GÜNDEM - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 14:13

TPF araştırması: Tüketici ve çalışan pazar tatilinde birleşti

A
A
A
TPF araştırması: Tüketici ve çalışan pazar tatilinde birleşti

Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun (TPF) yaptığı kamuoyu araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 85,7’si, sektör çalışanlarının ise yüzde 93,1’i marketlerin pazar günü kapalı olması gerektiğini düşünüyor.

TPF tarafından 1200 tüketici ve 900 sektör çalışanı ile gerçekleştirilen çalışmada, toplumun geniş kesimlerinin bu konuda ortak bir noktada buluştuğu görüldü. Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 85,7’si, çalışanların ise yüzde 93,1’i Pazar günü marketlerin kapalı olması gerektiğini düşünüyor. 1200 tüketicinin 1028’i ve 900 çalışanın 838’i Pazar tatilini destekliyor. Araştırma, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarının sanıldığından daha esnek olduğunu da ortaya koydu. Katılımcıların büyük bölümü, Pazar günü kapanma durumunda alışverişlerini Cumartesi gününe kaydırabileceklerini ya da hafta içine yayabileceklerini ifade etti. Bu durum, ekonomik aktivitenin ortadan kalkmayacağını, yalnızca günler arasında yeniden dağılım göstereceğini ortaya koyarken; sektör açısından ciddi bir gelir kaybı riski oluşmadığına işaret ediyor.

En yüksek destek 25-40 yaş araliğindan

Yaş gruplarına göre yapılan analizde, Pazar günü kapanmaya en güçlü destek 25-40 yaş grubundan geldi. Bu grubun hem aktif çalışan hem de aile sorumluluğu taşıyan bireylerden oluşması, sonucu belirleyen temel faktör olarak öne çıktı. Genç tüketiciler de yüksek oranda destek verirken, 40-60 yaş grubunda ise yaşam kalitesi ve düzenli dinlenme ihtiyacı belirleyici oldu.

Kadınlar daha güçlü destekliyor

Araştırma sonuçlarına göre kadın tüketiciler ve kadın çalışanlar, Pazar günü kapanma modeline erkeklere kıyasla bir miktar daha fazla destek veriyor. Bu durumun temel nedeni olarak, aile içi zaman yönetimi ve çocuklarla geçirilen sürenin artırılması beklentisi öne çıkıyor.

Çalışanlar için kritik: "Bu bir tercih değil ihtiyaç"

Araştırmanın en dikkat çeken sonuçlarından biri de çalışan tarafındaki güçlü destek oldu. Yüzde 93,1 gibi çok yüksek bir oranla çalışanlar Pazar günü tatilini desteklerken, bu durum mevcut çalışma düzeninin sürdürülebilirliği açısından önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Çalışanlar, düzenli bir hafta sonu tatilinin: verimliliği artıracağını, motivasyonu yükselteceğini, işe bağlılığı güçlendireceğini ifade ediyor.

Aile ve sosyal yaşam vurgusu öne çıktı

Araştırmada pazar günü kapanmayı destekleyenlerin en önemli gerekçesi olarak "aile ile zaman geçirmek" öne çıktı. Mevcut düzende hafta içi çocukların okulda, hafta sonu ise ebeveynlerin işte olması nedeniyle aile içi zamanın sınırlı kaldığına dikkat çekilirken, pazar tatilinin bu dengeyi yeniden kurabileceği ifade edildi. Özellikle kadın çalışanlar açısından bu durumun daha kritik olduğu vurgulandı.

"Bu sadece sektörel değil, toplumsal bir talep"

TPF Başkanı Ömer Düzgün, araştırma sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ortaya çıkan tabloyun yalnızca sektörel değil, doğrudan toplumsal bir talebi yansıttığını vurguladı. Düzgün, "Bu araştırma bize şunu çok net gösteriyor: Pazar günü tatili artık sadece çalışanların değil, tüketicilerin de talep ettiği bir düzenleme haline gelmiştir. Bu kadar yüksek oranlı bir destek, toplumun bu dönüşüme hazır olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

"1028 tüketici, 838 çalışan aynı noktada buluştu"

Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden birinin, hem tüketici hem çalışan tarafında güçlü bir uzlaşı oluşması olduğunu belirten Düzgün, şu değerlendirmede bulundu:

"Perakende sektöründe ilk kez bu kadar net bir tablo görüyoruz. 1.028 tüketici ve 838 çalışan aynı konuda ortak görüş bildiriyor. Bu sadece bir anket sonucu değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal mutabakatın göstergesidir."

