GENEL - 23 Eylül 2019 Pazartesi 09:59

(Özel) Gebelikte yapılan doğru egzersizler süt miktarını artırıyor

A
A
A
(Özel) Gebelikte yapılan doğru egzersizler süt miktarını artırıyor

Gebelik döneminde yapılan doğru egzersizler, annelerin ve bebeklerin sağlığı için büyük önem taşıyor.

Gebelik döneminde yapılan doğru egzersizler, annelerin ve bebeklerin sağlığı için büyük önem taşıyor. Kas gelişimini sağlamaya yardımcı olan egzersizler, annelerin doğum sonrası toparlanma süreçlerini hızlandırırken süt miktarını ve kalitesini de artırıyor. Ankara Şehir Hastanesi, anne adaylarının ve bebeklerinin sağlığı için “Gebe Okulu” hizmeti vermeye hazırlanıyor.


Ankara Şehir Hastanesi bünyesinde hazırlık çalışmaları süren ve daha önce Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hizmet veren “Gebe Okulu”nda gebelere; diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, doktor, ebeler ve hemşireler tarafından 5 haftalık sertifikalı eğitim verilecek. Gebeler, okulda eğitimlerin yanı sıra pilates dersleri ve eşli doğum eğitimi de alabilecek. Gebeleri bilinçlendirmeye yönelik hazırlanan eğitimlerle, gebelikte yaşam kalitesini artırmak ve bebek bakımına dair bilinmesi gerekenleri doğru şekilde anne adaylarına aktarmak hedefleniyor.



Egzersizler gebeliğin süresine göre belirleniyor


Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Uzm. Fzt. Büşra Canarslan, hastaneye gelen tüm gebelerin eğitime ve egzersizlere katılabileceğini belirterek, “Öncelikle anne adaylarının herhangi bir sıkıntısı olmaması gerekiyor. Biz bunun için doktorundan onay alıyoruz ve onay aldıktan sonra ilk hamile kaldığını öğrendiği andan itibaren egzersizlere başlanabiliyor ancak tabi ki çeşitleri farklı. İlk 12 hafta daha hafif daha germelerle ilerliyoruz 12’inci haftadan sonra kasları geliştirmeye yönelik, daha ilerleyici egzersizler, 35ten sonra yine daha hafif ve sonraki süreçte de doğum eğitimi veriyoruz. Yani doğuma hazırlık eğitimi hem ebelerimiz anlatıyor hem fizyo terapistlerimiz gösteriyor” diye konuştu.



Gebelik dönemindeki doğru egzersizler süt miktarını artırıyor


Egzersizin sağlıklı yaşamın bir parçası olduğunu hatırlatan Canarslan, gebelikte yapılan doğru egzersizlerle bebeklerin ve annelerin daha sağlıklı olduğunu söyledi. Canarslan egzersizin her yönden çok faydalı olduğunu vurgulayarak, “Kas gelişimi sağlanıyor, duruşu düzeliyor, sonraki toparlanması hızlanıyor, süt miktarı ve kalitesi artıyor. Hareket eden gebenin yağ oranı daha düşük olacaktır, vücudu daha sağlıklı olacaktır ve her şeyin yolunda gitme olasılığı daha yüksek olacaktır” şeklinde konuştu.



Kontrollü yapılmayan yürüyüşler sakıncalı olabilir


Yürüyüşün de gebeler için faydalı olduğunu fakat kontrollü yapılmadığında sakıncaları olabildiği uyarısında bulunan Canarslan, gebelere bu okulda doğru yürüyüş ve ısınmanın nasıl yapılması gerektiğini öğrettiklerini kaydetti.


Bunun haricinde gebelere ve pilatesi de önerdiklerini söyleyen Canarslan, “Hastane ortamında, fizyoterapistler eşliğinde öneriyoruz. Yürüyüş genel vücudu çalıştırır ama pilates tabi ki kaslara özel dokunuş yaptığı için kasları daha sağlam sonraki toparlanmayı daha çok hızlandırır” dedi.



