SAĞLIK - 24 Mayıs 2024 Cuma 12:22

Türkiye ile Malta arasında sağlık turizmi alanında işbirliği

A
A
A
Türkiye ile Malta arasında sağlık turizmi alanında işbirliği

Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, sağlık sektöründe yer alan Türk şirketleriyle birlikte Malta Cumhuriyeti’ni ziyaret edere ikili anlaşmalar yapacaklarını söyledi.


Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut ve beraberindeki heyet, Malta Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Dr. Theresa Cutajar’ı makamında ziyaret etti.


Burada konuşan Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu (ASATUF) kuruluşunu tanıtarak sağlık turizmi alanında Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında iş birliği yapmak istediklerini söyledi. Malta Cumhuriyeti’nin bu alanda iş birliği yapabilecekleri ülkelerin başında geldiğini aktaran Karabulut, “Türkiye, sağlık turizmi alanında son yıllarda sağlık turizmindeki marka değerini en üst seviyeye yükseltmiştir. Ülkemizde anlaşma yapmış olduğumuz termal otellerle ve hastanelerle Malta Cumhuriyeti ile sağlık turizmi alanında iş birliği yapmak istiyoruz. Alternatif tıp alanında özellikle yapmış olduğumuz çalışmalarla ilgili olarak şifalı bitkilerin de tanıtımını yapmak istiyoruz. Ayrıca yaşlı turistlerin bakımı ve rehabilitasyonu amacıyla klinik konukevleri, geriatrik tedavi merkezleri ile ülkemize gelecek yaşlı turistlere hizmet vermeyi düşünüyoruz. Bu amaç Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu, 2024 yılında sağlık turizmine katkı sağlamak amacıyla, Türkiye Cumhuriyetinin de destek ve katkılarıyla, Malta Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği işbirliği ile sağlık turizmi alanında online ve fiziki olarak iş forumu ve konferansları yapmak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.


Sağlık sektöründe yer alan Türk şirketleriyle birlikte Malta Cumhuriyeti’ne kalabalık bir heyetle ziyaret gerçekleştirip ikili anlaşmalar yapacaklarını da anlatan Karabulut, “Türkiye ve Malta Cumhuriyeti arasındaki İş birliğinin daha da güçlenmesi gerekir. Sizleri ve değerleri diplomatlarınızı en kısa zamanda ASATUF Genel Merkezi’nde görmekten mutluluk duyacağız” dedi.


Malta Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Dr. Theresa Cutajar ise Türkiye ile Malta arasında bir çok alanda yakın bir işbirliğinin mevcut olduğunu belirterek, “Sağlık alanında da Türkiye ile iş birliğini geliştirmek ve güçlendirmek isteriz. Bu amaçla Malta Cumhuriyeti ile ASATUF arasında karşılıklı 5’er kişilik komisyon kurulup, heyetler arasında ikili görüşmelerin başlaması önemlidir. Yaşlı hastaların Türkiye’de bakım ve rehabilitasyonu da çok önemli bir konudur. Bu konuda da iki tarafın komisyonları arasında gerekli çalışmaların yapılması önemlidir. Alternatif Tıp konusunda da aynı şekilde iş birliğimizi geliştirmek isteriz. Bu amaçla Malta Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği olarak en kısa zamanda ASATUF Genel Merkezine bir ziyaret gerçekleştirmek istiyoruz" diye konuştu.