Araştırma, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarının esnek olduğunu da ortaya koydu. Katılımcıların büyük bölümü, Pazar günü kapanma durumunda alışverişlerini Cumartesi gününe kaydırabileceklerini veya hafta içine yayabileceklerini ifade etti. Bu durumun ekonomik kayıp oluşturmayacağını belirten Düzgün, "Tüketici davranışı ortadan kalkmıyor, sadece gün değiştiriyor. Bu nedenle sektör açısından ekonomik bir risk söz konusu değil" dedi.

"Bu model çalışanı mutlu eder, sektörü güçlendirir"

Çalışan tarafındaki yüzde 93’lük destek oranına dikkat çeken Düzgün, Pazar günü tatilinin yalnızca sosyal değil, ekonomik sonuçları da olacağını ifade etti.

"Mutlu çalışan daha verimli çalışır. Pazar günü tatili, çalışanların motivasyonunu artıracak, iş bağlılığını güçlendirecek ve hizmet kalitesini doğrudan yukarı taşıyacaktır" diyen Düzgün, bu modelin sektörün genel performansına olumlu katkı sağlayacağını vurguladı.

"Aile dengesi için kritik"

Özellikle kadın çalışanlar açısından Pazar günü tatilinin kritik bir ihtiyaç olduğunu belirten Düzgün, mevcut sistemin aile yapısını zorladığını ifade etti.

"Bugün birçok ailede hafta içi çocuklar okulda, hafta sonu ise anne-baba işte oluyor. Bu sürdürülebilir bir yapı değil. Pazar günü tatili, ailelerin birlikte zaman geçirmesi açısından çok önemli bir denge unsuru olacaktır" dedi.

"Perakende geçici iş olmaktan çıkmalı"

Düzgün, Pazar günü kapanma modelinin sektörde yapısal bir dönüşüm oluşturacağını da belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Biz perakendeyi geçici bir iş olmaktan çıkarmak istiyoruz. Bu sektörün bir meslek olarak görülmesi gerekiyor. Pazar günü tatili ile birlikte perakende daha tercih edilebilir hale gelecek, nitelikli ve kalıcı istihdam sağlanacaktır."

"Dünyada örnekleri var"

Düzgün, Avrupa’da birçok ülkede benzer uygulamaların başarıyla yürütüldüğünü hatırlatarak Türkiye için de uygulanabilir bir model olduğunu belirtti. Düzgün, "Bu model dünyada uygulanıyor ve başarılı sonuçlar veriyor. Bizim önerdiğimiz sistem de hem çalışanı koruyan hem tüketiciyi mağdur etmeyen dengeli bir modeldir" dedi.

"Yeni dönemin kapısı aralanıyor"

TPF Başkanı Ömer Düzgün, açıklamasının sonunda Pazar günü kapanma modelinin artık ertelenmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Ortada çok net bir veri var. Tüketici de çalışan da aynı şeyi söylüyor. Bu nedenle Pazar günü kapanma modeli artık bir seçenek değil, sektörün sürdürülebilirliği açısından stratejik bir gerekliliktir. Artık yeni dönemin kapısı aralanıyor. Sektörün aktörleri olan bizler ve toplumun tüm paydaşları aynı talepte buluşuyor. Gereğinin yapılmasını arzu ediyoruz" diye konuştu

