ASAYİŞ - 02 Mayıs 2025 Cuma 16:49

Polisin "dur" ihtarına uymayan parti aracının şoförünün ifadesi ortaya çıktı

A
A
A
Polisin "dur" ihtarına uymayan parti aracının şoförünün ifadesi ortaya çıktı

Ankara’da 23 Nisan’da polisin ‘dur’ ihtarına uymayarak aracı polisin üzerine süren parti otobüsünün şoförünün ifadesi ortaya çıktı. Sürücü ifadesinde, "Otobüs ağırlığından dolayı fren mesafem uzun olduğundan duramadım. Programa geç kaldığımızdan dolayı da milletvekilleri ve parti genel başkan yardımcılarımız yola devam etmemi söylediler" dedi.


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda 1. Meclis’ten Anıtkabir’e yürüneceğini duyurmuş, Ankara Valiliği ise izin vermemişti. CHP, izin verilmemesine rağmen yürüyüşün başlangıç noktasını değiştirmemişti. 23 Nisan’da CHP milletvekilleri ve parti genel başkan yardımcılarını taşıyan CHP otobüsünün şoförü G.G., polisin ’dur’ ihtarına uymayarak otobüsü polisin üzerine sürmüştü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca G.G. hakkında soruşturma başlatıldı. Şüpheli, gözaltına alındıktan sonra tutuklanması talebiyle mahkeme sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, ‘birden fazla görevli memura mukavemet’ suçundan konutu terk etmeme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrolle G.G.’yi serbest bıraktı.



"Otobüs ağırlığından dolayı fren mesafem uzun olduğundan duramadım"


İfadesinde olay günü 23 Nisan etkinlikleri için genel başkana tahsisli makam otobüsü ile yaklaşık 17 milletvekili ve 2 genel başkan yardımcısı ile Ulus’taki eski Meclise gitmek istediklerini belirten G.G., "Program akışına yetişmek için anayol yerine önündeki yolu kullandık. Polisler otobüsü durdurmak istedi. Ancak otobüs ağırlığından dolayı fren mesafem uzun olduğundan duramadım. Programa geç kaldığımızdan dolayı da milletvekilleri ve parti genel başkan yardımcılarımız yola devam etmemi söylediler. Ancak bir müddet sonra aracı durdurdum. Milletvekillerimiz araçtan inerek polisler ile konuştular. Daha sonra trafik şube müdürünün talimatı ile araca bir eskort verildi ve gideceğimiz yere eskort eşliğinde gittik. Talimatı veren trafik şube müdürü de gideceğimiz yere geldi. Yaklaşık 3 gün önce ifade için karakola çağırıldım. Ancak partide görev aldığım ve il dışında olduğum için ifadeye gelemedim. Ancak kendilerine Mersin’de de ifade verebileceğimi söyledim. Ankara’ya geldiğimde de ilgili polis ekiplerini arayarak ifade verebileceğimi söyledim ve kendi rızamla ifade vermeye geldim" dedi.


Şüpheli G.G. ayrıca, emniyete veya devlete karşı bir kastının olmadığını söyledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bilişim uzmanı uyardı: E-Devlet’in kopyalarıyla dolandırıcılığa dikkat Van’da bilişim uzmanı Bilgin Berge, dolandırıcıların e-Devlet’in birebir kopyalarını oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü belirterek uyarılarda bulundu. Dolandırıcıların özellikle sosyal medya üzerinden güvenilir ya da onaylı görünen sayfalar aracılığıyla link paylaştığını ifade eden bilişim uzmanları, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaması gerektiği konusunda uyarıyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile emin olunmadan işlem yapılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, güvenli yöntemin arama motoru üzerinden e-Devlet yazarak ya da doğrudan "turkiye.gov.tr" adresine girerek işlem yapmak olduğunu dile getiriyor. "Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz" İHA muhabirine konuşan bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür girişimlerin ilk kez yaşanmadığını ve benzer dolandırıcılık yöntemlerinin devam edeceğini belirtti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını ifade eden uzman Berge, "Bu nedenle öncelikle halkımızın bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa dahi bir paylaşım yapıyorsa, doğrudan tıklamamak gerekiyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile bundan emin olmadan işlem yapılmamalı. Zaten basit ve güvenli yöntemler var. Arama motoruna "e-Devlet" yazarak ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girip ilgili başlığı aratarak o başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarından faydalanır. Örneğin, ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın’ gibi ifadeler kullanırlar. Oysa yapılması gereken şey basittir: e-Devlet’e giriş yapar, ‘kredi iadesi’ diye aratırsınız. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Aynı şekilde para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde paranın ya da iadenin reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle bir dolandırıcılık vardır. Tıklamamak gerekir" dedi. "tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir" İnternette veya sosyal medyada gezinirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘alan adı’ olduğunu dile getiren Berge, "Önce site ismine, ardından uzantısına bakılmalıdır. Resmi kurumlar genellikle ‘gov’ uzantısını kullanır diye bir algı var. Ancak asıl önemli olan ‘gov’dan sonra gelen uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr’ midir, yoksa başka bir ülkeye mi aittir? Dolandırıcılar farklı ülkelerden alan adı alarak bu güven algısını bilinçli şekilde oluşturur. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça kullanılır. Oysa ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da zaten bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye tıkladığında ‘Bu güvenli bir site’ düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçer" diye konuştu. "Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır" Müfredatta bilgisayar operatörlüğünün olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığının olmadığını ifade eden Berge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de müfredata eklenmelidir. Ayrıca bu eğitimler sadece okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitiminden geçebilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalarla bu sorunların önüne geçilebilir. Bu tür önlemlerle hem bireysel farkındalık artar hem de dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir."
Aydın Bozdoğan’da 2025 yılında 161 çift "Evet" dedi Bozdoğan Belediyesi Evlendirme Memurluğu 2025 yılı boyunca toplam 161 çiftin nikah akdini gerçekleştirdi. İlçede aile kurma heyecanı yaşayan çiftlerin en mutlu anlarının büyük bölümü Bozdoğan Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Bozdoğan’da, 2025 yılı birlikteliklerin yılı olurken Belediye bünyesinde hizmet veren Evlendirme Memurluğu, yıl boyunca başvuruda bulunan 161 çiftin işlemlerini titizlikle tamamlayarak nikahlarını kıydı. Başkan Mustafa Galip Özel: "En büyük yatırım mutlu ailelerdir" Nikah istatistiklerini değerlendiren Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, sağlıklı bir toplumun temelinin güçlü aile bağlarından geçtiğini vurgulayayıp "Vatandaşlarımızın en özel, en anlamlı günlerinde de yanlarında olarak, 2025 yılında 161 çiftimizin yeni bir hayata adım atmasına vesile olmanın gururunu yaşıyoruz. Gençlerimizin kurduğu bu yuvalar, ilçemizin geleceğine atılan en kıymetli imzalardır. Her bir çiftimize ömür boyu huzur ve mutluluk diliyorum" dedi. Başkan Özel, belediye olarak nikah işlemlerinde sürecin hızlı işlendiğini belirterek, "Çiftlerimizin bu tatlı telaşlarında yanlarında olmaya, işlemlerini en hızlı ve düzenli şekilde sonuçlandırmaya özen gösteriyoruz. Bozdoğan Belediyesi olarak aile kurumuna değer vermeye ve vatandaşlarımızın mutluluğu için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.