POLİTİKA - 25 Kasım 2025 Salı 01:07

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Uygunsuz ürünleri imha ediyoruz"

A
A
A
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Uygunsuz ürünleri imha ediyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hem pestisit kalıntısının çıkmaması hem de tavsiye dışı kullanımın olmaması için arkadaşlarımız mümkün olduğu kadar risk bazlı denetimlerle ve istatistikler metotlarla bu denetimlerini yürütüyorlar. Uygunsuz ürünleri imha ediyoruz" dedi.


Yumaklı, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen 2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 Kesin Hesap Kanun teklifi görüşmelerine katıldı ve milletvekillerinin Bakanlığı’na ilişkin sorularını cevapladı.


Yumaklı, gayri safi milli hasılanın yüzde 1’nin tarım desteği olarak ayırması konusunda, "Tarım Kanunu’nun 21. Maddesi bütçeden ayrılan kaynağın yüzde birinden az olması. Geçmiş yıllarda açıkladığımız üzere sadece üreticilere doğrudan verilen desteklerle sınırlı değil. Yani tarım sektörü için yatırım ödenekleri var. Kredi sübvansiyonları var. Müdahale alımları var. Toplam itibariyle 1.14’e denk gelir" dedi.


Mera alanlarına ilişkin soruya Yumaklı, "İstatistik Kurumu’nun 1991 tarım sayımında 12.6 milyon hektar. En son tarım sayımı 2001 yılında burada da 14.6 milyon hektar. Bakanlığımız mera kanunu kapsamında yerinde tespit çalışmaları ki son dönemde uzaktan algılama sistemleriyle sağlanan veriler ve kadastro verileriyle bu rakamın 13.4 milyon hektar olduğunu söylemek istiyorum. Bu tespitler sadece bizim metin olarak söylediğimiz şeyler değil. Mera alanlarının tamamını koordinatlarıyla birlikte dijital ortamda Mera bilgi sisteminde kayıt altında tutuyoruz. Bu alanların yüzde 88’i köylerdeki üreticilerimize tavsiye edilmiştir" dedi.


Çiftçi sayısına ilişkin soruya Yumaklı, "Çiftçi sayısı ve ekili alanlarla alakalı yani birçok şey var, ama ben en azından son beş yılda alakalı 2021 2 milyon 773 bin 9 kişiydi. Şu anda 2025 Ekim ayı itibariyle 2 milyon 363 bin 734 kişiye yükseldi. Alan 2021 yılında 151 milyon 642 bin 705 dekardı. 170 milyon 126 bin 627 dekar oldu. Elbette burada kullanılmayan veya işlenmeyen tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması konusunda çıkarılan bir değerli Meclisimizin yasası vardı. Buna uygun olarak işlemlerimizi yaptık. Şunu memnuniyetle söyleyebilirim. Bu konuda büyük bir farkındalık oluşmuş durumda. Biz de isteriz ki çiftçilerimiz, üreticilerimiz kendi topraklarının kendileri ya da çocukları eksinler" diye konuştu.


Pestisitlerin iç piyasada denetlenmediğine dair bir eleştiriye Yumaklı şöyle cevap verdi:


"Dünyada pestisit kullanımı Japonya’da hektara 10 kilogram, Hollanda’da 7 kilogram, İtalya’da 4.2 kilogram. Ülkemizde 2.4 kilogram. Elbette hem pestisit kalıntısının çıkmaması hem de tavsiye dışı kullanımın olmaması için arkadaşlarımız mümkün olduğu kadar risk bazlı denetimlerle ve istatistikler metotlarla bu denetimlerini yürütüyorlar. Uygunsuz ürünleri imha ediyoruz."