Sektörde köklü dönüşüm beklentisi

TPF’nin araştırmasına göre Pazar günü tatili, perakende sektöründe yalnızca çalışma saatlerini değil, sektörün genel yapısını da değiştirebilecek bir potansiyele sahip. Araştırma, bu uygulamanın, perakendeyi geçici iş olmaktan çıkararak meslek haline getireceğini, personel bulma sorununu azaltacağını, çalışan sirkülasyonunu düşüreceğini, hizmet kalitesini artıracağını ortaya koyuyor.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Başkan Özdemir’den ulaşım açıklaması: "Vatandaşımızın mağdur edilmesine izin vermeyeceğiz" Niğde Belediye Meclisi’nin şehir içi ulaşım düzenlemesine ilişkin aldığı kararın ardından Bor-Niğde hattında çalışan bazı otobüs şoförlerinin kontak kapatarak eylem yapmasıyla başlayan tartışmalar sürerken, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir kamuoyunda oluşan iddialara ilişkin basın açıklaması yaptı. 18 Mayıs’ta yaşanan olayda yapılan güzergah değişikliğine tepki gösteren Bor hattı şoförleri araçlarını durdurarak kontak kapatma eylemi gerçekleştirmiş, bazı güzergahlarda ulaşım durma noktasına gelmişti. Yeni düzenleme kapsamında Bor’un yanı sıra Altunhisar, Bahçeli, Kemerhisar, Ulukışla, Çukurkuyu ve Kızılca’dan gelen otobüslerin şehir içi güzergahları değiştirilmiş, toplu taşıma araçlarının şehir merkezine girmeden belirlenen noktalarda yolcu indirip bindirmesi kararlaştırılmıştı. Yaşanan gelişmelerin ardından basın mensuplarıyla bir araya gelen Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algıya tepki gösterdi. Başkan Özdemir; "Karar yeni değil" Özdemir, söz konusu kararın yeni alınmış bir uygulama olmadığını belirterek, "Adana ve Ankara istikametinden gelen ilçe, belde ve köy otobüslerimizin güzergahıyla alakalı karar 10 Şubat 2025 tarihinde alındı. Bu karar ilgililerine hem yazılı hem sözlü olarak bildirildi. Ancak son iki gündür sanki gece alınmış ve sabah uygulanmış bir karar gibi kamuoyuna yansıtıldı. Maalesef böyle bir algı oluşturulmaya çalışıldı ve vatandaşlarımız mağdur edildi" dedi. "Amaç trafik ve durak sorununu çözmek" Kararın tek yön uygulamasıyla ortaya çıkan trafik ve durak sorunlarını çözmek amacıyla alındığını ifade eden Özdemir, şehir içi taşımacılık yapan otobüslerle ilçeler arası taşımacılık yapan araçların aynı durakları kullanmasının ciddi sıkıntılara yol açtığını söyledi. İlçeler arası taşımacılık yapan araçların şehir içinde yolcu taşımasının yasal olmadığını da vurgulayan Özdemir, yaşanan mağduriyetin temel sebebinin kooperatifin izinsiz ve kanunsuz şekilde kontak kapatma eylemi olduğunu ifade etti. Bazı çevrelerin yaşanan süreçte Niğde Belediyesi’ni hedef gösterdiğini belirten Başkan Özdemir, "Sanki vatandaşları Niğde Belediyesi mağdur etmiş gibi bir gündem oluşturulmaya çalışılıyor. Biz gece gündüz demeden vatandaşımıza hizmet etmek için çalışıyoruz. Niğde sınırları içerisinde yaşayan hiçbir vatandaşımız arasında ayrım yapmamız söz konusu olamaz. İster köyde yaşasın ister ilçede, herkes bizim vatandaşımızdır ve hizmet etmekle yükümlüyüz" diye konuştu. Kayseri ve Nevşehir istikametinden gelen araçların mevcut terminal düzenini kullandığını hatırlatan Özdemir, Adana-Ankara güzergahında da benzer bir düzenleme yapılmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Sürecin ani gelişmediğini belirten Özdemir, 2025 yılı içerisinde belediye meclisinde alınan karar sonrası ilgili kooperatiflerle çok sayıda toplantı yapıldığını dile getirdi. Ücretsiz ulaşım desteği