EKONOMİ - 25 Eylül 2025 Perşembe 10:30

TESK Başkanı Palandöken: "İndirim aldatmacaları şekil değiştiriyor"

A
A
A
TESK Başkanı Palandöken: "İndirim aldatmacaları şekil değiştiriyor"

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Vatandaşın aldatılmasının önlenmesi, sahte ürünlerin piyasaya sürülmemesi, sağlığı bozan ürünlerin satışının engellenmesi gerekiyor. Vatandaşın da bu tür isim değişiklikleriyle yapılan sahte indirimlere itibar etmemesi lazım" dedi.


TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yanıltıcı reklam kampanyalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Palandöken, vatandaşların yanıltıcı indirim kampanyalarına karşı dikkatli olmaları gerektiğini söyleyerek, "İndirim kampanyaları mevsimsel olarak şekil değiştiriyordu. Bugüne kadar nasıl oluyordu? Meslek odalarından müsaade almak suretiyle ilkbaharda ve sonbaharda indirim yapılırdı. Halbuki şimdi öyle değil. Artık yılın 12 ayında indirim var. Vitrinlerde ürünleri göremiyorsunuz ama indirimleri görüyorsunuz. Yüzde 50 ile başlıyor, yüzde 70 oluyor, kasada yüzde 10, nakitte yüzde 10 daha ekleniyor. Yani sanki ürün bedavaymış gibi bir algı oluşturuluyor. Bu sistem vatandaşı yanıltıcı, tüketime zorlayıcı bir sistemdir. Bunun hem Ticaret Bakanlığımızın hem de meslek odalarımızın denetlemesi gereken bir konu olduğu açık" dedi.



"Halka pahalı ürün ucuzmuş gibi satılıyor"


Vatandaşın mağduriyetinin önlenmesi için indirimlerin mutlaka denetlenmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, "Bugüne kadar olduğu gibi vatandaşın aldatılmasının önlenmesi, sahte ürünlerin piyasaya sürülmemesi, sağlığı bozan ürünlerin satışının engellenmesi gerekiyor. Vatandaşın da bu tür isim değişiklikleriyle yapılan sahte indirimlere itibar etmemesi, ‘Böyle bir indirim olur mu’ diyebilmesi lazım. Çünkü yüzde 50 ile başlayan, yüzde 90’a kadar varan indirim sisteminde böyle bir kazanç unsuru olması mümkün değil. Bu nedenle bakanlıkların, kolluk kuvvetlerinin ve yerel yönetimlerin denetim yapması şart. Niçin denetlenmesi lazım? Bu ürünlerin gerçekten indirimli olup olmadığının, fason mu yoksa orijinal mi olduğunun, sağlığa zararlı kimyasal boyalarla üretilip üretilmediğinin tespit edilmesi için. Bildiğiniz üzere bunlar ‘garaj indirimi, çadır indirimi, pazar indirimi, cuma indirimi’ gibi birçok kılıf altında sunuluyor. Halk, daha pahalıyı ucuzmuş gibi alıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil ve esnaflıkla da bağdaşmaz. Gerçek esnaf ve üretici de diyor ki, ‘Biz böyle bir para görmedik, böyle bir kazancımız yok’. Zaten dünyanın her yerinde indirim belli dönemlerde yapılır, süresi belirlenir ve ürünler tahlil edilir. Aynı kalite mi, fason mu, insan sağlığına zararlı mı bakılır. Böylece vatandaşın aldanmasının önüne geçilir" diye konuştu.



"Yanıltıcı kampanyalarla ihtiyaç dışı ürünler pazarlanıyor"


Nokta bazlı yapılan denetimler ne kadar sıklaşsa da milyonlarca ürün aynı anda piyasaya sürüldüğü için fayda sağlamadığına işaret eden Palandöken, "Şikâyet üzerine denetim yapılsa da ürünler çoktan yer değiştirmiş oluyor. Bu durum geleneksel ticaret yapısını bozuyor. Vatandaşın esnafa güveni azalıyor, kalitesiz ürüne yüksek fiyat ödendiğini herkes görüyor. Ama vatandaş da diyor ki ‘Gelirimiz ancak bu ucuzlukları takip etmeye yetiyor.’ Bir ürün almak isterken, kampanyalar yüzünden ihtiyacı olmadığı halde üç ürün almak zorunda bırakılıyor. Zorunlu tüketim mallarında da aynı şey oluyor. Deterjanların üzerine içerikleri belirsiz kremler veya farklı sıvılar ekleniyor. Böyle olunca vatandaş stokçuluğa yöneliyor, haksız kazanç peşinde koşanların mallarını almak zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı.



"En büyük sorumluluk vatandaşa düşüyor"


En büyük sorumluluğun vatandaşa düştüğünün altını çizen Palandöken, "Bu noktada bakanlıkların yanı sıra en büyük sorumluluk vatandaşa düşüyor. Belgesi olmayan, değişim ve iade hakkı vermeyen esnaf ya da ticarethaneden ürün alınmamalı. Aynı durum internet sitelerinde de mevcut. Sipariş edilen ürün geldiğinde beğenilmezse ’iade et’ deniyor, fakat karşılaşılan manzaralar ortada. Vatandaşımızın çok dikkatli olması gerekiyor. Çadır indirimi, garaj indirimi, karanlık indirimi, cuma indirimi, pazar indirimi gibi söylemlere itibar edilmemeli. Esnaf, iş yerinde vatandaşın sağlıklı, ucuz, kaliteli ürünü makul kâr oranıyla almasını sağlamalı. Ama en önemlisi vatandaş da kendi otokontrolünü yapmalı" değerlendirmesinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.