Eğitimler gebeleri bilinçlendirmeye yönelik


Gebeleri bilinçlendirmeye yönelik hazırlanan eğitim ve egzersiz programlarıyla ilgili konuşan Canarslan, “Amacımız; gebelerimizi bilinçlendirmek, korkularından arındırmak, sağlıklarını geliştirmek, gebelikteki yaşam kalitelerini artırmak, huzursuzluklarını azaltmak, psikolojilerini daha üst seviyede tutmak, eşlerinin onları daha iyi anlamasını sağlamak, birbirlerine destek olmalarını sağlamak, sonraki süreçte daha kolay toparlanmaları, bebeklerine çok daha sağlıklı birer anne olmalarını sağlamak. Burada emzirme eğitimleri de çok önemli nasıl emzireceklerini bildiklerinde bebekleriyle sadece işin keyfini yaşamak kalıyor gerisi bizde” ifadelerini kullandı.


Anne adaylarının egzersiz yaparken dikkat etmesi gereken noktalar olduğunu hatırlatan Canarslan, öncelikle gebelerin gözlem altında olmasının ve doğru hareketi doğru şekilde yapıyor olmasının çok önemli olduğunu vurguladı.


Canarslan, egzersizlere katılan gebelerin kendisine dönüşlerinin çok olumlu olduğunu belirterek, “Sonrasında kas gelişimlerinin çok daha iyi olduğunu, tutulmaların azaldığını, ağrıların azaldığını söylüyorlar, duruşları ve yürüyüşleri değişiyor. Böylece günlük yaşamda kendilerini kısıtlamalarına gerek kalmıyor, çok daha güzel, çok daha rahat, keyifli bir gebelik geçirmiş oluyorlar. Gebeliği ağrılarla, sancılarla, yatarak hatırlamıyorlar da çok keyifli bir yolculuk olarak geçirmiş oluyorlar” ifadelerini kullandı.



Anneler eğitimlerle kendini güvende hissediyor


Yeni doğum yapan ve doğumdan önce gebe okuluna ve egzersizlere katılan Yasemin Açıkgöz, doğum öncesinde gebe okuluna gittim, egzersiz yaptım ve hiç panik olmadım. Doğum, gayet rahat geçti. Hocalarım da çok destek oldular. Şu anda da çok iyiyim, ağrım da yok. Çok memnun kaldım. Herkese çok teşekkür ederim. Eğitimlerde; bebeği nasıl tutacağımızı, nasıl emzireceğimizi yani bebek ve anneye dair her şeyi öğrendiğim için bebeğimi kolaylıkla emzirebildim sıkıntı yaşamadım” dedi.