sağlanacak Başkan Özdemir açıklamasında vatandaşların mağdur olmaması adına ücretsiz ulaşım desteği sağlandığını da açıkladı. Şehir merkezine ulaşım için elektrikli otobüslerin ücretsiz hizmet vereceğini belirten Özdemir, "Bor, Bahçeli, Kemerhisar ve o bölgedeki köylerden gelen vatandaşlarımızın mağdur olmaması için ücretsiz taşıma uygulaması başlattık" ifadelerini kullandı. Geçmişte bazı ilçe araçlarının şehir merkezine girişlerinin yine kooperatif talepleri doğrultusunda kaldırıldığını da hatırlatan Özdemir, "Doğru konuşmak lazım. Geçmişte Bor ilçe merkezine giren Kemerhisar ve Bahçeli araçları da çıkarıldı. Bugün yapılan düzenleme tamamen şehir trafiğini rahatlatmak ve düzeni sağlamak amacı taşıyor" dedi. "Kimsenin vatandaşı mağdur etmesine izin vermeyeceğiz" Niğde Belediyesi’nin vatandaşların mağduriyetine izin vermeyeceğini vurgulayan Özdemir, "26 Haziran’a kadar süre veriyoruz. Niğde il sınırları içerisinde yaşayan hiçbir vatandaşımızın mağdur edilmesine izin vermeyeceğim. Eğer birileri vatandaşımızı mağdur etmeye kalkarsa Niğde Belediyesi olarak elimizi taşın altına koyarız. Keyfi, kanunsuz ve izinsiz şekilde vatandaşın mağdur edilmesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Muğla Tamirci yanlış aracı götürdü, gerçek sonradan ortaya çıktı Muğla’nın Menteşe ilçesinde akıllara durgunluk veren bir "hırsızlık" ihbarı, eşine az rastlanır bir karışıklığı ortaya çıkardı. Tamircinin yanlışlıkla götürdüğü otomobilin anahtarının, iki farklı aracı da açıp çalıştırması polis ekiplerini bile şaşkına çevirdi. Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Kötekli Mahallesi’nde meydana gelen olay, duyanlara "bu kadarı da ancak filmlerde olur" dedirtti. Edinilen bilgiye göre, 26 UL 985 plakalı otomobilinin park ettiği yerde olmadığını fark eden bir vatandaş, aracının çalındığını düşünerek durumu hemen polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine harekete geçen emniyet güçleri, bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. "İnternette kendini hırsızlık şüphelisi olarak görünce şaşırdı" Bir süre sonra internette ve yerel basında "Kötekli’de araç hırsızlığı" haberlerini gören sanayi ustası, fotoğraftaki plakanın tamir için getirdiği araçla aynı olduğunu fark edince hemen araç sahibini aradı. Durumun anlaşılmasının ardından, aracının çalındığını düşünen mağdur vatandaş ve polis ekipleri hızla sanayi sitesindeki tamirhaneye gitti. Yapılan incelemede, ortada bir hırsızlık kastının olmadığı, tamamen talihsiz bir yanlışlık yaşandığı anlaşıldı. İlginç olayın, aracında arıza oluşan bir müşterinin sanayideki ustasına gidip aracının anahtarını teslime derek Kötekli Mahallesi’nde bulunan evinin önündeki aracın dükkana getirilip tamir edilmesini istemesi ile yaşandığı öğrenildi. Kendisine teslim edilen anahtar ile müşterisinin sokağına değil bir alt sokağa giren tamirci ustasının elindeki anahtar ile aynı marka ve aynı model aracı çalıştırıp tamir için dükkanına götürdüğü öğrenildi. Olayın hırsızlık değil ilginç bir yanlışlık sonucu yaşandığının ortaya çıkması üzerine araç sahibi şikayetinden vazgeçerken, polis ilginç olayla ilgili tutanak tutarak ustayı da gerçek aracın tamirini yapması için salıverdi. Ancak, aynı marka ve modeldeki iki farklı otomobilin kilit sisteminin birbirine uyum sağlaması, olay yerine gelen polis ekiplerini bile hayrete düşürdü.