Türkiye ile Malta arasında sağlık turizmi alanında işbirliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Cep telefonunda bu uygulamayı kullananlar banka uygulamalarına erişemiyor Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, cep telefonlarında IPTV ve benzeri uygulamalar bulunan vatandaşların banka uygulamalarına erişiminin engellendiğini söyleyerek, "Bankalar bir tedbir olarak eğer bu uygulamalar varsa benim uygulamamı çalıştırmamalısın diyor" dedi. Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, bazı bankaların IPTV gibi uygulamaların olduğu cep telefonlarında mobil uygulamasının kurulmasına izin vermediğini söyledi. Bankalar dışında resmi kuruluşların da denetlemeler yaparak kaynağı bilinmeyen uygulamaların olduğu cihazlara kurulum yapılmasına izin vermediğini belirten Topuzoğlu, "Bazı bankaların IPTV gibi uygulamaların olduğu cihazları kısıtlama sebebi aslında bizim zaman zaman hep gündeme getirdiğimiz; bilmediğiniz uygulamaları yüklemeyin, onları kullanmayın ya da bu veri kaynağı anlamında bilinmeyen uygulamaların, denetlenmeyen uygulamaların çok büyük sıkıntılar oluşturabileceği konusundaki uyarılarımızın bir göstergesi diyebiliriz. Bankalar neden bu tarz uygulamaları olan cihazların kullanılmasını istemiyor dersek de çünkü bu uygulamaların içerisinde birtakım trojen dediğimiz, Truva atı dediğimiz virüs benzeri yazılımlar yer alıyor. Bu ne yapıyor? Sizin bilgisayarınızı -sık sık kullandığımız bir terim- zombiye çeviriyor. Yani zombiye çevirmesi ne demek? Burada sizin cihazınızı, bilgisayarınızı ve telefonunuzu kendininmiş gibi kullanıp, birtakım işlemleri size yaptırması demek. Haliyle de sizin İP’niz üzerinden bu işlemler yapıldığı için de herhangi bir durumda sizin sorumluluk alacağınız ortamın oluşturulmasıdır. İşte bankalar da bir tedbir olarak eğer bu uygulamalar varsa benim uygulamamı çalıştırmamalısın diyor. Çünkü haliyle siz oraya bir şifre girdiniz, bu şifreleri kaydetti ve kendisine gönderilmesini sağladı. O zaman ne olacak haliyle; sizin banka hesaplarınıza girebilecek ya da diğer işlemleri yapabilecek. Aslında banka kuruluşları öncü oldu ama diğer kurumlar da, resmi anlamda iş yapan kurumlar da artık bu tarz denetleme yaparak kaynağı bilinmeyen uygulamalar varsa kendi uygulamasının yüklenmesine izin vermiyor" dedi. Topuzoğlu, bu tarz uygulamaların sosyal medya hesaplarını da ele geçirebileceğini söyleyerek, "Sosyal medya hesaplarına da erişim elbette sağlanabilir. Çünkü sizin cihazınıza girip de o izinleri aldıktan sonra her türlü bilgiye ulaşabilir. Biz verileri daha önce de söylediğimiz gibi internet tarayıcılarında belirli bir yere kayıt ediyorduk. Şifre yöneticisinde saklıyorduk. Bu veri tabanı da ulaşılabilir ve haliyle bunun üzerinde bizim birçok hesabımız da ele geçirilme riski ile karşı karşıya kaldı. Tabii ki sosyal medya hesaplarının da şifreleri bu şekilde kayıtlı olduğu için, bunlara erişilebilir. Yasal olmayan hiçbir şey bulunmamalı, onları kullanmamalıyız. Yani bir program kullanırken de işte haliyle lisans ücretleri çok pahalı geldiği için belki de insanımız bir nevi mecburiyetten dolayı yöneliyor ama o programın içerisinde ne olduğunu bilmiyoruz. Yani bir aktivasyon sağlarken size nasıl bir etki bırakacağı ya da sıkıntı oluşturabileceğini bilmiyoruz. Bundan dolayı nasıl ki işte o IPTV’ler yasal değilse, haliyle hırsıza güven olmaz diyorum ben. Bu noktada o tarz yazılımları kullanmak da daha büyük sorunları yanında getirebiliyor" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Yürüyüş sonrası olaysız dağılan gruptan ayrılıp trafiği engellediler Eskişehir’de dün gece toplanan ve polis kontrolünde yürüyüş yapan, daha sonra olaysız dağılan topluluktan ayrılan alkollü ve liseli bir grup, İsmet İnönü Caddesi’nin girişini trafiğe kapattı. Caddenin trafiği açılmasını söyleyen polisten kaçan grup, basın mensupları ve polis ekiplerin olduğu bölgeye yanan meşale atıp caddedeki çöp kutularını devirdi. Kentin çeşitli bölgelerinde düzenlenen protestolarda gruplar sloganlar eşliğinde, polis kontrolünde yürüyüp daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı. Fakat yürüyüş ardından gruptan ayrılan, liselilerden oluşan ve aralarında alkollü şahısların da olduğu grup İsmet İnönü Caddesi giriş oturarak hem tramvay, hem de yaya trafiğini olumsuz etkiledi. Zaman zaman kendi aralarında tartışan, dans eden grup yaklaşık 2 saat boyunca bulunduğu yerden ayrılmadı. Polis ekiplerinin "Arkadaşlar, lütfen olaysız dağıldı ya da Ulus Anıtın’ın olduğu meydana geçip oturun" ikaz ve tavsiyelerini dinlemeyen grup, oturdukları yerden kalkmadı. Polis ekiplerinin sadece mevcut pozisyonunu değiştirmesinden korkan liseli ve alkollü eylemciler, bir anda kaçmaya başladı. Kaçarken polise ve basın mensuplarının olduğu bölüme yanan meşaleler atan grup, cadde üzerindeki neredeyse bütün çöp kutularını devirdi. Polislerden kaçarken, bir çocuğu gösterip "Şu çocuk kadar değilsiniz" diyen şahıs ise bir köşede yakaladı. Polis ekiplerince yakalanan ve grubun her zaman en başında bulunan şahıs meşale ve çöp kutularını atanların kendileri ya da arkadaşlarından biri olmadığını iddia ederek eve gitmek istediğini. Oldukça korkan şahıs koşarak eve kaçtı. Yaklaşık 2 saat boyunca oldukları yerden ayrılmayan liseli ve alkollü grup yaklaşık 10 dakikada ara sokaklara dağılırken arkalarında adeta talan edilmiş bir cadde bıraktı.