KÜLTÜR SANAT - 27 Kasım 2025 Perşembe 11:19

Türkiye, 43. Fecr Film Festivali’nde odak ülke olarak yer alıyor

A
A
A
Türkiye, 43. Fecr Film Festivali’nde odak ülke olarak yer alıyor

İran’ın Şiraz kentindeki 43. Fecr Film Festivali, Türkiye-İran Kültür Yılı kapsamında Türkiye’yi odak ülke olarak ağırlıyor.


Bu yıl, 26 Kasım - 3 Aralık tarihleri arasında yaklaşık 30 ülkeden 45 filmin katılacağı Fecr Film Festivali’nde Türkiye, Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen üç filmle temsil edilecek. Bu kapsamda seçkide yer alan bazı filmler aynı zamanda festivalin çeşitli yarışma bölümlerinde değerlendirilecek. Kültür Yılı çerçevesinde hazırlanan ‘Çağdaş Türk Sineması’ bölümü, önde gelen Türk yönetmenlerin eserlerini bir araya getirerek Türk sinemasının güncel üretimlerini İranlı izleyicilerle buluşturacak.



Bir Adam Yaratmak


Murat Çeri’nin yönettiği, Necip Fazıl Kısakürek’in aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan ve başrolünde Engin Altan Düzyatan’ın yer aldığı ‘Bir Adam Yaratmak’, festivalin Uluslararası Yarışma bölümünde Türkiye’yi temsil edecek.



Döngü ve Rayların Ötesinde


Yönetmen Erkan Tahhuşoğlu’nun ‘Döngü’ adlı filmi, festivalin Doğu Ufku (Eastern Vista) bölümünde; genç sinemacılara ve yeni üretici seslere odaklanan Future Frame bölümünde ise Ceng İzgören’in ‘Rayların Ötesinde’ filmi Türkiye adına yarışacak.



Kuru Otlar Üstüne


Festival kapsamında ayrıca Nuri Bilge Ceylan’ın uluslararası alanda geniş yankı uyandıran filmi ‘Kuru Otlar Üstüne’, özel bir gösterimle İranlı izleyicilerin beğenisine sunulacak.


1-3 Aralık tarihleri arasında festival programı içinde Kültür Bakanlıkları ve Sinema Otoriteleri Buluşması gerçekleştirilecek. Bu çerçevede katılımcı ülke heyetleri arasında ikili teknik toplantılar düzenlenecek ve ülkelerin ortak yapım modellerine ilişkin uygulamalar ele alınacak.


Fecr Film Festivali, sinema profesyonelleri ve uluslararası konukların katılımıyla 2 Aralık Salı günü düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.