TEKNOLOJİ - 08 Şubat 2026 Pazar 11:45

Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt

A
A
A
Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt

Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, artan jeopolitik gerilimlerin balistik seramiğe talebi hızla artırdığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda küresel ölçekte kritik bir tedarikçi konumuna yükseldiğini söyledi.


Artan küresel güvenlik riskleri ve jeopolitik gerilimler, balistik koruma sistemlerine yönelik talebi hızla artırırken, ileri teknik seramiklerdeki arz sıkıntısı ülkeleri alternatif tedarik kaynaklarına yönlendiriyor.


Artan tehdit seviyeleri balistik seramiği stratejik hale getirdi


Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yüksek tehdit seviyelerinin olduğu dönemlerde balistik seramiğin stratejik öneminin daha da arttığını söyledi. Dinçer, "Gerginliğin bu kadar yükseldiği bir ortamda tehdit seviyelerinin yüksek olması çok normal. Bu tehdit seviyelerini karşılayabilmek için seramiğe ihtiyaç var. Ancak dünyanın seramik arzı bu talepleri karşılama konusunda zayıf kalıyor" dedi.


İleri teknik balistik seramikte entegre üretim kabiliyeti


Nurol Teknoloji’nin ileri teknik balistik seramik üreticisi olduğunu vurgulayan Dinçer, alümina, silisyum karbür ve bor karbür seramiklerinin şirket bünyesinde üretilebildiğini belirtti.


Almanya’da satın alınan Industrie Keramik Hochrhein firmasıyla birlikte ileri teknik seramik tozları üretiminde de yetkinlik kazanıldığını ifade eden Dinçer, "Artık sadece seramik değil, seramiğin tozunu da üreten bir firma konumundayız" diye konuştu.


"Ezber bozuyoruz, balistik toz reçetelerini yeniden yazıyoruz"


Bu entegrasyonun yeni ürünlerin önünü açtığını belirten Dinçer, "Balistik seramik alanında bugüne kadar yapılmış ürünlerin ötesine geçebiliyoruz. Balistik tozların reçetelerini yeniden şekillendiriyoruz. Kendi balistik tecrübemizi, Industrie Keramik Hochrhein’in toz üretim tecrübesiyle birleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.


Hibrit seramiklerle daha hafif zırhlar


Dinçer, bor karbür ve silisyum karbürün harmanlandığı hibrit seramiklerin farklı oranlarda geliştirildiğini, özellikle 60’a 40 hibrit seramiğin pazara sunulduğunu belirterek, bu ürünlerin müşteriler tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandığını söyledi.


Bu sayede daha hafif ve çoklu atışa daha dayanıklı zırhların üretilebildiğini kaydeden Dinçer, "Biz daha hafif seramikler üretebiliyoruz, müşterilerimiz de daha hafif zırhlar geliştirebiliyor" dedi.


Yüzde 100 bor karbür seramik için geri sayım


Nurol Teknoloji’nin seramik Ar-Ge çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü vurgulayan Dinçer, çok yakında yüzde 100 bor karbür seramiğe ilişkin yeni bir ürünün müjdesini vermeyi hedeflediklerini söyledi.


"Birçok ülke üretimini dışarıyla paylaşmıyor"


Dinçer, birçok ülkenin balistik seramik üretimini kendi ihtiyaçlarını karşılayacak seviyede tuttuğunu ya da üretim fazlasını paylaşmadığını belirterek, "En yüksek koruma seviyesine sahip, çok hafif zırh ihtiyacınız varsa, bunu temin edebileceğiniz seçenekler çok sınırlı. Bu noktada Türkiye öne çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu.


