veya yapılmaya çalışılan algı oyunlarına karşı dikkatli ve ihtiyatlı olmalıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; anayasa ve yasalarla kendisine tevdi edilen görevleri, milli güvenliğimizin teminatı olarak, büyük bir azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir."

"NATO makamları olay sonrası NATO raporlaşma usulleri aracılığıyla bilgilendirilmiştir"

Bakanlık kaynakları, Türkiye’ye ait 2 adet F-16 savaş uçağının, Rodos ile Meis arasında uçuş planı sunmadan hareket ederek Atina FIR hattını ihlal ettiğine yönelik Yunan basınında yer alan haberlerle ilgili, şu ifadeleri kullandı:

"Ege ve Doğu Akdeniz’in uluslararası hava sahasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait uçaklar ile yıllardır deniz üzerinde düzensiz göçle mücadele ve tanımlanmış deniz resminin oluşturulması kapsamında Deniz Karakol uçuşları gerçekleştirilmektedir. Bu uçuşlar milli olduğu kadar NATO kapsamında icra edilmektedir. Bahse konu olay gününde de her zaman olduğu gibi Türk P-72 tipindeki Deniz Karakol Uçağı NATO (Associated Support) uçuşu olarak hem NATO hem de Yunanistan makamlarının bilgisi içerisinde görevini icra etmiştir. Buna rağmen Yunanistan tarafından bu silahsız uçağımıza Girit/Kastellion meydanından silahlı 2 adet F-16 uçağı ile reaksiyon gösterilmiş ve önleme yapılmıştır. Bu reaksiyona ilave olarak, Silahsız Deniz Karakol Uçağımızın uçuş emniyeti ihlal edilmiş ve uçağımız tehlikeli duruma sokularak taciz edilmiştir. Bu durum karşısında Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ait Ani Reaksiyon uçaklarımız tarafından, itidalli duruşumuz korunarak, istenmeyen olayların olmaması amacıyla uçaklar arasında gerekli ayrım sağlanmıştır. NATO makamları olay sonrası NATO raporlaşma usulleri aracılığıyla bilgilendirilmiştir. Bu olayın Yunanistan’ın son dönemde gerek söylemde gerek sahada attığı gerginliği artırıcı adımlarının yeni bir örneğini teşkil ettiği ve iki ülke arasında imzalanan 2023 tarihli Atina Bildirgesinin lafzı ve ruhuna aykırı olduğu değerlendirilmektedir. Türkiye olarak uzlaşmadan yana ve yapıcı yaklaşımımızı devam ettireceğiz. Amacımız bölgemizdeki olumlu atmosferin muhafaza edilmesi olup bu yöndeki çabalarımızı sürdüreceğimizi vurgulamak isteriz."

Suriye’de son durum

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’deki son duruma ilişkin sorular üzerine şu bilgileri paylaştı:

"SDG terör örgütünün silahsızlanma ve Suriye devletine entegrasyon taahhütlerini yerine getirmemesi Suriye’nin birlik ve bütünlüğü ile ulusal güvenliğimize tehdit oluşturmaktadır. Türkiye olarak bu konudaki hassasiyetlerimiz nettir. SDG terör örgütünün süreci sabote eden tavırlarına izin vermeyeceğimiz ve Suriye’nin yeni yönetimiyle iş birliği içinde terörle mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimiz defalarca belirtilmiştir. SDG terör örgütü, Suriye ordusuna entegrasyon sürecine uymalı, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne zarar verecek her türlü eylem ve söylemden vazgeçmelidir. Türkiye bu sürecin takipçisi olmaya devam edecek ve gerektiğinde hem kendi güvenliği hem de Suriye’nin istikrarına katkı sağlamak için Suriye’ye her türlü desteği verecektir."

