ASAYİŞ - 20 Şubat 2024 Salı 16:54

Okul arkadaşının bıçakla öldürdüğü gencin son görüntüleri ortaya çıktı

A
A
A
Okul arkadaşının bıçakla öldürdüğü gencin son görüntüleri ortaya çıktı

Ankara’da tartıştığı okul arkadaşının bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybeden 17 yaşındaki gencin, öldürülmeden önceki son görüntüleri ortaya çıktı. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan kederli anne ile görme engelli baba ise hayatlarının adeta kabusa döndüğünü söyledi.


13 Şubat’ta Sincan’da meydana gelen olayda, 17 yaşındaki lise üçüncü sınıf öğrencisi Hüseyin Ünal, önceki gün tartışma yaşadığı okul arkadaşı E.N.D.’nin (17) bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Olayla ilgili gözaltına alınan E.N.D. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Y.B. (17) ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Öldürülen gencin ise olayın yaşanacağı parka gittiği esnadaki görüntüleri ortaya çıktı. Söz konusu görüntülerde, Ünal’ın beraberindeki iki kişiyle birlikte tuzağa düşürüldüğünden habersiz davet edildiği parka gittiği anlar görüldü. Çocuklarını kaybeden anne Nazire Ünal ile görme engelli baba İlhami Ünal ise saldırganın en ağır cezayla yargılanmasını talep etti.



“Ağır bir sonuç olabileceğini aklıma dahi getirmek istemedim”


Evladının bıçaklandığını duyunca bilincinin kaybolduğunu söyleyen baba İlhami Ünal, “Olayı ilk ben duydum. Polisler beni aradı. Bıçaklanma olayının olduğunu söylediler. O anda şehir dışındaydım. Ne yapacağımı bilemedim. Bilincimi kaybettim. Bıçaklandığını ve kan kaybettiğini düşündüm. Daha da ağır bir sonuç olabileceğini aklıma dahi getirmek istemedim. Hastanenin yoğun bakım servisine gittim ve oğluma seslendim. Ben iki defa geldim yanına, artık sende kalk yürüyerek yanıma gel dedim” dedi.


“Oğlumla en son konuştuğumda kontörünün bittiğini söylemişti”


Oğluyla konuştuğu son cümlelerden bahseden Baba Ünal, “Benim çocuklarım kimseye bir şey anlatmaz. Çünkü meseleleri o kadar büyük görmezler. Oğlumla en son konuştuğumda kontörünün bittiğini söylemişti. Ben de tarifesini değiştirmiştim. Sonraki günler de bu tarifeyle idare etmesini sonra değiştireceğimizi söylemiştim” diye konuştu.



“Aşçı olmak istediğini söylüyordu”


Oğlunun ileride aşçı olmak istediğini dile getiren kederli baba, “Hüseyin’in hayalleri, düşünceleri hep ileriye dönüktü. Çevresini düşünür, insanlara yardım ederdi hep. Hüzünlü ortamları sevmez, hemen neşe getirirdi. Kavgayı, husumeti bilmezdi. Onu hep böyle yetiştirmeye çalıştım. İleride üniversiteyi bitirip aşçı olmak istediğini söylüyordu. 11 yaşından itibaren yemek yapıyordu ve hepsi de çok lezzetliydi. Hayali buydu. Benim oğlum hakkın rahmetine kavuştu ama başka Hüseyinlerin canı yanmasın. Katilin yaşı küçük diye cezasında indirime gidilmesin. Bu olay kasıtlı. Benim oğlum ne ilkti ne de son olacak. Sözün bittiği yerdeyim. Bu olay burada kalmasın. Hüseyinlerin kurtulması için bir şeyler yapılmalı” ifadelerini kullandı.



“Oğlumun kanı son damlasına kadar akmış”


Ünal’ın acılı annesi Nazire Ünal, tarifsiz bir acı yaşadıklarını söyleyerek, “Tarifi olmayan bir durum. Şu anda bile içim parçalanıyor. O sırada işteydim. Duyduğumda dünyam başıma yıkıldı. Hastaneye gittiğimde oğlum ameliyattaydı. Doktorlar ümit vermedi ama operasyonun iyi geçtiğini söyledi. Oğlumun kanı son damlasına kadar akmış, beynine oksijen gitmemiş. Uzun süre yerde kalmış ve müdahale eden olmamış” dedi.


