TEKNOLOJİ - 10 Şubat 2024 Cumartesi 09:34

Rüzgar Tüneli Projesi tamamlandığında savunma sanayinin temel direği olacak

A
A
A
Rüzgar Tüneli Projesi tamamlandığında savunma sanayinin temel direği olacak

Atılım Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Nafiz Alemdaroğlu, danışmanlığını yaptığı ‘Rüzgar Tüneli Projesi’nin gerçekleştirilmesini beklediklerini söyleyerek, “Türkiye’nin şu anda yüksek hızlı bir tüneli yok. Bu tünel süpersonik hatta hipersonik hızların başlangıcına kadar çıkabilecek. Aslında savunma sanayinin de temel direklerinden bir tanesini teşkil edecek” dedi.


Türkiye savunma sanayi alanında kara, hava ve deniz araçları geliştiriyor ve üretiyor. Söz konusu araçların tasarımlarının geliştirilmesi noktasında ‘Rüzgâr Tünelleri’ önem arz ediyor. Atılım Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Müdürü olan ve aynı zamanda NATO Bilim ve Teknoloji Organizasyonu (STO) bünyesindeki Von Karman Akışkanlar Dinamiği Enstitüsü’nün Bilimsel Danışma Kurulu Komite Başkanlığını 2016-2019 yılları arasında yürüten Prof. Dr. Hüseyin Nafiz Alemdaroğlu’nun danışmanlığını yaptığı ‘Rüzgar Tüneli Projesi’ hayata geçmek için gerekli mali kaynağın sağlanmasını bekliyor.


“Savunma sanayinin de temel direklerinden bir tanesini teşkil edecek”


Alemdaroğlu, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ‘Rüzgâr Tüneli’ne ihtiyacı olduğunu belirterek, “Bu proje şu ana kadar Türkiye’nin sahip olmadığı fakat sahip olmak istediği yüksek hızlı rüzgâr tünelinin imalatı ile ilgili. Türkiye’nin şu anda yüksek hızlı bir tüneli yok. Bu tünel süpersonik hatta hipersonik hızların başlangıcına kadar çıkabilecek. Aslında savunma sanayinin de temel direklerinden bir tanesini teşkil edecek” diye konuştu.



“Tüm çalışmaların rüzgâr tünelinde yapılması gerekiyor”


‘Rüzgâr tünelinin, Türkiye’nin havacılık alanında ürettiği insansız hava araçlarının (İHA) tasarımlarında ve testlerinde fazlaca kullanılacağı projeye dikkat çeken Alemdaroğlu, “Süpersonik akışlarda hatta transonik akışlarda bu tünel olmadığı takdirde hiçbir şey yapmanız mümkün değil. Çünkü transonik hızlarda hesaplamalar çok güvenilir olmuyor. O nedenle yapılması gereken tüm çalışmaların deneysel ortamda yani bir ‘rüzgâr tüneli’nde yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.


Söz konusu projenin tüm aşamalarının tamamlandığını anlatan Alemdaroğlu, şunları kaydetti:


“Hatta proje temel atma durumunda ama mali kaynakların yetersizliği nedeniyle beklemede. Bir an evvel bu sıkıntıların giderilmesini ve bu tünelin temel atma törenini yapmayı ümit ediyorum. Tünel yapıldığı takdirde Türkiye için de önemli bir gelir kaynağı olacaktır. Şu ana kadar bizim böyle bir olanağımız olmadığı için tüm bu tünel testlerini yurt dışında yapıyoruz.”



“Dolayısıyla kucak dolusu para veriyoruz”


Türkiye’de mutlaka bir tane ‘rüzgâr tüneli’nin olması gerektiğini vurgulayan Alemdaroğlu, “Amerika Birleşik Devletleri’ne ve İngiltere’ye gidiyoruz oradaki tünelleri kullanıyoruz. Dolayısıyla kucak dolusu para veriyoruz bu ülkelere. Sadece kucak dolusu para vermekle kalmıyoruz. Projelerimizin detaylarını da onlara göstermiş oluyoruz” ifadesinin kullandı.


