GÜNDEM - 22 Ocak 2026 Perşembe 12:06

MSB: "Süleyman Şah Türbesi’ne ilişkin gerekli adımlar atılacak"

A
A
A

Milli Savunma Bakanlığı, Suriye hükümetinin Halep’ten başlayarak terörle mücadele operasyonları yürüttüğünü, SDG’nin mutabakatlara koşulsuz uymasının kalıcı istikrar açısından kritik olduğunu bildirdi. Bakanlık, ayrıca Nusaybin hududunda bayrağa yönelik saldırının organize bir provokasyon olduğunu vurguladı.

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Son bir hafta içerisinde 3 PKK’lı teröristin teslim olduğunu belirten Tuğamiral Aktürk, kalıcı güvenliğin tesis edilmesi amacıyla sınırlarda ve sınır ötesinde mayın, el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarının kesintisiz şekilde sürdürüldüğünü söyledi. Son bir haftada 5 kilometre uzunluğunda tünelin imha edildiğini aktaran Aktürk, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Ayrıca son bir haftada imha edilen 5 kilometre tünelle birlikte Münbiç’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 93’ü (450 km) başarıyla imha edilmiş, böylece Suriye harekât alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 752 (Tel Rıfat 302/Menbic 450) kilometre olmuştur" ifadelerini kullandı.

Zorlu iklim ve arazi şartlarında tesis edilen kademeli güvenlik sistemi ile uluslararası standartlarda korunan hudutlarda yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, "Hafta boyunca 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere 124 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 346 olmuş, engellenen bin 976 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 3 bin 528’e ulaşmıştır" şeklinde konuştu.

Aktürk, ülkenin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunu parçalamak, hudutların ve bölge halkının güvenliğini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekâtı’nın 8’inci yıl dönümü olduğunu da hatırlatarak, aziz şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını, kahraman gazilere sağlık ve esenlik dilediklerini ifade etti.

MSB:

Kara Ocak şehitleri anıldı

20 Ocak 1990’da Azerbaycan’da yaşanan ve "Kara Ocak" olarak anılan katliamda şehit edilenlerin de anıldığını belirten Aktürk, Türkiye’nin "tek millet, iki devlet" anlayışıyla Azerbaycanlı kardeşleriyle bir ve beraber olmaya devam edeceğini vurguladı.

Uluslararası görev ve tezkereler

NATO Kosova Gücü (KFOR) ihtiyat birliği rotasyon planlaması kapsamında görev yapan Türk birliğinin 1 Ekim 2025’te başladığı görevini İtalya’ya devrettiğini aktaran Aktürk, birliğin geri intikalinin 18 Ocak’ta tamamlandığını bildirdi. Bu kapsamda Türkiye, İtalya ve Çokuluslu Tabur tarafından dönüşümlü olarak icra edilen görev kuvvetlerinin harekât alanında görevlendirilmesi uygulamasının sona erdiğini ifade eden Aktürk, taburun bir sonraki görevini Kosova’ya gitmeden Türkiye’de icra edeceğini kaydetti. Aktürk ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 20 Ocak’ta yapılan oylama ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu ve terörizmle mücadele kapsamındaki görev süresinin 10 Şubat 2026’dan itibaren 1 yıl uzatılmasına ilişkin tezkerenin kabul edildiğini söyledi. Aktürk, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu bünyesinde oluşturulan "Sınır Güvenliği Müşterek Teknik Koordinasyon" ekibinin 26-31 Ocak tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret edeceğini de bildirdi. Gazze Planı’nın ikinci aşamasına geçilmesi, Gazze Şeridi’nin idaresini üstlenecek Filistinli Teknokrat Komitenin kurulması ve barış mekanizmalarının tesisine yönelik çabaların memnuniyet verici olduğunu belirten Aktürk, "Gazze’de kalıcı barışın tesisi ve bölgede istikrarın temini için İsrail’in tüm bu çabalara ve anlaşmalara uygun hareket etmesi, ateşkes ihlallerinden vazgeçmesi, insani yardımları sekteye uğratmaması ve uluslararası toplumun ise bunun takipçisi olması gerekliliği önemini korumaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Güler’in temasları

Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in 16 Ocak’ta ABD’nin Ankara Büyükelçisi’ni kabul ettiğini, 17 Ocak’ta ise komuta kademesiyle birlikte Hava Kuvvetleri Komutanlığında icra edilen yıllık değerlendirme toplantısına katıldığını aktardı. 19 Ocak’ta Özbekistan Savunma Bakanı ile bir araya gelen Bakan Güler’in "Askeri Sağlık Alanında Eğitim ve İş Birliği Protokolü" ile "2026 Yılı Askeri İş Birliği Uygulama Planı"nı imzaladığını belirten Aktürk, 20 Ocak’ta ABD Savaş Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma konularının ele alındığı bir telefon görüşmesi gerçekleştirildiğini kaydetti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak’ın 21-22 Ocak’ta Belçika’da düzenlenen NATO Askerî Komite Toplantısı’na katıldığını ifade eden Aktürk, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu’nun ise Typhoon uçağı tedariği kapsamında İngiltere ve Katar Hava Kuvvetleri Komutanları ile Katar’da üçlü görüşme yaptığını bildirdi.

Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ’nin Doha’da düzenlenen DIMDEX 2026 ile ABD’de gerçekleştirilen Shot Show 2026 fuarlarına katıldığını belirten Aktürk, şirketin Katar merkezli Barzan Holding ile imzaladığı mutabakat zaptı kapsamında TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’nin ilk ihracat başarısına ulaştığını söyledi. ASFAT AŞ ana yükleniciliğinde yürütülen Pakistan MİLGEM Projesi kapsamında BADR korvetinin deniz kabul testlerinin 19 Ocak’ta Karaçi’de başladığını aktaran Aktürk, aynı gün AKHİSAR ve KOÇHİSAR açık deniz karakol gemilerinin Marmara Denizi’nde test seyrine çıktığını kaydetti. Aktürk, 2026 yılı bedelli askerlik hizmetine ilişkin de şu ifadelere yer verdi:

"Bedelli askerlik hizmeti kapsamında 2026 yılında silahaltına alınacak yükümlülerin sınıflandırma sonuçları bugün (22 Ocak) itibarıyla açıklanmıştır. Sonuçlar e-Devlet kapısından, askerlik şubelerinden ve MSB Mobil uygulamasından öğrenilebilecektir."

MSB:

Suriye’de terörle mücadele operasyonları

Milli Savunma Bakanlığı, Suriye’deki güvenlik gelişmeleri, hudut hattında yaşanan olaylar ve uluslararası askerî temaslara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakanlığın açıklamasında, Suriye hükümetinin Halep’ten başlayarak diğer bölgelere uzanan bir hatta terörle mücadele operasyonları icra ettiği belirtildi. Operasyonların amacının kamu düzenini tesis etmek ve vatandaşların can güvenliğini sağlamak olduğu vurgulandı. Bu kapsamda SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak mutabakatlarına koşulsuz şekilde uyarak entegrasyon sürecini başlatmasının Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanması açısından kritik önemde olduğu ifade edildi. Açıklamada, Türkiye’nin "tek devlet, tek ordu" ilkesi doğrultusunda Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde terör örgütleriyle mücadelesine ve savunma kapasitesinin artırılmasına desteğini sürdüreceği kaydedildi.

"Bayrağımıza yönelik saldırı, milletimizin hassasiyetlerini hedef alan organize bir provokasyondur"

Bakanlık, Nusaybin hudut hattında Türk bayrağına yönelik saldırıya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Nusaybin’de bir grup terör örgütü sempatizanı tarafından yasa dışı sınır geçiş teşebbüsü ve eski gümrük sahasında bulunan bayrağımıza yönelik saldırı, milletimizin hassasiyetlerini hedef alan organize bir provokasyondur. Devletimizin ilgili kurumları tarafından olayın failleri tespit edilmiş olup, gereği yapılmaktadır. Ayrıca yaşanan her olayda olduğu gibi bu olaya da ilişkin idari tahkikat derhal başlatılmıştır."

Hava Kuvvetleri Komutanının Katar ziyareti

Açıklamada, Hava Kuvvetleri Komutanının 18-19 Ocak tarihlerinde Katar’a ziyaret gerçekleştirdiği belirtildi. Typhoon uçaklarının tedarik sürecinin ele alındığı görüşmelerin Katar Hava Kuvvetleri Komutanının ev sahipliğinde ve Birleşik Krallık Hava Kuvvetleri Komutanının katılımıyla üçlü formatta yapıldığı aktarıldı. Toplantıda uçakların tedariki öncesindeki eğitim süreçleri ile atılması gereken diğer adımların ele alındığı, görüşmelerin olumlu şekilde devam ettiği bildirildi.

"Süleyman Şah Türbesi’ne ilişkin gerekli adımların atılacak"

Suriye’de devam eden gelişmelerin yakından takip edildiği belirtilen açıklamada, "Sahada uygun koşulların oluşması durumunda Süleyman Şah Türbesi’ne ilişkin gerekli adımlar atılacak" ifadelerine yer verildi.

DEAŞ kampları ve hapishaneler

Açıklamada, Suriye’de DEAŞ teröristlerinin bulunduğu hapishane ve kamplara ilişkin olarak Suriye makamlarının Türkiye’den resmi bir talebinin bulunmadığı bildirildi.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.