Yumaklı, mazot ve gübre fiyatları öngörülerek destek verildiğini kaydederek, "Buğday üretiminde yaklaşık 6 litre mazot 25 kilogram tavan gübresi ve 15 kilogram üst gübre kullanılıyor. Buğday için dekara toplam mazot ve gübre maliyeti 822 lira. Temel ve planlama desteği kapsamında ödenecek olan rakamda 806 lira. Yani dolayısıyla mazot maliyetinin tamamını ve gübre maliyetinin yarısını destek olarak ödüyoruz. Zeytin ödemelerimiz öyle ama yani bunun dışında başka bir şey olması söz konusuyla değil" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te Filistinlilere yönelik idam kararına tepki Kilis’te bir sivil toplum kuruluşu tarafından yapılan açıklamada, Filistinli esirlere yönelik idam kararına tepki gösterilerek uluslararası toplumun acil ve etkili adımlar atması çağrısında bulunuldu. Kilis Cumhuriyet Meydanı’nda bir sivil toplum kuruluşu adına açıklamalarda bulunan Rıdvan Özcan, Filistin’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özcan, 1967 yılından bu yana 1 milyondan fazla Filistinlinin İsrail hapishanelerinde tutulduğunu ve ağır işkencelere maruz kaldığını ifade etti. İsrail’in Filistinli esirlere yönelik idam kararını eleştiren Özcan, bu kararın "gayrimeşru" olduğunu belirterek uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Kudüs ve Mescid-i Aksa’da yaşananlara da değinen Özcan, 28 Şubat 2026’dan itibaren Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etmesinin engellendiğini, Ramazan ayı boyunca kısıtlamaların sürdüğünü dile getirdi. Özcan, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Uluslararası kurumlara çağrıda bulunan Özcan, Filistinli esirlere yönelik uygulamalara karşı caydırıcı yaptırımların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında aldığı kararların uygulanması gerektiğini belirten Özcan, sorumluların cezalandırılması gerektiğini söyledi. Özcan ayrıca, Gazze’de suç işlediği iddia edilen çifte vatandaşlara yönelik yasal düzenlemelerin Türkiye’de bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini ifade etti.
Aydın Kovela Limanı’nda duygu dolu tören Aydın’ın Didim ilçesinde 5 Nisan 1924 tarihinde mübadele ile kente gelen vatandaşların anısına Kovela Limanı’nda çiçek bırakma töreni düzenlendi. Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde gerçekleştirilen törene; Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Dernek Başkanı Yusuf Gökçe, ilçe protokolü, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mavişehir Mahallesi Sedef Koy Mevkii’nde deniz kıyısında gerçekleştirilen törende, müboadeleyle yerlerinden edilen insanların yaşadıkları zorluklar ve geride bıraktıkları yaşamlar anıldı. Katılımcılar, ortak hafızayı canlı tutmanın önemine dikkat çekti. Törende konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, mübadelenin yalnızca bir göç değil, aynı zamanda derin bir toplumsal kırılma olduğunu belirterek, "1923 yılında imzalanan mübadele anlaşmasıyla insanlar doğdukları toprakları ve kültürlerini geride bırakmak zorunda kaldı. Bugün Didim ve Ege Bölgesi, mübadele torunlarının yoğun olarak yaşadığı yerlerdendir. Bizler bu acıyı ve bu direnci çok iyi bilen insanlarız" dedi. Kendi aile geçmişine de değinen Başkan Gençay, "Ben de bir mübadele torunuyum. Büyüklerimizin yaşadığı zorlukları onların anlatımlarıyla öğrendik. Hiçbir insanın yerinden edilmediği bir dünya istiyoruz. Bu nedenle Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözünü rehber edinmeliyiz" ifadelerini kullandı. Didim’in barış kenti kimliğine dikkat çeken Gençay, "Barış adına daha fazla çalışmak ve daha çok söz söylemek zorundayız. Mübadeleyle buradan ayrılanların torunlarını sevgiyle kucaklıyoruz" dedi. Program, katılımcıların denize çiçek bırakmasıyla sona erdi. Törende, geçmişte yaşanan acılar anılırken, kültürel mirasın korunmasının önemi bir kez daha vurgulandı.