“Benim çocuğumun başına gidip fotoğrafını çekmişler”


Anne Ünal, olaydan sonra ihmallerin olduğunu ve kimsenin yardım etmediğini ileri sürerek, “Oğlum ayağa kalkar diye beklerken yanıma biri geldi. ‘Ben her şeyi gördüm. Yanına kimse yoktu. Sesi çıkmıyordu. Ailene haber vereyim gelsinler dedim, sadece bir hırıltı sesi geldi. Sağlık ocağına haber verdim gelmediler. Gelmezseniz sizi şikayet ederim dedim. Bir hemşire geldi müdahale dahi edemedi. Ben yarasına baskı yaptım ama diğer yarayı göremedim’ dedi bana. Benim çocuğumun başına gidip fotoğrafını çekmişler. Kimse yardım etmemiş. İnsanlık bu kadar mı öldü” diye konuştu.


“En samimi arkadaşını ikna edip, onun aracılığıyla dışarıya çıkarmışlar”


Oğlunun daime güler yüzlü bir mizaca sahip olduğunu belirten Anne Ünal, “Hüseyin, hiçbir zaman arkadaşlarını şikayet etmezdi. Hep ben sorardım bir sıkıntı var mı diye. Saz çalardı, ney üflerdi. Enstrümanlarını okula götürüp arkadaşlarını eğlendirirdi. Güler yüzlüydü, güldürüp eğlendirirdi. Hüseyin o gün tartışmayı sürdürmemiş. Küçücük bir sözü saldırgana ağır gelmiş. Çocuğum o gün sağlık raporu aldı ve okula gitmedi. En samimi arkadaşını ikna edip, onun aracılığıyla dışarıya çıkarmışlar” ifadelerine yer verdi.


“Çocuğumun kanı yerde kalsın istemiyorum”


Saldırganın en ağır biçimde yargılanmasını dile getiren anne Ünal, “Bu bilinçli yapılan bir şey. Çocuğumun kanı yerde kalsın istemiyorum. Sessiz kalırsam çok anneler benim gibi perişan olur. Adalet istiyorum. Saldırgan aftan yararlanmak için madde etkisi altındaydım demesin. Park görevlisi olayı görmüş, ‘Küçük bir sataşma’ diyor. Sağlık ocağının güvenlik kamerasını nasıl olmaz. Benim oğlum yükselmek, iyi yerlere gelmek istiyordu. Herkesin gönlünü kazanan bir çocuktu” dedi.


“Oğlumun daha önce yardım ettiği kişiyle onu öldüren kişi aynı”


Anne Ünal, oğlunun olaydan birkaç ay önce kendisine saldıracağından habersiz E.N.D.’ye yardım ettiğini ileri sürdü. Oğlunun, E.N.D.’ye üşümemesi için yardım ettiğini söyleyen anne Ünal, şunları dedi:


“Hüseyin arkadaşlarını eve getirmezdi. Bir gün bana, ‘Arkadaşımı babası dışarıya atmış, eve getirebilir miyim’ diye sordu. Ben de kabul etmeyince, ‘Hırka ve battaniye götüreyim soğukta üşümesin’ dedi. Dayanamadım, al eve getir dedim ama kabul etmedi. Sabaha kadar o çocuğu orada bırakmadı. Sonra haber aldım ki, o çocuk Hüseyin’i öldüren kişiymiş”