İstanbul Fatih’te 400 yıllık cami minaresinin kubbesi vinçin çarpmasıyla böyle yıkıldı İstanbul Fatih’te inşaat çalışmaları esnasında vincin taşıdığı demirin cami minaresine çarpması sonucu kubbesi yıkıldı. Çarpma sebebiyle 400 yıllık cami minaresinin kubbesinin düştüğü o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, sabah saatlerinde Fatih Unkapanı’nda bulunan Atlamataşı Caminde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 1 yıl önce başlayan inşaattaki kule vinç, malzemeleri taşıdığı esnada 400 yıllık caminin minaresinin kubbesine çarptı. Çarpma sebebiyle minare kubbesi yere düştü. Kubbenin düştüğünü görenler, durumu inşaat çalışanlarına haber verdi. Yaşanan olay sonrasında cami çevresi vatandaşların giriş ve çıkışına kapatıldı. 1616 yılında yapılan caminin 1 yıldır kapalı olduğu öğrenildi. Çarpma esnasında çıkan sesi duyduğunu söyleyen Sertan Saltan, "Sabah vinç burada çalışırken malzemeyi buradan o tarafa inşaat alanına doğru çekerken malzeme minarenin kenarına çarpmasıyla kubbe yere düşmüş. Kopan parçalar caminin ön tarafına düşmüş. Biz sesi duyduk, baktık çarpmış düşüyor. Burası 1616 yılından beri tarihi eser bir cami. Ama minarenin sonradan yapılmış parçaları vardı. İnşaatın tadilatı dolayısıyla cami 1 senedir kapalı" dedi. 400 yıllık tarihi olan Atlamataşı Camiinin minaresindeki kubbenin vincin çarpması sonucu yıkıldığı o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde inşaat malzemesi taşıyan vincin minareye çarptığı ve sonrasında kubbenin yıkıldığı görülüyor.
Balıkesir Balıkesir’de çocuklara şenlik havasında hediye yağmuru Balıkesir, Kurban Bayram öncesi eşine az rastlanır cıvıl cıvıl bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen dev çocuk şenliği, yüzlerce miniğin yüzünü güldürürken; ortaya çıkan renkli görüntüler bayram coşkusunu şehre erken getirdi. Siyaset Yerini Çocuksu Neşeye Bıraktı Kır bahçesinde kurulan şenlik alanı, çocuk sesleriyle yankılandı. Geleneksel sokak oyunlarından modern aktivitelere kadar her şeyin çocuklar için titizlikle hazırlandığı etkinlikte, ikramlar da eksik edilmedi. Patlamış mısır, mesir macunu, pamuk şekeri, kadın kollarının özenle hazırladığı ikramlar eşliğinde eğlenen çocukların mutluluğu görülmeye değerdi. Başkan Aydemir Hem Oynadı Hem Hediye Dağıttı Etkinliğin en dikkat çeken anları ise AK Parti İl Başkanı Mehmet Aydemir’in şenlik alanına gelişiyle yaşandı. Protokol kimliğini bir kenara bırakan Aydemir, çocukların arasına karışarak oyunlarına dahil oldu. Çocuklarla birebir vakit geçiren, onlarla şakalaşan ve her birinin bayram sevincine ortak olan Başkan Aydemir, etkinliğin sonunda ise bizzat kendi seçip hazırladığı yüzlerce sürpriz hediyeyi minik ellere teslim etti. "Bayramın En Güzel Rengi Çocukların Tebessümü" Çocuklar bayramlıklarını alırken yaşadıkları heyecan kameralara yansırken, Başkan Aydemir yaptığı kısa değerlendirmede şunları kaydetti: "Bugün burada sadece bir etkinlik yapmıyoruz; bir neslin bayram hatırasına ortak oluyoruz. Bizim için siyaset, sadece binalar inşa etmek veya yollar yapmak değil, asıl olan gönüller yapmaktır. Bir çocuğun yüzündeki o masum tebessüm, dünya üzerindeki tüm makamlardan ve tüm başarılardan daha değerlidir. Eğer bugün bir evladımızın dahi bayramı daha heyecanla beklemesine vesile olabiliyorsak, ne mutlu bize. Bizim en büyük davamız da, en büyük projemiz de bu çocukların huzur ve mutlulukla büyüdüğü bir Balıkesir’dir." Renkli oyunlar, sürprizler ve hediye paketleriyle dolup taşan şenlik, en neşeli bayram öncesi buluşmalarından biri olarak kayıtlara geçti.