Yıllık en az 100 bin bor karbür seramik üretim kapasitesi


Türkiye’nin güvenlik güçlerinin bor karbür seramikli zırhlar kullandığını belirten Dinçer, üretim hatlarının aktif şekilde çalıştığına dikkati çekti. Bor karbür seramik üreten ABD ve İsrail’in zırhlarını diğer ülkelere çok fazla ihracat yapmadığını aktaran Dinçer, "Gerek madde konusunda gerek seramikler konusunda genelde kendi ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretiyorlar ya da daha fazlasını üretiyorlarsa da çok fazla dışarı ile paylaşmıyorlar. Dolayısıyla da sizin eğer en yüksek koruma seviyeli, çoklu atışa en çok dayanıma olan, hele de böyle bir ortamda ihtiyaca binaen çok hafif zırhlar ihtiyacınız varsa, bunu yapabileceğiniz, alabileceğiniz, bu seramikleri alabileceğiniz aslında tek bir tane seçeneğiniz kalıyor. Bu da Türkiye. Bu anlamda da Nurol Teknoloji çok büyük bir kapasiteye sahip. Bir senede en az 100 bin adet bor karbür seramik üretebilir durumdayız ve de bu kapasitemizi dolduruyoruz" şeklinde konuştu.


Türkiye’nin balistik koruma ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini karşılayan Nurol Teknoloji, Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları, jandarma, emniyet ve diğer güvenlik kurumlarının ihtiyaçlarını, en hafif ve en yüksek koruma seviyesine sahip ürünlerle karşılıyor.


Balistik zırhları yurt dışında da yoğun talep gören Nurol Teknoloji, personel koruma çözümlerinin yanı sıra araç koruma ve platform koruma alanlarında da geniş bir ürün portföyüyle hizmet veriyor.


Zırhlar ilk darbeyi sahada değil, bilgisayarda görüyor


Balistik sektörde test odaklı yaklaşımın maliyetli olduğuna dikkat çeken Dinçer, Nurol Teknoloji’nin simülasyon tabanlı bir Ar-Ge altyapısı kurduğunu anlattı.


Malzemelerin kapsamlı şekilde karakterize edildiğini, gerçek test sonuçlarıyla simülasyon verilerinin karşılaştırıldığını belirten Dinçer, "Şu anda simülasyon altyapımız gerçek testlerle yüzde 95’in üzerinde örtüşüyor" dedi.


Simülasyon altyapısı üretim süreçlerine de yön veriyor


Simülasyon altyapısı ile hem mühendislik hem malzemeden hem zamandan tasarruf ettiklerini dile getiren Dinçer, ürünlerini daha hızlı bir şekilde müşterilerine ulaştırdıklarını kaydetti. Bu altyapının yalnızca ürün tasarımında değil, seramik üretim proseslerinde de aktif olarak kullanıldığını belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı:


"Üstelik bu analiz simülasyon altyapımızı kurduktan sonra sadece zırh tarafında değil, seramik tarafında da kullanıyoruz. Biz şu anda bir seramiğimizi tüm basım kriterleri, uygulanması gereken basınçtan tutun, aslında nasıl bir geometride bir kalıp yapılmasına kadar her şeyi simülasyonda önceden görüyoruz. Daha sonra ona göre üretimlerimizi yapıyoruz. Dolayısıyla hem ürün hem proses değiştirme anlamında çok aktif bir şekilde kullanıyoruz."