Eğitime ve egzersizlere katılma imkanı bulan diğer gebeler ise, eğitimleri çok faydalı bulduklarını, bu eğitimlerle kendilerini güvende hissettiklerini ve doğum stresiyle başa çıkabildiklerini ifade ettiler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Sinema Genel Müdürü Birol Güven: "Sinema sektörümüzün turizmle çok yakından ilişkisi var" Kastamonu’da düzenlenen Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen panelde konuşan Sinema Genel Müdürü Birol Güven, "Sektörümüzün turizmle çok yakından bir ilişkisi var. 150’ye yakın ülkede, 1 milyara yakın insana düzenli olarak Türk dizilerini gösteriyoruz, satıyoruz. Dünyada 1 milyara yakın insan Türk dizilerini düzenli olarak seyrediyorlar. Dizilerin etkisi vardır. Ben yan etkisinin turizm olduğunu düşünüyorum" dedi. Kastamonu’da Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında turizm sektörünün paydaşlarını, protokol üyelerini ve öğrencileri bir araya getiren kapsamlı bir panel düzenlendi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Destinasyon Geliştirme Birim Başkanı Serkan Doğru’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Turizm Zirvesi" paneline Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, eski Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kerem Seven, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ile çok sayıda davetli katıldı. "İstiklal Yolu Ankara Polatlı’ya kadar uzanacak" Panelin açılışında konuşan Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, İstiklal Yolu’nun sadece bir doğa sporu rotası olarak kalmaması gerektiğini vurgulayarak, "2008 yılından bu yana büyük çabalarla bir noktaya getirilen İstiklal Yolu, son yıllarda bir outdoor spor alanı haline geldi. Çankırı Valiliği ve Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile görüşmelerimiz sürüyor. Önümüzdeki yıldan itibaren bu etkinliği Çankırı ile ortak yapacağız. İnebolu’da gemiyi karşılayıp, bayrağı Ilgaz sınırında Çankırı’ya devredeceğiz. Hedefimiz bu yolu Ankara Polatlı’ya kadar kesintisiz bir rota haline getirmek ve bu farkındalığı sürekli kılmaktır" dedi. "Tarih ve kültür turizmin temeli olmalı" Eski Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ise, Kastamonu’nun tarihi derinliğine dikkat çekerek, turizmin bu köklü geçmiş üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu coğrafyada Paflagonyalılardan başlayarak Hititler, Frigler ve Perslere kadar uzanan muazzam bir tarih var. Milli Mücadele döneminde Gazi Mustafa Kemal’in kararıyla cephanenin İnebolu üzerinden Anadolu’ya taşınması, Kastamonu’nun bu vatanın meşakkatini yüreğinde nasıl hissettiğinin kanıtıdır. Bütün sektörlerin arka planında bu tarih panosu yer almalıdır" diye konuştu. "Dizilerin en önemli yan etkisi turizmdir" Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven de sinemanın tanıtımdaki gücüne değinerek, "Gezen Sinema’nın asıl amacı olarak şehirlerin merkezi değil, ilçelere daha çok zaman ayırıyoruz. Sinema gittiği yeri şenliğe çevirir. İnşallah bizim tırımız da Kastamonu merkezde Turizm Haftasını bir şenliğe çevirmeye vesile olur. Türkiye’nin çok önemli mekanlarını, Türkiye’nin değerlerini gastronomisini tanıtmak için dizileri kullanmaya başladık. Mini diziler çekiyoruz. Bizim sektörümüzün turizmle çok yakından bir ilişkisi var. Biz 150’ye yakın ülkede, bir milyara yakın insana düzenli olarak Türk dizilerini gösteriyoruz, satıyoruz. Dünyada 1 milyara yakın insan Türk dizilerini düzenli olarak seyrediyorlar. Dizilerin etkisi vardır. Ben yan etkisinin turizm olduğunu düşünüyorum. Sanatın temeli sipariştir. Sipariş olmadan sonuca ulaşamayız. Portakal üreticileri portakal suyunun kahvaltıda içilmesini Hollywood’a sipariş ettiler. Diz çöküp tektaşla evlenme teklifini Hollywood’a sipariş ettiler. Bugün bizim geleneğimize dönüşün çok önemli detaylar var. Turizm ya da kültürel değerlerin sinema yoluyla aktarılması için bizim çalışmamız gereken şey sipariştir. Sipariş kelimesi üzerinde biraz zaman ve emek harcamamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından paneldeGençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Daire Başkanı Burak Mumcu tarafından "Türkiye’nin spor turizmi potansiyeli", Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Fatih Seyran tarafından "sağlık turizmi", iş insanı Elif Boyner tarafından "Halka projesi: Kırsal turizm" ve Miray Cruises Yöneticisi Hakan Yılmazer tarafından "Karadeniz’de kruvaziyer turizmi" konularında sunumlar gerçekleştirildi Program, protokol üyeleri tarafından konuşmacılara plaket takdim edilmesiyle sona erdi.