Okul arkadaşının bıçakla öldürdüğü gencin son görüntüleri ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir’de Okul Güvenliği masaya yatırıldı Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen şiddet olaylarının ardından Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürü Selehattin Kal başkanlığında; "Okul Güvenliği ve Alınacak Tedbirler" konulu çevrim içi toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, öğrencilerin huzurlu, sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamında öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. Okul çevre güvenliği, öğrenci giriş-çıkış düzenlemeleri, acil durum planları, rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri ile kurumlar arası iş birliği konuları detaylı olarak değerlendirildi. İl genelinde tüm okullarda alınması gereken önleyici tedbirlerin artırılması, mevcut uygulamaların etkinliğinin gözden geçirilmesi ve ihtiyaç duyulan alanlarda yeni planlamaların yapılması yönünde görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca, okul idarecilerinin ve öğretmenlerin bu süreçteki sorumlulukları ile velilerle kurulacak iş birliğinin önemi vurgulandı. İl Millî Eğitim Müdürü Kal, toplantıda yaptığı değerlendirmede, eğitim ortamlarının güvenliğinin sağlanmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirterek, "Çocuklarımızın kendilerini güvende hissettikleri bir ortamda eğitim almaları, akademik başarılarının yanı sıra sosyal ve duygusal gelişimleri açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı. Toplantı, görüş ve önerilerin alınmasının ardından, il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerimizce sürecin titizlikle takip edilmesi ve gerekli tedbirlerin eksiksiz şekilde uygulanması yönündeki kararlılığın vurgulanmasıyla sona erdi.
Balıkesir Akın, "Balıkesir, milli birliğin ve beraberliğin tam merkezidir" Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Kuvâ-yı Milliye Şehri Balıkesir Uluslararası Yörük-Türkmen Sempozyumu"nun açılış programına katıldı. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış programına Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra Balıkesir Vali Yardımcısı Şükrü Yıldırım, Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Türk Dünyası Yörük Birliği Genel Başkanı İrfan Tatlıoğlu, Balıkesir Yörük Türkmen Federasyonu Başkanı Yusuf Alfat, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Serkan Sarı, davetliler ve basın mensupları katıldı. Balıkesir’in Kuvayımilliye’nin başşehri olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Balıkesir, milli birliğin ve beraberliğin tam merkezidir. Bizler; burada köklerimizi, kimliğimizi, kültürümüzü ve bizi biz yapan değerlerimizi konuşmak, anlamak ve geleceğe taşımak için buluşuyoruz. Sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen ve katılan herkese teşekkür ediyorum. Bizler; Balıkesir’de devletçi, milliyetçi anlayışımızla birlik ve beraberlik içerisinde çalışıyoruz. Gece gündüz demeden çalışıyoruz. Siyaseti hiçbir şeyin içerisine sokmuyoruz. Ben, Balıkesir Ailemin bir üyesiyim. Bu ailenin hayırlı bir evladı olmak için çalışıyorum. Hayırlı bir evlat olmak için de yüce Türk milletine layık olmak gerekiyor. Bizim devletimiz var, milletimiz sağ olsun" dedi. "Kuvayı Millîye ruhuyla hareket ediyoruz" Balıkesir’de kimseyi ayırt etmeden herkesi kucaklayan bir yönetim anlayışını hâkim kıldıklarını dile getiren Akın, "Yörük-Türkmen kültürü bize şunu öğretir: Birlik varsa dirlik vardır. Bugün dünyamızın en çok ihtiyaç duyduğu şey de budur. Birlik, dayanışma ve ortak akıl; bizleri geleceğe taşır. Birlikten kuvvet doğar. Hayata geçirdiğimiz ve geçireceğimiz her projede kimseyi ayırmadan ve yalnızlaştırmadan, Kuvayımilliye ruhuyla birlik ve dayanışma içinde hareket ediyoruz. Balıkesir’imizi sadece bugüne değil, geçmişine ve geleceğine sahip çıkan bir anlayışla yönetiyoruz. Biz, bunu başaracak ve şehrimizi Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleri ışığında Türkiye’nin parlayan yıldızı yapacağız. Kültürümüzü yaşatan her değeri destekliyor, her çalışmanın yanında oluyoruz. Bu sempozyumun da bu anlamda çok önemli çıktılar üreteceğine inanıyorum. Akademisyenlerimizin katkılarıyla, kültür insanlarımızın emeğiyle ortaya çıkacak her bilgi, her fikir; gelecek nesillerimize bırakacağımız en değerli miraslardan biri olacaktır" diye konuştu.
Mersin Mersin’de kan portakallı lokum üretildi Mersin Büyükşehir Belediyesinin Hamzabeyli Köyümüz Atölye Yerleşkesi’nde düzenlediği çalışmada, coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı ile Türk lokumu bir araya getirilerek kadın emeğiyle katma değeri yüksek yeni bir ürün ortaya çıkarıldı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi, kırsalda üretimi geliştiren ve kadın emeğini görünür kılan çalışmalarıyla yerel üretimi teşvik etmeye devam ediyor. Bu amaçla coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı, geleneksel Türk lokumunun eşsiz aromasıyla zenginleştirilerek, katma değeri artırılmış bir ürüne dönüştürüldü. Tarımsal Hizmetler Dairesi’nde görevli gıda mühendisleri eşliğinde, katılımcılarla keyifli bir atölye çalışması gerçekleştirildi. Hijyen ve üretim teknikleri konusunda gıda mühendisleri tarafından bilgilendirilen katılımcılar, lokum üretim sürecinde de titiz bir çalışma yürüterek, Mersin Kan Portakalı ile lezzetli bir sunum yaptı. "Katılımcılarımız, yeni ürün geliştirme becerisi kazandı" Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Gıda Mühendisi Dilara Aytuttu, keyifli bir atölye çalışması gerçekleştirdiklerini belirterek, "Hamzabeyli Köyümüz Atölye kapsamında, geleneksel bir lezzet olan lokumu, coğrafi işaret tescilli Mersin Kan Portakalı ile yorumladık ve katma değeri artırılmış bir ürün elde ettik" dedi. Atölye çalışmasında üretim teknikleri ve hijyen kuralları konusunda da katılımcılara bilgilendirme yaptıklarını söyleyen Aytuttu, "Katılımcılarımız yeni ürün geliştirme becerisi kazanırken, lokum üretim teknikleri ve hijyenik üretim süreçlerini de uygulamalı olarak deneyimledi" diye konuştu.