Avrupa’da alımlar binlerden on binlere çıktı


Nurol Teknoloji’nin ihracatının ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika’ya yapıldığını ifade eden Dinçer, özellikle Avrupa pazarında ciddi bir artış yaşandığını dile getirerek "Artık bizim barış bölgeleri dediğimiz bölgelerde de çok ciddi ihtiyaçlar ortaya çıktı. Biz görüyoruz aktif olarak. Nurol Teknoloji’nin ihracatları çok yoğunluklu Avrupa ve Amerika tarafında. Özellikle Avrupa tarafındaki artışlar kayda değer. Eskiden binler mertebesinde olan alımlar artık birkaç on binler mertebelerine çıkmış durumda. Bir kere de bunları yapamadıkları için genelde dört senelik beş senelik alımlar şeklinde devam ediyor. Bu tek bir ülkeyle de sınırlı değil. Tüm Avrupa ülkeleri artık bu noktaya geldi. Bizim de ihraç rakamlarımıza yansıyor" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağa’da Türk Halk Müziği rüzgârı esti Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) Türk Halk Müziği Korosu (THM), Anadolu’nun farklı bölgelerinden seçilen birbirinden güzel eserlerle sahne alarak izleyenlere sanat dolu bir gece yaşattı. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Görevlisi ve ASEV Türk Halk Müziği Eğitmeni Dr. Ali Hikmet Gökçen yönetimindeki dev koro, profesyonel enstrüman ekibinin eşliğinde sergiledikleri sahne performanslarıyla büyük beğeni topladı. Türk Halk Müziği eserlerinin yanı sıra Azerbaycan halk müziğinden seçkilere de yer verilen konserde 22 parça, solo ve koro performanslarla seslendirildi. Konser sırasında sahneye davet edilen Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, Şefi Ali Hikmet Gökçen’e teşekkür çiçeği takdim etti. Ardından yaptığı konuşmasında koristlere, saz sanatçılarına, Şef Ali Hikmet Gökçen’e ve geceye katılan tüm sanatseverlere teşekkürlerini iletti. ASEV THM Korosu yeni konserlere hazırlanıyor Final performansı öncesinde konuşan Şef Ali Hikmet Gökçen, emeği geçenlere teşekkür ederek koronun yeni konser programlarını da duyurdu. Gökçen, "Ekim ayından bu yana sizler için hazırladığımız bir konserdi. Yaza kadar yeni konserlerimiz olacak, hepinizi bekliyoruz. Başta Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar olmak üzere, Aliağa Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu akşam buradaki kalabalık, belediyemizin doğru ve akılcı kültür çalışmaları sayesindedir. Bizleri yalnız bırakmayan herkese arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum" dedi. Aliağa sanatseverleri buluşturan konser büyük alkış aldı "Felek Şad Olacak Günün Görmedim" ve "Ötme Bülbül Ötme" eserleriyle başlayan ve yaklaşık iki saat süren THM konseri, "Kavurma Koydum Tasa" ve "Sabunu Koydum Leğene" isimli eserlerle coşkulu bir final yaptı. Konser sırasında eserlere eşlik eden yöresel dans performansları ise izleyicilerden büyük alkış aldı.
İstanbul Nuri Şahin: "Beşiktaş maçı, nerede olduğumuzu görebileceğimiz bir maç olacak" RAMS Başakşehir Teknik Direktörü Nuri Şahin, gelecek hafta Beşiktaş ile oynayacakları maçla ilgili, "Bizim için kendimizi en yüksek seviyede test edebileceğimiz, nerede olduğumuzu görebileceğimiz bir maç olacak" dedi. Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında RAMS Başakşehir, deplasmanda Eyüpspor’u 2-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan RAMS Başakşehir Teknik Direktörü Nuri Şahin, "Hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. İyi oynadık, iyi başladık. İlk yarıda ikinci golü bulamasak da Rize maçından ders çıkardığımızı düşünüyorum. Oyuncular durmadan atak yapmaya ve 3. bölgede oynamaya çalıştı. Hem ceza sahasında topla buluşma, hem de şut atma konusunda gayet iyi bir takım olduk. 