Mardin Mardin’de INSURE Projesi kapsamında 4 milyon liralık ekipman teslim töreni Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Türk Kızılay iş birliğinde yürütülen proje kapsamında Mardin’de iki üretici birliğine toplam 4 milyon lira değerinde ekipman desteği sağlandı. Projeden Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin 90, Arıcılar Birliği’nin ise 70 üyesi yararlanacak. Türk Kızılay Mardin Toplum Merkezinde düzenlenen törende; Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Kızılay, İŞKUR, UNDP ve yerel paydaşların temsilcileri ile üretici birlikleri bir araya geldi. Tören kapsamında, Mardin İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği ve Mardin İli Arı Yetiştiricileri Birliği’ne sağlanan ekipmanlar teslim edilerek sözleşmeler imzalandı. İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş, son dönemdeki yağışların ardından arazilerin bereketlendiğini belirterek, "Malumunuz, 2023 yılında ülkemiz çok ciddi bir şekilde deprem gerçeğiyle tekrar yüzleşti. Bölgemizde özellikle depremden etkilenen 10 ilimiz bu süreçten fazlasıyla etkilendi. Ancak evler yıkıldı ama çiftçilerimiz arazisini terk etmedi, üretmeye devam etti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamında, hem uyum çerçevesinde hem de Bakanlığımızın hazırladığı bu proje ile çiftçilerimize yerinde destek verilmesi amaçlandı" dedi. "Daha fazla destek vermeyi arzu ediyoruz" Mardin’in proje kapsamında dikkat çeken bir il olduğunu ifade eden Gümüş, "Bu kapsamda 2025 yılında uygulanan proje çerçevesinde, çiftçi örgütlerimizden yapılan başvurular değerlendirildi. Proje 7 ilde uygulanıyordu; en güneydoğusunda Mardin, en kuzeybatısında ise Bursa yer alıyordu. Bu iller arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda Mardin’den iki çiftçi örgütümüz destek almaya hak kazandı. 2026 yılı içerisinde de proje başvuruları sona erdi. Bu yıl toplam 17 proje başvurumuz var. Az önce yetkili arkadaşlarımızdan öğrendiğimize göre, Mardin bu 7 il arasında en fazla proje başvurusu yapan il oldu. Bu da çiftçi örgütlerimizin konuya olan ilgisi ve alakası açısından bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. İnşallah daha fazla destek vermeyi arzu ediyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz teslim töreninde; koyun kırkma makinesinden el fenerine, güneş enerji sistemlerinden bağlı sulama makinelerine kadar çeşitli ekipmanlar kapsamında iki örgütümüze destek verilecek" diye konuştu. "Çok ciddi bir talep ve istek var" UNDP Program Yöneticisi Arzu Karaarslan Azizoğlu ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yerelle uyumlu güçlü bir vizyona sahip olduğunu vurgulayarak, bu doğrultuda Türk Kızılay ile birlikte Avrupa Birliği’ne sunulan projenin hayata geçirildiğini söyledi. Azizoğlu, "Çok farklı faaliyetlerimiz var. Bunlardan biri tarımsal örgütlere yönelik ayni destekler ve hibe programı. Bunun bir kısmı hayata geçti ve bugün teslim törenindeyiz. Ancak hemen arkasından yeni bir değerlendirme sürecine de başladık. Çünkü çok ciddi bir talep ve istek var. Hatta Mardin bu konuda birinci sırada. Bunu görmek de gerçekten çok güzel" ifadelerini kullandı. Projenin sadece ekipman desteğiyle sınırlı olmadığını belirten Azizoğlu, mevsimlik tarım işçilerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydederek, "Malatya’da bir alan inşa ediyoruz. Bu alanın çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki Mardin aynı zamanda en fazla göç veren illerden biri ve mevsimlik tarım işçiliğinin de yoğun olduğu illerden biri. Malatya’da yapacağımız bu alanın Türkiye’ye önemli bir hizmet sunacağını düşünüyoruz. Çünkü Malatya’da daha önce böyle bir konaklama alanı yoktu. Bunun yanı sıra mesleki eğitimler veriyoruz. Bu eğitimlerde özellikle tarım sektörünün ihtiyaç duyabileceği alanlara odaklanıyoruz ve istihdam garantili olmasına dikkat ediyoruz. Üreticilerimize yönelik, özellikle istihdam sağlayan üreticilere yönelik teşviklerimiz var" dedi. "Türk Kızılay olarak bu projenin parçası olmaktan büyük memnuniyet ve gurur duyuyoruz" Türk Kızılay Toplum Temelli Göç Programları Koordinatörü Eda Çok Öztürk de kurum olarak projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Türk Kızılay olarak bu projenin parçası olmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın özellikle tarım ve hayvancılık alanındaki vizyonu ile birlikte hem bu projenin paydaşıyız hem de katkı sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda Türk Kızılay olarak bu alanla ilgili önemli tecrübeler edindiğimizi düşünüyoruz. Bu bizim için gerçekten çok kıymetli. Hem öğrenme hem de tecrübe anlamında bize büyük katkılar sağladı. Güzel bir ekip olduk, güçlü bir iş birliği ortaya çıktı. Umarız bu güzel iş birliğini önümüzdeki dönemlerde de artarak devam ettiririz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu ise projenin 7 ilde uygulandığını hatırlatarak, birçok kurumun emeğiyle hayata geçirildiğini belirtti. Tanrıkulu, Mardin’de gerçekleştirilen eğitim programlarına değinerek, "İlimizde düzenlenen eğitimlere 69 kişi katıldı ve bunların 34’ü istihdama kazandırıldı. Bu bizim için gurur kaynağı" dedi. Hayvancılık alanında yürütülen çalışmaların sonuç verdiğini de ifade eden Tanrıkulu, "Bu vizyon projelerle birlikte hem büyükbaş hem küçükbaş hayvan varlığımızda artışlar meydana geldi. Son 3 yılda büyükbaş hayvan varlığımız 17 milyon 500 bine, küçükbaş hayvan varlığımız ise 58 milyon 500 bin başa ulaştı" değerlendirmesinde bulundu.