SAĞLIK - 09 Mart 2026 Pazartesi 10:20

TVHB Başkanı Eroğlu, TVHB’nin 72. yıl dönümünü kutladı

A
A
A
TVHB Başkanı Eroğlu, TVHB’nin 72. yıl dönümünü kutladı

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, 9 Mart 1954 yılında kurulan TVHB’nin 72. yıl dönümünü kutladı.


Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, TVHB’nin kuruluşunun 72. yıl dönümü sebebiyle açıklamada bulundu. Eroğlu, TVHB’nin 9 Mart 1954 yılında kuruluş kararının alınıp 18 Mart 1954 yılında Resmi Gazete’de yayımlanarak kurulduğunu belirtti. Eroğlu, "Bugün 72. kuruluş yıl dönümümüz. Bu vesileyle 7 Mart Cumartesi günü Kahramanmaraş’ta 72. kuruluş yıl dönümü programı içerisinde bir iftar yemeği düzenledik. Geçen yıl aynı etkinliği Hatay’da gerçekleştirmiştik. Bu yıl da Kahramanmaraş’ta etkinlik oldu. TVHB’nin kamu kurumu niteliğinde olması önemli. Bugün itibariyle kendisine bağlı 8 bölge ve 64 il olmak üzere 72 tane veteriner hekimleri odamız mevcut. Kamuda, özelde ve serbest olarak mesleğini yürüten yaklaşık 45 bini geçen veteriner hekim mevcut. Bunların tamamını temsil eden bir özelliği var" diye konuştu.



"Mesleğini serbest ve özel olarak icra eden veteriner hekimler için bu odalara üye olmak zorunlu"


1980 yılına kadar veteriner hekim olan herkesin veteriner hekimler odasına üye olmasının mecburi olduğunu vurgulayan Eroğlu, "Ancak 80’den sonra kaldırıldığı için kamuda çalışanların üyeliği isteğe göre. Ama mesleğini serbest ve özel olarak icra eden veteriner hekimler için bu odalara üye olmak zorunlu" ifadelerini kullandı.



"Veterinerlik çok önemli şahsiyetler yetiştirmiş bir meslektir"


Osmanlı’da bilimsel olarak veteriner hekimlik kavramının 1842 yılında başladığını kaydeden Eroğlu, "Veterinerlik çok önemli şahsiyetler yetiştirmiş bir meslektir. Mehmet Akif Ersoy, istiklal şairimiz, veteriner hekimdir. O zamanki adı baytar mektebi şeklinde olan okulun 1893 yılında birincilikle mezun olan öğrencisidir. Genel müdür yardımcılığına kadar yükselmiş, idari görevlerde bulunmuştur. Ayrıca sahayı gezmiş, Türkiye sahasını, Suriye tarafını, balkanları gezmiştir. Hatta arkadaşları hatıralarında, ‘Akif, at sırtında baytarlığın vermiş olduğu sorumluluğu yerine getirmek için doğuyu, Anadolu’yu karış karış gezip Anadolu insanını tanımasaydı İstiklal Marşı’nı yazamazdı’ diyor" şeklinde konuştu.