2. yarıda 2-0’ı bulduk. Hak ettiğimiz bir galibiyet aldığımızı düşünüyorum. Sadece son dakika yediğimiz gol biraz üzdü" ifadelerini kullandı. İstediğimiz seviyeye yaklaştığımızı düşünüyorum" Ligde yakalanan 8 maçlık namağlup seriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Şahin, "Gayet iyi oynuyoruz. Benim gözümde bu bir sürecin getirdiği bir şey oldu. İlk haftalarda alamadığımız galibiyetler biraz fazla oldu ama oyunun oturması için devam ettik. İyi oynuyoruz. Kesinlikle daha iyi oynayabiliriz. İstediğimiz seviyeye yaklaştığımızı düşünüyorum. Bunlar çok hak ederek aldığımız puanlar" diye konuştu. "Beşiktaş maçı, nerede olduğumuzu görebileceğimiz bir maç olacak" Gelecek hafta iç sahada Beşiktaş ile oynayacakları maça da değinen Şahin, "Haftaya da çok değerli ve büyük bir takıma karşı oynayacağız. Şu anda 6 puan önümüzdeler. Umarım güzel maç olur. Bizim için kendimizi en yüksek seviyede test edebileceğimiz, nerede olduğumuzu görebileceğimiz bir maç olacak. Kendi sahamızda oynuyoruz. Umarım güzel bir maç olur. Biz 3 puanı alırız" şeklinde konuştu.
Samsun Samsun’da 600 yıllık belleme geleneği ve Tahtaköprü kilimi dokumacılığı yaşatılıyor Samsun’un Vezirköprü ilçesinde kadınlar, Osmanlı dönemine uzanan yaklaşık 600 yıllık belleme geleneği ile dokumacılık kültürünü yaşatıyor. Vezirköprü ilçesi Sarıdibek Mahallesi’nde kırmızı, mavi, sarı, pembe ve yeşil renklerde çiçekli desenlere sahip geleneksel kıyafetlerini giyen kadınlar, belleme geleneği ile birlikte aynı zamanda ’cicim’ adı verilen dokuma tekniğiyle coğrafi işaretli Tahtaköprü kilimi başta olmak üzere çeşitli yöresel dokuma ürünleri üretiyor. Vezirköprü Halk Eğitim Merkezi tarafından Tahtaköprü ve Sarıdibek mahallelerinde açılan dokuma kursları bölge halkından yoğun ilgi görüyor. Kurslar hem dokumacılık sanatının yaşatılmasına katkı sağlıyor, hem de özellikle genç kızlar için önemli bir gelir kapısı oluşturuyor. Tarihi köklere dayanan belleme geleneği ile Vezirköprü’nün dokumacılık kültürünün en önemli örneklerinden biri olan Tahtaköprü kiliminin bugüne taşınmasında emek veren Sarıdibekli kadınlar, Halk Eğitim Merkezi öğreticileri ve kursiyerler takdir topluyor. Kadınlar, Samsun Şehit Ömer Halisdemir Salonu’nda düzenlenen Samsun Coğrafi İşaretli Ürünler Sergisine katılarak belleme geleneği ve Tahtaköprü kilimi dokumacılığı hakkında Vali Orhan Tavlı ile ziyaretçilere bilgi verdi. Öte yandan, Kalkınma Ajansları tarafından Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen "Anadoludakiler Projesi" kapsamında 2026 yılı çalışma teması ‘Yerel Ürünleri Ticarileştirme’ olarak belirlendi. Bu doğrultuda Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın, dokumacılık da dahil olmak üzere bölgedeki yöresel ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlarda ticarileştirilmesine yönelik nitelikli ve sürdürülebilir faaliyetler yürütmesi hedefleniyor. Samsun Valiliği koordinasyonunda, kentteki coğrafi işaretli ürün sayısının 17’den 55’e çıkarılması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
İstanbul Galatasaray’da 2 değişiklik Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, ligde son oynadıkları Kayserispor maçının 11’ine göre Çaykur Rizespor karşısında 2 değişiklikle sahaya çıktı. Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında Galatasaray deplasmanda Çaykur Rizespor ile karşı karşıya geliyor. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, ligde son oynadıkları Kayserispor maçının 11’ine göre Rize ekibi karşısında 2 değişiklik yaptı. Buruk; Eren Elmalı ve Mario Lemina’nın yerine Ismail Jakobs ve Barış Alper Yılmaz’a görev verdi. Okan Buruk, hafta içinde Trendyol 1. Lig ekiplerinden İstanbulspor ile yaptıkları Ziraat Türkiye Kupası mücadelesinde ise rotasyona giderek, birçok oyuncusunu dinlendirmişti. Sarı-kırmızılılarda Mario Lemina sarı kart cezasından, Leroy Sane ve Arda Ünyay da sakatlıklarından dolayı kadroda yer almadı. Yeni transferler ilk kez kadroda Galatasaray’ın yeni transferleri Sacha Boey, Renato Nhaga ve Can Armando Güner, Rizespor karşılaşmasında yedek kulübesinde bekledi. Üç futbolcu da böylece ilk kez kadroda yer aldı. Galatasaray’ın 11’i Sarı-kırmızılılar mücadeleye; Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira, Gabriel Sara, Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz, Noa Lang ve Victor Osimhen 11’i ile başladı. Yedeklerde ise Günay Güvenç, Mauro Icardi, Eren Elmalı, İlkay Gündoğan, Yaser Asprilla, Kaan Ayhan, Can Armando Güner, Renato Nhaga, Wilfried Singo ve Sacha Boey bekledi.