Türkiye’nin ‘Rüzgâr Tüneli’ gibi bir kabiliyete kavuşması gerektiğini aktaran Atılım Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Nafiz Alemdaroğlu, şöyle konuştu:


“Proje Türkiye’nin en önemli projelerinden bir tanesi. Türkiye’ye sağlayacağı maddi gelir bir tarafa Türkiye’nin önemli imzalar atabileceği bir proje. Uçak tasarımında, insansız hava aracı tasarımında, roket ve mühimmat tasarımında temel direklerden bir tanesi bu tünel, olmadığı takdirde bu araştırmaların hiçbirinde yer almamız mümkün olmaz diye düşünüyorum.”



Rüzgar Tüneli Projesi tamamlandığında savunma sanayinin temel direği olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Tuzluca tuz mağaralarında bayram yoğunluğu yaşandı Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan tuz mağaraları, şifalı havası ve doğal yapısıyla Kurban Bayramı tatilinde de yoğun ilgi gördü. Solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtilen mağara, 9 günlük bayram tatilinde 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde yer alan tuz mağaraları, bayram tatilinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Doğal tuz oluşumları ve yer altındaki etkileyici atmosferiyle dikkat çeken mağara, özellikle astım, bronşit ve nefes darlığı gibi solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan havası dolayısıyla sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Bayram tatillerinde yoğun ziyaretçi ağırlayan tuz mağaraları, 4 günlük Kurban Bayramı’nda yaklaşık 10 bin kişiyi misafir ederken 9 günlük bayram tatilinde ise toplamda 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Aileleriyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçiler hem mağaranın doğal güzelliklerini keşfediyor hem de şifalı olduğu değerlendirilen havasından faydalanma imkanı buluyor. Tuz mağarası gişe personeli Cemil Gümüştekin, Kurban Bayramı ile birlikte açılış saatlerinde değişikliğe gittiklerini belirterek, "Çalışma saatlerimiz yaz uygulamasında sabah 09.00 ile akşam 18.00 arasındadır. Kışın ise sabah 08.00’de açıp akşam 17.00’ye kadar hizmet veriyoruz. Bayram dolayısıyla sabah 08.00 gibi açıyoruz. Akşam kapanış saatimiz ise ziyaretçi yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen 19.00, bazen de 20.00’ye kadar açık kalıyoruz. Yoğunluk oldukça fazla. Bu yoğunluğun pazartesi gününe kadar devam etmesini bekliyoruz" dedi. Tuz mağarasının fotoğraflardan daha güzel olduğunu söyleyen Erkan Güzel ise, "Biz Bitlis’in Tatvan ilçesinde oturuyoruz. Doğu turuna çıktık. Önce Iğdır’a geldik, ardından Kars tarafına doğru geçeceğiz. Yol üzerindeyken tuz mağarasını da görmek istedik. Gezi öncesinde internette Iğdır’da gezilebilecek yerleri araştırırken tuz mağarasını gördük. Fotoğraflarda güzel görünüyordu ancak buraya geldiğimizde fotoğraflardan çok daha etkileyici olduğunu gördük. Burası kesinlikle görülmesi gereken bir yer. İnsan içeri girince gerçekten büyüleniyor. Oldukça etkileyici ve keyifli bir ortamı var" diye konuştu. Arkadaşlarının tavsiyesi ile tuz mağarasına geldiğini belirten Alaattin Günal, "Giresun’dan geliyorum. Iğdır’daki arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine Tuzluca tuz mağarasını ziyaret ettik. Daha önce hiç görmemiştim. Iğdır’a geldiğimizde, misafir olduğumuz aile dostlarımız burayı görmeden dönmememiz gerektiğini söyledi. Geldik ve gördük. Gerçekten devasa bir mağara. Herkese tavsiye edeceğim yerlerden biri. Çok güzel bir tuz mağarası" dedi. Ailesi ile fırsat bulduğunda sürekli tuz mağarasına geldiğini ifade eden Beran Kaylan, "Ben Iğdır’da yaşıyorum. Tuzluca ilçesi yakın olduğu için her yıl buraya geliyoruz. Her gelişimde buranın daha da geliştiğini görüyorum. Çok güzel bir yer. Türkiye’nin 81 ilindeki herkesin gelip burayı görmesini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Tuz mağarasının birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söyleyen ve Kars’tan gelen Baran Genç ise, "Tuzluca mağarasını gezmeye geldik. Burası çok güzel ve görülmeye değer bir yer. Herkesi buraya davet ediyoruz. Kendi memleketimiz olmasına rağmen çok sık gelemiyorduk. Birkaç kişi bize tavsiye etti. Özellikle bazı rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor. Bacak ağrısı çekenler ve nefes darlığı yaşayan kişiler için faydalı olduğunu duyduk. Bu nedenle hastalarımızı da sağlıklarına kavuşmaları ümidiyle buraya getirdik. Burayı herkese öneriyoruz" dedi. Gişe görevlisi Necmettin Bozyiğit, yaz aylarında da vatandaşların mağara içerisinin serin olması nedeniyle tuz mağarasını ziyaret ettiğini belirterek, mağaranın yılın her döneminde yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Bozyiğit, "Mağara, 2021 yılından bu yana aktif olarak hizmet veriyor ve halka açık. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından ziyaretçiler geliyor. KOAH, bronşit ve astım hastalarına iyi geldiği belirtiliyor. Yaz-kış mağara içerisindeki sıcaklık yaklaşık 12 derece oluyor. Bu nedenle kışın sıcak, yazın ise serin bir ortam sunuyor" ifadelerine yer verdi. Iğdır turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan tuz mağaralarının, her yıl artan ziyaretçi sayısıyla bölge ekonomisine de katkı sunduğu bildirildi.
Zonguldak Zonguldak’ın doğa harikası Gökgöl Mağarası’na bayramda ziyaretçi akını Zonguldak’ın jeolojik zenginlikleri ve eşsiz doğal yapısıyla öne çıkan simgelerinden Gökgöl Mağarası, Kurban Bayramı tatili boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Arefe günü dâhil olmak üzere bayram dönemi boyunca mağarayı toplam 5 bin 884 kişi gezdi. Giriş istatistiklerine göre doğa harikası alan; arefe günü 757, bayramın birinci günü 680, ikinci günü bin 509, üçüncü günü bin 446 ve dördüncü günü ise bin 492 doğaseveri ağırladı. Şehir merkezine yakınlığıyla ulaşım kolaylığı sağlayan mağara; göz alıcı sarkıt, dikit, sütun ve traverten oluşumlarının yanı sıra çevreyle uyumlu yürüyüş yollarıyla da büyük beğeni topluyor. Toplamda 875 metrelik bölümü turizme açık olan alan; cam köprüleri, seyir terası ve doğal dokuya zarar vermeden ilerleyen yürüyüş aksıyla konforlu bir gezi imkânı tanıyor. Girişte yer alan bilgilendirme panoları ise gelenleri mağaranın etkileyici tarihi ve jeolojik yapısı hakkında aydınlatıyor. Türkiye’nin en uzun 10. mağarası Yaklaşık 3 bin 350 metreye ulaşan uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun 10’uncu, Zonguldak’ın ise ikinci büyük mağarası olma özelliğini taşıyan Gökgöl Mağarası, Karbonifer dönemine uzanan geçmişiyle yaklaşık 350 milyon yıllık bir oluşumun izlerini taşıyor. İçerisinden akan yeraltı deresinin sularını doğal bir sifon sistemiyle Erçek Deresi’ne ulaştıran bu doğa harikası, damlataş zenginliğiyle dikkat çekiyor. Mağaranın iç kısımları yapısal özelliklerine göre; "Fosil Giriş", "Astım Salonu" ve "Harikalar Salonu" gibi isimlerle adlandırılıyor. Mağara ortamının özellikle astım hastalarının rahatlamasına yardımcı olduğuna yönelik bilgiler, alanın sağlık ve yaşam turizmi açısından da cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Bayram tatili rotası kapsamında İstanbul’dan bölgeye gelen 65 yaşındaki emekli subay Ali Gürsel Ovalı, mağaradaki düzenlemeleri çok başarılı bulduğunu belirterek, "İstanbul’dan geliyoruz. Bolu’yu gezdik ardından Safranbolu, Amasra, Bartın ve Zonguldak. Buradan da İstanbul’a döneceğiz. Çok güzellikler gördük. Özellikle tarihimizi yansıtan yerler gezdik. Burayı da çok güzel organize etmişler. Safranbolu’da bir mağara gezmiştik. Bu kadar güzel dizayn edilmemişti. Gökgöl Mağarası çok güzel sarkıt ve dikitleri olan herkesin mutlaka görmesi gereken bir mağara. Her bakımdan herkese tavsiye ederim. Tekrar yolumuz düşerse uğramak isterim" dedi.