Ece Nur Öztürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Milas Veteriner Fakültesi’nde ‘Ailem benim her şeyim’ paneli Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi, toplumsal bilinci artırmaya yönelik çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Fakülte bünyesinde düzenlenen ‘Ailem Benim Her Şeyim’ başlıklı panel, öğrencilerin yoğun katılımı ve ilgisiyle gerçekleştirildi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı, ailenin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak, gençleri bağımlılık gibi modern çağın en büyük tehditlerine karşı korumanın önemine değindi. Etkinliğe ayrıca Milas Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Çeken de katılım sağladı. Bağımlılıkla mücadele ve ailenin gücü masaya yatırıldı Panelde, alanında uzman isimler hem ailenin önemini, hem de bağımlılıkla mücadelenin hayati yollarını dinleyicilerle paylaştı: Muğla Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Demir, konuşmasında aile bağlarının güçlü olmasının bireyi dış dünyadaki tehlikelerden nasıl koruduğunu anlattı. Bağımlılık yapıcı maddelerin insan sağlığı, psikolojisi ve sosyal hayatı üzerindeki yıkıcı zararlarına dikkat çekti. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla Şube Başkanı Abdullah Şenol Şengür ise Yeşilay’ın tarihi kökenleri, kuruluşu, yürüttüğü ulusal ve uluslararası faaliyetler ile gelecek hedefleri hakkında detaylı bir sunum yaptı. Şengür, bağımlılıkla mücadelede kritik bir rol oynayan YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi) modelini tanıtarak, bağımlılık tedavisinde ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı olarak verilen destek mekanizmalarını anlattı. Milas Veteriner Fakültesi Morfoloji Binasında gerçekleştirilen panele, öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Sunumların ardından soru-cevap bölümüne geçilirken, öğrencilerin bağımlılıkla mücadele ve toplumsal farkındalık konularındaki soruları paneli interaktif bir havaya taşıdı. Etkinliğin sonunda, katkılarından dolayı konuşmacılara Dekan Prof. Dr. Artay Yağcı tarafından teşekkür plaketleri verilirken, tüm katılımcı öğrencilere günün anısına Yeşilay tişörtleri dağıtıldı.
Tokat Başkan Yazıcıoğlu: "(Yıkılan köprü) DSİ standartlarına uygun bir köprü değildi" Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, son günlerde etkili olan yağışların ardından debisi yükselen Yeşilırmak’ta taşkın riski nedeniyle yıkımı başlatılan Çedaş Köprüsü’nde incelemelerde bulundu. Yeşilırmak’taki su seviyesinin kritik noktaya ulaşmasının ardından bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, taşkın riski nedeniyle şehir merkezinde bulunan Çedaş Köprüsü’nün yıkılmasına önceki gün başlandı. Tokat Belediye başkanı Mehmet Kemer Yazıcıoğlu yıkım çalışmalarını yerinde inceledi. Muhtemel taşkın riskine karşı gerekli tedbirlerin alındığını söyleyen Başkan Yazıcıoğlu; "Malum biliyorsunuz Tokat’ta ve Tokat’ta yakın lokasyonlarda ciddi anlamda bir özellikle sel felaketi yaşanması tahmin ediliyor. Turhal, Niksar ve Erbaa’da da sel felaketi yaşandı. Tokat merkezde de biliyorsunuz dolusavak dediğimiz Almus Barajı artık taşmak üzere, söylenen bilgiler bu şekilde. 40 santim civarında bir şeyin kaldığı söyleniyor. Malum bu dolusavak taştığı andan itibaren Tokat merkeze de 6 saat içerisinde ulaşması düşünülüyor. Tabii bilgiler malum Devlet Su İşleri tarafından da bize iletilen bilgiler. İşte 6-6,5 saat civarında ulaşacağı söylendiği için malum biz ÇEDAŞ köprüsü’nü kaldırmak durumunda kaldık. Tabii bunu kaldırırken de Devlet Su İşleri, İl Özel İdaresi ve Tokat Belediyesi üçümüz istişare ettikten sonra karar verildi. Malum burası Devlet Su İşleri’ne uygun bir köprü değildi. Toplamda alt tabandan yukarı doğru en alt kısmı iki metre civarında. İster istemez bu sıkıntıyı bertaraf etmek bakımından bunu kaldırmak zorundaydık. Arkadaşlar dün itibaren zaten köprülerin yıkımına başladılar. İnşallah bu akşama doğru tamamını yıkmayı planlıyoruz. Sonrasında da zaten yapılacak toplantı neticesinde de ki büyük bir ihtimal 11.30 gibi tekrar bir koordinasyon merkezinde toplantı gerçekleştirecek. Tokat merkezle alakalı da sadece bu lokasyon değil yaşanabilecek diğer kötü senaryolara da belediye olarak hazırlıkklıyız. Vatandaşlarımız şimdilik bir endişe etmesinler. Ama geçmiş olsun diliyorum. En kısa sürede inşallah bu sıkıntıyı bertaraf etmiş oluruz umuduyla dua ediyoruz" dedi.
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.