TVHB Başkanı Eroğlu, TVHB’nin 72. yıl dönümünü kutladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ekrem İmamoğlu duruşmasında mahkeme heyeti salondan çıktı, duruşmaya ara verildi Ekrem İmamoğlu duruşmasında izleyiciler tezahürat yaptığı için mahkeme heyeti salonundan çıktı, duruşmaya saat 13.30’a kadar ara verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar çıkarıldı. Mahkeme başkanı izleyicilerin de salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler duruşmaya alınmama ihtimaline karşın salondan ayrılmıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlamıştı. Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi. Sanıklar salondan çıkarılırken, izleyiciler, jandarma eşliğinde dışarı alındı. Mahkeme heyeti salondan çıktı. Duruşmaya saat 13.30’a kadar ara verildi. İzleyiciler salona geri alınmama ihtimaline karşı salondan ayrılmıyor.
Bursa Uludağ’da çığ arama kurtarma tatbikatı gerçekleşti AFAD Bursa İl Müdürlüğü koordinasyonunda, Çığ Hazırlık ve Müdahale Ekibi Kararı kapsamında planlanan çığ arama kurtarma tatbikatı Uludağ’da başarıyla icra edildi. Tatbikata, kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarına bağlı arama kurtarma ekiplerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Çığ olaylarına müdahalede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedeflenirken, senaryo gereği oluşturulan çığ altında kalan afetzedelerin yerinin tespiti, sinyal arama, hassas sondalama, kontrollü kazı, medikal müdahale ve güvenli tahliye aşamaları sahada uygulandı. Tatbikat süresince ekiplerin müşterek çalışma kabiliyeti, hızlı intikal kapasitesi ve olay yeri yönetim becerileri test edilmiştir. Tatbikata toplam 31 arama kurtarma ekibinden 150 personel katılım sağlarken, AFAD Bursa, Hayrat AKE, İHAKUT, Gürsu Belediyesi AKE, Telekom AKE, UEDAŞ AKE, BURULAŞ AKE, ÇAK, UMKE, BUSKİ AKE, KUMDAK, Gençlik ve Spor Arama Kurtarma, Osmangazi Belediyesi OSAK Ekibi, AKUT Bursa, Nilüfer Belediyesi AKE, ANASAR, Bursa İtfaiyesi, NAK, TAK, İNDAK, BAM, Coşkunöz CAK, MAG-AME, BAKUT, ANDA, Yıldırım AKE, Karayolları AKE, MEB AKUB ve İBAG ekipleri hazır bulundu. Tatbikat, İl AFAD Müdürü Mehmet Buldan koordinasyonunda ve AFAD Bursa Arama Kurtarma Birlik Müdürü Mehmet Ersoy’un olay yeri yönetiminde başarıyla tamamlandı. Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, afetlere karşı hazırlık çalışmaları planlı, koordineli ve çok paydaşlı bir anlayışla kararlılıkla sürdürüyor.
Aydın ADÜ’de eğitim ve araştırma altyapısına kapsamlı yatırım Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde son dönemde hayata geçirilen laboratuvarlar, araştırma merkezleri ve dijital altyapı yatırımlarıyla eğitim ve bilimsel araştırma kapasitesi güçlendirildi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), Rektör Prof. Dr. Bülent Kent’in göreve başlamasının ardından eğitim, araştırma ve uygulama altyapısını güçlendirmeye yönelik kapsamlı yatırımları hayata geçirildi. Üniversite genelinde kurulan yeni laboratuvarlar, uygulama alanları ve araştırma merkezleriyle bilimsel üretkenliğin artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda Mühendislik Fakültesi bünyesinde Deprem Performans Analiz Laboratuvarı kurularak yapı güvenliği ve performans analizlerine yönelik akademik ve teknik kapasite artırıldı. Bilgisayar Mühendisliği Öğrenci Uygulama Laboratuvarı ile Elektrik-Elektronik Mühendisliği Devre ve Elektronik Laboratuvarı modern donanımlarla yenilenerek öğrencilerin uygulamalı eğitim imkanları genişletildi. Koçarlı Meslek Yüksekokulu’nda kurulan Bitkisel Üretim Laboratuvarı ile tarım, biyokütle ve tıbbi-aromatik bitkiler alanındaki araştırma-geliştirme altyapısı güçlendirilirken, Buharkent Meslek Yüksekokulu’nda NetSpeed A.Ş. Bilgisayar Laboratuvarı ve Polimer Teknolojisi Laboratuvarı hizmete alındı. Böylece üniversite-sektör iş birliği çerçevesinde dijital teknolojiler ve malzeme bilimi alanlarında uygulamalı eğitim ortamı oluşturuldu. Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde Beslenme İlkeleri Laboratuvarı kurulurken, Söke İşletme Fakültesi’ne iki bilgisayar laboratuvarı ve bir yapay zeka laboratuvarı kazandırıldı. İletişim Fakültesi’ndeki bilgisayar laboratuvarları da yenilenerek öğrencilerin güncel teknolojilerle eğitim almaları sağlandı. Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) ile sanal gerçeklik ve üç boyutlu modelleme destekli dijital eğitim altyapısı oluşturuldu. Söke Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda kurulan Sanal Gerçeklik Uygulama Laboratuvarı ile sağlık eğitiminde simülasyon temelli öğrenme imkanları güçlendirildi. Eğitim Fakültesi’nde kurulan Bilişsel, Davranışsal Uygulama ve Araştırma Laboratuvarı (BİDA-LAB) ile öğretmen adaylarının mesleki gelişim süreçlerinin biyometrik ölçüm sistemleri, sanal gerçeklik uygulamaları ve yapay zeka destekli veri analizleriyle incelenebileceği bir araştırma altyapısı oluşturuldu. Merkezi Araştırma Laboratuvarı büyüdü Öte yandan ADÜ Hastanesi yerleşkesinde yapımı süren Yeni Poliklinik ve Laboratuvar Binası Projesi ile sağlık altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Tanı ve tedavi süreçlerinde verimliliği artırması planlanan proje, modern laboratuvar birimleri ve yüksek kapasiteli poliklinik alanlarını bir araya getirecek şekilde tasarlandı. Üniversitenin Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (Merkezi Araştırma Laboratuvarı) ise yeni binasında hizmet vermeye başladı. Daha önce 773 metrekare alanda faaliyet gösteren laboratuvar, yapılan yatırımlarla 2 bin 495 metrekare büyüklüğe ulaştı. Merkezde farklı disiplinlerde araştırmaların yürütülebileceği 9 araştırma laboratuvarı ve 100 kişilik deneysel çalışma alanı bulunuyor. Merkezde 2026-2028 yılları arasında 50 ileri teknolojik cihazın temin edilmesi planlanırken, bu yatırımlar için 377 milyon 267 bin TL bütçe ayrıldığı bildirildi. İlaç geliştirme, hücre ve kanser araştırmaları, genomik ve proteomik çalışmalar, mikrobiyolojik analizler ile yapay zeka ve biyoinformatik uygulamalarının da aralarında bulunduğu birçok alanda araştırma yapılması hedefleniyor. Üniversitede ayrıca 4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri çağrısı kapsamında destek almaya hak kazanan "ADÜ Milli Teknoloji Atölyesi" projesi ile öğrencilerin proje geliştirme, prototip üretme ve teknoloji girişimciliği faaliyetlerine katılımı teşvik edilecek. Proje aşamasındaki STEM Laboratuvarı ile de öğrencilerin TEKNOFEST ve bilim projeleri için yüksek hızlı bilgisayar altyapısından yararlanması planlanıyor. ADÜ’de dijitalleşme çalışmaları kapsamında Uzaktan Eğitim Portalı (ADÜZEM), Teknoloji Transfer Ofisi (TTO), Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi (BAP) ve TÖMER için yeni alanlar oluşturuldu. Sürekli Eğitim Merkezi’nin yeni binasında kurulan çekim ofisi ile uzaktan eğitim programlarına yönelik dijital içerik üretim altyapısı da güçlendirildi. Merkez Kampüs’te oluşturulan Sıfır Atık Alanı ile çevre dostu kampüs yönetimi uygulamaları da hayata geçirilirken, ADÜ Park Öğrenci ve Yaşam Merkezi bünyesinde yeni sınıflar oluşturularak eğitim ve etkinlik alanları genişletildi. Üniversitenin Merkez Kampüs’te oluşturulan Sıfır Atık Alanı ile çevreye duyarlı ve sürdürülebilir kampüs yönetimi anlayışı doğrultusunda önemli bir adım atıldı. Bu kapsamda hayata geçirilen uygulama ile atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi ve doğal kaynakların daha verimli kullanılması hedefleniyor. "Araştırma üniversitesi olma hedefinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, gerçekleştirilen yatırımların yalnızca fiziki altyapı geliştirme amacı taşımadığını, aynı zamanda üniversitenin bilimsel üretim kapasitesini artırmayı ve öğrencilerin nitelikli eğitim imkanlarına erişimini güçlendirmeyi hedeflediğini vurguladı. Üniversitenin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı misyonunu bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını ifade eden Rektör Kent, hayata geçirilen laboratuvarlar, uygulama alanları ve araştırma merkezlerinin akademisyenlerin bilimsel çalışmalarını destekleyecek, öğrencilerin ise uygulama temelli öğrenme süreçlerine aktif katılımını artıracak önemli imkanlar sunduğunu belirtti. Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren projelerin ve ileri teknoloji altyapısının, bölgesel kalkınma hedefleri açısından da önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Kent, dijitalleşme, yapay zeka uygulamaları, ileri araştırma teknolojileri ve girişimcilik odaklı eğitim modellerinin önümüzdeki dönemde üniversitemizin stratejik gelişim alanları arasında yer aldığına değindi. ADÜ’nün bilimsel araştırma kapasitesini artıran yatırımların yanı sıra öğrencilerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimini destekleyen yeni öğrenme alanları ve yaşam merkezleri oluşturduklarını da sözlerine ekleyen Rektör Kent; "Aydın Adnan Menderes Üniversitesi olarak bilgi üreten, ürettiği bilgiyi toplumsal faydaya dönüştüren ve ulusal ile uluslararası düzeyde rekabet edebilen bir araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Eğitimde kaliteyi, araştırmada mükemmeliyeti ve topluma hizmet anlayışını esas alan vizyonumuz doğrultusunda, üniversitemizin kurumsal kapasitesini her alanda güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi.
Elazığ Başkan Bozcan: "Elazığ’ın ilk hidroelektrik santrali Hazar Gölü’nün kurtuluşu olabilir" Elazığ’ın ilk hidroelektrik santralinin şu anda atıl durumda olduğunu dile getiren MASSAD Başkanı Sebahattin Bozcan, "1950’li yıllarda yapılan santral, Hazar Gölü’nün kurtuluşu olacaktır" dedi. Elazığ’da 1957 yılında elektrik üretimi ve sulama amaçlı ilk defa Hazar Hidroelektrik Santrali kuruldu. Uzun zaman periyodunda Hazar HES-I ile HES-II’nin çalıştırılmasıyla göl seviyesi bin 248 metrende bin 236 metreye kadar düştü ve gölün ekolojik dengeleri bozulduğundan özelleştirilmiş olan hidroelektrik santrallerin işletilmesi 2006 yılından itibaren durduruldu. Kentin ilk santrali şu anda atıl bir durumda iken Maden, Alacakaya, Arıcak, Sivrice Stratejik Araştırma ve Kalkınma Derneği (MASSAD) Başkanı Sebahattin Bozcan, yapılacak bir proje ile Hazar Gölü’nün kurtuluşunun santral sayesinde olabileceğini vurguladı. Göl kenarındaki ilçe ve köylerin atık ile lağımlarının birleştirilerek santralin girişine verilebileceğini, buradan da halihazırda cebir borularla Elazığ’da yeni yapılan arıtma tesisine gönderilebileceğini ifade etti. Başkan Bozcan, "Şu anda Hazar Gölü’nün kıyısında 1950 yıllarında yapılmış olan Hazar Hidroelektrik Santrali’nin giriş noktasındayız. O yıllarda hidroelektrik santralinin yapılmasının amacı Elazığ’ın elektriğini sağlamak hem de sulama amaçlıydı. Yıllar geçtikten sonra burası atıl durumda kaldı. Gölde suyun azalması nedeniyle burası iptal edildi. Şu anda atıl durumda kalan bir tesis. Bu tesisi aktif olarak şehre katma değer olarak kullanmak istiyoruz. Sivrice, Gezin ve diğer yerleşkelerinin arıtma tesislerinin giriş noktası olarak değerlendirdiğimiz göl kirlenmemiş olacak. Mastar Dağı’nın altında bulunan cebir borulardan direk Elazığ’ın yeni arıtma tesisine gönderilebilir. Göl tertemiz olarak kalacak. Mavi bayrağımıza da kavuşmuş olacağız. Bu yörenin kurtuluşu için yıllar önce yapılmış olan bu santral, bugünde buranın kurtuluşuna vesile olacaktır. 1950 yılında yapılan santral, Hazar Gölü’nün kurtuluşu olacaktır. Tüm lağımlar ve atık sular, borularla bu noktaya gelebilir. Bu noktadan da Elazığ arıtma tesisine gönderilebilir. Maliyeti çok düşük ve kalıcı bir çözüm olacaktır" diye konuştu.